(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/3059 E. , 2013/15546 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kesilen maaşının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan…
**(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2013/3059 E. , 2013/15546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kesilen maaşının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava; davacının aldığı ölüm aylığını, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca iptal eden kurum işleminin iptali ile kesilen maaşın yeniden bağlanarak ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, eski eşinden TMK.nun 166/3. fıkrası uyarınca anlaşmalı olarak 18/09/2008 kesinleşme tarihli ilam ile boşandığı ve 2007 yılında ölen babasından dolayı kendisine ölüm aylığı bağlanması için kuruma yaptığı 17/10/2008 tarihli başvurunun kabul edildiği anlaşılmıştır. Kurumca, davacının üvey annesi ... tarafından yapılan yazılı ihbar üzerine başlatılan soruşturma neticesinde düzenlenen 29/09/2010 tarihli Kontrol Memuru raporunda; davacının kayıtlarda yer alan yerleşim yeri adresine gidilerek yapılan çevre soruşturmasında; komşuları ile görüşüldüğü, yazılı beyan vermekten imtina eden komşuların, davacının eski eşi ile fiilen birlikte yaşadıklarını beyan ettikleri; davacı ile adresinde yapılan görüşmede ise; eşi sorulduğunda, şuanda evde bulunmadığını, çalışmak için Adıyaman'a gittiğini bildirdiği; mahalle muhtarının ise davacının belirtilen adreste eşi ile birlikte yaşadığını, referandumda seçmen kartları geldiğinde, soy isimlerinin aynı olmadığını fark ettiğini belirttiği görülmüştür. Mahkemece davacı ve eski eşinin geçmişe yönelik adres hareketlerinin nüfus müdürlüğüne yazı yazılarak araştırılmadığı anlaşılmıştır. Davacı ve eski eşi hakkında açılan ceza soruşturmasında beyanına başvurulan mahalle muhtarı kontrol memuruna verdiği ifadeyi değiştirerek, davacı ve eski eşinin birlikte yaşayıp yaşamadığını bilmediğini, resmi kayıtlarda farklı soyadları olmasına rağmen yerleşim yerlerinin aynı konutta görünmesi nedeniyle bu şekilde beyanda bulunduğu ifade etmiştir. 29/03/2009 tarihli mahalli seçimlerde davacı ve eski eşinin aynı hanede farklı soyadlar ile kayıtlı olup, oy kullandıkları tespit edilmiş, mahkemece ifadesine başvurulan ihbarcı tanık ..., eşinin 2007 yılında vefat etmesinin ardından davacının babasından kalan maaşı almak için boşandığını, ancak eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiklerini belirtmiş; mahkemece dinlenen davacı tanıkları ise; davacı ve eski eşinin boşanma sonrası fiilen birlikte yaşamadıklarını beyan etmişlerdir.