T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/439 Esas KARAR NO : 2025/987 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2023 NUMARASI : 2018/460 Esas-202…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/439 Esas KARAR NO : 2025/987 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi HMK 353/1-a-6) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2023 NUMARASI : 2018/460 Esas-2023/78 Karar DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 18/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/12/2025 Taraflar arasında asıl ve birleşen davada görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat davalarında mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Asıl davada davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalı arasında 14/04/2017 tarihli 1.000.000.00 TL bedelli, 14/04/2017 tarihli 10.000.000.00 TL bedelli ve 30/05/2017 tarihli 10.000.000.00 TL bedelli ana sözleşmeler ile 29/06/2017 tarihli 3.100.000.00 TL bedelli ve 18/04/2017 tarihli ek sözleşmeler imzalandığını, henüz projeler dahi hazırlanmadan müvekkili şirketlerin işe başlamaya zorlandıklarını, iş bu sözleşmeler kapsamında işe başlanıldığını, müvekkillerine, karşı tarafın proje dışı işler yaptırmaya da başladığını, proje değişikliğine gittiğini, böylelikle hem süreyi hem de maliyetleri aştığını, davalı yanın müvekkillerinin hak edişlerini yapmamak için müvekkillerinin kestiği son faturayı kabul etmediğini ve müvekkillerine ihtarname çektiğini, cevabi ihtarda sözleşmeye uygun davranarak ödemeleri yapması gerektiğinin karşı tarafa bildirildiğini, ihtar sürecinden sonra davalı tarafın müvekkili şirkete ve çalışanlara karşı hakaret ve küfür içerikli baskı yapmaya; müvekkillerini ve çalışanları yıldırmaya çalıştığını, en son ise şantiyeyi, işyerini terk edin diye hukuk dışı yollar ve tehditle ve eylemlerle müvekkillerinin şantiyeden çıkarmaya çalıştığını, davacıların çalışmaya devam ederken Bolu Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yapılan işlerin tespitini yaptırdıklarını, ancak davalı yanın gittikçe artan şiddetteki hamleleri nedeniyle işi bırakmak zorunda kaldıklarını, ilave çelik işleri olarak A ve B bloktaki asansör taşıyıcılarının mevcut betonarme kirişlerinin yerine çelik taşıyıcıların yaptırılması, Lobbye açılan açık terasın çelik konstrüksiyon ile kapatılması, A blok mevcut son kat sundurmanın her iki cephesinin çatısının kaldırılarak balkona dönüştürülmesi, balkon üzerine çelik konstrüksiyon sundurma yapılması, tüm bloklarda çatı çelik konstrüksiyon projesinde yer almayan saçak imalatlarının yaptırılması, A ve E blok yangın merdivenlerinin üzerlerinin çelik konstrüksiyon ile çatıya entegre edilerek kapatılması, mutfak soğuk hava depoları, dış ünite yapısının çelik konstrüksiyon sundurma ile kapatılması, ilave dekoratif işler olarak; D ve E blok otopark cephesine dekoratif taş kaplama yapılması, konferans salonu dış cephesine dekoratif taş kaplama istenilmesi üzerine malzeme temin edilmiş olması, A blok ve kapalı havuz arasında yapılan istinat perdesinin dekoratif taş kaplama ile kaplanması, A ve B blok dış cephedeki tüm sövelerin tamir edilmesi ve ahşap görünümlü xpslerin sökülerek tamirlerinin yapımı, A blok balkon ahşap kaplama ve seperatörlerinin sökülmesi, ilave betonarme işler olarak; 24.05.2017 tarihinde yatak odalarında ince iş kalemleri imalatlarına devam edilirken güçlendirme projelerin gelmesi ve bu minvalde kolon yerlerindeki tüm imalatların sökülmesi, elektrik kablolarının demontajı, şaft boşlukları içerisindeki havalandırma, pis su, temiz su tesisatlarının sökülmesi ve yeniden yapımı, duvarların yıkılması ve duvar örümü, alçı vb. tüm imalatların kolon güçlendirmelerinin yapıldıktan sonra tekrar yapılması, E blok betonarme çatının kompresör ile kırımı, mutfak tedarik firmasının talebi üzerine mutfak mahallerinin revize edilmesi üzerine zemin kotlarının değişiminden ötürü zeminlerin kırılması, A blok ve kapalı havuz arasında kademe farkı oluşturabilmek için istinat perdesi, iniş için merdiven yapılması, E bloktaki oda cumbalarında doğramanın 50 cm geri çekilerek fransız balkon yapılması, balkon oluşumundan dolayı ilave gider tesisatları, zeminde traverten, ferforje korkuluk ve ilave dış cephe mantolama vs metrajların artması ve yeni kalemlerin ilave olması, Çatı katı oda ve banyo kapılarının ... Bey tarafından saha gezilerinde küçük olduğu iddiasıyla oda kapılarının projeye göre doğru olmasına rağmen 90/210 'dan 100/215, banyo kapılarının 80/210 'dan 90/215' e çıkarılması, lobby, restaurant, üst lobby pastane kısımlarının işveren tarafından iç mekân yüksekliğinin artırılması isteğiyle mermer zeminlerinin kırılması, ardından oluşan bozuk zemine şap yaptırılması işlerinin proje ve sözleşme dışı olarak müvekkilleri tarafından yapıldığını, proje belirsizlikleri ve değişiklikleri son ana kadar devam ettiğini, binanın çok eski bir bina olması nedeniyle işin yapımı sırasında kolonların güçlendirilmesi dahil sözleşme dışı pek çok iş ve görünmeyen imalat detayları ve yeni maliyetler ortaya çıktığını, ortaya yeni çıkan işler ve detaylar nedeniyle oluşan belirsizlik ve değişikliklerin iş programını aşırı şekilde etkilediğini, yapılan iş ve imalatlarla ilgili malzeme değişikliği yapıldığını, bu yeni malzemelerin temininin zaman aldığını, müvekkili ... şirketinin davalıya teminat çeki de vermek zorunda kaldığını, müvekkili şirketlerin sözleşmeye ve yapılan işe rağmen geç ve eksik ödemeler nedeni ile zarara uğradıklarını, müvekkilleri tarafından yapılan işin %95 oranında tamamlandığını belirterk fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000.00 TL maddi tazminatın yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 50.000.00 TL alacağın alacak hakkının doğduğu tarihten itibaren işletilecek ticari faiziyle davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2016 yılında... parselde kayıtlı ... Otel’ini satın almasından itibaren kısa bir süre sonra otelin revizyon ihtiyacı nedeni ile yapım ve tadilatına karar verildiğini, bu kapsamda; öncelikle davacı şirketler ile otelin inşaat,elektrik,mekanik tadilat işlerinin anahtar teslim suretiyle tadilat ve yapımı için anlaşma yapıldığını, her iki davacı şirketin işi öncelikle İş ortaklığı olarak yürütmelerini talep etmeleri üzerine; ...