10. Hukuk Dairesi 2024/4384 E. , 2025/4919 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan…
**10. Hukuk Dairesi 2024/4384 E. , 2025/4919 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinin mirasçıları olan...'in askeri araç sevkiyatı sırasında Diyarbakır'da meydana gelen terör saldırısına bağlı iş kazası sonucunda hayatını kaybettiği, kazanın yaşanmasında ve ölüm olayında davalı işverenlerin de kusurlarının bulunduğunu beyanla maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Birleşen davada davacılar vekili, aynı kazayla ilgili aynı nedenlerle bu kere olayda hayatını kaybeden diğer bir işçi Mustafa Yılmaz'ın yakınları için maddi tazminat talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili, müvekkili şirketin işveren sıfatının bulunmadığını, muris işçilerin gerçek işvereninin diğer davalı olduğunu; kazanın terör saldırısı sonucu gerçekleştiğini, iş kazası olmadığını ve müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada...Uluslararası Taşımacılık ve Organizasyon vekili, olayın terör saldırısı sonucunda gerçekleştiğini, gerekli her türlü önlemin alındığını, muris işçilere gerekli her türlü eğitimin verildiğini, müvekkili şirketin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ''..Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava iş kazası olmasına rağmen zarar iş güvenliği yönünden ortaya çıkan bir aksaklıktan veya iş güvenliği tedbirlerinin alınmasındaki kusurdan doğmayıp davalı iş verenlerin kusurunun bulunmadığı, kamu düzenini bozmaya yönelik terör eyleminden kaynaklandığı, davacıların idari yargı yoluna gitmesine engel bir durum bulunmadığı dolayısıyla davalı işverenlerin kusurunun bulunmadığından asıl ve birleşen davanın reddine..'' karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; Kusur bilirkişisi incelemesinin uzmanlık alanı dışındaki bilirkişilerce yerine getirildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığı İş Müfettişi tarafından düzenlenen raporda olayın iş kazası olduğunun belirtildiğini, patlamanın meydana geldiği bölgenin Diyarbakır Batman istikametinin yol çalışması nedeniyle trafiğe kapalı olduğunu ve patlayıcı maddenin buraya yerleştirildikten sonra üzerinin toprak yığını ile örtülmüş olduğunu, tüm bu sebeple patlamanın planlı olarak yapıldığını ve terör olaylarının yaşandığı bölgeye yapılan zırhlı araç sevkiyatının gizlilik içerisinde olması gerekirken teröristlerin haberi almasının kusur ve ihmalden kaynaklandığını, işverenin işçisini koruması ve kollaması gerektiğini ve bu hükmün kanunlarda da yer aldığını, olayın meydana gelmesinde bölgede gereken tedbirler alınmadığından ve yol güzergahı tehlikeli olduğundan bu konuda İçişleri Bakanlığı veya Milli Savunma Bakanlığının da ihmal ve kusurunun bulunduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesinin dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Davacılar vekilinin, tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, 2.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.