23. Hukuk Dairesi 2014/8854 E. , 2015/7524 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden ayrıldığının mahkeme kararı ile belirlendiğini, öded…
**23. Hukuk Dairesi 2014/8854 E. , 2015/7524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden ayrıldığının mahkeme kararı ile belirlendiğini, ödediği aidat, 3. kişilerce gönderilen haciz ihbarnameleri sebebiyle yapılan ve toplu konut kredisi için yapılan ödemelerin iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 17.000,00 TL ayrılma payının 11.09.2008 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.09.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile vergi dairesine yapılan ödemeler ve kredi ödemeleri olmak üzere talebini 16.000,00 TL arttırarak toplam 33.447,02 TL'ye çıkarmıştır. Davalı vekili, genel kurulca ödemelerin ertelenmesi yönünde karar alındığını, genel giderler düşüldükten sonra iade edilecek miktarın belirlenmesi gerektiğini, haciz ihbarnameleri üzerine yapılan ödemelerin ise aidattan sayılamayacağını ve alacağın muaccel olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemiz'in 2012/676 E, 1557 K. sayılı ilamıyla, davacının yatırdığı aidatın, bankadan çekilen krediyi de kapsaması halinde, alacak hesabında aynı kaleme iki kez yer verilmiş olacağından, bu konunun da tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiği, davacının ayrıldığı, hatta alacağın muaccel olduğu tarihten sonra yaptığı kredi borcu ödemelerinin de alacak miktarına dahil edilmesinin doğru olmadığı, davacının vergi dairesine yaptığı ödeme miktarı, borcun sebebi, gerçek yükümlüsü ve kim tarafından ödeme yapıldığı vergi dairesinden sorulması, borcun gerçek yükümlüsünün tespiti ve davacının ne sıfatla ödeme yaptığı belirlenmesi ve bu doğrultuda, konusunda uzman bir bilirkişiden, açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davacı tarafından ... Vergi Dairesi Müdürlüğüne 2007 yılı içerisinde 12.01.2007 tarihli 4 ayrı makbuzla toplam 8.716,13 TL ödeme yapıldığı, vergi borcunun gerçek yükümlüsünün davalı kooperatif olduğu, bu talebin 818 sayılı Borçlar Kanunun 61 vd. maddelerinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerinden kaynaklanmakta olduğu ve 1 yıllık zamanaşımı süresinde davalıdan istenmediği ve bu talebin zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın ödenen aidat ve kredi ödemeleri yönünden kabul ve vergi dairesine ödenen bedel yönünden reddine karar verilmiştir.