(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10806 E. , 2009/13674 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili tarafından, davalı ... vd. aleyhine 13.08.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, birleşen davada davacı ... vd. tarafından 14.06.2005 günlü dilekçe ile davalılar ... vd. aleyhine imalat bedellerinin tazmini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine., birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca,
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10806 E. , 2009/13674 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili tarafından, davalı ... vd. aleyhine 13.08.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, birleşen davada davacı ... vd. tarafından 14.06.2005 günlü dilekçe ile davalılar ... vd. aleyhine imalat bedellerinin tazmini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine., birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.11.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili ve duruşmasız temyizi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08.12.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Av.... ile karşı taraftan davacılar vekili Av. ... Göncü geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin 03.08.2004 günlü “Taahhütname” başlıklı temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Birleşen davada aynı davacılar, davalılardan ...’in 224 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava dışı ... ile bu parsel üzerine bina yapılmak üzere 30.04.1993 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığını, kendilerinin de bu binadaki 10 adet daireye ait kapı ve pencere ile mutfak dolapları ve 5 adet dairenin yüklüğünü yaptığını, bunların bedelinden şimdilik 5 milyar liranın, yapının ikinci katındaki 7 numaralı bağımsız bölüme yapılan imalatlardan dolayı da 1 milyar liranın olmak üzere toplam 6 milyar lira davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, yüklenicinin eseri ancak %65 fiziki seviyeye getirdiğini, davacının yüklenicinin temliki işlemine dayanamayacağını, mülkiyet aktarımına ilişkin talebin bu nedenle reddini, binadaki kapı ve pencere doğramaları ile yüklük imalatının davacılar tarafından yapılmadığını, davacıların bir alacağı varsa akidi olan yükleniciden isteyebileceğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mülkiyet aktarımına ilişkin asıl davanın reddine, birleşen davada ise yapılan imalatlar nedeniyle ıslahla artırılan talebin kabulü ile 27.340.00 TL nin davalı ...’den alınarak davacı ...’a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hükmü taraflar temyiz etmiştir. Asıl davada davacıların dayanağı yukarıda sözü edilen ve dava dışı yüklenici ... tarafından imzalanan 3.8.2004 tarihli “Taahhütname” başlıklı belgedir. Belge içeriğinden yüklenicinin binadaki bazı imalatları yapma karşılığı 7 numaralı bağımsız bölümü davacılara temlik ettiği görülmektedir. Ne var ki, yine dosya arasında bulunan 4.1.1995 günlü noterde düzenlenen fesihnameden arsa sahibi ile yüklenici arasındaki 30.4.1993 günlü arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin feshedildiği ve tarafların 30.4.1993 günlü sözleşme sebebi ile birbirlerini ibra ettikleri anlaşılmaktadır. İbra, borcu sona erdiren nedenlerdendir. Davacılar feshedilen sözleşmeden sonraki temlik işlemine dayanamayacakları gibi eserin fesih tarihinde ancak %65 fiziki seviyeye getirilmiş olması nedeniyle yüklenicinin yaptığı temlike de dayanamazlar. Gerçekten, Borçlar Kanununun 167.maddesi hükmü uyarınca arsa sahibi yapılan temlikten haberdar olduğu anda temlik edene karşı (yükleniciye karşı) haiz olduğu def’ileri temellük edene karşı (yeni alacaklı üçüncü kişilere karşı) da ileri sürerek temlikin bir sonuç doğurmayacağı savunmasında bulunabilir. Bu açıklamalara göre mahkemece asıl davadaki mülkiyet aktarımı istemine ilişkin davanın reddedilmiş olmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre asıl davaya yönelik davacıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Davalıların birleşen davadaki hüküm altına alınan isteğe yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacılar birleşen davalarında 224 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine yapılan binadaki bir kısım kapı pencere ve mutfak dolapları ile yüklükler yapıldığını,ayrıca 7 numaralı bağımsız bölümde iyileştirici imalatlar sebebiyle davalıların sebepsiz zenginleştiğini, ileri sürerek bunların bedelinin tahsilini talep etmiş, bu imalatların 224 ada 1 parsel maliki ...’nin vekili olan davalı ...’in talimatı ile gerçekleştirildiğini belirtilmiştir. İleri sürülüş şekline göre, davacılar birleşen davada bir eser sözleşmesinin varlığına dayanmıştır. Davalılar ise, iddia edilen eser sözleşmesini inkar etmiştir. Eser sözleşmelerinin yapılması kural olarak bir şekle bağlı değildir. Ancak, HUMK.nun 288.maddesindeki hükme göre bir hakkın doğumu düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacı ile yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamandaki miktar ve değerleri bugün için 500 milyon lirayı geçtiği takdirde ve sözleşmenin inkarı halinde bunun ispatı ancak senetle mümkündür. Davacılar, böyle bir senedin varlığına dayanmadıklarına ve karşı tarafın tanık dinlenmesi konusunda açıkça muvafakatı olmadığına (HUMK.m.289) göre davacıların eser sözleşmesi ilişkisini yazıl delille kanıtladığı kabul edilemez. Ne var ki, davacılar birleşen davadaki dava dilekçelerinde “her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacaklarından davalılara yemin teklif hakkı hatırlatılmalı, birleşen dava bunun sonucuna uygun bir hükme bağlanmalıdır. Belirtilen bu hususlar bir yana bırakılarak yanlar arasındaki eser sözleşmesi ilişkisi kanıtlanmış gibi birleşen davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru değildir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle asıl davaya yönelik davacıların bütün temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca birleşen davanın davalıları yararına BOZULMASINA, 625.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 08.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.