8. Hukuk Dairesi 2018/9251 E. , 2018/13701 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, 167 ada 39 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kargir iki katlı
**8. Hukuk Dairesi 2018/9251 E. , 2018/13701 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, 167 ada 39 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kargir iki katlı evin vekil edeni tarafından yaptırıldığını beyan ederek dava konusu binanın vekil edenine olduğunun tespitine ve tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., 10.3.2011 tarihli dilekçesi ile karşı dava harcı yatırarak, davacı hakkında maddi ve manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, 06.10.2011 tarihli celse de, bu dosyanın tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir. Bir kısım davalılar, (..., ... ve ...) (... oğlu), dava konusu binanın temelinin ve 1. katının sadece davacı tarafından yaptırılmadığını, ancak en üst katın davacı tarafından yaptırıldığını ve bu yöne bir itirazlarının olmadığını beyan etmişlerdir. Davalılardan ..., ..., ... Oğlu ... ve ..., (... mirasçısı) kimlik tespiti yapılmış dilekçeleri ile davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. Davalılardan Emine Üçüncü, duruşmada alınan beyanında davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Bir kısım davalılar (..., ..., ...) davanın reddini savunmuştur. Bir kısım davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 30/04/2014 hakim havale tarihli rapor ve eki krokisinde gösterilen 167 ada 39 parsel üzerinde bulunan üç katlı betonarme evin davacı ...'ye ait olduğunun tespitine, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine, 167 ada 39 parselde kain taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "üzerindeki üç katlı betonarme ev ... oğlu ...'ye aittir" şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalılardan ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 167 ada 39 parsel sayılı taşınmazın 17/05/2007 tarihinde taraflar ve tarafların yakın mirabırakanları adına ahşap ev ve kargir ev ile fındık bahçesi niteliğiyle tapuya tescil edildiği, mahkemece yapılan keşif sonrası alınan İnşaat Mühendisi bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmaz üzerinde yarım bodrum kat,üzeri zemin kat ve birinci kattan oluşan üç katlı yapının mevcut olduğu, binanın yaklaşık 25-30 yıllık olduğu, davacının iddasının ise bahse konu binanın tamamının vekil edeni tarafından yapıldığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, dava konusu binanın tamamının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir. Taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda; Mahkemece araştırılması gereken husus muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına, ne zaman yaptırıldığıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında bir kısım davalılar, dava konusu binanın üst katının davacı tarafından yaptırıldığını ve bu konuda bir itirazlarının olmadığını beyan etmişler, bir kısım davalılar ise dava konusu binanın tamamının davacı tarafından yaptırıldığını beyan etmişlerdir. Yine keşif sırasında dinlenen tanıklar da davaya konu binanın üst katının davacı tarafından yaptırıldığını ifade etmişlerdir. Tüm dosya kapsamına göre, dava konusu binanın üst katının davacı tarafından yapıldığı her türlü tereddütten uzak bir şekilde kanıtlanmıştır. O halde, bahse konu katın davacı tarafından meydana getirildiği doğrudur. Az yukarıda bahsi geçen İnşaat Bilirkişisi raporuna göre dava konusu bina yarım bodrum kat,zemin kat ve birinci kat olmak üzere üç katlıdır. Birinci katın ( üst katın ) davacı tarafından yaptırıldığı ispat edildiğine göre uyuşmazlık yarım bodrum kat ve zemin katın davacı tarafından meydana getirilip-getirilmediği hususunda toplanmaktadır. Bir kısım davalılar, binanın üst katının davacı tarafından yaptırıldığını kabul etmiş, ancak diğer katların sadece davacı tarafından yaptırılmadığını beyan etmişler, davacı vekili 03/10/2013 tarihli celse de aynen “...dava konusu bina iki katlıdır ve ikinci katının tamamının müvekkilime ait olduğu tüm davalılarca kabul edilmektedir, birinci katın ise müvekkilime ait olduğunu bir kısım davalılar kabul etmektedir, kabul etmeyip itiraz eden davalıların hisseleri oranında birinci kattaki hisselerini kabul ediyoruz...” şeklinde bayanda bulunmuştur. Yine mahkemece 28/04/2014 tarihinde yapılan keşifte dinlenen ve tarafların komşusu olan mahalli bilirkişi, davacının, 1970-1974 yıllarında ahır olarak kullanılan bodrum katı ve birinci katın sadece duvarlarını yaptırdığını, tarafların köylüsü olan ve öncesinde muhtarlık yapan davacı tanığı ise, bodrum kat üzerindeki zemin katın yaklaşık 26 yıl önce yapıldığını, taşınmaz üzerinde sadece taş duvar üzerinde bodrum mevcut olduğunu, evin inşaatında çalışırken yemek ve çalışma ücretlerini davacının verdiğini, o dönemde babaları ... sağ olduğunu ve inşaatla ilgilendiğini beyan etmiş, davalı tanığı ise dava konusu binanın bodrum ve zemin katının tarafların babası ... tarafından yaptırıldığını beyan etmiştir. Gerek bir kısım davalı beyanları, gerek davacının beyanı gerekse her iki taraf tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere, davaya konu yapının bodrum ve zemin katının davacı tarafından yapıldığı duraksamaya yer vermeksizin tespit edilememiştir. Mahkemece az yukarıda açıklanan tüm bu hususlar gözönünde bulundurulmaksızın delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Yine, yargılamaya katılan davalılardan ... oğlu ...'nün karar başlığında gösterilmemiş olması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davalılardan ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.