6. Hukuk Dairesi 2022/4476 E. , 2023/3926 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/641 E., 2022/959 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ka
**6. Hukuk Dairesi 2022/4476 E. , 2023/3926 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/641 E., 2022/959 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... ile asıl davada davalılar ... vd. vekili Avukat ... ile birleşen davada davalı ... vekili Avukat ...’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ve dava dışı ... ile arsa sahibi davalı şirket arasında 13.09.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin taşınmazın üzerinde yapılacak bina için kendi bütçesinden ileride dava dışı ortağı ... ile hesabı görülmek üzere harcamalar yaptığını, bu harcamaların faturalı ve belgeli olarak kayıt altına alındığını, dava dışı ...'ın hiç bir ayni ya da nakdi katkı sağlamadığını, aradan geçen zaman içinde ...'ın yüklenilen işe sağlaması beklenen aynı ve nakdi katkıyı sağlamadığından müvekkilinin mali yönden sıkıntıya düştüğünü, müvekkilinin 25.07.2012 tarihli ihtarnameyle ... ile aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin kaba inşaatı 3. kata geldiğinde inşaatı bıraktığını, davalı arsa sahibi şirketin söz konusu inşaatı başka bir yüklenici firmaya vererek binayı tamamlattırdığını ve müvekkilinin 3. kata kadar yapılan inşaatın masraflarının davalılar tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 150.000,00 TL’nin davalılardan tahsilini talep etmiş, 19.12.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 708.086,96 TL’ye çıkarmıştır. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının dava dışı arsa sahibi arasındaki 13.09.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde adi ortak olduklarını, inşaatta yapılacak tüm masrafları beraber karşılamaları gerekirken davalının üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, davacının kendisinin masrafları karşılayarak inşaatın bodrum ve zemin kat dahil 3. katına kadar olan kısmını yaptığını ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL’nin 13.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan ...'nun arsa sahibi diğer davalı şirketin ortağı ve temsilcisi olduğunu, davalı ... yönünden ikame edilen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer davalı arsa sahibi şirket yönünden de husumet yönetilmesinin mümkün olmadığını, davacının ortağı ile yaşadığı anlaşmazlıklar nedeniyle ortaklığın feshedilmesinin arsa sahibi konumunda bulunan müvekkil şirketi bağlamadığını, davacının bu yöndeki iddialarının gerçek olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcu olmadığının Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1128 E., 2015/458 K. sayılı kararı ile hükme bağlandığını, bu nedenle davanın kesin hüküm sebebi ile reddinin gerektiğini, davacının inşaatın yapımında harcama yapmadığını, inşaatı müvekkilinin yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava yönünden, 13.09.2011 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre asıl ve birleşen davada davacı ile birleşen davada davalı yüklenicilerin asıl dosyada arsa sahibi davalı şirkete ait 1 numaralı parsel üzerinde projesine uygun olarak 9 katlı bina yapmayı üstlendikleri, yapılacak blok'tan 5 daire ve zemin kat dükkan bitişiğindeki küçük dairenin arsa sahibine verilmesinin, kalan dairelerin yüklenicilere ait olduğunun, arsa sahibine ait olacak daireler dışındaki diğer dairelerin satışı için arsa sahibinin yüklenicilere vekalet vereceğinin, arsa sahibi şirketin ise temel ve bodrum kat bitimi aşamasında 2 daire, zemin 1. kat bitiminde 2 daire ve dükkan, 2. kat ve 3. kat bitiminde 2 daire ve inşaatın seviyesine göre yüklenicilere ait diğer dairelerle dükkanların devri için gerekli vekaletnameleri vereceğinin kararlaştırıldığı, bu sözleşmeye uygun olarak arsa malikinin verdiği vekaletname uyarınca kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine göre yükleniciye bırakılması kararlaştırılan dairelerden 6 adedinin birleşen davada davalı ... tarafından satıldığı, sözleşmeye göre zemin kat ve 3 normal katın bitirilmesi halinde yüklenici adi ortaklığın tescile hak kazandığı daire sayısı 6 olup, arsa maliki şirket tarafından verilen vekaletname ile ... tarafından 6 adet bağımsız bölümün satıldığı, böylelikle yaptıkları imalatın seviyesine göre karşılığını da almış olduğu, bu durumda arsa maliki olan asıl dosyada davalı şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yüklendiği edimini yerine getirmiş olup, sözleşme yaptığı adi ortaklığın ve adi ortaklığın ortağı olan davacının bu davalıdan alacağının kalmadığı, asıl davada diğer davalı ...'nun sözleşmenin tarafı olmadığı, birleşen dava yönünden, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1128 E., 2015/458 K. sayılı dava dosyasında dava konusu iş nedeniyle davalının davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, bu kararın 18.11.2015 tarihinde kesinleştiği, bu ilam kesin hüküm niteliğinde olmasa da kesin delil vasfında olup davacı tarafından sunulmuş birleşen dosyada davalı ...'dan alacaklı olduğunu gösterir başkaca yasal delil bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davada davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; tarafların akdettiği kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca hak edilen dükkan sayısına yerel mahkemece hiç değinilmediğini, arsa sahibi şirketin vermiş olduğu vekaletin ortaklığın amacına aykırı olduğunu, yerel mahkemece gerekçeli kararda her ne kadar satış işleminin olağan bir işlem olduğu değerlendirmesi yapılsa da, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 504/3 maddesi gereğince satış işleminin olağanüstü işlemlerden olduğunun gayet açık olduğunu, davalı şirketin süreci iyi yönetemediğini ve müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunu, davalı şirketin hem sözleşme gereği gerekli şartlara uygun vekaletname vermediğini hem de süreci iyi yöneterek hesap mutabakatını yapamadığını, ayrıca müvekkilini azletmesine rağmen diğer adi ortağın azledilmemesinin doğru olmadığını, yerel mahkemece önemli sayılabilecek hususların yargılama sırasında göz ardı edildiğini, akdedilen sözleşmenin 8. maddesine ve devamında bulunan kat çizelgesine aykırı hareket edildiğini, davalı arsa sahibince davalı adi ortağa verilen dairelerin inşaatın 3. katından sonraki kısmının yapımına ilişkin olup olmadığının araştırılmadığını, bununla birlikte devredilen 6 daireden bir tanesi sözleşme gereği arsa sahibine ait daire olmakla davalı arsa sahibinin 5 daire devri ile yükümlülüklerinden kurtulamayacağını, davalıların ortak hareket ederek müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, inşaatın müvekkilinin katkısıyla yapıldığını, birleşen dosya yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL üzerinden dava açılmış olmasına rağmen vekalet ücretinin 4.080,00 TL olarak hükmedildiğini, müvekkilinin aleyhine hükmedilen miktarın yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının dava konusu imalatlar konusunda her hangi bir harcama yapmadığının ve birleşen davanın davalısı olan diğer ortağın anılan imalat nedeniyle davacıya bir borcu olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiği, eldeki davada masraf olarak ileri sürülen faturaların söz konusu menfi tespit davasında incelenen faturalarla aynı olduğu, davacının arsa sahibine gönderdiği ihtarnamede ihtar tarihinden sonraki muhatabının diğer ortak olduğunun bildirildiği, dolayısıyla arsa sahibi ile adi ortaklık arasındaki sözleşmeye göre arsa sahibinin edimini diğer ortağa karşı ifa etmesinin hukuka aykırı olduğu husususun eldeki davada ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davalılara verilmesine Aşağıda yazılı harcın temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.