-... İş Ortaklığı tarafından imzalanan 14.04.2017-17.04.2017 tarihli ‘... Oteli Tadilat İşleri Sözleşmesi’ ile işe başlandığını, davacı şirketlerin üstlenmiş oldukları işlerin bir kısmını hiç yapmadıklarını, bir kısmını sözleşmeye uygun olmayan şekilde ayıplı, bir kısmını da eksik yaptıklarını, tüm bunların müvekkili şirket tarafından fark edildikçe gerekli uyarıların davacılara yapıldığını, iş devam ederken davacı şirketlerin siparişler noktasında zorlandığı, adi ortaklığın çeklerinin artık sipariş alanlar tarafından kabul edilmediği, kredibilitesinin azaldığı ortaya çıkınca müvekkili şirketin, yine iyi niyetli bir şekilde ve işin devam etmesi için adi ortaklık taraflarından yazılı muvafakat alarak siparişleri kendisi vermeye ve ortaklık nam ve hesabına ödeme yapmaya başladığını, yaptırmakla yükümlü oldukları havalandırma klima santralleri ve ısıtma ekipmanları malzemelerinin alımının adi ortaklıktan satın alınarak ve adi ortaklık tarafından kesilen 14.8.2017 tarihli fatura karşılığında ... A.Ş. firmasından müvekkili şirket tarafından kiralanmasını, satın alma bedeli olarak ortaklığa ödenen 1.500.000.-TL.nin toplam sözleşme bedelinden mahsup edilmesini kayıtsız şartsız kabul beyan ve taahhüt ettiklerini, müvekkili şirket tarafından ... firması ile imzalanan 26.7.2017 tarihli 17001052 nolu Finansal Kiralama Sözleşmesi ve ...-... Adi Ortaklığının 14.8.2017 tarih ve 070456 nolu faturası gereğince 362.529.-EURO anapara 35.753,59.-EURO faiz olmak üzere KDV’li 402.265,48.-EURO davacı şirketler adına müvekkili şirket tarafından borçlanıldığını, 16.7.2020 tarihine kadar taksit ödemelerinin devam edeceğini, yüklenici şirketler adına müvekkili şirket tarafından ödenen yemek;elektrik bedelleri nedeniyle davalı yüklenicilerin müvekkili şirkete KDV dahil 413.540,25.-TL. borcu bulunduğunu, yüklenici şirketler adına müvekkili şirket tarafından yüklenicinin çalıştırdığı işçilere ödenen ait işçilik ücretleri toplamının 148.647,78.-TL olduğunu, 03.10.2018 tarihli fesih ihtarnamesine rağmen edimlerini yerine getirmemeleri üzerine, sözleşmelerin ilgili maddeleri gereğince işlerin davalılar nam ve hesabına 3. Kişi/firmalara yaptırıldığını, giderler de davalılar hesabına yazılmış olduğunu, davalı şirketlerin Bolu İl Sgk Müdürlüğü nezdinde açtırdıkları 1*** *** ****72 ve 1*** *** ****75 nolu işyeri dosyalarından ödemekle yükümlü oldukları SGK prim borçlarını zamanında ödenmediğini, SGK Bolu İl Müdürlüğü'nün 30.10.2018 tarih ve 33104036-202.02-E.14432522 sayılı yazısı ile davalı şirketlerin açtırmış bulundukları işyeri sicil dosyası kapatılarak müvekkili şirket işyeri dosyası altına alınarak davalıların SGK prim borcunun müvekkili şirketten 509.954,82.-TL tahsil edildiğini, işin yüklenicilerin kendi kusurları ile geciktirilmesi nedeni ile otelin ancak 1 yıl gecikme ile 15.6.2018 tarihinde işletmeye açılmasından kaynaklanan müvekkili şirketin menfi ve müsbet zararlararının oluştuğunu, sözleşmelerde inşaatın zamanında tamamlanmaması halinde yüklenici tarfından sözleşme bedelinin % 01'i; oranında cezai şart ödeneceği hüküm altına alınmış olduğundan ve inşaatın davalılar tarafından tamamlanmadığı açıkca tesbit raporları ve ihtarnameler ile de belli olduğundan,cezai şart alacakları doğduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; inşaat yapım sözleşmeleri ve ekleri gereğince davalılara fazladan ödenen bedellerin ve davalılar nam ve hesabına adına 3. Kişilere yapılan ödemelerden kaynaklanan 175.000,00-TL., davalılar adına SGK Bolu İl Müdürlüğüne ödenmek zorunda kalınan SGK prim borcu ve fer'ilerinden kaynaklanan 100.000,00TL, davalıların sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları sonucu otelin hizmete bir(1) yıl gecikmeli açılması nedeni ile müvekkili şirketin mahrum kaldığı kar nedeniyle 5.000,00-TL ile 25.000,00TL cezai şart bedelinin davalılara ve/veya 3. kişilere davalıların sözleşmeye aykırı davranışları sonucu ödenmek zorunda kalınan her bir ödenen miktarın ödenme tarihlerinden itibaren, her bir alacak taleplerinin alacak haklarının doğduğu tarihten itibaren ticari reeskont faizi üzerinden işleyecek faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Asıl davada davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 2016 yılında... parselde kayıtlı ... Otel’ini satın almasından itibaren kısa bir süre sonra otelin revizyon ihtiyacı nedeni ile yapım ve tadilatına karar verildiğini, bu kapsamda; davacı yüklenici şirketler ve davacı şirketlerin kurduğu ...