14. Hukuk Dairesi 2016/17889 E. , 2020/6185 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.09.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünü…
**14. Hukuk Dairesi 2016/17889 E. , 2020/6185 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.09.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2020 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) TL : 54,40 O.H. 29,20 P.H. 25,20 Kalan KARŞI OY Dava, davacı ... ile davalı kocası ... arasında yapıldığı iddia olunan inanç sözleşmesi çerçevesinde, yarı parası davacı tarafından karşılanan ve davalı adına tapuda kayıtlı dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline yöneliktir. Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir. Yerel mahkeme; İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1953 tarihli, 1953/8 Esas ve 1953/7 Karar sayılı kararı uyarınca, dava konusu bağımsız bölümlerin davacı adına tescilini sağlayacak taraflar arasında düzenlenen bir resmi senet bulunmadığından taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescilinin mümkün olmadığına karar vermiştir. Bir davada olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme görevi hâkime aittir. Davacı kadın, kocası ile arasında inançlı işlem bulunduğunu, bu anlaşma gereğince dava konusu taşınmazın bedelinin yarısının kendisi tarafından ödendiğini ve üzerine yapılan binanın da yapımında yarı oranda katkıda bulunduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı bulunan ve taşınmazın yarısına karşılık gelen bağımsız bölümlerin tapusunun iptalini ve adına tescilini talep ettiğinden, delillerin bu çerçevede değerlendirilip, hasıl olacak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, davanın İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1953 tarihli, 1953/8 Esas ve 1953/7 Karar sayılı kararı uyarınca değerlendirilmesi ve reddine yönelik hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozulması gerekirdi. I- İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki şartlara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanması, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir. İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.