1. Hukuk Dairesi 2024/1224 E. , 2025/2588 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/205 E., 2023/110 K. Mahkeme kararı, süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Eruh ilçesi, Yediyaprak köyünde bulunan 129 ada 106 pars
**1. Hukuk Dairesi 2024/1224 E. , 2025/2588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/205 E., 2023/110 K. Mahkeme kararı, süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Eruh ilçesi, Yediyaprak köyünde bulunan 129 ada 106 parsel sayılı taşınmazın öncesinde babasına ait olduğunu, babasının vefatı ile kendisine kaldığını, taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğunu, çekişmeli taşınmazın kendisine ait olmasına rağmen yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına kayıtlandığını belirterek tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi; kadastro tespit tarihinden geriye doğru davacının 20 yıllık zilyetliği bulunmadığını, çekişmeli taşınmazla ilgili toprak tevzii çalışmalarına ait evrakın araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA İlk Derece Mahkemesinin 11.09.2014 tarihli ve 2012/285 Esas, 2014/138 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 782,48 metrekarelik bölümü üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarih ve 2014/21726 Esas, 2015/8792 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek hava fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 13.04.2017 tarih ve 2015/352 Esas, 2017/112 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazda (A) harfiyle gösterilen 782,48 metrekarelik bölümü üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarih ve 2017/5079 Esas, 2021/1732 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece bozmaya uyulduğu halde gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği ve yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek hava ve uydu fotoğraflarından yararlanılmak ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan rapor alınmak suretiyle taşınmazla ilgili zilyetlik ve imar-ihya araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 796,59 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın öncesinde harman yeri olarak davacının babasının kullanımında olduğu, taşınmaza az da olsa meyve ağaçlarının dikildiği, taşınmazdaki eğimi kırmak amacıyla terasların oluşturulduğu, sonrasında davacının zilyetliğine geçtiği, dava konusu taşınmazın 1973 yılına ait hava fotoğraflarından itibaren imar-ihya edilerek kullanıldığının tespit edildiği, çekişmeli taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 796,59 metrekarelik bölümü üzerinde zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm vermeye elverişli olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını, davaya konu taşınmazın Hazine adına kayıtlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Kadastro sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ... ada 106 parsel sayılı 779.584,83 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ham toprak vasfı ile Hazine adına tespit edildikten sonra 30.12.2010 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı, 17.12.2012 tarihinde açtığı davada; dava ve temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuş, Mahkemece dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de davacının önceki kararlara karşı temyiz istemi olmadığı halde temyize konu kararla davacı yana önceki hükümlerden daha fazla yer verilmiş, bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmeden ve eksik araştırma ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süre ve niteliği kesin olarak belirlenmemiş, dosya arasında bulunan fotoğraflara göre dava konusu taşınmaz içerisinde kayalık bölümlerin olduğu görülmesine rağmen taşınmazın imar-ihyaya konu olduğu kabul edilmiş, ziraat bilirkişisi davaya konu 129 ada 106 parsel sayılı taşınmazın yüksek eğimli bir araziden oluştuğunu, bitki örtüsü bakımından taşınmaz içerisinde orman emvalinden meşelik alanların bulunduğunu rapor etmesine rağmen, dava konusu taşınmazın evvelinde ne olduğu ve zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığı kesin olarak belirlenmemiştir. Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazın bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktıları dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, çekişmeli taşınmaz bölümüne komşu taşınmazların kadastro tespit tutanak ve varsa dayanakları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile teknik bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte bitirildiği, evvelinin orman/mera gibi zilyetlikle edinilemeyecek alanlardan olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında mevcut ve dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde niteliğini, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve kullanım durumunu belirten, önceki ve mevcut niteliğinin ne olduğunu, orman vasfında olup olmadığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli rapor alınmalı; Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca davacı ve murisi adına dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı (senetsiz defteri) Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, varsa hükmen tescil edilen taşınmazlara ilişkin dosyalar dosya arasına alınmalı, senetsizden edinilen taşınmaz varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenmek suretiyle Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Eruh Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.