T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/819 Esas KARAR NO: 2025/1607 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2023 NUMARASI : 2017/139 Esas, 2023/289 Karar BİRLEŞEN 2018/177 E. VE 2019/324 K. SAYILI DAVA DAVA: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan), Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Hak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/819 Esas KARAR NO: 2025/1607 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2023 NUMARASI : 2017/139 Esas, 2023/289 Karar BİRLEŞEN 2018/177 E. VE 2019/324 K. SAYILI DAVA DAVA: Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan), Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ...'in 1991 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Eğitimi İngilizce Öğretmenliği bölümünden Mezun olduğunu, daha sonra kamu görevlisi olarak bugüne kadar İngilizce Öğretmeni sıfatıyla görev yaptığını, kamu görevine Karabük Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nda okutman olarak hâlihazırda devam ettiğini, hiçbir zaman kamu dışı çalışmadığını, aynı zamanda kitap da yazdığını, İngilizce kitapları 2008 yılından itibaren davalı Yayınevine gönderdiği, yayınevinin de bu kitapları yayınladığı, 2008 yılından beri satış fiyatı üzerinden 12 telif ücreti verilmesi kararlaştırılmasına rağmen Davalı şirket ve yetkilisi “henüz para kazanamıyoruz, satış yetersiz daha sonra ödeyelim” şeklinde beyanlarla davacıya herhangi bir ödeme yapmadıkları, herhangi bir bilgi de vermedikleri, kısmen davalı şirket yetkilisi ... ... tarafından davacı yazara cüzi paralar gönderildiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, 28.09.2011 tarihinde bir yayın sözleşmesi ile 15 adet eserin sadece yayın haklarının Borçlar Kanunu kapsamında yayın sözleşmesi ile verildiği, diğerler kitaplar için ise bir sözleşme yapılmadığı, davalı Yayinevi ile yapılan müzakereler yapıldığı, ancak Davalı Şirket yetkililerinin kitapların ne kadar basıldığı, ne kadar bandrol alındığı ne kadar telif tahakkuk ettiği konusunda bir bilgi vermedikleri ve bilgi vermekten kaçındıklarını, ne kadar bandrol alındığı konusunda araştırma yapıldığını, Kültür Bakanlığı'ndan kitaplar için alınmış bandrollerin formlarının talep edildiği, davalı Yayınevi'nin davacı yazara ait kitaplardan alınmış olan bandrol sayısından daha fazla baskı yaptığının anlaşıldığını, bunu gizlemek amacıyla bandrol başvurularını şirket adına yaptığını, gerçeğe aykırı olarak davacı yazarı kendi çalışanı olarak gösterdiğini, bazı kitapların bandrolünü ... ... adına alındığını, bazı kitapların üzerinden davacının adını kaldırdığı, bazı kitaplara yazar eklediğini, davacının yazarı olmadığı bazı kitaplar için ise Davacı adına bandrol başvurusu yapılarak bandrol alındığını, hukuksuz işlem yapılmış olduğunu, davalıya davacı kitaplarını basmaması konusunda izin verilmediğinin ihtar edildiği, ihtarname tarihinden itibaren kitapları basmasının mali hak ihlali olduğunun bildirildiğini, Telif Hakları Genel Müdürlüğü'nden alınmış olan bandrol talep formlarının istendiğini, gelen cevapta milyonlarca bandrol aldığının görüldüğünü, söz konusu bandrollerin Kültür Bakanlığı yanıltılarak alınmış olduğunu, başka yazarların kitapları için de davacı yazar adına bandrol alındığının görüldüğünü, Kültür Bakanlığı'ndan gelen cevabi yazıda sadece davacı sadece davacı yazarın yazar olarak göründüğü kitaplara ait bandrol formlarının geldiğini, ... ... adına alınan bandroller gelmediğini beyan ettiğini ileri sürülerek davacının ekte sunulan kitaplarından doğan telif alacağının 2008 yılından dava tarihine kadar tespiti ile bu kitaplardan ve telif ücretinin hesaplanarak taraflarına baskı tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile şimdilik 30.000 TL olarak verilmesine, davalı şirket ile artık hukuki ilişkinin sonlandırıldığından davalı şirketin yeni baskılar yapmasının engellenmesine, muhtemel tecavüzün menine, bu kapsamda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVAYA CEVAP: Davacı ...'in vekilinin Ankara 4. Noterliği'nden keşide ettiği 08.03.2017 tarih ve ... ve ... nolu ihtarnamelerde, telif hakkı alacağı talebinde bulunup eserlerinin yeniden çoğaltılmamasını istediğini, davalı ... ...'