Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1989 yılında kurulmuş bir spor kanalı olan müvekkilinin ..., ... ve... kanallarının prodüksiyonu, yayını ve ticari faaliyetlerini yürütmekle sorumlu olduğunu, "..." ismi ve logosuna ilişkin tüm marka haklarının müvekkiline ait olduğunu iddia ile davalılar adına tescilli olan 20/10/1993 tarih ve ... ve ... tescil numaralı "... + Şekil" markalarının Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi nezdinde aynı konulu ve aynı taraflar arasında görülen 2015/
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile dava dışı ... arasında imzalanan ... tarihli eser sözleşmesi gereği dava dışı şirkete ...Şubesine ait ... keşide tarihli 16.625.00-TL bedelli ... nolu çekin nama yazılı olarak keşide edilip teslim edildiğini, dava dışı şirketin sözleşme gereği üstlendiği işe hiç başlamaması nedeniyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyası üzerinden menfî tespit davası açılmış, daha sonra ... Ticaret Mahkemesinin kapanması üzerine ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... E, - .../... K. sayılı dosyası üzerinden davanın davanın kabulüne karar verildiğini ve işbu kararın ... tarihinde kesinleştiğini, dava konusu çekin, nama yazılı olmasına rağmen davalı bankaya lehtar şirket taralından cirolandığını ve davalı bankanın ... tarihinde çek bedelini tahsil ettiğini, nama yazılı çekin ciro yoluyla devrinin mümkün olmadığını, nama yazılı çek üzerine yapılan cironun hiçbir hukuki sonucu olmadığını, nama yazılı çekte keşidecinin, yalnızca doğrudan doğruya, münasebeti bulunan şahsa karşı kambiyo taahhüdü dolayısıyla sorumluluk üstlendiğini, davalı bankanın, dava konusu nama yazılı çeki ciro yoluyla devralması mümkün olmayıp davalının kambiyo hukukuna ilişkin hiçbir hukuki imkandan faydalanmasının söz konusu olmadığını, nama yazılı çskin alacağın temliki hükümleri çerçevesinde devredildiği düşünülse dahi, yukarıda bahsedildiği üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. - .../... K. sayılı dosyası üzerinden müvekkilinib işbu çek nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmiş olup müvekkili şirketin lehdara karşı haiz olduğu tüm şahsi delilerini davalıya karşı herhangi bir sınırlama ile karşılaşmaksızın ileri sürebilme hakkı olduğunu, dava konusu çekin keşide tarihi ... olup tahsil tarihi ... tarihi itibari ile çek zamanaşımına uğradığından kambiyo vasfını da yitirdiğini, menfi tespit davası devam ederken mahkemece dava konusu çek üzerine, çek bedelinin ödenmemesi ve icra takibine konu edilmemesi için ihtiyati tedbir konduğunu, davalı bankanın da söz konusu davayı ve neticesini bilmekle olup çeki tahsil cihetine giderek açıkça kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, dolayısıyla, davalı bankanın, hak sahibi olmamasına rağmen çek bedelini tahsil ederek müvekkili şirketin borçlu olmadığı bir meblağı ödemek durumunda kalmasına neden olduğunu belirterek sonuç olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası üzerinden açılan menfi tespit davası neticesinde müvekkili şirketin borçlu olmadığına karar verilen ve nama yazılı olması nedeniyle ciro yoluyla devri mümkün olmayan dava konusu çeke istinaden tahsil edilen 16.625,00.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, kötü niyetli olduğu açık olan davalı banka aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.