17. Hukuk Dairesi 2013/871 E. , 2013/5320 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlanması nedeni ile sigortalısın…
**17. Hukuk Dairesi 2013/871 E. , 2013/5320 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı araca davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucu hasarlanması nedeni ile sigortalısına ödediği 43.900,00.-TL hasar bedelinin % 75 kusura tekabül eden miktarın 32.925,00.-TL olduğu, davalıların trafik sigortacısı tarafından ödenen 27.500,00.-TL’sinden bakiye kalan 5.425,00.-TL’sinin tahsili için yaptıkları takibe davalılar tarafından yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatı talep etmiştir. Davalı ... San. Tic. Turz. Ltd. Şti. ve ... vekilleri, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı araç sürücüsünün % 40 kusurlu olduğu, 43.900,00.-TL hasar miktarına göre sorumlu olanan 17.560,00.-TL’nin davalıların trafik sigortası tarafından ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmama- sına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2-Dava, TTK'nın 1301. maddesine dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Tazminat davalarında delillerin değerlendirilmesi hakime aittir. Borçlar Kanunu 53. madde (6098 sayılı TBK m. 74) hükmüne göre hukuk hakimi kusurun varlığına karar verebilmek için ceza hukukunun mes’uliyete dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun taktiri ve zararın miktarını tayin gibi hususlarda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değilse de, ceza mahkemesinde kesinleşmiş maddi olgu ile bağlıdır. Ayrıca olgularda ve ortaya konulan delillerde farklılık olmaksızın aynı kazada farklı kusur oranlarına ulaşılması adalete olan güveni sarsabilecektir. Bu ilkelere göre somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı sürücünün seyir şeridinden çıkarak karşı yön trafiğinin seyrettiği şeride girmesi ile karşı şeritten gelen davacıya sigortalı araçla çarpıştığından KTK 84. maddesi gereğince % 70 kusurlu olduğu, davacıya sigortalı araç sürücüsünün ise dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanması nedeniyle KTK 47/1-d. maddesi gereğince % 30 kusurlu olduğu değerlendirilmiş, aynı kazaya ilişkin olarak Pendik Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nin 2008/453 esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 07.12.2011 tarihli raporunda ise davalı sürücü ...'nın olay yerinde seyri sırasında süratini yeterince azaltmamakla, seyir şeridinde gelen vasıtayı gördüğünde sağ tarafa kaçmayıp sol tarafa kaçmakla bu sırada şeridine geçen vasıtayla çarpışması nedeniyle % 40 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ...'nin ise olay yerinde yol üzerinde devamlı çizgi olmasına rağmen işaretlemeleri de dikkate almadan hatalı bir şekilde sollama yapmakla, gelen vasıtayı gördüğünde son anda tekrar kendi şeridine kaçıp sola kaçmasına sebebiyet verdiği diğer vasıtayla çarpışması nedeniyle % 60 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiş, temyiz incelemesi yapılan mahkemece bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Davalı ... ve dava dışı ... taksirle öldürme suçundan Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.01.2010 tarih, 2009/78 esas, 2010/13 sayılı karar dosyasında yargılanmış ve yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 08.10.2009 tarihli bilirki- şi raporunda davalı ... yönetimindeki araçla seyri sırasında karşı yönden önündeki kamyoneti sollayarak gelmekte olan kamyonu gördüğünde hız azaltıp yolun sağına yanaşarak önlem almamış, sola yönelip dikkatsiz ve özensiz davranmış olmakla tali kusurlu olduğu, dava dışı ...'nin ise ...yönetimindeki araçla yola gereken dikkati vermemiş, geçme yasağı bulunan mahalde kendi yol bölümünde kalacak tarzda seyrine özen göstermeyip önündeki aracı sollayarak karşı yönden gelmekte olan araç sürücüsü davalının seyir durumunu tehlikeye düşürmüş olduğundan asli kusurlu olduğu değerlendirilmiş, mahkemece sözkonusu bu rapor hükme esas alınarak verilen karar Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 22.01.2013 tarih, 2012/7181 esas, 2013/1796 sayılı ilamında ATK raporunda belirlenen oluş kabul edilerek karar onanmıştır. Mahkemece yargılama aşamasında kusur yönünden bilirkişi raporu alınmasına karşın bu rapor hükme esas alınmamış Pendik Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nin 2008/453 esas sayılı dosyasında alınan ATK raporuna değer verilmiş ise de, yargılama aşamasında alınan raporun hükme esas alınmama gerekçeleri tartışılmadığı gibi bir başka hukuk yargılamasında alınan rapora karşı taraflara itiraz ve savunma hakkı da tanınmamıştır. Bu bakımdan mahkemece hükme esas alınan rapor ile Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin onama ilamıyla kesinleşen Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/78 E-2010/13 K. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun aynı yönde olduğu gözönüne alındığında yukarıda yapılan açıklamalar, taraf vekillerinin itirazları, trafik kazası tutanağındaki bulgular, olay yerine ilişkin bulgular, tanık beyanları ve dosya kapsamındaki tüm kanıtlar dikkate alınarak, yukarıda değinilen ceza yargılamasına ilişkin dosyanın da celbiyle Teknik Üniversite veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi “kurulundan” kusur dağılımı yönünden yeni bir bilirkişi raporu alınarak, kusur oranının yeniden tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.