Başvuru, sürücü belgesinin geçici olarak alınmasına karar verilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, sürücü belgesinin geçici olarak alınmasına karar verilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT) bünyesinde otobüs şoförü olarak çalışan başvurucu 5/6/2020 tarihinde bir yayaya otobüsün dikiz aynası ile çarpmıştır. Bunun üzerine olay yerine trafik polisi ve ambulans çağıran başvurucunun saat 54'te alkolmetre ile yapılan nefes ölçümü sonucunda 0,64 promil alkollü olduğu belirlenmiş ve başvurucu hakkında İdari Para Cezası Karar Tutanağı ile Geçici Olarak Sürücü Belgesi Geri Alma Tutanağı düzenlenmiştir. Aynı tarihli Kaza Tespit Tutanağında yaya E.K.nın yakındaki yaya geçidini kullanmadan taşıt yoluna çıkması nedeniyle 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasını ihlal ettiği tespit edilmiştir. Başvurucu, hiçbir zaman alkol kullanmadığını belirterek anılan tutanağa itiraz etmiş ve kan tahlili yapılmasını talep etmiştir. Kolluk görevlileri refakatinde aynı gün Haydarpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülen başvurucunun saat 08'de yapılan kan tahlilinin sonucunda kanındaki alkol oranının sıfır (0) promil olduğu, bir başka deyişle kanında alkol bulunmadığı belirlenmiştir. Başvurucu 8/6/2020 tarihinde İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) başvurarak sürücü belgesinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Başvurucu dilekçesinde; alkolmetre ölçümünün hatalı olduğunu, nitekim kolluk görevlilerinin refakatinde gittikleri hastanede -alkometre ile yapılan ölçümden bir saat sonra- kanında alkol bulunmadığının belirlendiğini ifade etmiştir. Hâkimlik 9/7/2020 tarihinde itirazın reddine karar vermiştir. Gerekçede; idari yaptırım kararı ile ilgili düzenlenen evrakın dosyaya alınarak incelendiği belirtilerek idarece düzenlenen tutanak ile eylemin sabit olduğu, düzenlenen idari yaptırımın kanuna ve usule uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Başvurucu anılan karara itiraz etmiştir. İtiraz dilekçesinde; hastaneden alınan ve kan tahliline ilişkin olan raporun dikkate alınmadığını, işini kaybetme riski bulunduğunu ifade etmiştir. İtirazı inceleyen İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Başvurucu, nihai kararı 29/7/2020 tarihinde öğrendikten sonra 6/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.