Başvuru, haksız arama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, haksız arama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla ödenen tazminatın yetersiz olması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu hakkında 25/7/2015 tarihinde ihbarda bulunulması nedeniyle Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) silahlı terör örgütüne (PKK/KCK) üye olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Anılan ihbarda; aralarında başvurucunun da bulunduğu belirtilen kişilerin Adana'nın Denizli Mahallesi'nde oturdukları ve bu kişilerin mahallede polisleri taşladıkları, havai fişek atıp yolu kapattıkları, çocukları eylemlere götürdükleri yönünde bilgiler verilmiştir. Bu soruşturma kapsamında başvurucunun evinde yapılan aramada altı adet av tüfeği fişeği bulunması üzerine bu fişeklere el konulmuştur. Ayrıca başvurucu hakkında 25/7/2015 ile 28/7/2015 tarihleri arasında üç gün süre ile gözaltı tedbiri uygulanmıştır. Başvurucu soruşturmada alınan ifadesinde; ihbarda geçen hususları kabul etmeyerek herhangi bir şekilde eyleme katılmadığını, eyleme katılanları yönlendirmediğini ve terör örgütüyle ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Savcılık soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı (KYOK) vermiştir. 22/10/2015 tarihli kararda; ihbar dışında başvurucunun eylemlere katıldığına dair delil bulunmadığı, dolayısıyla başvurucu hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir delil elde edilmediği belirtilmiştir. Anılan karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Başvurucu, bu kararı müteakip hukuka aykırı arama ve gözaltı tedbiri dolayısıyla tazminat davası açmıştır. Dava dilekçesinde; arama ve gözaltı tedbirlerinin soyut bir ihbara dayandığı, yeterli şüphe oluşmadan işlem tesis edildiği, gözaltı süresinin uzun olduğu, anılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu belirtilerek 000 TL manevi tazminat talep edilmiştir. Mahkeme; başvurucu hakkındaki arama ve gözaltı tedbirlerinin hukuka uygun olmasına karşın bu soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, bu nedenle gözaltında kaldığı süre yönünden başvurucunun manevi zarara uğradığını belirtmiş ve başvurucuya 600 TL manevi tazminat ödenmesine karar vermiştir. Başvurucu, manevi tazminatın oldukça düşük olduğunu belirterek temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay 10/2/2020 tarihinde hükmün onanmasına karar vermiştir. Nihai kararın tebliğ edildiğine ilişkin bir kayda rastlanmamıştır. Başvurucu 8/5/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.