9. Ceza Dairesi 2023/10297 E. , 2023/8681 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/337 E., 2021/407 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin b
**9. Ceza Dairesi 2023/10297 E. , 2023/8681 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/337 E., 2021/407 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1 Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 23.11.2016 tarihli ve 2016/420 Esas, 2016/438 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan beraat kararı verilmiştir. 2. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.01.2017 tarihli kararı ile esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.11.2017 tarih ve 2017/110 Esas, 2017/106 Karar sayılı kararının, katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 30.09.2020 tarih ve 2017/1918 Esas, 2020/3575 Karar sayılı kararı ile ''Olayın oluş şekli, mağdurenin ayrıntılı ifadeleri, mağdure ile annesi tanık ...'in beyanlarını doğrular şekilde sanığın farklı tarihlerde mağdurenin göğüslerine dokunduğu yönündeki kısmi ikrarı, adli görüşme raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında ilk derece mahkemesince sanığın, değişik zamanlarda kızı olan mağdurenin göğüslerine dokunma, öpme ve sürtünme suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken mağdurenin değişen beyanlarına dayanılarak yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi'' nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2021 tarih ve 2020/337 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, üçüncü fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyizi Sanığın kızına sahip çıkmasına bağlı hareketlerinden dolayı iftiraya maruz kaldığına, mağdurenin sonradan olayın anlattığı şekilde yaşanmadığını beyan ederek şikayetinden vazgeçtiğine, mağdurenin "Babasından kurtulmak ve yurda dönmek" için sanığa karşı suçlayıcı beyanlarda bulunduğunu bildirdiğine, sanık hakkında hiçbir somut delil olmadığına, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2021 tarih ve 2020/337 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararının bozularak beraat hükmü kurulması gerektiğine, sanığın; SEGBİS sistemi ile duruşmalara katıldığı için sesini duyuramadığına, Mahkeme heyetinin tek taraflı yargılama ile cezaya mahkum ettiğine, üzerine atılı bu iftiranın tüm gerçeklerini beyan ettiği halde dosyaya işlenmediğine, kendileri evde yokken kızının eve erkek arkadaşlarını aldığına, bu nedenle mağdureyi dövdüğü için iftiraya maruz kaldığına, mağdurenin sonradan cezaevine gelerek kendisinden özür dilediğine, atılı suçu işlemediğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyizi Sanığın cezasının üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece ''Tüm dosya kapsamı incelenmiş, deliller takdir ve tahlil olunmuş, netice olarak, sanık savunmaları, mağdur ve tanık beyanları, Yargıtay Bozma İlamı, tutanaklar, müzekkere cevabi yazıları ile tüm dosya içeriği birlikte değerlendirilerek, Sanık ...'ün Bursa C.Başsavcılığı'nın 08/09/2016 tarih ve 2016/62596 soruşturma, 2016/18268 esas, 2016/1648 iddianame sayılı iddianamesi ile TCK'nın 103/1-1.Cümle, 103/3-c.1, 43/1, 109/1-3.f-5, 43/1, 53/1-2, 63.maddeleri maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile mahkememize açılan kamu davasının yapılan açık ve sözlü yargılaması sonunda Mahkememizce verilen ilamın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 17.01.2017 gün ve 2017/110 Esas, 2017/106 Karar sayılı vaki istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 30/09//2020 tarih ve 2017/1918 esas 2020/3575 karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememize gönderildiği, mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; Mağdur ... nın soruşturma aşamasında ÇİM'DE verdiği beyanında özetle, 'babasının genellikle göğüslerini, kalçasını, cinsel bölgesini ellediğini, göğüslerine elleyip öptüğünü, cinsel organını cinsel organına değdirdiğini, 8-9 yaşından beri bu olayların devam ettiğini, cinsel organını kendisine sürterek rahatladığını, annesinin evde olmadığı zamanlarda salonda ve yatak odasında kendisine dokunduğunu, son olarak bir hafta önce uyurken göğüslerine dokunduğunu, yorganın altından göğüslerini ve kalçasını tuttuğunu, annesi sabah işe gittiğinde cinsel organını cinsel organına değdirerek kendini rahatlattığını, bunları kıyafetlerini indirerek yaptığını, cinsel organını hiç içine sokmadığını, ön ve arka bölgelerine sürttüğünü, çok küçükken 8-9 yaşlarındayken eliyle kafasını kasıklarına doğru eğerek cinsel organını ağzına sokmaya çalıştığını, midesi bulandığı için sokamadığını, ancak kendini rahatlattığını, Şubat ayında evden kaçtığını, babasının kendisini sopayla dövdüğünü, teyzesinin oğlu ...'a babasının kendisini taciz ettiğini anlattığını' beyan ettiği, Mağdurun 26/10/2016 tarihli duruşmada verdiği beyanında özetle; cinsel istismar olayının olmadığını ikrar ettiği,sanığın kendisini çok dövmesinden dolayı bıktığını ve emniyete gittiğini babasının onu dövdüğünü kötü davrandığını söylediğini ancak oradaki görevlilerin onu kaale almadıklarını, babandır döverde, severde gibi şeyler söylediklerini ve ifadesini almadıklarını bundan dolayı tekrar geri gelerek bu defa babasının ona istismarda bulunduğunu söyleyince hemen önemsediklerini ve ifadesini aldıklarını, ifadesini alırken göğüslerine mi elledi, şöyle böyle mi yaptı diye sorulunca hepsine evet dediğini , aslında amacının evden ve babasından kurtulup yurda gitmek olduğunu, daha sonra annesine giderek durumu anlattığını