1. Hukuk Dairesi 2014/6857 E. , 2015/7095 K. "" MAHKEMESİ : İZMİR 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2014 NUMARASI : 2013/75-2014/20 Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenin…
**1. Hukuk Dairesi 2014/6857 E. , 2015/7095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZMİR 8. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2014 NUMARASI : 2013/75-2014/20 Taraflar arasında görülen tapu iptali-tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1927 doğumlu mirasbırakan Mehmet'in 27.12.2012 tarihinde çocuksuz olarak öldüğü, mirasçı olarak 1929 doğumlu eşi davalı İkbal ile kardeşleri olan davacı Ahmet ve Semral'ı bıraktığı, dava konusu 3347 ada 145 parseldeki 10 numaralı bağımsız bölümün intifaını üzerinde tutarak çıplak mülkiyetini 16.01.1998 tarihinde davalı eşine satış suretiyle devrettiği, ölümünde İşbankasında bir miktar parasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunun 706., Türk Borçlar Kanunun 237. (Borçlar Kanunun 213.) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.