ın anılan ihtarnamelerin tebliğini takiben Ankara 25. Noterliği'nden keşide ettiği 27.03.2017 tarih ve ... no'lu cevabi ihtarnamesinde, taraflar arasındaki temel ilişkiye değinilip bir telif hakkı alacağının söz konusu olmadığının bildirildiğini, telif hakkına konu eserlerin yeniden çoğaltılıp yayımlanacağı konusunda hiçbir açıklama ve/veya ihsas yapılmamış olduğu, davalı ... ...'ın 2008 yılından bu yana istihdam ilişkisi içinde bulunduğu, Davacı ...'in maddi ve etik gerçekliklere aykırı iddia ve ithamları nedeniyle, geçmiş tarihlerde çoğaltılmış eserlerin yayımlanmasını dahi durdurma düşündüğü, müvekkil ... ...'ın çekişmeli eserlerin yeniden çoğaltılıp yayımlanmak gibi niyeti ve/veya hazırlığının söz konusu olmadığını, davacı ... 2008 ile 31.01.2016 tarihleri arasında Davalı ... ... bünyesinde ve istihdam ilişkisi içerisinde aylık maaş karşılığında çalıştığı, görev tanımı gereği, Davalı Şirket'in denetimi ve gözetimi altında, Davalı Şirket tarafından tedarik edilen araç, gereç, malzeme ve dokümanları kullanarak, yine Davalı Şirket tarafından görevlendirilen diğer müellifler ile birlikte kitap yazma ve soru/cevap üretme faaliyetlerinde bulunduğunu, delilleri meyanında ayrıca ibraz edilecek diğer dokümanları varlığında, davacı ... müvekkili Şirket'ten 2008 yılından 2016 yılına kadar düzenli olarak aylık maaşlarını aldığı, aldığı ücretin aylık maaş olduğunu bizzat kendi elektronik iletisinde itiraf ettiği, Davalı Şirket tarafından temin edilen GSM hattını, cep telefonunu, otomobili, malizeme ve dokümanları kullandığını, davalı Şirket tarafından istihdam edilen müelliflerle ortak mesai yaparak, Davalı Şirketin talimat ve denetimi altında eserleri ortaklaşa yarattıkları, bu sürecin yaklaşık 8 yıl sürdüğü, davacının 8 yıl boyunda maaşı alarak tanınan sosyal hakları fiilen kullandığı, bu süreçte kendisine ödenen maaş ve sağlanan ek yardımlar dışında asla telif ücreti, istisma bedeli, vekalet ücreti ya da benzeri bir isim altında hiçbir talebi olmadığı gibi çekişmeli eserlerin yaratılmasıyla ilgili olarak istisna, vekalet, eser sipariş sözleşmesi veya benzeri isim altında hiçbir sözleşme de düzenlenmediği, taraflar arasındaki anlaşmanın bir istihdam ilişkisi olduğu ve davacı ... kendisine ödenen maaş karşılığında, görev tanımı içinde kalan eserleri diğer müelliflerle birlikte ortaklaşa yarattığını, taraflar arasındaki ilişki resmi şekle uygun olarak ve yazılı şekilde düzenlenmiş bir hizmet ve/veya iş akdine dayalı olmadığı, iş akdi düzenlenmesinin nedeninin davacının kamu görevlisi olması ve bundan dolayı da düzenlenecek herhangi bir yazılı sözleşmenin kendisi için sorun yaratacağının ifade edilmiş olduğunu, davacı ...'in Davalı ... ...'a bağımlı olarak aldığı maaş karşılığında sağlanan araç/gereç ile insan kaynaklafyfı kullandığı, bizzat kendisinin bastırdığı kartvizitinde kendi tanıtımını "... ... ... Koordinatörü" olarak yaptığını, eylemli olarak işçi/işveren ya da hizmetli/hizmet gördüren ilişkisi içinde çalıştığı, taraflar arasındaki ilişkinin 5846 sayılı yasanın 18/2 maddesi anlamında bir hizmet ve/veya iş ilişkisi olduğunu, telif hakkı alacağına konu eserlerden kaynaklanan mali hakların kullanma yetkisi müvekkili ... ...'a ait olduğunu, davacı ...'in telif hakkı alacağı davasının yasal bir nedeni olmadığı, davacı ... dava konusu varlığı iddia edilen telif ücretine konu eserlerin tek sahibi olmadığını, eserlerin kendisi ve davalı ... ... tarafından istihdam edilmiş diğer müelliflerle birlikte hazırlanmış olduğunu, telif ücretine konu eserlerin soru bankaları ve bazıları da İngilizce olarak hazırlanan eserler olduğunu, bu tür eserlerde telif hakkı oranları ve/veya telif ücreti talebi kesinlikle kabul edilmemekle beraber yaklaşık % 3 -5 aralığında olduğunu, davalı ... ...'