-... Adi Ortaklığı ile bu konuda sözleşmeler yapıldığını, davacı şirketlerin üstlenmiş oldukları işlerin bir kısmını hiç yapmadıklarını, bir kısmını sözleşmeye uygun olmayan şekilde ayıplı, bir kısmını da eksik yaptıklarını, tüm bunlar müvekkili şirket tarafından fark edildikçe gerekli uyarıların davacılara yapıldığını, iş devam ederken davacı şirketlerin siparişler noktasında zorlandığı, davacı şirketlerin ortağı olduğu adi ortaklığın çeklerinin artık sipariş alanlar tarafından kabul edilmediği, kredibilitesinin azaldığı daha net bir ifadeyle ticari itibarının zedelendiği ortaya çıkınca müvekkili şirketin yine iyi niyetli bir şekilde ve işin devam etmesi için adi ortaklık taraflarından yazılı muvafakat alarak siparişleri kendisi vermeye ve ortaklık nam ve hesabına ödeme yapmaya başladığını, davacı yüklenicilerin işin az bir kısmını yaptıklarını,buna rağmen yaptıkları işin çok üzerinde bir meblağın nakden kendilerine ödendiğini,ayrıca kendileri nam ve hesabına yaptırılan işler, kendilerinin ödemesi gerekip de müvekkili şirkete ödemedikleri kendi işçilerin yemek ücretleri,elektrik parası gibi ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını davacı tarafın taleplerinin yerinde olmadığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... İnşaat Dekorasyon Taahhüt Hafriyat Turizm Otomotiv Nakliyat Madencilik İzolasyon Sanayi ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı ....Şirketi arasında 14/04/2017 tarihli 1.000.000.00 TL'lik 14/04/2017 tarihli 10.000.000.00 TL lik ve 30/05/2017 tarihli 10.000.000.00 TL lik ana sözleşmeler ile 29/06/2017 tarihli 3.100.000.00 TL lik ve 18/04/2017 tarihli sözleşmeler imzalandığını, davacı tarafın bu sözleşmelerin müvekkilinin önce iş ortaklığı sonra ise adi ortaklık olarak işe devam etmek istemeleri gibi gerçek dışı bir iddia ile tekrar imzalandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, tüm sözleşmelerin, taraflar arasında geçerli, feshi yapılmamış ve birbirinin yerine geçeceği belirtilmeyen geçerli sözleşmeler olduğunu, davacı tarafın işin anahtar teslim olduğu iddia ve vurgusunun da gerçek dışı olduğunu, yapılan tadilatla ilgili çatı vb bazı işlerin başka firmalara verilmiş olmasının da bu durumu açıkça gösterdiğini, dava dilekçesinde belirtilen müvekkilinin ve ortaklığın işi yapmak istememesi üzerine işin başkalarına verildiği iddiasının tümüyle yersiz olduğunu, davacı tarafın suç oluşturan eylem ve işlemlerine rağmen müvekkili ve ortaklık tarafından işin neredeyse tamamlamış olduğunu, bu durumun tespit raporu ile sabit olduğunu, işçilerin konaklama ve yemek giderlerini karşılamanın sözleşmelerin bu hususları düzenleyen açık maddeleri uyarınca birleştirilen davanın davacısı ...'in yükümlülüğü olduğunu, davacı şirketin taşeron ve işçilere müvekkili ve ortaklık nam ve hesabına ödeme yapmadığını çünkü böyle bir yetkisi ve müvekkili şirketin veya ortaklığın onayı ve muvafakatı bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili ve ortaklık tarafından kesilen faturaları teslim almayarak veya alıp işlemeyerek hak edişleri ödemediğini, işin tamamlanma oranı sabitken erken ödeme iddialarının yersiz olduğunu, dava dilekçesinde bildirilen Bolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası raporunun müvekkillerine tebliğ edilmediğini, Bolu 1. Sulh Mahkemesi taraflarınca arandığında davalı yana 2 kez tebliğe çıktığı ama müvekkillerine tebliğ edilmediği en kısa sürede tebligat işlemi yapılacağının bildirildiğini, davacı tarafın kendi sigorta prim borçlarını yatırmadığı için ruhsat alamadığını ve otelini açamadığını, ... veya diğer leasing şirketlerinden ve bankalarından kendi işlerini yürütmek için çektiği kredilerin sorumluluğunu da müvekkiline yıkmaya çalıştığını, cezai şart talebi de usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmediğini, koşulları oluşmadığını, davacı ...'in kusuru sabitken cezai şart isteminin kabul edilemeyeceğini savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firma tarafından sözleşmelerde belirtilen işlerin tamamının, firma elemanı şantiye şefi, ...'ın gözetim ve denetiminde yapıldığını, ... A.Ş proje müdürü ...'ın e-mail içerikleri ile de sabit olduğu üzere; davacı tarafın sözleşmeler mucibince hazırlayıp teslim etmeleri gereken projeleri zamanında teslim etmediklerini, ilk projenin 21/03/2017, sonuncusunun 08/11/2017 tarihinde olmak üzere 78 E. mail ile projelerin müvekkili şirkete gönderildiğini, bu projelerin ilki 07/05/2017, sonuncusu 03/11/2017 tarihinde olmak üzere 33 adet E-Mail ile revize edildiğini, davacı tarafın ilk projelere uygun yapılan inşaatı yıktırıp yeniden yapılmasını talep ettiğini bu suretle taahhüt edilen işlerin zamanında tamamlanmasını kendi eylemi ile engellediğini, otelin A ve B Bloklarında taahhüt edilen mekanik, elektrik, duvar inşaatı ve sıva işleri tamamen ikmal edildikten sonra, 24/05/2017 tarihinde tarafımıza gönderilen e-mail ile bu mahallerde güçlendirme yapılması talep edildiğinden, yapılan işlerin tamamının yıkıldığını, elektrik ve mekanik aksamının yerinden söküldüğünü, gerekli güçlendirme yapıldıktan sonra, inşaat, elektrik ve mekanik işler yeni malzeme ile yeniden tesis edildiğini, davacı tarafın; işlerin ileri safhasında yapmakla yükümlü olduğu ödemeleri aksatarak, hak edişe esas olacak faturaları kabul etmeyerek müvekkili şirketi ekonomik dar boğaza sokmaya çalıştığını, sözleşmede yer alan işlerin yapımı için müvekkili taşeronları ile resen ilişki içine girdiğini, bir kısım ödemeleri resen yapma girişiminde bulunduğunu bu suretle iş düzenini bozarak tartışmalı ortamı yarattığını, değişik bahanelerle ödemelerin aksatıldığını, ara hesap taleplerinin karşılıksız bırakıldığını, Bolu Asliye Hukuk Mahkemesinin D.iş 2017/160 D. İş sayılı dosyası üzerinden olay mahallinde 29/11/2017 tarihinde tespit yaptırıldığını, tespit raporu içiriğine göre işin % 95 oranında tamamlandığının rapor edildiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu Bolu l. