T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/13 KARAR NO : 2025/1441 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2021/925 Esas 2023/1068 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/13 KARAR NO : 2025/1441 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2021/925 Esas 2023/1068 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 04.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... vekili ve ... vekili (davanın adli yardımlı görülmesi nedeniyle harçsız olarak) tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 14.06.2021 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıların oğlu ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı hakkında Ankara Batı 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/635 Esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasının yargılamasının devam ettiğini, davalı ... şirketine 16.08.2021 tarihinde yaptıkları başvurunun ve arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını belirterek HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacılar için ayrı ayrı 7.500,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında talebini davacı ... için 504.964,47 TL davalı ... şirketinin sorumluluğunun 184.932,84 TL , davacı ... için 669.162,96 TL, davalı ... şirketinin sorumluluğu 245.067,16 TL olarak artırmıştır. Davalı ... vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin davalı ... şirketinin yerleşim yeri mahkemeleri olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın iş kazası olması nedeniyle SGK'ya başvuru yapılması gerektiğini, davalı ... şirketine başvuru şartının gerçekleştirilmediğini, müteveffa ...'ın otopsi raporuna göre, kask ve koruyucu tertibatın bulunmadığının anlaşılacağını, bu nedenle müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, davalı ... şirketinin temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davalı ...'un sol şeritten gitmesinin söz konusu olmadığını, kazayı önlemek amaçlı sol şeride kırmak zorunda kaldığını, her ne kadar kaza tespit tutanağında aracın sol şeritte dümdüz şekilde seyir ettiği çizilmiş ise de, kaza yapan bir aracın yönünün dümdüz ve hiç değişmemiş olmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalıların oğlu müteveffa motosiklet sürücüsünün yaralı olarak hastaneye kaldırılması nedeniyle araçların yerinin değiştirildiğini ve daha sonra kaza tespit tutanağının düzenlendiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonunda; davanın destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, kazası tespit tutanağına göre; davalı sürücü ...'un KTK’nın 48/5 ve 46/2-a maddelerini ihlâl ettiğinin, müteveffa sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığının belirtildiği, Ankara Batı 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/635E.sayılı dosyasında düzenlenen 05.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücü ...'un 1.derecede ihmalinin olduğunun, sürücü ...'ın ihmalinin olmadığının belirtildiği, Ankara Adli Tıp Gurup Başkanlığının 25.05.2023 tarihli raporunda, ...'un asli kusurlu olduğunun, ...'ın ise kusursuz olduğunun belirlendiği, sigorta şirketine 16.08.2021 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı ... şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığı, müteveffanın hak sahibi olan davacı ...'ın 504.964,47 TL, ...'ın 669.162,96 TL destekten yoksun kalma nedeniyle oluşan maddi zararlarının bulunduğu, poliçe teminat limitini aştığı dikkate alınarak, davalı ... şirketinin poliçe limiti dahilindeki sorumluluğunun; ... yönünden 184.932,84 TL, ... yönünden 245.067,16 TL olduğun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı ... için 669.162,96 TL, davacı ... için 504.964,47 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, faiz başlangıç tarihinin davalı ... için 27.08.2021, diğer davalı için 14.06.2021 olarak belirlenmesine, davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davanın iş kazası olması nedeniyle SGK'ya başvuru yapılması gerektiğini, davacının dosyaya sunduğu gerçek gelirini gösteren belge bulunmasına rağmen emsal araştırması yapılarak farazi gelir üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, aktüer hesaplamasının güncel mevzuata uygun olarak yapılmadığını, gerekçeli kararda her ne kadar davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğundan bahsedilmiş ise de, hükümde bakiye poliçe limit tutarının belirtilmemesinin infazda tereddüte sebebiyet vereceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, kaza tespit tutanağının gerçeği yansıtmadığını, kazadan sonra araçların yeri değiştikten sonra düzenlendiğini, tutanakta tarih belirtilmesine rağmen kaza saatinin belirtilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda esas alınan müteveffanın gelirinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, destekten yoksun kalma istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 14.06.2021 tarihinde davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... sevk ve idaresindeki aracın davacıların oğlu ...'in sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini belirterek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5 ve 46/2-a maddelerini ihlâl ettiğinden kusurlu, müteveffa sürücü ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 25.05.2022 tarihli raporda, davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde, gece vakti, zemin ıslak olan çift yönlü sokak üzerinde seyri sırasında olay mahalli yol bölümüne geldiğinde yola gereken dikkatini vermediği, kendi şeridinde seyrini sürdürmeye özen göstermediği, ters istikametten gelen araçlar için ayrılmış yol bölümüne girerek şerit ihlâli yaptığı esnada karşı istikametten kendi şeridinde gelmekte olan sürücü ... idaresindeki motosiklet ile çarpıştığı olayda %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa sürücü ...'ın kusursuz olduğunun belirtildiği, raporun, kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde tanzim edildiği, kaza tespit tutanaklarının aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olduğu, bu itibarla davalı ... vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Desteğin geliri yönünden dava dilekçesinde desteğin motosikletli kurye olarak çalıştığı ve asgari ücretin üzerinde bir gelire sahip olduğu belirtilerek beyannamelerin dosyaya eklendiği, davacılar tarafından müteveffaya ait 2021/4-5-6.aylara ilişkin KDV beyannameleri incelendiğinde, müteveffanın yük taşımacılığı hizmeti ile iştigal ettiği, müteveffanın vergiye esas brüt kazancı ile vergi tenzili sonucu net kazancının 2021/4.ayda; 1.930,69 TL brüt-347,52 TL KDV= 1.583,17 TL, 2021/5.ayda; 5.614,41 TL brüt-1.010,59 TL KDV=4.603,82 TL olduğunun tespit edildiği, müteveffaya ait KDV beyannamelerinde beyan edilen net kazançların ortalaması alınarak aylık kazancının net 3.093,50 TL, brüt 3.951,81TL olduğu ve aynı tarihteki 3.577,50 TL asgari brüt ücretin 1.1046 katı olduğunun tespit edilerek kaza tarihi itibariyle aktif dönemde hesaplama yapıldığı, davacıların bakiye ömürlerinin müteveffanın çalışarak gelir elde edeceği aktif dönem içerisinde sona erdiğinden pasif dönem hesabı yapılmadığı, müteveffa ...’ın gelir düzeyi tespit edilerek zarar hesabı yapıldığından davalılar ... vekili ve ... vekilinin gelire yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalılar ... vekili ve ... vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülmeyen istinaf başvurularının aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar ... vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı) alınması gereken 29.373,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 7.967,00 TL'nin mahsubu ile kalan 21.406,30 TL harcın davalı ... Şirketinden tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalı ... adli yardımlı olarak istinaf ettiğinden istinaf tarihi itibariyle alınması gereken 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 80.204,64 TL nispi karar ve ilam harcından 21.406,30 TL harçtan davalı ... ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 4-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ... Başkan ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.