ın zaten dava konusu eserleri yeniden çoğaltıp yayımlamayı düşünmediği, hatta elde mevcut olan ve çoğaltılıp yayımlanan eserleri dahi piyasadan çekip çekmemek konusunda kesin bir karar vermiş olmadığı, eserlerin yeniden yayımlanması ya da yayım ihtimali kesinlikle söz konusu olmadığını beyan ederek, davacı tarafın tedbir talebinin ve davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA TALEP: Müvekkilinin 1991 yılında Eğitim Fakültesinden mezun olduğunu ve bugüne kadar devlet memuru İngilizce Öğretmeni olarak görev yaptığını, halen de Karabük Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda okutman olarak çalışmaya devam ettiğini, davalı ... ...'nun eğitimci olmadığını ve İngilizce bilmediğini, müvekkilinin davalı şirket ile %12 telif üzerinden müfredata uygun kitapları hazırlamaya başladığını, kendisine peyder pey avans niteliğinde ödemeler yapılmış ise de, müvekkilinin telif ücretini alamadığını, müvekkilinin telif bedellerini talep etmesi üzerine davalı şirketin davacıyı şirketin çalışanı gibi göstererek ödeme yapmadığını, bunun üzerine yapılan araştırmada şirketin kitapların bandrollerini yasaya ve usule aykırı olarak ve müvekkilinin emekli sicil numarasını SSK sicil numarası gibi göstererek bandroller aldığını, bazı kitaplardan müvekkilinin ismini çıkardığını, bazı kitaplarda İngilizce bilmediği halde kendisini yazar gösterdiğini, kitapların çok çeşitli olması ve çok sayıda basılması nedeniyle bu durumun Telif Hakları Genel Müdürlüğünden sorularak öğrenildiğini, akabinde öğrenilen kitaplarla ilgili İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/139 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yeni öğrenilen usulsüzlükler nedeniyle bu davanın da diğer dava ile birleştirilmesi için açıldığını, davalıların davacının FSEK’ten kaynaklanan haklarına tecavüz ettikleri iddiasıyla, 2014 yılında “... ... ... A2” adı ile davacının adı çıkartılarak ilk 59 sayfasına ekleme yapılarak ve 59. Sayfadan 215. Sayfaya kadar aynı olmak üzere aynen basılmış, yazar olarak ... ... gösterilerek ISBN ... THG ... COG Bandrol alınan kitap için 5.000,00 TL manevi, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL FSEK 68. maddesi uyarınca üç kat tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, “... ... ... ... ... ‘” kitabı ISBN ... no ile basıldığından 5.000,00 TL manevi, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL FSEK’nun 68. maddesi uyarınca 3 kat tazminata haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yazarı davacı olan “... ... ... ... 4 kitabının 2016 yılında ... ve ... adı ile basılıp yayınlanmasından dolayı 5.000,00 TL manevi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 1.000,00 TL FSEK’nun 68. maddesi uyarınca 3 kat tazminata haksız fiilin işlendiği tarihten işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, “... ... ... ... A1” kitabı 2014 ve 2015 yılında davacının adı çıkartılarak ISBN numaraları değiştirilerek basılmış ve her iki kitapta İngilizce bilmeyen ve eğitimci olmayan ve kitabın yazarı olmayan ... yazar gösterilerek bandrol alındığından, 2015 baskısı ISBN 978*** *** **** , 2014 baskı ISBN ... bu ihlalle yayınlanmasından dolayı 5.000,00 TL manevi, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL FSEK’nun 68. maddesi uyarınca 3 katı tazminata haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, davacının yazarı olduğu “... UP ... 