İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ... Esas sayılı ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; tarafların ofis koltuğu iskeleti ve muhtelif parçalarının satışı konusunda görüştüğünü, ... tarihinde satın alacağı ürünl…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/2681 - 2025/2770 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2681 KARAR NO : 2025/2770 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas (Derdest Dosya) DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVA : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 25/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ... Esas sayılı ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; tarafların ofis koltuğu iskeleti ve muhtelif parçalarının satışı konusunda görüştüğünü, ... tarihinde satın alacağı ürünlerden 2 adet numune gönderilerek faturasının kesildiğini, davalının numuneleri onaylaması akabinde ... tarihinde 50 set, ... tarihinde muhtelif malzemeden oluşan 150 set hazırlandığını, hazırlanan ürünlerin davalının anlaşmış olduğu ...'nun adresine müvekkili tarafından sevk edildiğini, sevk irsaliyesinin düzenlendiğini, irsaliye incelendiğinde davalı borçlu adına ürünlerin ... tarafından teslim alındığını, 150 adet ürünün faturasının ise ... tarihinde kesildiğini, dava konusu faturaların e-fatura olup ... tarihinde davalıya sistem üzerinden ve whatsap uygulaması üzerinden iletildiğini,...ve ... tarihlerinde düzenlenen söz konusu 2 adet faturaya konu malların bedellerinin davacı müvekkilce şirkete ödenmemesi üzerine davalı borçlu şirket aleyhine alacağın tahsili amacıyla ...Genel İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlu ...... Şirketinin borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalı borçlunun takip alacağının tamamına, faize ve faiz oranına itirazının haksız olduğunu, davalı faturaların muhteviyatlarına 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediğini, arabuluculuğa başvuru yaptıklarını ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı yanın alacağının %20 si oranında icra inkar tazminatı ödemesini istediklerini, borçlu şirketin piyasadan temin ettiği malların bedellerini ödememek suretiyle ardından bıraktığı büyük miktarda borç sebebiyle çeklerinin yazıldığını, aleyhine takip ve davaların açıldığını haricen öğrendiklerini, bu nedenle uygun görülecek teminat karşılığında borçlu şirketin borca yeter miktarda taşınır ve taşınmaz mallarının ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ve menkul mallarının muhafaza altına alınmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN ... TARİHLİ ARA KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi'nin ... tarihli ara kararı özetle: "...Tarafların dilekçeleri ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin davacı şirket alacağı miktar üzerinden teminatsız veya teminat karşılığında davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki tüm ve hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş etmiş ise de dosyanın incelenmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından talep dilekçesi ekinde fatura ve irsaliye örnekleri sunulmuştur. Alacaklının talebine dayanak e-faturaların kesin vadeyi gösteren belgelerden olmadığı, faturaların tek taraflı olarak düzenlenen belgeler olduğu dikkate alınarak, İİK'nun 257.maddesi kapsamında tanımlanan nitelikte alacak hakkına sahip olduğunun tespit edilemediği, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği hususunda mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yaklaşıp ispat koşulu gerçekleştiğini İİK m. 257 ve devamı uyarınca ihtiyati haczinde kesin iptal olmadığını yaklaşıp ispatın yeterli olduğunu, faturaların kesilmiş davacıya tebliğ edildiğini ayrıca davalı yetkilisine gönderildiğini, davalının kötü niyeti ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davalının faturaları ödeyeceğini söyleyerek aylarca oyaladığını borcunu ifa etmediğini, alacağın güvence altına alınmasının zorunlu olduğunu, davalı şirketin mal kaçırma mallarını devretme ihtimali bulunduğunu, aksi halde davacının alacağını tahsil edemeyeceğini, üçüncü kişiler ve bedel davası yönünden de ihtiyat haczin mümkün olduğunu, teminat karşılığında borçlu şirketin taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz istendiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali istemine, istinafa konu uyuşmazlık ise davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. İhtiyati haciz müessesesi 2004 sayılı İİK'nın 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup kanunun 257. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgâhının bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması halinde vadesi gelmemiş borçtan dolayı da ihtiyatî haciz istenebileceği", kanunun 258. maddesinde "Alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecbur olduğu, ihtiyati haciz talebinin reddi halinde alacaklının kanun yoluna başvurabileceği," hükmüne yer verilmiş, kanunun 265.maddesinde ise ihtiyati haciz kararına karşı itiraz ve kanun yollarına başvuru düzenlenmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı tarafından, davalıya ofis koltuğu ve iskeleti ile muhtelif parçalarının satışına ilişkin dava konusu 2 adet faturanın düzenlendiği, hazırlanan ürünlerin davalı şirket adına ... tarafından teslim alındığı, fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durdurulduğu iddiasıyla itirazın iptali davası açılarak uyuşmazlık konusu alacağa ilişkin olarak ihtiyati haciz haciz talebinde bulunulmuş ise de, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ihtiyati haciz talep eden alacaklının rehinle temin edilmemiş muaccel alacağının varlığını kesin olmasa da mahkemede kanaat oluşturacak ölçüde yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, davacı tarafça dayanılan deliller dikkate alındığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği bu sebeple kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ... Esas sayılı ara kararına karşı itiraz eden borçlular vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL karar ve ilam harcının peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince itiraz eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin itiraz eden borçlular üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/12/2025 tarihinde karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır