8. Ceza Dairesi 2024/13541 E. , 2024/4960 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/232 E., 2016/424 K. SUÇLAR :Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 …
**8. Ceza Dairesi 2024/13541 E. , 2024/4960 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/232 E., 2016/424 K. SUÇLAR :Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık ... hakkında; a. Sanığın 27.09.2014, 13.08.2014 ve 31.08.2014 tarihli eylemlerine ilişkin Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 30.09.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. Karar sanığa 25.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. b. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. c. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/4240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükererliğe hükmedilmiştir. B. Sanık ... hakkında; a. Sanığın 31.08.2014 tarihli eylemlerine ilişkin Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 31.10.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. Karar sanığa 01.10.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. b. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. c. Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/4240 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'nın temyiz sebepleri; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, delillerin toplanmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Dava konusu olay, sanık ...'nın üzerinde ve evinde; Sanık ...'ın evinde ele geçen uyuşturucu maddeye ilişkindir. B. Sanıklar ele geçen maddeyi içmek için aldıklarına ilişkin ikrarda bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıklar hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sonrası sanığın yükümlülüklerine uymaması ile açılan kamu davasından sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği şeklindeki amir hükme aykırı olarak, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle sanık ...'nın farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olup, bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edildiğinden ve somut olayda 31.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süre ve merciinin gösterildiği ve bu erteleme kararının sanığa usulüne uygun olarak 01.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından, 31.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı esas alınarak, 27.09.2014 ve 13.08.2014 tarihli eylemlerin de 31.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmesi nedeniyle tek suça konu olacağı kabul edilerek yapılan incelemede; Sanıkların 31.08.2014 tarihinde uyuşturucu madde kullanması nedeniyle 31.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının içeriğinde, sanıkların bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi suretiyle usulüne uygun kanun yolu bildirimi yapıldığı ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının 01.10.2014 tarihinde sanıklara usulüne uygun tebliğ edildiği, erteleme kararının kesinleşmesinin ardından, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği; sanık ...'nın Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının ceza infaz kurumunda sanığa tebliği üzerine sanığın kuruma başvuruda bulunduğu, sanığın tahliyesi ile kuruma başvuruda bulunmaması nedeni ile 12.02.2015 tarihinde uyarıldığı, uyarı sonrası 23.02.2015 tarihli bireysel görüşmesine katılarak yükümlülüklerine uyduğu ancak 18.03.2015 tarihli oturuma katılmaması ile dosyasının kapatılarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırıldığı; sanık ...'in ise Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının 28.11.2014 tarihinde tebliği üzerine sanığın kuruma başvuruda bulunmaması nedeni ile dosyasının kapatılarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırıldığı her iki sanık açısından da kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer verilen koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi, dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü kapsamında ihlal nedeni sayılacak eylem bulunup bulunmadığı hususunun tespiti için, sanıklar hakkında incelemeye konu 31.08.2014 tarihli suç tarihinden sonra, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 17.10.2014 tarihinden itibaren erteleme süresi olan 5 yıl içinde işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ya da 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan açılan davaların bulunup bulunmadığının araştırılarak, a) Var ise; Cumhuriyet başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınıp; derdest ise temyize konu dava dosyası ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için bildirimlerde bulunulup sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle ihlal niteliğinde eylem olup olmadığı ya da eylemlerin tek suç, ayrı suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi, b)Yok ise; kovuşturma şartı olan ısrar koşulunun sağlanmadığı dikkate alınarak kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının (2) nci cümlesi uyarınca kamu davasının durmasına ve erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekmekte ise de; dosya inceleme tarihi itibariyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleştiği 17.10.2014 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen 5 yıllık erteleme süresinin dolduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının (1) inci cümlesinde yer verilen “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. ” hükmü uyarınca erteleme süresinin dolması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/4240 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.