9 ...” kitabı davacının adı olmadan yayınlanmış olup, yazar olarak ... gösterilerek bandrol alındığından, ISBN ... THG 0643867 FEF bu ihlalle yayınlanmasından dolayı 5.000,00 TL manevi, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 1.000,00 TL FSEK’nun 68. maddesi uyarınca üç kat tazminata haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, davacının yazarı olduğu “... ... 9 ...” kitabı davacının adı olmadan yayınlandığı ve yazarı olarak ... gösterildiğinden, ... ...bu ihlalle yayınlanmasından dolayı 5.000,00 TL manevi, şimdilik fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL FSEK’nun 68. maddesi uyarınca 3 kat tazminata haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, bu eserlerin davalılarca tekrar basımının ve yayımının engellenmesi için muhtemel tecavüzün menine, davanın 2018/139 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. KARŞI DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı ... ... ... San. Org. Ve Eğt. Hiz. Ölç. Değ. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; davacının 08.03.2017 tarihinde Ankara 4.Noterliğindne gönderdiği ihtarname ile telif hakkı alacağı talebinde bulunduğunu ve eserlerinin yeniden çoğaltılmamasını talep ettiğini, müvekkili şirketin ise Ankara 25.Noterliğinden keşide ettiği 27.03.2017 tarihli cevabi ihtarname ile taraflar arasındaki temel ilişkiye değinilerek telif hakkı alacağının söz konusu olmadığını bildirdiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 2008 yılından beri istihdam ilişkisi bulunduğunu, davacının 2008 - 31.01.2016 arasında davalı şirkette aylık maaş karşılığında çalıştığını ve görev tanımı gereği müvekkili şirketin denetimi ve gözetimi altında müvekkili şirketin tedarik ettiği araç, gereç, malzeme ve dokümanları kullanmak suretiyle yine müvekkili tarafından görevlendirilen diğer müellifler ile birlikte kitap yazma ve soru/cevap üretme faaliyetlerinde bulunduğunu, davacının telif hakkı talebinin yasal olmadığını, FSEK 68.madde gereğince tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin diğer davalı şirketin sahibi ve yetkilisi olduğunu, davacının ise şirket bünyesinde 10 yıl akademik koordinatör olarak görev yaptığını, davacının çalışan olarak FSEK'nun 18.maddesi kapsamında işinin gereği ve görevi kapsamında hazırladığı kitaplara bandrol tedarik edilirken müvekkilinin isminin yazar olarak yazılmasının işlemi yapan memurun bir hatası olduğunu, bu hata nedeniyle müvekkilinin kusurlu olmadığını, İngilizce kitaplarda telif oranının %3-5 aralığında olduğunu, davacının talebinin sektördeki gerçekliklerle uyarlı olmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/12/2023 Tarih 2017/139 Esas, 2023/289 Kararı; "...yapılan ödeme çıkarıldığında ödenmesi gereken miktarın 7.550.982,00- TL ödeme yapılması gerektiği yönündeki tespitin satın alınan bandrol sayısı ile uyumlu olduğu ve davacı tarafın gerçek zararı olduğu kabul edilmiştir. Davacının ıslah dilekçesi dikkate alındığında davacının hesaplanan bedelden daha düşük miktarda talebinin olduğu kabul edilerek hem asıl davanın hem de birleşen davadaki maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiş, ancak kısa kararda asıl davada maddi tazminat davasının rakam hatası ile 3.600.000,00-TL olarak belirtilmiş ise de bu hata kararın değiştirilmesi kapsamında görülerek gerekçeli kararda değiştirilmemiştir. Her ne kadar davalı taraf alacağın zaman aşımına uğradığını beyan etmiş ise de ıslah tarihinin 05.10.2021 tarihi olduğu ve ihlalin 2016 yılı itibari ile devam ettiği ve 10 yıllık sürenin bu süreler dikkate alındığında dolmamış olduğu dikkate alınarak bu yöndeki savunmalara itibar edilmemiştir. Davacı tarafın birleşen davadaki manevi tazminat talepleri de değerlendirilmiş; birleşen davada davalıların eylemleri davacının eser sahipliğinden kaynaklanan manevi haklarına da tecavüz oluşturduğundan ve yapılan izinsiz işleme nedeniyle davacının eseri değiştirilerek kullanıldığından, ihlalin gerçekleşme biçimi ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal konumları dikkate alınarak birleşen davada 30.