8. Ceza Dairesi 2021/11377 E. , 2023/4048 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Beraat Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
**8. Ceza Dairesi 2021/11377 E. , 2023/4048 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Beraat Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Espiye Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, suçun sabit olduğuna ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, büfe önünde bir kişinin tabanca satmaya çalıştığına yönelik ihbar sonrası olay yerine giden kolluk görevlilerinin sanığa kimlik bilgilerinin sorulması üzerine sanığın hızla uzaklaştığı, kolluk görevlilerinin sanığı takip ettiği, sanığın sokak üzerinde bulunan plastik kova içerisine suça konu silahı koyduğu bu suretle atılı 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun sanık tarafından işlendiği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1. Kolluk görevlileri tarafından tutulan Olay Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağının içeriği, bu içerikleri doğrular nitelikteki tutanak mümzilerinin kovuşturma aşamasındaki beyanları, sanığı takip eden kolluk görevlisi Z.Ö.'nün sanığı, suça konu silahın bulunduğu plastik kovaya bir şey koyarken gördüğünü beyan etmesi ve tüm dava dosyası dikkate alındığında, olay günü büfe önünde bir kişinin tabanca satmaya çalıştığına yönelik ihbar üzerine olay yerine kolluk görevlilerinin gittiği, büfe önünde bulunan kişilere kimliklerini sordukları, sanığa da kimlik bilgilerini sormak üzere seslendiklerinde sanığın hızla uzaklaşıp ara sokağa doğru girdiği, sanığı takip eden kolluk görevlisi Z.Ö.'nün sanığı sokakta bulunan plastik kova içerisine bir şey koyarken gördüğü ve hemen plastik kovanın yanına gittiğinde içerisinde suça konu yasak nitelikteki silahın olduğunu fark ettiği olayda, sanığın suça konu yasak nitelikte tabancayı taşıdığı anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ile uyuşmayan gerekçelerle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bir numaralı bozma kapsamına göre; Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün birinci ve ikinci bentlerinde açıklanan nedenlerle Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2015/760 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.