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/19 D.İş numaralı dosyasından alınan tespit bilirkişi raporunun keşif tarihindeki fiziki gerçekliği, fiilen tamamlanmış inşaat gerçeğini yansıtmadığını, raporun, davacı yanın empoze ettiği gerçek dışı iddialar üzerine kurulduğunu savunmuş birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2023 tarihli ve 2018/460 Esas ve 2023/78 Karar sayılı kararında özetle;Dosya kapsamında dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden; sözleşme konusu işlerle ilgili olarak yapılması gereken imalatların, iş sahibi ... A.Ş.’nin işin başlangıcından neredeyse sonuna değin devamlı proje değişikliği yapmış olması, bunun sonucu yapılan bir kısım imalatların sökülmesi yenilerinin yapılması yanında delil tespit raporunda belirtildiği üzere yaklaşık 4.832.414,06 TL ilave iş yapılması, bu ilave işlerin e mail yazılarına göre Ağustos-Eylül- Ekim aylarında yapımının yükleniciden talep edilmesi, malzemelerin değiştirilmesi talepleri dikkate alındığında, işin gecikmesine iş sahibi tarafından sebebiyet verildiği, bu nedenle davacı-karşı davalıya süre uzatımı tanınmasının gerekli bulunduğu, bu nedenle işin gecikmesine karşı davacı tarafından sebebiyet verilmesi nedeniyle otel inşaatının zamanında tamamlanmamasına dayalı olarak karşı davalı yükleniciden otelin çalıştırılmaması sebebiyle kar kaybının talep edilemeyeceği, Keza aynı şekilde gecikmeye sebebiyet veren karşı davacı iş sahibinin, karşı davalı yükleniciden ifaya ekli ceza koşulunu talep edemeyeceği, kaldı ki ifaya ekli ceza koşulunun talep edilebilmesi için akdin ayakta olmasının gerektiği, ne var ki akdin karşı davacı iş sahibi tarafından keşide edilen ihtarname ile feshedilmiş olduğu, bu nedenle dahi ifaya ekli ceza koşulunun karşı davalı yükleniciden talep edilebilmesinin mümkün olamayacağı, Tarafların her birinin, yapılması gereken imalatların keşfi ile, yapılan imalatların keşfini aynı yıl birim fiyatlarıyla düzenleyerek dosyaya sunması halinde bunlar kurullarınca karşılaştırılıp hesaplanarak sağlıklı bir raporun tanziminin mümkün olabileceği, varsa taraflar arasında tanzim-tasdik tediye edilen hakedişlerin ve bunların ekleri olan ataşman- metraj yeşil defter ve tutanakların da dosyaya sunulmasının gerekeceği, yukarıda belirtilen hesaplamaya esas belgelerin sunulmaması halinde, Davacı tarafın yaptığı yıkım ve söküm işleri bedeli 118.000,00 TL, davacının yaptığı imalat tutarı 15.668.501,56TL, davacının verdiği teminat bedeli 1200.000,00TL toplamından davalı işveren tarafından davacı tarafa yapılan 11.002.994,34 TL hakediş ödemesi, 3.196.411,20TL yemek, elektrik, malzeme ve işçilik bedeli, 1.732.071,00 TL alınan malzeme bedeli, 135.447,78 TL 3. şahsa davacı adına yapılan ödeme, 509.954,82TL davacı adına yapılan SGK ödemesi mahsubu sonucu, davacının asıl dava kapsamında davacının verdiği teminat çeki dahil 409.622,42TL yaptığı iş karşılığı bedel talep edebileceği, birleşen dava kapsamında davacı-karşı davalı ... A.Ş, nin sözleşmeler kapsamında fazla ödemesinin bulunmadığı, meydana gelen gecikmenin karşı davacı iş sahibi ... A.Ş den kaynaklanması nedeniyle otel inşaatının yapımının gecikmesine bağlı olarak karşı davalı yüklenicilerden kar kaybı talep etmesinin yerinde olmadığı, keza karşı davacının cezai şart isteminin de haklı olmadığı ve akdin iş sahibi karşı davacı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle ifaya ekli cezai şart isteminin yerinde olmadığı bildirilmiştir. İtirazlarda dikkate alınarak bilirkişi kurulundan alınan ek raporda özetle; kök raporda belirtilen görüşün değişmediği bildirilmiştir. İtirazlarda dikkate alınarak bilirkişi kurulundan alınan 2.ek raporda özetle; kök ve ek raporda belirtilen kanaatlerini aynen muhafaza etiklerini, kök raporda yer aldığı gibi 2 tespit raporu ortalamasının alınması halinde; asıl dava kapsamında davacının verdiği teminat çeki dahil 291.622,42 TL yaptığı iş karşılığı bedel talep edebileceği, birleşen dava kapsamında davacının sözleşmeler kapsamında bir alacağı olmadığı, Bolu 1. Sulh Hukuk Mahkeme'sinin 2017/19 Değ İş dosyasındaki tespit raporuna itibar edilmesi halinde; asıl dava kapsamında davacının bir alacağının bulunmadığı, birleşen dava kapsamında davalı/karşı davacının 7.841.103,14 TL alacaklı olacağı, Bolu 2. AHM'nin 2017/160 Değ İş dosyasındaki tespit raporuna itibar edilmesi halinde; asıl dava kapsamında davacının verdiği teminat çeki dahil 1.821.834,92 TL yaptığı iş karşılığı bedel talep edebileceği, birleşen dava kapsamında davacının sözleşmeler kapsamında bir alacağı olmayacağı bildirilmiştir. Mahkememizce dosya kapsamına uygun düşen bilirkişi heyetinden alınana rapor ve ek raporlardaki 2 tespit raporu ortalamasının alınması suretiyle yapılan hesaplama metodu mahkememizce kabul edilmiştir. Dosya kapsamına, sunulan delillere ve bilirkişi rapor ve ek raporuna göre; taraflar arasındaki sözleşmelere göre; ... Oteli tadilat ve yapım işleri kapsamında: ...-... İş Ortaklığı tarafından yıkım söküm ve atıkların atımı işlerinin 100.000,00 TL + KDV olmak üzere toplam 118.000,00 TL tutar ile yapılacağı, ...