Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/313 E. , 2024/4909 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/313 Karar No : 2024/4909 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... 2- ...Başkanlığı- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6-... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konus…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/313 E. , 2024/4909 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/313 Karar No : 2024/4909 TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı - ... VEKİLİ : Av. ... 2- ...Başkanlığı- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1-... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6-... VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın, 24/02/2023 tarih ve 126 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 24/02/2023 tarihinde meydana gelen depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi kabul edilen yerlerde afetten etkilenenlerin geçici veya kesin iskan edilmelerini sağlamak amacıyla anılan Kararnamenin 2. maddesinin 7. fıkrasına dayanılarak... tarih ve ... sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı oluru uyarınca verilen yetkiye istinaden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararda; 06/02/2023 tarihinde, ... ilinde meydana gelen deprem afeti sebebiyle 08/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan aynı tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, Anayasanın 119. maddesine dayanılarak, aralarında Kahramanmaraş ilinin de yer aldığı birden fazla ilimizde üç ay süre ile olağanüstü hal ilan edildiği, deprem afeti sonrasında ortaya çıkan konut ihtiyacı temelinde gerek yaşanması muhtemel olumsuz hava şartları, gerekse de afetzedelerin yaşamlarını konteyner ve çadırlarda sürdürmekte olmaları durumu dikkate alındığında, konut ihtiyacının acil nitelikte olduğunun sabit olması yanında kamu yararının varlığı da açık olduğundan, taşınmazın acele kamulaştırılmasında acelelik halinin bulunduğu, Mahkemelerinin 01/09/2023 ve 14/09/2023 tarihli ara kararları ile uyuşmazlığa konu tarla niteliğindeki taşınmazın amaç dışı kullanımına izin verilip verilmediği, bu amaçla taşınmazda bir vasıf değişikliği yapılıp yapılmadığının sorulduğu, gelen cevaplardan uyuşmazlığa konu taşınmaz için alınmış bir tarım dışı kullanım izni olmadığı, bunun yanında taşınmaz için vasıf değişikliği de yapılmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla 5403 sayılı Kanunun 13. maddesine göre tarım dışı kullanım izni alınmadığı hususunda ihtilaf olmayan uyuşmazlığa konu taşınmazın bu haliyle iskan sahası teminine yönelik acele kamulaştırmaya konu edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, bu itibarla uyuşmazlığa konu taşınmazın acele kamulaştırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği, uyuşmazlığa konu taşınmazın nazım ve uygulama imar planlarında kısmen konut alanı olarak planlandığı anlaşılmış ise de, bu hususun tarla vasıflı taşınmazların belirli durumlarda iskan amaçlı olarak kullanımı için tarım dışı kullanımına izni alınmasına yönelik yasal şartın yerini alamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVALILARIN İDDİALARI : 24/02/2023 tarihli 126 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 06/02/2023 tarihinde vuku bulan depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde afetten etkilenenlerin geçici veya kesin iskan alanlarından ..., ... ve ... illerinde belirlenen alternatif geçici veya kesin iskan sahalarına ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesi gerekliliğine binaen 24/02/2023 tarihli 126 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında 26/03/2023 tarihli ve 6080956 sayılı olurla bahse konu illerde alanlar belirlendiği, bu kapsamda bu bölgelerde acele kamulaştırma kararına ihtiyaç duyulduğu, özel mülkiyete konu taşınmazların anılan 7452 sayılı Kanun hükümleri uyarınca hazine adına tescil edildiği, işlemlerin 7452 sayılı Kanuna uygun olarak yürütüldüğü ve anılan Kanunun tarım dışı kullanım iznine yönelik idarelerine hiçbir yükümlülük yüklemediği belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozularak kısmen davanın reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca uyarınca dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 06/02/2023 tarihinde ... ilinde deprem afeti meydana gelmiştir. 08/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan aynı tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile; 06/02/2023 tarihinde, ... ilinde meydana gelen deprem afeti sebebiyle, Anayasanın 119. maddesine dayanılarak, aralarında ... ilinin de yer aldığı birden fazla ilimizde üç ay süre ile olağanüstü hal ilan edilmiştir. 26/03/2023 tarihli ve 6080956 Sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Oluru ile depremin yaşandığı illerde kesin iskan alanları belirlenmiş olup; ... iskan alanı olarak belirlenmiştir. Uyuşmazlığa konu ... parsel sayılı taşınmazın tamamı, 7452 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tapuda 23/05/2023 tarihinde Maliye Hazinesi adına tescil edilmiştir. Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. ... Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında; uyuşmazlığa konu taşınmazın tapuda tarla vasfında olduğu, 5403 sayılı Kanuna göre tarım dışı kullanım izni alınması gerektiği, ancak tarım dışı kulanım izni alındığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, ... Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile uyuşmazlığa konu taşınmazla ilgili olarak vasıf/nitelik değişikliği talebinin bulunmadığı belirtilmiştir. ... Belediye Başkanlığının... tarih ve...... sayılı yazısı ile uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen konut alanı, kısmen ticaret alanı ve kısmen yol alanında kaldığı belirtilmiştir. Uyuşmazlığa konu ... parsel; ifraz edilerek ..., ... ve ... sayılı parseller oluşturulmuş ve 22/01/2024 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Dairemizce verilen ... tarih ve E:... sayılı ara kararı ile davalı idarelerden; "1- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu ... İlçesi, ... Mahallesi'nin iskan alanı olarak belirlenmesinin nedeninin, başka bir ifadeyle anılan alanın iskan olanı olarak seçilmesinin sebeplerinin açıklanmasının, ayrıca "Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması" üzerinden yapılan sorgulamada uyuşmazlığa konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın çevresinde hazine arazilerinin bulunduğu görüldüğünden, uyuşmazlığa konu taşınmazın çevresinde bulunan hazine arazilerinin iskan projesi kapsamına alınıp alınmadığının, şayet alınmamış ise iskan projesi kapsamına dahil edilmemesinin sebebinin açıklanmasının, 2- Uyuşmazlığa konu taşınmazın bulunduğu bölgede nerelerin iskan projesi kapsamına dahil edildiğinin açıklanarak, anılan bölgeye ilişkin kamulaştırma haritasının gönderilmesinin, 3- "Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması" üzerinden yapılan sorgulamada uyuşmazlığa konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapıların bulunduğu görüldüğünden, anılan yapıların iskan projesi kapsamında yapılıp yapılmadığının açıklanmasının," istenilmesi üzerine ara kararına cevaben gönderilen yazıda; "a) özellikle merkez ilçenin jeolojik olarak uygun olmayan bölgeleri nedeniyle büyük ölçekli yeni yerleşim alanlarına ihtiyaç duyulmuştur. Bu kapsamda, bütüncül olarak tanımlı ve teknik altyapı ve hizmet sunumu yönünden ekonomik olarak sürdürülebilir yeterli büyüklüğe sahip iskan alanları belirlenmiştir Dava konusu taşınmazı içeren iskan alanı da bu amaçla belirlenmiş ve yukarıdaki uydu görüntüsünden de anlaşıldığı üzere, dava konusu taşınmaz ve diğer özel mülkiyetteki taşınmazlar, bütüncül ve sürdürülebilir bir alan planlaması için, diğer hazine mülkiyetleri ile beraber iskan alanına dahil edilmiştir. Anılan İskan alanın toplam büyüklüğü yaklaşık 2.300.000,00 m² olup 1.805.000.00 m² Toplu Konut İdaresi, 130.000,00 m² Devletin hüküm ve Tasarrufu altında bulunan Ormanlık alan, 130.000,00 m² Mera, 235.000,00 m² şahıs mülkiyetine kayıtlı taşınmazlardan oluşmaktadır. Dava konusu parsel yukarıda izah edilmeye çalışıldığı ve ekte yer alan haritadan açıkça görülebileceği üzere, İdaremiz ve Hazine adına kayıtlı alanın (2.065.000 m'lik alanın) ortasında yer almaktadır. Bu kapsamda, bütüncül bir imar planı hazırlanmak ve sadece barınma amaçlı günü kurtaran projeler ile değil ileriye dönük o bölgede yaşayan insanların günlük hayatlarını sürdürebileceği sağlık ve sosyal ihtiyaçlarını da karşılayacağı projeler hazırlanabilmesi için bölgenin coğrafi koşulları da düşünüldüğünde dava konusu (eski) ... nolu parselin kamulaştırılmasının yapılması elzemdir. Diğer taraftan; ... parsel için planlamanın ilk başında tamamının kamulaştırılması düşünülmüşse de Bölgedeki konut ihtiyacının fazla olması, parsel üzerinde konut bulunmasından dolayı parselin bir kısmının kamulaştırılması yapılmış, yine ekli haritadan ve ...tarihli / ... sayılı Bakanlık Olur'unun tetkikinden anlaşılacağı üzere davaya konu ... nolu taşınmaz 3 kısma ayrılmış bunlardan ... nolu (1.444.40 m²) parsel yola, ... nolu (12.990,06 m²) parselin konut yapılacak olan bölgeye, ... nolu (19.565,54 m²) parseli ise kamulaştırma sınırı dışında bırakılmıştır.” yönünde cevap verilmiş ve yazı ekinde güncel kamulaştırma haritası gönderilmiştir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 30/04/2024 tarih ve 9377647 sayılı Bakan oluru ile; yazı eki belgelerde bilgileri belirtilen acele kamulaştırma kararına konu taşınmazlara bu aşamada proje geliştirilemeyeceğinden acele kamulaştırma kararının iptal edilmesinin uygun görüldüğü, anılan taşınmazların Kamulaştırma Kanununun 21. maddesi gereğince kamulaştırmasından vazgeçilmesine karar verildiği, anılan yazı ekinde yer alan ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasından vazgeçildiği, davalı idareler tarafından ara kararına cevap yazısı ekinde gönderilen güncel kamulaştırma haritasının incelenmesinden ... ve ... parsellerin kamulaştırma sınırı içerisinde yer aldığı, ... parselin ise kamulaştırma sınırı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne, aynı Kanunun 5. maddesinde, belediye yararına kamulaştırmalarda belediye encümeni tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş, 6. maddesinde ise belediye encümeni tarafından alınmış olan kamu yararı kararının il merkezlerinde Valinin onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 3. fıkrasında, "Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumlarda yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir karar alınır." hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir. " hükmüne, 3. maddesinde, "Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. " hükmüne, 8. maddesinin (d) bendinde "Arazi kullanımı ve yapırazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur." hükmüne, 20. maddesinde "Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun tanımlar başlıklı 4. maddesinde uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 08/02/2023 tarih ve 32098 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/02/2023 tarih ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile; Anayasanın 119. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye ve Şanlıurfa illerinde 08/02/2023 tarihinden itibaren 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edilmiş ve bu karar 10/02/2023 tarih ve 32100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 09/02/2023 tarih ve 1354 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu kararıyla onaylanmıştır. 10/04/2023 tarih ve 32159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 05/04/2023 tarih ve 7452 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan, 24/02/2023 tarih ve 32114 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 126 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi "nin 1. maddesinde; "Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin amacı, 8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yer alan illerde yerleşme ve yapılaşma hususunda bazı tedbirlerin alınmasıdır. " hükmüne, 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrasında; " (1) 6/2/2023 tarihinde vuku bulan depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, afetten etkilenenlerin geçici veya kesin iskân alanları; fay hattına mesafesi, zeminin elverişliliği, yerleşim merkezine yakınlığı gibi kriterler gözetilerek, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının yeni yerleşim yerlerinin tespitine ilişkin görev ve yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca resen belirlenerek ilgili kurumlara bildirilir. Bu belirleme yapılırken gereklilik bulunması halinde, 25/2/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu ile 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun ek 16 ncı maddesinde belirtilen alanlar da kullanılabilir. (2) Birinci fıkraya göre belirlenen alanlarda vasıf değişikliği gereken yerlerin resen vasıf değişikliği yapılır ve bu yerler Hazine adına tescil olunur. Bu işlemler ilgili kurumlara bildirilir. Vasıf değişikliği gereken yerlerde, 6831 sayılı Kanunun ek 16 ncı maddesinde belirtilen veya orman vasıflı alanların bulunması halinde bu alanın iki katından az olmamak üzere Hazine taşınmazı, orman tesis edilmek üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilir. (Ek cümle: 14/7/2023-7456/25 md.) Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca belirlenen geçici veya kesin iskân alanlarında yer alan orman vasıflı alanlar, zeytinlik ile zeytinlik sahaları sadece afetzedelerin ihtiyacı için kullanılır, ihtiyaç fazlası taşınmazlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının talebi üzerine, imar planlarının kesinleşmesini müteakiben en geç 1 yıl içerisinde önceki vasfına göre tescil edilir." hükmüne, aynı maddenin 4. fıkrasında; "Köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak plan ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüt raporu doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak vaziyet planına ve düzenlenecek yapı ruhsatına göre uygulama yapılır. Bu alanlarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanan plan ve parselasyon planlarında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun plan ve parselasyon ile ilgili işlemlerindeki askı, ilan, itirazlara ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bu alanlarda taşınmaz mülkiyeti veya imar hakları kısmen veya tamamen başka bir alana aktarılabilir. Bu haklar takas ve trampa işlemlerine konu edilebilir. Plan, parselasyon, yapı ruhsatı, taşınmaz mülkiyeti veya imar haklarının aktarılması, takas ve trampa işlemleri ve bu işlemler nedeniyle düzenlenen kâğıtlar damga vergisi, resim, harç ve harcamalara katılma paylarından müstesnadır. Bu işlemler nedeniyle ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz." hükmüne, aynı maddenin 7. fıkrasında "Birinci fıkrada belirtilen alanlarda, kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlardan uygulamaya dâhil edilecek olanlar ile özel mülkiyete tabi diğer bütün taşınmazlar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ilgisine göre devir veya acele kamulaştırma kararı alınabilir. Kamulaştırma işlemleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülür. Kamulaştırılan taşınmazlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığının talebine istinaden Hazine adına tescil olunur. Tescil ve terkin işlemi sırasında mal sahiplerinin bu taşınmaz mal nedeniyle vergi ilişkisi aranmaz. Ancak, tapu dairesi durumu ilgili vergi dairesine bildirir. Tescilden sonra bu alanlarda inşai faaliyetlere başlanabilir. Hazine adına tescil edilen taşınmazlar için kıymet takdiri, tescil tarihinden itibaren en geç bir ay içinde 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca yetkilendirilmiş lisanslı gayrimenkul değerleme kuruluşları tarafından yapılır. Belirlenen değer, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından asliye hukuk mahkemesine sunulur ve bu bedel, tescilinden önceki tapuda kayıtlı taşınmaz maliklerine ödenmek üzere mahkemece belirlenen bankaya yatırılır. Yatırılan bedel, üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılır ve hak sahibine varsa nemalarıyla birlikte ödenir. Bedelin yatırıldığına ilişkin karar mahkemece taşınmaz maliklerine tebliğ edilir. Taşınmazın tescilinden önceki tapu kaydında yer alan tedbir, kamulaştırma, ipotek, ihtiyati haciz, haciz ve intifa hakkı gibi haklar ile yasaklayıcı ve kısıtlayıcı tüm şerhler taşınmazın bedeli üzerinde devam eder; tapu kaydındaki haklar ve şerhler Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının veya Toplu Konut İdaresi Başkanlığının talebi üzerine tapu müdürlüğünce resen terkin edilir ve durum hak sahibine tebliğ edilir. Bedelin yatırılmasından sonra, bu bedel üzerinden yapılacak uzlaşma görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması halinde 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bedel tespiti ve tescili davalarına yönelik hükümlerinden bedel belirlenmesine ve ödenmesine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "acele kamulaştırma işlemleri" hakkında ivedi yargılama usulünün uygulanacağı hükmüne; (i) bendinde ise, "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davanın; uyuşmazlığa konu ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak; Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir. Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine göre mülkiyet hakkına yapılan bir müdahalenin Anayasa'ya uygun olabilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerekmektedir (AYM; Recep Tarhan ve Afife Tarhan, B. No: 2014/1546, 2/2/2017, § 62) Kamu yararı doğası gereği geniş bir kavramdır. Özellikle kişileri bedelini ödeyerek mülkiyetlerinden yoksun bırakmayı düzenleyen yasalar gibi sosyal ve ekonomik politikaların uygulanmasını belirleyen düzenlemeler konusunda yasama organının geniş bir takdir yetkisi olması doğaldır. Kural olarak kamu makamları ekonomik veya toplumsal bir politikayı hayata geçirmek amacıyla mülkiyet hakkına müdahale etmişlerse burada meşru bir kamu yararı amacının bulunduğunu varsaymak gerekir. Kamu yararı konusunda bir uyuşmazlığın çıkması hâlinde ise uzmanlaşmış ilk derece ve temyiz yargılaması yapan mahkemelerin uyuşmazlığı çözmek konusunda daha iyi konumda oldukları açıktır. Bu nedenle müdahalenin kamu yararına uygun olmadığını ispat yükümlülüğü bunu iddia edene aittir. Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru incelemesinde açıkça temelden yoksun veya keyfî olduğu anlaşılmadıkça yetkili kamu organlarının kamu yararı tespiti konusundaki takdirine müdahalesi söz konusu olamaz (AYM; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, §§ 35, 36). 3194 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmaması ve arazi kullanımı ile yapılaşmada sadece imar planları kararlarına uyulması zorunludur. Taşınmazın, imar planında tahsis edildiği amaç doğrultusunda kullanılması zorunlu olduğundan, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı dışındaki bir amaçla kamulaştırılması mümkün değildir. İmar planı bulunan bölgelerde, taşınmazın imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerekmektedir. İmar planı bulunmayan alanlarda ise kamu yararı kararı alınarak kamulaştırma yapılması gerekmektedir. 126 sayılı "Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi " ile, 06/02/2023 tarihinde vuku bulan depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde, köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak imar planı ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüt raporu doğrultusunda uygulama yapılabilmesine olanak sağlanmıştır. Diğer bir deyişle, 06/02/2023 tarihili depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda imar planı ve imar uygulamaları ya da imar planı değişikliği beklenmeksizin uygulama yapılabilmesi sebebiyle, ihtiyaç duyulan kamusal kullanıma isabet etmeyen taşınmazlar kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla kullanılabilecektir. Kanun koyucu 7452 sayılı Kanun ile; kamu yararı düşüncesiyle, 06/02/2023 tarihinde vuku bulan depremler dolayısıyla genel hayata etkili afet bölgesi olarak kabul edilen yerlerde depremin yaralarının hızla sarılarak şehrin yaşanabilir duruma getirilmesi, toplumun normal yaşantısına hızlı ve etkili bir şekilde dönmesi, yıkılan ve hasar gören vatandaşların konutlarının ve kamu hizmet binalarının yeniden inşası ve depremin etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla yıkılan ve hasar gören yapıların yerine, toplumun ihtiyacı olan yapıların bir an önce inşa edilebilmesi için düzenleme yapmıştır. 7452 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin; deprem nedeniyle zarar gören yapıların hızlı şekilde inşaası suretiyle depremin etkilerinin giderilmesine ve deprem nedeniyle bozulan normal yaşam koşullarının hızlı bir şekilde oluşturulmasına ve bu konuda kolaylık sağlamaya yönelik olduğu açıktır. Bu bağlamda; anılan Kanun hükmünün kamu yararı amacını taşıdığı anlaşılmaktadır. Kural olarak, sağlıklı kentleşme için, çevre düzeni planı ve varsa çevre düzeni planına uygun olarak hazırlanan nazım imar planı ve uygulama imar planı kararlarına uygun olarak yapı ruhsatı alınarak inşaat yapılması gerekmektedir. Ancak; 7452 sayılı Kanun ile köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak plan ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüt raporu doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak vaziyet planına ve düzenlenecek yapı ruhsatına göre uygulama yapılabileceği hükmü ile anılan kurala istisna getirilmiştir. Uyuşmazlığa konu ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planının bulunduğu, deprem afeti sebebiyle il genelinde bozulan kamu düzeninin süratli bir şekilde yeniden sağlanması, deprem afeti sebebiyle yıkılan ve hasar gören konutların yeniden inşası ve depremin etkilerinin en aza indirilmesi amacıyla yıkılan ve hasar gören yapıların yerine, toplumun ihtiyacı olan yapıların bir an önce inşa edilebilmesi, yani iskan projesinin gerçekleştirilmesi amacıyla uyuşmazlığa konu ... ve ... parselin acele kamulaştırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; 7452 sayılı Kanun uyarınca, köy yerleşme alanları dâhil belirlenen kesin iskân alanlarında ve mevcut kentsel alanlarda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak plan ve imar uygulamaları beklenmeksizin, jeolojik etüt raporu ve zemin etüt raporu doğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca onaylanacak vaziyet planına ve düzenlenecek yapı ruhsatına göre uygulama yapılabileceği, kaldı ki uyuşmazlığa konu ... ve ... parsel sayılı taşınmazların 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen konut alanı, kısmen ticaret alanı ve kısmen yol alanında kaldığı, uygulama imar planı bulunan bölgelerde, taşınmazlar için imar planında yer alan kullanım kararı doğrultusunda kamulaştırma yapılması, diğer bir ifadeyle kamulaştırmanın ancak taşınmazın imar planında ayrıldığı amaçla yapılması gerekliliği de dikkate alındığında; deprem felaketinin yaralarının hızla sarılması amacıyla iskan projesi yapılmasında kamu yararı bulunduğu açık olup, deprem afeti sonrasında ortaya çıkan konut ihtiyacının acil nitelikte olduğu ve iskan projesinin bir an önce tamamlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin de bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Davanın; uyuşmazlığa konu ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmına gelince; Yargılama devam ederken davalı idare tarafından kamulaştırma işleminden vazgeçilmesi halinde davanın konusuz kalacağı açıktır. Dosyanın incelenmesinden; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile; yazı eki belgelerde bilgileri belirtilen acele kamulaştırma kararına konu taşınmazlara proje geliştirilemeyeceğinden acele kamulaştırma kararının iptal edilmesinin uygun görüldüğü, uyuşmazlığa konu ... parsel sayılı taşınmazın Kamulaştırma Kanununun 21. maddesi gereğince kamulaştırılmasından vazgeçildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; uyuşmazlığa konu ... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılmasından vazgeçilmesine karar verildiği görüldüğünden, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden dava konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davalı idarece ... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın açılmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığından, davanın anılan kısmına yönelik yargılama giderlerinin davalı idareler üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 2577 sayılı Kanunun 20/A-2(i) maddesi uyarınca uyuşmazlığa konu ... ve ... parseller yönünden DAVANIN REDDİNE, uyuşmazlığa konu ... parsel yönünden ise KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacılar tarafından yapılan toplam...TL yargılama giderinin haklılık durumu dikkate alınarak takdir edilen ...-TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, Ayrıntısı aşağıda gösterilen davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan ...-TL harcın haklılık durumu dikkate alınarak takdir edilen...-TL'sinin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı üzerinde bırakılmasına, ...-TL'sinin davacılardan alınarak davalı idarelerden Toplu Konut İdaresi Başkanlığına verilmesine, kullanılmayan... TL yürütmenin durdurulması harcının davalılardan Toplu Konut İdaresi Başkanlığına iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine, ... -TL vekalet ücretinin ise davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine, 5. Artan posta avansının istemi halinde taraflara iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 25/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.