4. Hukuk Dairesi 2009/10177 E. , 2010/5948 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/07/2007 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tar
**4. Hukuk Dairesi 2009/10177 E. , 2010/5948 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 11/07/2007 gününde verilen dilekçe ile yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, yayın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, “...” adındaki yerel gazetede yayınlanan yazıda, asılsız suçlamalar yöneltip kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek, davalının 10.000,00 YTL manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ise, zamanaşımı savunmasında bulunmuş, bilgilendirme amacıyla yazılan yazının hukuka uygun olduğunu, ceza mahkemesince cezalandırılmış olmasının davacının haklı olduğunu göstermediğini, istemin fazla olduğunu ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, yayında yer alan iddiaların kanıtlanamadığı, davacı hakkında aşağılayıcı sözlere yer verildiği gerekçesiyle, istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dava konusu olayda; yayının bir yerel gazetede yayınlanmış olması, yayın gününün eski olması ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 1.500,00 YTL manevi tazminat fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmemiş olması; 3-Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12. maddesi uyarınca; dava konusunun para veya para ile değerlendirilebilir olması durumunda avukatlık ücreti, Tarife’nin üçüncü kısmına göre nispi olarak belirlenir. Aynı Tarife'nin 10/2. maddesi uyarınca manevi tazminat isteğinin bir bölümünün reddedildiği durumlarda, karşı taraf yararına Tarife'nin üçüncü kısmına göre takdir olunacak ücret, davacı yararına takdir olunan ücreti geçemez. Davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin birer bölümünün reddedildiği gözetilerek, reddedilen bölümler yönünden, davalı yararına yukarıda açıklanan Tarife gereğince ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmemiş olması; Usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 750,00 YTL manevi tazminat takdir olunmak ve vekalet ücretindeki yanlışlık giderilmek suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının manevi tazminat takdirine ilişkin 2-a nolu bendinde yer alan “…1.500,00…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…750,00…” sayı dizisinin yazılmasına; yargılama giderine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…23.11…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…11,58…” sayı dizisinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 4 nolu bendinde yer alan “…81,00…” ve “…67,50…” biçimindeki sayı dizileri ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…40,50…” ve “…108,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; (3) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalı yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 5 nolu bendinde yer alan “…575,00…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…1.150,00…” sayı dizisinin yazılmasına; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın davalı yararına düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.