-... Adi Ortaklığı tarafından tadilat ve yapım işlerinin toplam 13.100.000,00 + KDV olmak üzere; toplam 15.458.000 TL tutar ile yapılacağının tespit edildiği, dosya kapsamına yapılan işlere ilişkin taraflar arasında düzenlenen hak ediş raporları bulunmadığı, davacı yüklenicinin sözleşmeler kapsamında yaptığı işlere ait metrajları, işin yapım oranı ve miktarını tespite yarayacak (Tespit bilirkişi Raporları dışında) her hangi bir belge de yer almadığı, davacının üstlendiği işlerin tamamını bitirmediği, işin devamı sırasında sözleşmenin davalı- birleşen dosya davacısı iş sahibi tarafından feshedilmiş olduğu, davacı yüklenicinin edimlerini sözleşmelerde belirtilen süre içinde yerine getirmediği, işin gecikmesine iş sahibince sebebiyet verildiği bu gecikmelerin süre uzatımı verilerek telafi edilmesi ve işin verilecek sürede tamamlanabilmesi imkanı varken, davacı yüklenicinin herhangi bir irade beyanı ile akdin feshi ve tasfiye edilmesi yönünde bir isteminin de mevcut olmadığı dikkate alındığında, davalı iş sahibinin sözleşmeden dönmesinin haklı olmadığı, götürü bedelli sözleşmelerde sözleşmenin feshinden sonra yüklenicinin fesih tarihine kadar gerçekleştirdiği imalatların bedelinin, kesin hesap-kesin hakedişin- belirlenebilmesi için, sözleşme gereği yapılması gereken imalatların keşfi ile yapılan imalatların keşfinin aynı yıl fiyatlarıyla çıkartılması ve yapılan imalat keşfindeki miktarın yapılması gereken imalat keşfi toplamına bölünmesiyle gerçek pursantaj- gerçek gerçekleşme nispetinin- belirlenmesi, bu nispet ile sözleşmede belirtilen götürü bedelin çarpılmasıyla yüklenici sözleşme kapsamındaki işlerle ilgili hakedişinin belirlenmesi ve bu miktardan yapılan ödemelerin indirilerek taraflar arasındaki sözleşme gereği alacak borç ilişkisinin belirlenmesi, sözleşme dışı yapılan işlerin ise işin yapıldığı tarihteki fiyatlara göre belirlenmesi gerektiği, somut olayda yapılan imalatlar konusunda tarafların bir mutabakatı bulunmadığı, yüklenici tarafça yaptırılan ilk tespitte toplam işin tamamlanma oranı % 95 olarak belirtildiği halde, işveren tarafından yaptırılan tespitte ise toplam iş oranının % 48,75 olduğunun tespit edildiği, her iki tarafın yaptırdığı delil tespitlerinde alınan bilirkişi raporlarında işin tamamlanma oranlarında aşırı derece fark bulunduğu anlaşılmıştır. Her iki tespit bilirkişisi raporunda belirtilen tamamlama oranın hesaplamaya alınamayacağına dair bilirkişi kurulu görüşü mahkememizce kabul edilmiş, mahkememizce taraf vekillerine, taraflarca; yapılan işlerin keşfi ile yapılması gereken işlerin keşfinin aynı yıl fiyatları ile çıkartılarak dosyaya sunulması için süre verilmesine rağmen taraflarca buna ilişkin belge sunulmamıştır. ... ...Aş vekilinin dilekçelerinde sözleşmelere konu işin dava tarihinden önce ikmal edildiği ve otelin hizmete açıldığına ilişkin beyanları dikkate alındığında mahallinde yapılacak keşfin yararlı olmayacağı, yüklenici tarafça yapılan imalatların oranının yapılacak keşifte belirlenemeyeceği kanaatine varıldığından yargılama ekonomisi de dikkate alınarak davacı tarafın keşif talebi reddedilmiştir. Mahkememizce benimsenen bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, asıl dava kapsamında davacı tarafın yaptığı yıkım ve söküm işleri bedeli 118.000,00,TL, davacı tarafın yaptığı imalatların tutarı 15.668.501,56TL, davacının verdiği teminat çeki bedeli 1200.000,00TL toplamından davalı işveren tarafından davacı tarafa yapılan 11.002.994,34 TL hakediş ödemesi, 3.196.411,20TL yemek, elektrik, malzeme ve işçilik bedeli, 1.732.071,00 TL alınan malzeme bedeli, 135.447,78 TL 3. Şahsa davacı adına yapılan ödeme, 509.954,82TL davacı adına yapılan SGK ödemesi mahsubu sonucu, davacının asıl dava kapsamında davacının verdiği teminat çeki dahil 409.622,42TL yaptığı iş karşılığı bedel talep edebileceği, davacı şirketlerin geç ve eksik ödemeler nedeni ile zarara uğradıkları iddiasıyla maddi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından asıl davada; davanın kısmen kabulüne, 50.000,00 TL hak ediş alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacıların tazminat taleplerinin reddine, Birleşen davada; davacı ... A.Ş, nin sözleşmeler kapsamında fazla ödemesinin bulunmadığı, meydana gelen gecikmenin karşı davacı iş sahibi ... A.Ş den kaynaklanması nedeniyle otel inşaatının yapımının gecikmesine bağlı olarak karşı davalı yüklenicilerden kar kaybı talep etmesinin yerinde olmadığı, davacının cezai şart isteminin de haklı olmadığı gibi sözleşmenin iş sahibi davacı tarafından feshedilmiş olması nedeniyle ifaya ekli cezai şart isteminin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından birleşen davada davanın reddine dair karar verildiği görülmüştür. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı/ birleşen dosyada davalı vekili tarafından verilen 03/04/2023 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusuna cevap dilekçesinde özetle; Davalı- birleşen dosyada davacı ... A.Ş'nin 20/03/2023 tarihli istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunda hesap tablosunun yanlış yapıldığını, delil tespit raporlarının yanlış değerlendirildiğini, müvekkilinin edimini zamanında yerine getirmediğini, Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/160 D.İş sayılı raporunun iki yerinde “müvekkili şirket” kelimesinin geçtiği ve tarafın etkisi ile düzenlendiğini, 7 adet fotoğraf ihtiva ettiğini, detaylı olmadığı bu nedenle kabule şayan olmadığını, taraflarınca icra olunan Bolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/19 D. İş sayılı tespit raporunun 2598 fotoğraf içerdiğini, UYAP üzerinden gönderilen 48 adet ek arasında, Bolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/19 D. İş sayılı tespit kararına itirazlarına ilişkin belge bulunmadığını ve 2017/19 D. İş sayılı raporun kabule şayan tek rapor olduğunu, ... A.Ş'nin alacaklı olduğu iddiası ile davalarının reddine, birleşen 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin E. 2018/981 sayılı davalarının kabulüne karar verilmesi gerekçesi ile istinaf talebinde bulunulduğunu, Cevaplarında ise; Davalı ... A.