3. Hukuk Dairesi 2016/9051 E. , 2017/6420 K. "" Davacı ... Aş. ile davalı ... aralarındaki itirazın iptali davasına dair ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11/03/2014 günlü ve 2012/665 E.-2014/111 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 18/02/2016 günlü ve 2015/2361 E.-2016/2184 K. sayılı ilama karşı taraflarca kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A…
**3. Hukuk Dairesi 2016/9051 E. , 2017/6420 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı ... Aş. ile davalı ... aralarındaki itirazın iptali davasına dair ... 4.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11/03/2014 günlü ve 2012/665 E.-2014/111 K. sayılı hükmün Bozulması hakkında dairece verilen 18/02/2016 günlü ve 2015/2361 E.-2016/2184 K. sayılı ilama karşı taraflarca kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının işyeri elektrik abonesi olduğunu, kaçak ve kaçak ek tahakkuk ile endeks esaslı olmayan ek tahakkuk bedelleri toplamından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalı abonenin sözleşme gereği kullanımdan ve tahakkuk ettirilen bedellerden sorumlu olduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde; 31/12/2007 tarihi itibari ile iş yerini kapattığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, takibin 15.039,31 TL asıl alacak ve 6.968,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.107,86 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, hükmün taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2015/2360 esas 2016/2184 karar sayılı 18/02/2016 tarihli ilamıyla; “ Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24.maddesinin c bendinde; vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerlerin matraha dahil olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda; taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin abonelik sözleşmesi bulunması nedeniyle, 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24.maddesine göre, sözleşmeden kaynaklanan tazminat alacaklarına işletilecek faiz, anılan verginin matrahına dâhil olduğundan, işlemiş faize KDV ilave edilebileceği kuşkusuzdur. Mahkemece, davacının faize KDV isteminin yerinde olduğu gözetilerek, davacının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının belirlenip, belirlenecek bu bedele hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, yargılama sırasında bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından ticari faiz oranına göre hesaplama yapılmış, mahkemece rapora itibar edildiği açıklanmış; ancak hükmün fıkrasında, faiz türü yönünden çelişki oluşturacak şekilde, takibin yasal faiz uygulanmak sureti ile devamına karar verilmesi dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. Bozma sebep ve şekline göre, davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. . Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;