ve şikayetinden vazgeçtiğini ayrıca yine babasının döveceğini düşündüğü için evden uzaklaşmak istediğini yoksa istismar nedeni ile uzaklaşmak istemediğini belirttiği, Mağdur ... örtünun bozma sonrası alınan beyanında ' Ben ilk başta şikayet ettim ancak kimse benim yanımda durmadı, bana inanmadılar. Sanıktan korktuğu için kimse benim yanımda durmadı. Amcamlarda kalmam ve sanık babamla bir daha karşılaşmam şartı ile şikayetimi geri çekeceğimi söyledim. Babam anneme de baskı yapıyordu. Bu yüzden annem de bir şey diyemiyordu. Şartımı babam kabul ettiği için şikayetimden vazgeçtim annem de onu bir daha görmeyeceksin diye söz vermişti. Bu nedenle iddianameye konu olayların olmadığını bozma öncesi beyanımda söylemiştim. Ancak ceza evinden çıkıp geldikten sonra beni zorla eve götürdü. Bana karşı eylemlerine devam edince de yeniden şikayetçi oldum. Yargılama yapılıp mahkumiyet kararı verildi ve bu karar kesinleşti, soruşturma aşamasında vermiş olduğum beyanlarım doğrudur,' diyerek şikayetinden vazgeçme ve suçlamaları geri çekme sebebine açıklık getirdiği, mağdurun annesinin de bozma sonrası benzer nitelikte beyanda bulunduğu, Mağdurun ÇİM huzurunda alınan ifadesinde olayları yer ve zaman belirterek ayrıntılı olarak anlattığı, mağdurun annesi ... kağızman'ın soruşturma aşamasındaki beyanında 'yaklaşık 2 sene kadar önce eşimin kızıma sarılarak göğüslerini sıktığını görmüştüm ve kendisini o artık kocaman kız oldu, büyüdü diye uyarmıştım' dediğini, Olay tanığı ...'ın soruşturma sırasında alınan beyanında özetle, '...'ün annesi ...'in halasının kızı olduğunu, ailecek sıkı bir şekilde görüştüklerini, birbirlerine gidip geldiklerini, yatılı olarak kaldıklarını, bu zamanlarda ...'ın kızı ... ile birlikte uyuduğunu gördüğünü, bir keresinde babasının kendisini rahatsız ettiğini, rahat bırakmadığını söylediğini, ne yaptığını sorduğunda kafasını aşağı indirerek konuşmadığını, bu sebepten babasının kendisini taciz edebileceğini düşündüğünü, ama taciz ettiğini söylemediğini' beyan ettiği, sanığın Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusunda 'iki sene kadar önce kızımın göğsünü tutuğum doğrudur ancak kasıtlı bir tutma değildir, kendisi o dönemde gelişme çağında olduğu için vücudu gelişmemiştir, bu sebeple yapılan bir şakadan ibarettir..' diyerek bozma sonrası 09/06/2021 tarihli duruşmada tevil yoluyla ikrarda bulunduğu,bozma sonrası 09/06/2021 tarihli duruşmada '... atletizme gidiyordu, göğüs bölgesinde giydiği kıyafet nedeni ile ağrıları olduğunu söylemişti. Ben de böyle böyle masaj yaparsan geçer diye kendisine gösterdim. Ancak dokunmadım, yine İzmir'deki atletizm yarışında ... başarılı olunca kendisine sarılmıştım. Ben kızıma bir babanın kızına sarıldığı gibi sarıldım. Farklı bir niyetle dokunma kesinlikle olmadı, suçlamayı kabul etmiyorum,' diyerek çelişkili beyanlarda bulunduğunun anlaşıldığı, Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/313 Esas sayılı dosyasının dosyamız arasına alındığı, dosyanın suç tarihinin 12/2016 olduğu, sanık ...' ün katılan ... ' ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçu nedeniyle yargılamasının yapılarak sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verildiği ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde mağdurun olayı ayrıntılı olarak yer ve zaman olgusuyla birlikte anlatması, mağdurun annesi ve tanık ...'ın soruşturma ve kovuşturma beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, sanığın bozma öncesi ve sonrası savunmalarında mağdurun göğsüne dokunduğu noktasında farklı beyanlarda bulunduğu, dosya arasına alınan Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/313 Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde mağdurun bozma öncesi yargılama aşamasında sanık tarafından korkutulmak suretiyle iradesinin baskı altına alındığı ve bu nedenle bozma öncesi yargılamada beyanlarından dönerek şikayetinden vazgeçtiği ve suçlamaları geri çektiği hususunda mahkememizde kanaat oluştuğu, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek eylemleri mahkememizce sabit görüldüğünden sanığın mağdur ... Örtün'e karşı, değişik zamanlarda kızı olan mağdurenin göğüslerine dokunma, öpme ve sürtünme suretiyle gerçekleştirdiği eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından suç tarihi itibari ile lehe olan TCK'nun 7/2 maddesi uyarınca aynı kanunun 103/1-1.cümlesi uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın suç kastının yoğunluğu dikkate alınarak teşdiden ceza tayini ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemini kızına yönelik olarak işlemesi nedeniyle suç tarihi itibari ile yürürlükte bulunan TCK'nun 7/2 maddesi uyarınca aynı kanunun 103/3 maddesi gereğince 1/2 oranında artırılmasına, sanığın mağdurun 8-9 yaşlarındayken eylemlerine başlayıp, 2016 yılına kadar aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu aynı mağdura karşı değişik zamanlarda birden fazla kez işlemesi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanarak TCK 43/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/2 oranında arttırım yapılmasına, sanığın yargılama aşamasında suç sonrası pişmanlığı gözlemlenmediğinden sanık lehine TCK 62/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Mahkemece bozma ilamına göre hüküm kurulurken son suç tarihi 2016 yılı olduğu halde 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi gereğince hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.11.2021 tarih ve 2022/337 Esas, 2021/407 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.