21. Hukuk Dairesi 2013/2205 E. , 2013/11785 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan ... İnş. San ve Tic A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağ…
**21. Hukuk Dairesi 2013/2205 E. , 2013/11785 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı ve davalılardan ... İnş. San ve Tic A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, davanın kısmen kabulü ile, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30/01/2012 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda 100.759,62 TL maddi tazminatın bilirkişi raporundaki kusur oranları doğrultusunda 95.721,63 TL lik kısmının davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ' den, 5.037,99 TL lik kısmının davalı ...'tan kaza tarihi olan 08/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/06/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, karar vermiştir. Sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir. Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 19. maddesidir. Anılan maddeye göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum sağlık kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalının sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanacağı, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hallerinde meslekte kazanma gücündeki kayıp oranının belirlenmesine ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği bildirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 45. maddesinde sürekli iş göremezlik gelirinin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya bağlanacağı bildirilmiştir. Öte yandan 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir. Somut olayda ise; zararlandırıcı olay SGK'ca iş kazası olarak kabul edilmiş, Maluliyet Daire Başkanlığı zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan işçide oluşan sürekli iş göremezlik oranı %9 olarak, rapora itiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trabzon Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda sigortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %64 olduğunu bildirilmiştir. Yapılacak iş, Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu tarafından davacının sürekli iş göremezlik oranının tesbitine dair rapor olup olmadığını araştırarak, sürekli iş göremezlik oranının tespitine dair rapor olmadığının anlaşılması halinde Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu'dan davacının sürekli iş göremezlik oranının tesbitine dair rapor almak ve Sosyal Güvenlik Kurumu Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen sürekli iş göremezlik oranı ile çelişki olduğu takdirde Adli Tıp Genel Kurulundan yeniden rapor almak suretiyle çelişkiyi giderdikten sonra kesinleşen iş göremezlik oranına göre tazminatları yeniden yöntemince belirlemekten ibarettir. Kabule göre ise; Davacı, maddi tazminat istemini müteselsil sorumluluk esasına göre davalılara yöneltmiştir. Davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Somut olayda, zarara uğrayan işçi müteselsilen tahsil isteğinde bulunmuştur. Bu durumda, davalıların davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, hüküm altına alınan maddi tazminatın kusurları oranında bölüştürülmesi de hatalı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının ve davalı ... İnş. San ve Tic. A.Ş.'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalı ... İnş. San ve Tic A.Ş.'ye iadesine, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.