T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1250 - 2025/1310 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1250 KARAR NO : 2025/1310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.10.2023 NUMARASI : 2022/363 Esas 2023/654 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 31.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 2…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1250 - 2025/1310 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1250 KARAR NO : 2025/1310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.10.2023 NUMARASI : 2022/363 Esas 2023/654 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 31.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25.11.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.06.2018 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortaladığı aracın tek taraflı ve tam kusurlu olarak yaptığı kazada, araçta yolcu olarak bulunan 11 yaşındaki davacının yaralanarak sakatlandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.10.2019 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 43.857,92 TL'ye artırmış, istinaf kaldırma kararından sonra ise 19.06.2023 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 73.259,02 TL'ye ıslah etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sorumluluklarının sigorta limiti, kusur ve zarar ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik talebinin sigorta teminatı dışında olduğunu, sürekli iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi tarafından daha önce verilen 19.11.2019 tarihli 2018/923 E. 2019/1055 K. sayılı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalının istinaf talebi üzerine, eksik inceleme nedeniyle, Dairemiz 14.04.2022 tarihli 2019/3311 E. 2022/1018 K. Sayılı kararı ile kaldırılması sonrasında yeniden yapılan yargılama neticesinde mahkemece; Davanın, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat davası olduğu; daha önce mahkemece sürekli iş göremezlik tazminatı hakkında davacının davasının 43.857,92 TL olarak kabulüne, diğer kısmının reddine, geçici iş göremezlik tazminatı hakkındaki davanın reddine karar verildiği, karara karşı yalnızca davalı vekili tarafından kısmen kabul edilen kısım yönünden istinaf kanun yoluna başvurduğu ve kararın kısmen kabul edilen sürekli iş göremezlik talebi hakkında, davada yeni aktüer bilirkişi raporu alınması gerektiği gerekçesi ile kaldırıldığı, aktüer bilirkişi 15.01.2023 tarihli raporunda; davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 73.259,02 TL olduğunu hesapladığı, davacı vekili 19.06.2023 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 73.259,02 TL'ye artırmış ise de; mahkemece daha önce verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle davalı lehine oluşan kazanılmış hak gözetildiğinde, dava değerinin yeniden artırılması olanağının kalmadığını, bu nedenle daha önceki karar gibi sürekli iş göremezlik tazminatı ile ilgili davanın kabulüne, 43.857,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı; geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile ilgili davada ise, mahkemenin 19.11.2019 tarih ve 2018/923 Esas 2019/1055 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmesi ve karara karşı davacı ve davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle; “Sürekli iş göremezlik tazminatı ile ilgili davanın kabulüne, 43.857,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Geçici iş göremezlik tazminatı talebi ile ilgili davada karar verilmesine yer olmadığına,” karar verilmiş, mahkemece tashih kararı ile maddi hata yapıldığından bahisle “06.08.2016" olarak belirtilen faiz başlangıcı, "06.08.2018" olarak düzeltilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun uygun olduğunu, bu nedenle davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, istinaf sebepleri olarak ise, aktüer bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın hatalı olması nedeniyle davacının hak kaybına uğradığını, bilirkişi raporundaki hesaplamaların eksik olduğunu, tazminatın düşük çıkarıldığını, tekrar güncel verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini belirterek kararın talepleri doğrultusunda onanarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan rapordaki epilepsi sekeli ile kaza arasında illiyet bağı olmadığını, medikal uzmandan alınan raporda; özürün kaza ile illiyet bağının olmadığının ve kazaya bağlı yaralanması nedeniyle foksiyon kaybı olmadığının belirtildiğini, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, ATK’dan rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunun da fahiş şekilde hatalı olduğunu, hesaplamanın muhtemel yaşam süresi sonu 74 yaşına kadar yapılması gerekirken, TRH 2010 yaşam tablosunun sonuna kadar yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca hesaplamanın da usuli kazanılmış haklar gözetilerek 23.09.2019 tarihine göre yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 02.06.2018 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı tarafından ZMMS ile sigortalı aracın tek taraflı kazası neticesinde, davacının yaralandığı kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacının, tedavi evrakları ve sonrasında yaralanması çerçevesinde kullanmaya devam ettiği ilaçlar ile son durumu değerlendirilmek suretiyle HÜTF Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 29.08.2019 tarihli raporda, davacının mevcut yaralanması nedeniyle %5 oranında vücut özürü meydana geldiğinin değerledirilmesi sonrasında, Dairemiz kaldırma kararı gereğince aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan rapora göre; ilk karar tarihi itibariyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 73.259,02 TL olduğu, çocuk yaşta olması nedeniyle geçici iş görmezlik zararının oluşmadığının belirlenmesi, ilk kararın davalı tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle usulü kazanılmış haklarda gözetilmek suretiyle sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik önceki karardaki miktarı geçmemek üzere talebin kabulüne, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından, tazminat miktarının düşük belirlendiği, talepleri gibi karar verilmesi gerektiğinden bahisle, davalı vekili tarafından ise maluliyet ve hesap raporuna yönelik olarak istinaf ediliği anlaşılmaktadır. Tarafların istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davacının kazaya bağlı yaralanması nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığının Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihinde uygulanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporda davacının kaza sonrası kürek kemik kırığı ve sağ leğen kemiğinin kırıldığı, beyin ödemi geçirdiği, entübe edilerek yoğun bakımda takip edildiği, yoğun bakımda nöbet geçirdiği, epilepsi ataklarını önleyecek ilaçları düzenli olarak kullanmaya devam ettiği anlaşılmakla maluliyet /özür oranın uygun olması ve kaza ile illiyetinin bulunduğunun kanıtlanmış olmasına göre rapor karar vermeye elverişli olduğundan, maluliyet raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davalı tarafından aktüer hesaplamaya da itiraz etmiş ise de, Dairemizce, daha önce TRH2010 Yaşam tablosu sonuna kadar (99 yaş sonu) yapılan hesaplamanın Yargıtay uygulamasına aykırı olması yanı sıra mevzuat açısından dayanağının da olmaması nedeniyle kaldırılması sonrasında, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan hesaplamada, ilk hesap tarihindeki veriler nazara alınarak, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen hesaplama yöntemi uygulanarak tazminat miktarının tespit edilmiş olmasına ve ilk kararda hüküm altına alınan miktarı aşmamak üzere karar verilmiş olmasına, aktüer hesaplamada hata bulunmamasına; davacılar tarafından tazminatın düşük hesaplandığı ileri sürülmüş ise de; ilk karara yönelik istinaflarının bulunmaması nedeniyle davalı yararına oluşan kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmiş olmasına göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken 2.996,93 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 749,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.246,93 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n