Ş'nin Bolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/19 D. İş sayılı delil tespit karar ve raporunu tebliğe çıkartmadığı için tespit mahkemesine itiraz edilemediğini, talepleri üzerine hüküm mahkemesince UYAP ortamında getirtilen Bolu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/19 D. İş sayılı raporuna 19/02/2020 tarihli dilekçe ile ve yasal süresi içinde itiraz edildiğini, ... A.Ş. sözleşme ve eki teknik şartname ve diğer eklerinde özellikle projede belirtilmeyen, ön görülmeyen sehven yazılmayan işlerin dahi yüklenici firmanın otelinin 5 yıldızlı otel olacak şekilde proje ve tadilatı ve inşaatının anahtar teslimi suretiyle yapılması konulu şart, ucu açık, nereye ulaşacağı belirsiz hukuken korunmayan izafi bir ifade olduğunu, müvekkili tarafından ikame olunan Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/160 D.İş sayılı tespit bilirkişi raporunda gerekçelendirildiği gibi taahhüt edilen ve sözleşme dışı olan işler dahil %95 oranında ikmal edildiği ve bu rapora göre müvekkilinin teminat çeki dahil 1.821.834,92 TL tutarında alacaklı olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin, iddialarnın tamamının yargılama aşamasında kanıtlanmadığı görüşü belirlendiğine göre yasal süresi içinde talep ettikleri keşif yasal taleplerinin karşılanmayarak eksik soruşturma ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile karşı tarafın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı/ birleşen dosyada davalı ... vekili tarafından verilen istinaf konun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece verilen kararda müvekkilinin alacağından mahsup edilen meblağlara ilişkin delillerin gerçeği yansıtmadığını, işçilerin konaklama ve yemek giderlerini karşılamanın sözleşmelerin bu hususları düzenleyen açık maddeleri uyarınca birleştirilen davanın davacısı ...'in yükümlülüğü olduğunu, açık sözleşme hükümlerine rağmen personel giderlerini müvekkilinden veya ortaklıktan talep ederek müvekkilinin alacağından mahsup edilmesinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, iş sahasında yapımı devam eden spor salonu, benzinlik ile sözleşme kapsamında olmadığı için başka şirketlere yaptırılan mermer ve mobilya işlerini yapan çalışan şirketlerin elemanları ile otel içinde bulunan villarda konaklayan otel müdürünün dahil ... yetkilisi ve çalışanların kaldığı villaların elektrik su ve yiyecek maliyetlerinin de müvekkiline ve ortaklığa maledilmeye çalışıldığını, gerekçeli kararda yer alan 3.196.411,20 TL yemek, elektrik, malzeme ve işçilik bedeli mahsubunun hukuka ve somut olaya aykırılık teşkil ettiğini, gerekçeli kararda müvekkilinin alacağından mahsup edilen diğer kalem olan SGK ödemesinin de haksız yere yapıldığını, 509.954.82 TL'lik tutarın müvekkili alacağından mahsup edilmesinin yalnızca davalı şirketin beyanına dayandığını, yargılama sırasında defaatle izah etikleri üzere Bolu SGK tarafından bu borç konusunda kapsamlı bir soruşturma yürütüldüğünü, işbu soruşturma kapsamında sigorta borcunun davalı / birleşen dosyada davacının yükümlü olduğu sigorta bedeli ve dosya açmamış olmasının yaptırımı olarak bu borcun davalı / karşı davacı ... adına tahakkuk ettirildiğini, dolayısıyla zaten davalı şirketin yükümlülüğünde olan ödemenen yine haksız yere müvekkilinden tahsil edildiğini, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarında defaatle belirtilen bu hususun yerel mahkemece dikkate alınmadığını, SGK dosyası yönünden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, birleştirilen davanın davacısı olan ...'in, müvekkili ve ortaklık tarafından kesilen faturaları teslim almayarak, alıp işlemeyerek hak edişleri ödemediğini, bu faturaların iptal edilmesi halinde ödeme yapılacağı ve ödeme yapıldığı tarihte fatura isteneceği belirtilerek 2 adet toplamı 4.000.000.00 TL yi aşan iki faturanın iptal ettirildiğini, heyetin davalı/ karşı davacının sırf beyanını dikkate aldığı için bu fatura/ faturaları da hesaplamada dikkate almadığını, yerel mahkemece verilen hükmün HMK md. 353/1-a-6 uyarınca tarafların gösterdiği delilleri hiç toplamadığı veya hiç değerlendirmediği nedenine dayanarak dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermesi gerektiğini, yine gerekçeli kararda maddi tazminat taleplerinin reddedildiğini ancak bu hususta yapılan redde ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini, müvekkilinin hakediş talebinde haklı olduğu ve ödemelerin zamanında yapılmadığı sabitken maddi zarara sebep olduğu ve tazmininin gerektiğini, yerel mahkeme hükmünde davalı tarafın aldığı tespit bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, raporda yer alan fotoğrafların tarafça çekildiğini, bilirkişi tarafından eklenmediğini, sözleşme konusu işlerle ilgili olarak yapılması gereken imalatların, iş sahibi ... A.