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmuş, ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ; A-Asıl davanın KABULÜ İLE, 1-Davalı tarafın davacı tarafın FSEK'ten kaynaklı çoğaltma hakkını ihlal ettiğinin TESPİTİ ile, davalı şirketin yeni baskılar yapmasının engellenmesine muhtemel TECAVÜZÜN MENİNE,2-3.600.000,00-TL Maddi tazminat alacağının 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, ...B-Birleşen Mahkememizin 2018/177 E. Sayılı davanın KABULÜ ile,1-100.000,00- TL Maddi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 2-30.000,00- TL Manevi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine,..." karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN TASHİH KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/139 Esas 2023/289 Karar 22/04/2024 tarihli tashih şerhinde; "...A-Davacı ve davalıların tashih talebinin KABULÜ ile; 1-Mahkememizin 2017/139 E. Ve 2023/289 K. Sayılı ilamının hüküm kısmının B bendi birleşen davaya ilişkin kısımda 5 numaralı bentte bulunan "5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," kısmının "5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2- Asıl davanın başlık kısmında tarafların gösterildiği alandaki davalı kısmında davalı ... ...'nun çıkarılmak şeklinde TASHİHİNE, B-Davalı ... ...'nun 305/a maddesi gereği hükmün tamamlanması talebinin kabulü ile 1-Mahkememizin 2017/139 E. Ve 2023/289 K. Sayılı ilamının hüküm kısmının B bendi birleşen davaya ilişkin kısımdaki "1-100.000,00- TL Maddi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 2-30.000,00- TL Manevi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 3-Alınması gereken 8.880,30 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.844,40 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " hükümlerinin 1-100.000,00- TL Maddi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, 2-30.000,00- TL Manevi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,3-Alınması gereken 8.880,30 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.844,40 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," ŞEKLİNDE TAMAMLANMASINA,LÜ ile; 1-Mahkememizin 2017/139 E. Ve 2023/289 K. Sayılı ilamının hüküm kısmının B bendi birleşen davaya ilişkin kısımda 5 numaralı bentte bulunan "5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," kısmının "5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2- Asıl davanın başlık kısmında tarafların gösterildiği alandaki davalı kısmında davalı ... ...'nun çıkarılmak şeklinde TASHİHİNE, B-Davalı ... ...'nun 305/a maddesi gereği hükmün tamamlanması talebinin kabulü ile 1-Mahkememizin 2017/139 E. Ve 2023/289 K. Sayılı ilamının hüküm kısmının B bendi birleşen davaya ilişkin kısımdaki "1-100.000,00- TL Maddi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 2-30.000,00- TL Manevi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 3-Alınması gereken 8.880,30 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.844,40 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, " hükümlerinin 1-100.000,00- TL Maddi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, 2-30.000,00- TL Manevi tazminat alacağın 24.