11. Ceza Dairesi 2013/16789 E. , 2013/12078 K. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.05.2013 gün ve 2012/8431/33946 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.06.2013 gün ve KYB 2013/199297 sayılı ihbarnamesi ile; Mühür bozma suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203 ve 62. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin …
**11. Ceza Dairesi 2013/16789 E. , 2013/12078 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.05.2013 gün ve 2012/8431/33946 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.06.2013 gün ve KYB 2013/199297 sayılı ihbarnamesi ile; Mühür bozma suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203 ve 62. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/11/2010 tarihli ve 2009/127 Esas, 2010/989 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 203. maddesinde "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.", anılan Kanun'un 52/1 ve 2. fıkrasında ise, "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.", "En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir." hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2-Adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 58/3. maddesi uyarınca "tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur" hükmü uyarınca anılan Kanun'un 203. maddesindeki hapis veya adlî para cezasının seçimlik olduğu gözetilerek, hapis cezasının seçilmesi gerektiğinin dikkate alınmamasında, verilen hükümde isabetsizlik görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; 5237 sayılı Kanun'un 52/1. maddesinde "Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hâzinesine ödenmesinden ibarettir" şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun'un 52/3. maddesine göre “kararda adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir" hükmü karşısında, mahkemece sanık hakkında anılan Kanun'un 203. maddesi uyarınca öncelikle adli para cezasının tam gün olarak tespit edilmesinden sonra bir gün karşılığı takdir edilen miktar belirlenerek netice ceza tayin edilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek doğrudan verilen 3.600 TL adli para cezasının aynı Yasanın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirime tabi tutulması suretiyle hükümlünün sonuç olarak 3.000 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmesi ve adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 58/3. maddesi uyarınca "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur" hükmü uyarınca anılan Kanun'un 203. maddesindeki hapis veya adli para cezasının seçimlik olduğu gözetilerek, hapis cezasının seçilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması yasaya aykırı ve kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünceler bu itibarla yerinde görüldüğünden Bakırköy 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2010 gün ve 2009/127 esas, 2010/989 sayılı kararının CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ihbarnamenin ikinci bendindeki bozma nedeni yönünden aynı maddenin 4. fıkrasının ( c ) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamasına, ihbarnamenin birinci bendindeki bozma nedeni yönünden aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, suç tarihi ve 5560 sayılı Yasa ile eklenen TCK’nun 61/9. maddesi de dikkate alınarak hükümlünün eylemine 5237 sayılı TCK'nun 203/1. maddesi uyarınca takdiren altı ay karşılığı 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 62/1. maddesi uyarınca mahkemenin kabul ve uygulaması da gözetilerek cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 52. maddesi gereğince mahkemenin kabulü de dikkate alınarak bir gün karşılığı 20 TL olarak takdir edilip, hükümlünün sonuç olarak 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen yerinde bırakılmasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 04.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.