Ş.’nin işin başlangıcından neredeyse sonuna değin devamlı proje değişikliği yapmış olmasının, bunun sonucu yapılan bir kısım imalatların sökülmesi yenilerinin yapılması yanında delil tespit raporunda belirtildiği üzere yaklaşık 4.832.414,06 TL ilave iş yapılması, bu ilave işlerin e mail yazılarına göre Ağustos-Eylül- Ekim aylarında yapımının yükleniciden talep edilmesi, malzemelerin değiştirilmesi talepleri dikkate alındığında, işin gecikmesine iş sahibi tarafından sebebiyet verildiği, bu nedenle davacı-karşı davalıya süre uzatımı tanınmasının gerekli bulunduğunu, bu nedenle işin gecikmesine karşı davacı tarafından sebebiyet verilmesi hususunun sabit olduğu dikkate alındığında müvekkilinin davalı firmadan alacaklığı olduğunun sabit olduğunu, istinaf incelemesine konu edilen asıl hususun hükme esas alınamayacak davalı raporuyla müvekkilinin dosyaya sunmuş olduğu raporun ortalamasının alınması gibi hukuki garabet yaratan bir usulün benimsenmesi ve davalı yükümlülüğünde bulunan ödemelerin müvekkili alacağından mahsup edilmiş olması ve hak ediş ödemesinin zamanında yapılmaması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararın tazmininin reddine karar verilmesi olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davalarının kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/ birleşen dosyada davacı ... vekili tarafından verilen istinaf konun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin, asıl davayı kısmen (50.000,00 TL) kabul ettiğini ve birleşen davayı reddettiğini, teminat çekinin hesaba katılmasının yanlış olduğunu, bu teminat çekinin hiçbir kıymetinin olmadığını, teminat çekinin bir alacağın kaynağı değil ve bir alacağı temin edecek tahsil kabiliyetinden de yoksun olduğunu, bu yanlışlık giderilse bile müvekkilinin davacılardan alacaklı olduğunu, dosyada, aynı heyetten alınan 3 adet bilirkişi raporunun mevcut olduğunu, bu raporlarda, yüklenicinin iş sahasını terk ettiği andaki iş bitirme oranının doğrudan tespit edilemediğini, taraflarca dava öncesinde alınan 2 adet delil tespit raporundaki iş bitirme oranının ortalaması alınarak bir hesaplama yapıldığını, karşı tarafça alınan delil tespit raporunun sadece 7 resimle büyük bir otele ilişkin değerlendirmede bulunduğundan yetersiz olduğunu, üç yerinde 'müvekkili şirket' ibaresi geçtiği için şaibeli olduğunu, delil tespit dosyasının müvekkili tarafından itiraza uğradığını, bu nedenlerle hükme esas alınmaması gerektiğini, müvekkili tarafından alınan raporda 2598 adet resim kullanıldığını ve yüklenicinin bu rapora delil tespit dosyasında itiraz etmediğini, hükme esas alınacak tek delil tespit raporunun bu rapor olduğunu, iki adet delil tespit raporunun da heyetinde aynı makine mühendisi bulunduğu halde, 2 raporun bitirme oranları arasında uçurum olduğunu, keşif tarihleri arasında sadece 2 gün bulunan 2 adet delil tespit raporunun makine mühendisi bilirkişisinin aynı kişi olduğunu, buna rağmen yüklenicinin aldığı raporda %95, müvekkilinin aldığı raporda ise işin seviyesinin %48,75 bitirme oranında belirlendiğini, 3. bilirkişi raporunda iş sahibi müvekkilinin aldığı delil tespit raporuna itibar edilebileceğinin belirtildiğini, yüklenicinin eseri teslim borcunu zamanında ifa etmediğini, sözleşmenin bu sebeple sona erdirildiğinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, taraf ticari defterlerinde yer alan ve birbiriyle örtüşen ihtilaf konusu olmayan kayıtlara göre ... Sağlık A.Ş den 1.029.994,34 TL alacaklı olduklarını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl davanın reddine birleşen davalarının ise kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava ve birleşen dava, taraflar arasında düzenlenen 14/04/2017 tarihli 1.000.000,00 TL bedelli, 14/04/2017 tarihli 10.000.000,00 TL bedelli, 30/05/2017 tarihli 10.0000.000,00 TL bedelli ana sözleşmeler ile 29/06/2017 tarihli 3.100.000,00 TL bedelli ve 18/04/2017 tarihli eser sözleşmesi mahiyetindeki ek sözleşmelerden kaynaklanan alacak ve tazminat istemlerine ilişkin olup, asıl davada davacı yüklenici ortaklık bu sözleşmeler kapsamında ödenmeyen hakediş bedeli alacaklarının tahsili ile geç ödemeler sebebi ile uğradıkları zararların davalı iş sahibinden tahsili isteğinde bulunmuş, her bir alacak için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle 50.000,00 TL alacak isteğinde bulunmuş, davalı/ birleşen davada davacı iş sahibi ise, aynı tarihli eser sözleşmeleri kapsamında davacı ortaklığa yapılan fazla ödemelerin iadesi, eksik ve ayıplı yapılan işlerin üçüncü kişilere tamamlattırıldığını belirterek bu ödemelerin davacılardan tahsili ile işin gecikmeli olarak yapılması sebebi ile uğramış oldukları kar kaybının ve taraflar arasındaki sözleşme uyarınca geç teslim nedeniyle cezai şart ile ifaya etkili cezaya karşı alacak talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, aynı heyetten, davadan önce her iki tarafça yaptırılan tespit dosyalarındaki bilirkişi raporları incelenmek suretiyle ve yine taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılması suretiyle alınan bir adet kök rapor ile iki adet ek rapor sonrasında ve davaya konu işin tamamlanmış olması sebebi ile yargılama aşamasında yapılacak keşfin dosyaya bir katkı sağlamayacağı kabul edilerek bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen son ek rapor hüküm vermeye yeterli görülerek buna göre her iki tarafın tespit dosyalarında aldırmış oldukları bilirkişi raporlarının birbiri ile önemli ölçüde çelişkiler barındırdığı bu sebeple tek başına hükme esas alınacak nitelikte olmadığından her iki tespit bilirkişi raporundaki işin bitirilme oranlarının ortalamasının alınmasının uygun olduğu, yine taraflar arasında düzenlenmiş hakediş belgesi ve işin geldiği seviyeye ve iş bitirilmesi konusunda düzenlenmiş bir tutanak bulunmadığı anlaşıldığından bu konuda da pursantaj hesabının yapılamayacağı, taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve her iki taraf ticari defterlerine göre de alternatifli alacak hesabı yapılmış ise de sonuçta son olarak düzenlenen ek rapor hüküm vermeye yeterli görülerek buna göre davacının haketmiş olduğu imalat bedeli olarak belirlenen alacaktan davalı tarafından yapılan ödemeler, 3. Kişilere yüklenici ortaklık adına yapılan ödemeler ve SGK ve işçilerin yemek giderleri mahsup edilerek yine davacı ortaklık tarafından davalı iş sahibine verilen teminat çekinin de hesaba dahil edilmesi suretiyle sonuçta davacının davalıdan 200.