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine,3-Alınması gereken 8.880,30 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.844,40 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," ŞEKLİNDE TAMAMLANMASINA,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı ... ... vekili istinaf isteminde özetle;Cevap dilekçesi beyanlarını aynen tekrarla, davacı ...’in bizzat kendi isteği nedeniyle taraflar arasında yazılı bir hizmet ya da iş akdinin düzenlenmemiş olması, aradaki ilişkinin gerçekliğini değiştirmeyeceğini, taraflar arasındaki ilişkinin 5846 sayılı yasanın 18/2 maddesi anlamında bir hizmet ve/veya iş ilişkisi olduğu, telif hakkı alacağına konu eserlerden kaynaklanan mali hakların kullanma yetkisi ... ...’a ait olduğu, bu nedenle davacı ...’in telif hakkı alacağı davasının yasal bir nedeni olmadığını, davacı ...'in dava konusu varlığı iddia edilen telif ücretine konu eserlerin tek sahibi olmadığı, eserleri kendisi ve ... ... tarafından istihdam edilmiş diğer müelliflerle birlikte hazırladığı, telif ücreti talebi kesinlikle kabul edilmemekle beraber yaklaşık % 3 -5 aralığında olduğu, davacı yanın bu oranı % 12 olarak belirtip talepte bulunması ilgili sektördeki gerçekliklerle uyarlı olmadığı,Davacının talepleri zamanışımına uğradığını, birleşen davada 6 ayrı kitap için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunsa da ıslah dilekçesinde hangi kitap için talebini ne miktarda ıslah ettiğini beyan edilmediğini, davacı yanın ıslah dilekçesinin tarafımıza tebliğ edilmediğini, gerekçeli karar okunduğundan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği anlaşıldığını, kısmen reddedilen kısım üzerinden diğer davalı vekiline vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi gerektiğini,Mahkemece muhtemel tecavüzün menine ilişkin verilen karar tamamen farazi bir ihlal iddiasına dayandığını,Bilirkişi heyetinde İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku uzmanı bulunmadığını, müşterek eser sahipliğinin söz konusu olduğu eserlerdeki hesaplamanın bölüşümlü olarak yapılması gerektiğini, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu,İstinaf taleplerinin hükmün tashih ve tamamlanmasına için de geçerli olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ...’in bizzat kendi isteği nedeniyle taraflar arasında yazılı bir hizmet ya da iş akdinin düzenlenmemiş olması, aradaki ilişkinin gerçekliğini değiştirmeyeceğini,taraflar arasındaki ilişkinin 5846 sayılı yasanın 18/2 maddesi anlamında bir hizmet ve/veya iş ilişkisi olduğu, telif hakkı alacağına konu eserlerden kaynaklanan mali hakların kullanma yetkisi müvekkil ... ...’a ait olduğu, bu nedenle davacı ...’in telif hakkı alacağı davasının yasal bir nedeni olmadığı,davacı ...'in dava konusu varlığı iddia edilen telif ücretine konu eserlerin tek sahibi olmadığı, eserleri kendisi ve müvekkil ... ... tarafından istihdam edilmiş diğer müelliflerle birlikte hazırladığı, kesinlikle kabul etmemekle beraber bir an için davacı yanın telif ücreti talebi kabul edilecek olsa bile, isteyebileceği miktar telif ücretinin tamamı olmayacağı ve eserdeki yaratıcı payına uyan bir oran olacağı, davacının sanki tek eser sahibi kendisiymiş gibi eserle ilgili telif ücretinin tamamını talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olacağı, öte yandan telif ücretine konu eserler soru bankaları ve bazıları da İngilizce olarak hazırlanması nedeniyle bu tür eserlerle ilgili telif hakkı oranları, telif ücreti talebi kesinlikle kabul edilmemekle beraber yaklaşık % 3 -5 aralığında olduğu, davacı yanın bu oranı % 12 olarak belirtip talepte bulunması ilgili sektördeki gerçekliklerle uyarlı olmadığı belirtilerek gerek telif ücretine gerekse telif oranına itiraz edildiği, Davacının talepleri zamanışımına uğradığı, Davacı birleşen davada 6 ayrı kitap için ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunsa da ıslah dilekçesinde hangi kitap için talebini ne miktarda ıslah ettiğini beyan etmediği,birleşen davanın diğer davalısına ıslah dilekçesi tebliğ edilmediği,Gerek kısa kararda gerekse gerekçeli kararda "Davanın Kabülüne" ifadesi mevcut olduğu, Bu durumda davacının 04.10.2021 tarihli ıslah dilekçesinde belirttiği gibi asıl davanın 3.930.000,00TL üzerinden, birleşen davanın ise 100.000,00TL üzerinden kabulüne karar verilmesi gerektiği, Oysa gerekçeli karar okunduğundan davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği, bu durumun açıklaması olarak da gerekçeli kararda rakam hatası yapıldığı beyan edildiği, bu durumda dahi kısmen reddedilen kısım üzerinden tarafımıza vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi gerektiği, muhtemel tecavüzün menine ilişkin verilen karar tamamen farazi bir ihlal iddiasına dayandığı,tecavüzün meni konusunda soyut ve tahmine dayalı bir tecavüz tehlikesinden söz edip men davası açılmasında hukuki bir yarar olmadığı,ısrarla üzerinde durulduğu üzere "istihdam edilen" sıfatına sahip olup huzurdaki uyuşmazlık FSEK md. 18/2'nin uygulama alanı olduğu, 3 ayrı heyette de İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku uzmanı mevcut değildir. Huzurdaki uyuşmazlıktaki kitaplar ilkokul ve ortaokul grubuna hitap eden kitaplar olup bu kitaplarda telif oranı %5-%8 aralığında olduğunu, dosyadaki 2. Bilirkişi heyeti tarafından bir kök ve 2 ek raporda da istikrarlı olarak %10 telif oranı belirlendiği, mahkemece 04.06.2023 tarihli 3. Heyetçe düzenlenen rapor ve %12 telif oranı hükme esas alındığı,Mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı fahiş olduğunu, belirtilen usul ve esas ilişkin istinaf sebeplerinin hükmün tavzih ve tamamlama yapılmış hali için de aynen geçerli olduğunu beyanla ilk derece mahekme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl Dava; FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüzün men'i ile telif alacağı, Birleşen dava; FSEK'ten kaynaklanan haklara tecavüz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar; asıl davada davalı ... şirketi tarafından , birleşen davada ise davalılar ... ... ve davalı ... şirketi tarafından istinaf edilmiştir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davada; Davacı tarafından 2008 yılından itibaren yazarı olduğu dava dilekçesine ekli listede isimleri yeralan ingilizce kitaplar için davalı yayınevinin alınan bandrol sayısından daha fazla baskı yaptığını, davalının bunu gizlemek amacıyla bandrol başvurularının bir kısmını şirket adına bir kısmını ise ... ... adına yaptığını, gerçeğe aykırı olarak davacı yazarı davalı şirket çalışanı olarak gösterdiğini, bazı kitaplar üzerinden davacı adını çıkardığını, bazı kitaplara ise davacının yazar olarak eklendiğini ve davacı adına bandrol alındığını ileri sürülerek 2008 yılından itibaren hesaplanacak telif alacağının davalılardan tahsili ile davalı ile hukuki ilişki sona erdiğinden muhtemel tecavüzün men'ine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada ise; “... ...”, “... ... 9 ...” isimli kitaplarda, kitaplardan bazılarında davacı adının yazar adından çıkarıldığını, bazı sayfalara ekleme yapıldığını, bazı kitaplarda yazar adının bir başkası olarak gösterildiğini ileri sürerek FSEK 68. Maddesine dayalı maddi tazminat ve manevi tazminat istemini konu etmiştir. Uyap üzerinden celp edildiği görülen müzekkere cevabından; İstanbul Anadolu 1. FSHCM 2019/516 Esas 2021/194 Karar sayılı dosyasında katılanın ..., sanıkların ... ..., ..., Ebru Bekişoğlu olduğu, yayınevi tarafından basımı yapılan "... ... ... A2" , "... ...", "... ..." , "... ... A1" isimli kitaplar yönünden yapılan yargılamada yayınevi sahibi olan sanık ... ...'nun, şikayetçinin hak sahibi olduğu 4 adet kitabı yayınlamak sureti ile, sanıklardan ...'ün de şikayetçiye ait 2 adet kitaptan alıntı yaparak atılı suçu aynı müştekiye karşı değişik zamanlarda birden fazla kez işledikleri anlaşıldığı gerekçesi ile aleyhlerinde netice hüküm olarak HAGB kararı verildiği, kararın üç sanık aleyhinde itirazın reddi ile kesinleştiği görülmüştür.Yargılamada davacı tarafından 04/10/2021 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunulduğu, ancak sunulan ıslah dilekçesinin davalı ... ...'na tebliğ edilmeden tahkikata devam edilerek yargılamanın sonlandırıldığı görülmüş, eksikliğin esasa etkili bulunduğu anlaşıldığından bu hususta ileri sürülen istinaf talebinin kabulü gerekmiştir. Kabule göre yapılan incelemede ise; İlk derece Mahkeme gerekçesinde; "yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafın gerçek zararının tespit edildiği, ıslah dilekçesi dikkate alındığında davacının hesaplanan bedelden daha düşük miktarda talebinin olduğu kabul edilerek hem asıl davanın hem de birleşen davadaki maddi tazminat taleplerinin kabulüne" karar verildiği görülmüş ise de asıl ve birleşen davaya konu eserler farklı olduğu gibi asıl ve birleşen davaya konu istemlerin hukuki sebep ve dayanaklarının farklı olduğu, bilirkişi inceleme raporunda yıllara nazaran kitaplara alınan bandrol sayılarının verildiği tablo içerisinde de birleşen davaya konu 5 adet kitabın yer almadığı, yargılamada alınan bilirkişi raporlarında birleşen davaya yönelik incelemenin tek bir raporda yapılarak yalnızca iki kitap yönünden 17.331,30 TL tazminat hesaplamasının yapıldığı, yapılan incelemenin yeterli olmadığı anlaşılmakla birlikte istinafa gelen sıfatı dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında birleşen davaya yönelik kabul şekline göre dahi bilirkişi raporunda tespit edilen zarar ile hüküm altına alınan miktar arasında büyük fark bulunduğu görüldüğü, asıl ve birleşen davalara yönelik tesis edilen kararın mevcut hali ile denetlenebilir olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, davalı tarafından davacının iş akdi çerçevesinde hizmet verdiği savunmasında bulunulduğu görülmekle, inceleme yapan bilirkişi heyetinde iş mevzuatı yönünden yetkin bir bilirkişi yer almadığı, savunmaya yönelik incelemenin yetersiz olduğu, buna yönelik davalı vekili itirazları karşılanmadan tahkikata son verilmesi yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, asıl davaya ve ilk derece mahkemesinin 22/04/2024 tarihli tashih kararına yönelik davalı vekilinin, birleşen davaya ve ilk derece mahkemesinin 22/04/2024 tarihli tashih kararına yönelik davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kısmen kabulü ile eksik inceleme ve hatalı gerekçe içeren asıl ve birleşen davalara yönelik ilk derece mahkeme kararı ile 22/04/2024 tarihli tashih kararının kaldırılmasına, belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller yeniden değerlendirildikten sonra ve kazanılmış haklar dikkate alınarak bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, kaldırma sebep ve şekline göre asıl davada davalı vekilinin, birleşen davada davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davaya ve ilk derece mahkemesinin 22/04/2024 tarihli tashih kararına yönelik asıl davada davalı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,2-Birleşen davaya ve ilk derece mahkemesinin 22/04/2024 tarihli tashih kararına yönelik birleşen davada davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KISMEN KABULÜNE,3-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/12/2023 Tarih 2017/139 Esas 2023/289 Karar sayılı asıl ve birleşen davaya yönelik esas hakkındaki kararının ve 22/04/2024 tarihli Tashih kararının ayrı ayrı KALDIRILMASINA, 4-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 5-Kaldırma sebep ve şekline göre asıl davada davalı vekilinin, birleşen davada davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,6-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde Davalı ... ... ve Davalı ... ... ... SINAV ORG.VE EĞT.HİZ.ÖLÇ.DEĞ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ'ne iadesine, 7-Davalı ... ... ve Davalı ... ... ... SINAV ORG.VE EĞT.HİZ.ÖLÇ.DEĞ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla birlikte değerlendirilmesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.11/12/2025