10. Hukuk Dairesi 2020/4105 E. , 2021/6101 K. Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Dava, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddine dair karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen karar…
**10. Hukuk Dairesi 2020/4105 E. , 2021/6101 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi Dava, Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf isteminin reddine dair karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen kararın temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili, davacının 01/10/1990 - 04/10/2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II-CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 04.10.2000 tarihinden önce ilgili mevzuat uyarınca herhangi bir prim ödemesi bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI Davanın reddine karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI: Yerel mahkeme kararı yerinde bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V-TEMYİZ NEDENLERİ: Davacı vekili, 28.03.2002 tarihinde davalı Kuruma yazılı müracaatta bulunulduğunu, yasal mevzuat çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE ESASIN İNCELEMESİ Davacı vekili, davacının 01.10.1990-04.10.2000 tarihleri arasında kollektif şirket ortaklığı nedeniyle 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespitini istemiş, mahkemece “1479 sayılı Yasa’nın geçici 18. maddesi uyarınca davacının belirtilen dönemlere ilişkin prim ödemesi olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmadığı anlaşıldığından 04/10/2000 tarihi öncesi vergiye kayıtlı olunan dönemin 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesine imkan bulunmadığı” hususu gerekçe gösterilerek verilen red kararı ilgili bölge adliye mahkemesince de yerinde görülmüş ise de, hükmün incelemeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı düzenlemelerden, 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür. 1479 sayılı Yasaya 4956 sayılı Yasa ile eklenen geçici 18. maddesinde; bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı, ancak bu Kanuna göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olanların sigortalılıklarının, bu kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde kuruma yazılı olarak başvurmaları ve 20.04.1982-04.10.2000 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarını belgelemek ve belgelenen bu sürelere ilişkin olarak prim borçlarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 1 yıl içinde ödemek kaydıyla bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği bildirilmiştir. 4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescilleri, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı yasa ile 1479 sayılı Yasaya eklenen geçici 18. maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalılık süresi elde edebilirler. Geçmişe yönelik hizmetlerini tespit ettiremezler. 02/08/2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmiş, giriş bildirgesi vermiş veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemiş olan ve 1479 sayılı Yasa kapsamında kendi adına veya hesabına bağımsız çalışanlar, 20/04/1982 tarihinden itibaren vergi kaydına dayalı olarak, 22/03/1985 tarihinden itibaren de vergi, esnaf sicili veya meslek kuruluşu kayıtlarına dayalı olarak sigortalılıklarının tespitini isteyebilirler. Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacıya ait Bağ-Kur’a giriş bildirgesinin 28.03.2002 tarihinde Kuruma intikal ettiği belirgin olup, bu belge nezdinde değerlendirme yapılması yerine prim ödemesi bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir. O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.