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının ise alacağının olmadığı kabul edilerek davacının hakediş alacağı olarak 50.000,00 TL talep etmiş olması sebebi ile taleple bağlı kalınarak 50.000,00 TL hakediş bedeli alacağı yönünden davanın kabulüne, davacının başkaca zarara uğradığı iddiasının kanıtlanamaması sebebi ile maddi tazminata ilişkin talebinin reddine, davalı birleşen davada davacı iş sahibinin yapılan fesihte haksız olduğu, bu sebeple kar kaybı isteyemeyeceği, yine davacı yüklenici ortaklığa fazla ödemesinin olmadığı anlaşıldığından fazla ödeme talebinin de yerinde olmadığı, fesih olduğu için de ifaya ekli cezai şart istenemeyeceği kabul edilmek suretiyle birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin asıl ve birleşen dava yönünden yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. Mahkemece aynı bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek raporlar hükme esas alınmak suretiyle karar verilmiş ise de bu bilirkişi raporlarının hüküm vermeye yeterli nitelikte olduğundan söz edilmesine olanak bulunmamaktadır. Zira dava açılmadan önce her iki tarafça delil tespiti talebinde bulunulması üzerine düzenlenen iki ayrı tespit bilirkişi raporunun bulunduğu anlaşılmakta ise de bu tespit bilirkişi raporlarının gerek işin bitirilme seviyesi gerekse hakedilen imalat bedeli alacağı yönünden birbiri ile önemli ölçüde farklılıklar barındırdığından her iki tespit bilirkişi raporunun da hükme esas alınacak nitelikte olmadığı ve tespit isteyen taraf lehine tespit ve belirlemeler içerdiği anlaşıldığından mahkemece aldırılan bilirkişi kurulu raporunda işin bitirilme seviyesi ile hakedilen iş bedeli alacağının belirlenmesinde tespit bilirkişi raporlarının ortalanmasının alınması suretiyle yapılan hesaplama dosya kapsamına ve toplanan deliller ile yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Yine, sözleşmenin fesih ile sonuçlandığı anlaşıldığından ve taraflar arasında imza altına alınmış bir hakediş belgesi ile işin seviyesinin belirlenmesine dair bir tutanağın bulunmadığı anlaşılmakla gerekirse mahkemece mahallinde keşif icrası suretiyle taraf tanıkları dinlenmek suretiyle ve tespit raporlarındaki imalatın belirlenmesine ilişkin maddi tespitlerin de tanık beyanları ile birlikte değerlendirilmesi suretiyle davacı yüklenici ortaklığın gerek sözleşmeler kapsamında gerekse sözleşmeler dışında yapmış olduğu imalatın belirlenmesi, yine davacı ortaklık adına davalı birleşen davacı iş sahibi tarafından yapıldığı söylenen ödemelerin, bu ödemelerin düzenlenen sözleşmeler kapsamında hangi tarafın yükümlülüğünde olduğu da belirlendikten sonra davalı iş sahibi tarafından buna göre davacı yüklenici ortaklık adına yapıldığı anlaşılan giderlerin belirlenerek ve SGK'ya yapıldığı söylenen giderlerin de davacı adına ödenip ödenmediğinin de SGK'dan sorulup belirlenmesi suretiyle tespitinden sonra ve dosya üzerinde taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bu defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu tespit edildiğinden davacı yüklenici ortaklığın hakettiği iş bedeli alacağının taraf ticari defterlerindeki belirlemelerden de yararlanması suretiyle tespit edilerek davacı yüklenici ortaklığın hak ettiği imalat bedeli alacağından davalı iş sahibi tarafından davacı adına yapılan ve mahsubu gereken tüm ödemelerin mahsubu ile ve davalı birleşen davacı iş sahibinin elinde olduğu söylenen teminat çekinin de çek niteliğini haiz olup olmadığı, paraya çevrilip çevrilmediği de belirlenerek buna göre bu teminat çekinin iş sahibi yönünden zenginleşmesine sebep olup olmadığı da belirlenerek ve davacı vekiline dava dilekçesinde talep etmiş oldukları maddi tazminat taleplerinin ve alacak taleplerinin neye ilişkin olduğunu açıklamaları konusunda ihtaratlı süre de verilerek davacı yanın davada talep etmiş olduğu alacakların yeni bir uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak belirlenmesinden sonra asıl ve birleşen davadaki alacakların hüküm altına alınması gerekmektedir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden eksik ve yetersiz bilirkişi kök ve ek raporları hükme esas alınmak suretiyle ve davacı yanın dava dilekçesindeki taleplerinin neye ilişkin olduğu tam olarak belirlenmeden asıl ve birleşen davanın sonuçlandırılmış olması dairemizce doğru görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı kabulüne, mahkeme kararının, asıl ve birleşen dava yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın asıl ve birleşen davada dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin AYRI AYRI KABULÜNE, 2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/02/2023 tarihli ve 2018/460 Esas 2023/78 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, asıl ve birleşen davanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esas yönünden sonuçlandırılması için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı/birleşen davalılarca ayrı ayrı yatırılan 179,90'ar TL istinaf karar harcının talep halinde yatıran davacı/birleşen davalılara iadesine, 5-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davalı/birleşen davacı tarafından yatırılan toplam 1.033,77 TL istinaf peşin karar harcının talep halinde yatıran davalı/birleşen davacıya iadesine, 6-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 492,00'şer TL istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır