12. Ceza Dairesi 2016/2522 E. , 2016/6768 K. "" Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 31/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Kanunun 11, 5/1-a, 36/1 ve 39. maddeleri gereğince danışmanlık tedbiri uygulanması Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk hakkındaki ceza verilmesine yer olmadığına ve danışmanlık tedbiri uygulanmasına ilişkin hüküm, müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünül…
**12. Ceza Dairesi 2016/2522 E. , 2016/6768 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 31/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5395 sayılı Kanunun 11, 5/1-a, 36/1 ve 39. maddeleri gereğince danışmanlık tedbiri uygulanması Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk hakkındaki ceza verilmesine yer olmadığına ve danışmanlık tedbiri uygulanmasına ilişkin hüküm, müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilinin CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğundan bahisle tebliğnamede temyiz isteminin CMK'nın 317. maddesi gereğince reddi yönünde görüş belirtilmiş ise de katılan vekilinin temyiz istemi mahkemece 02.12.2014 tarihli ek kararla reddildiğinden ve verilen ek karara yönelik de bir temyiz istemi bulunmadığından, hükmün sadece suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi üzerine yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Suça sürüklenen çocuğun, soruşturma evresinde sevkinin sağlandığı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Polikliniği Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Biriminde görevli Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olan doktor ... tarafından yapılan muayenesi üzerine aynı gün düzenlenen 03.02.2014 tarihli adli raporda; “yapılan psikiyatrik değerlendirme sonucu suça sürüklenen çocuğun isnat edilen taksirle yaralama suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği kanısına varıldığı” belirtilmiş ise de; kovuşturma evresinde 5395 sayılı Kanunun 35. maddesi gereğince görevlendirilen ve suça sürüklenen çocuk ve ailesi ile görüşme yapan pedegog bilirkişi tarafından düzenlenen 04.04.2014 tarihli raporda, “çocuğun aile içerisinde korunduğu, ihtiyaçlarının karşılandığı, belirgin ihmal ya da istismara maruz kalmadığı, fiziksel ve zihinsel gelişimini tehlikeye düşürecek risk faktörlerinin aile ve yakın çevresinde olmadığı, ebeveyn denetiminin olduğu, manen terk edilmişliğinin olmadığı, hem ailesinin hem kendisinin problem çözme