Başvurucu, sözleşmenin feshi suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi işlemine esas teşkil eden disiplin cezalarının usulsüz ve yok hükmünde olduğunu, bu işleme karşı açtığı iptal davasında bu hususların dikkate alınmadığını, bu şekilde adil yargılanma ile kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, sözleşmenin feshi suretiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi işlemine esas teşkil eden disiplin cezalarının usulsüz ve yok hükmünde olduğunu, bu işleme karşı açtığı iptal davasında bu hususların dikkate alınmadığını, bu şekilde adil yargılanma ile kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 18/4/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 15/7/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 23/6/2010 tarihinde imzaladığı sözleşme ile uzman erbaş olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlamıştır. Başvurucu, son görev yeri olan Siirt Komando Tugayı, Komando Taburu, Komando Bölük Komutanlığı emrinde görev yaptığı sırada farklı disiplin amirleri tarafından toplam üç defa disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Başvurucuyla ilgili disiplin safahatı şöyledir:i. 4/4/2011 tarihinde saat 08:00’da yapılan sabah yoklamasına katılması gerekirken katılmadığı gerekçesiyle alınan savunması uygun görülmeyerek, disiplin amiri (Bölük Komutanı) tarafından 6/4/2011 tarihinde beş gün göz hapsi disiplin cezasıyla cezalandırılmış ve bu ceza başvurucuya 7/4/2011 tarihinde tebliğ edilmiştir.ii. 9/11/2011 tarihinde saat 03:30 sıralarında Batman’da ikamet ettiğini söyleyen bir bayan tarafından, Tugay Harekat Merkezine başvurucu hakkında telefonla bir kaç kez şikayette bulunulması üzerine alınan savunması yeterli görülmediğinden, disiplin amiri (Tabur Komutanı) tarafından 23/11/2011 tarihinde yedi gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmıştır.iii. 8/11/2011 tarihinde garnizonu izinsiz olarak terk ettiğinin anlaşılması üzerine, alınan savunması da yeterli görülmediğinden, disiplin amiri (Tugay Komutanı) tarafından 20/12/2011 tarihinde 21 gün oda hapsi disiplin cezası ile cezalandırılmıştır. Başvurucu bu disiplin cezaları sonucunda, son disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru bir yıl içinde toplam 30 günden fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası aldığı gerekçesiyle Tugay Komutanı tarafından 31/1/2012 tarihinde sözleşmesi feshedilerek terhis edilmiştir. Başvurucu bu işleme karşı Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) 29/2/2012 tarihinde iptal davası açmış ve ayrıca yürütmenin durdurulmasını talep etmiştir. Başvurucunun yürütmenin durdurulmasına yönelik talebi AYİM Birinci Dairesinin 13/3/2012 tarih ve E.2012/298 sayılı kararı ile reddedilmiştir. AYİM Birinci Dairesinin 27/11/2012 tarih ve E.2012/298, K.2012/1286 sayılı kararı ile dava konusu “sözleşmenin feshi” işleminin 18/3/1986 tarih ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun maddesi gereğince davalı idareye “bağlı yetki” verdiği, işlemin sebep unsuru olan disiplin cezalarının 4/7/1972 tarih ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun maddesi uyarınca yargı denetimi dışında kaldığı belirtilerek anılan işlemde hukuka aykırı herhangi bir yön bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Başvurucunun, ret kararına karşı karar düzeltme yoluna başvurması üzerine AYİM Birinci Dairesinin 21/3/2013 tarih ve E.2013/318, K.2013/280 sayılı kararı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiş ve bu şekilde başvuru yolları tüketilmiştir. Bu karar başvurucuya 23/3/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 18/4/2013 tarihinde, süresi içerisinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk Anayasa’nın maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:“Disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz.Silahlı Kuvvetler mensupları ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler saklıdır.” 22/5/1930 tarih ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun, başvuruya konu cezaların verildiği tarihte yürürlükte bulunan “Disiplin âmirlerinin ceza salâhiyeti” kenar başlıklı mülga maddesi şöyledir:“Disiplin amirlerinin ceza vermek salâhiyetleri merbut cetvelde gösterilmiştir.” Aynı Kanun’un başvuruya konu cezaların verildiği tarihte yürürlükte bulunan “Cezanın kat’ileşmesi” kenar başlıklı mülga maddesi şöyledir:“Bir disiplin cezası resmi surette mahkuma tebliğ edildiği vakit kat’ileşir. Ve bu cezayı veren tarafından kaldırılamaz ve değiştirilemez. Bu cezanın kaldırılması veya değiştirilmesi ancak şikayet yoluyla veya ceza veren âmirin mahkum lehine yapacağı müracaat üzerine veyahut affı âli ile kabildir.” Aynı Kanun’un, başvuruya konu cezaların verildiği tarihte yürürlükte bulunan “Şikâyet” kenar başlıklı mülga maddesi şöyledir:“1- Bir disiplin cezasından şikâyet, cezalı tarafından veya kendisinin mafevkleri tarafından doğrudan doğruya yapılır.2- Cezalı tarafından yapılacak şikâyet ancak tebliğinden bir gece sonra yapılabilir.3- Şikâyet cezanın infazını geri bırakmaz.4- Disiplin cezaları hakkında cezalı tarafından yapılacak şikâyet üzerine karar vermeğe salâhiyetli âmir, bu kararın verileceği zamanda cezayı vermiş olan âmirin bir derece mafevki olan disiplin amiridir.5- Şikâyetler hemen tetkik edilerek bir karara bağlanır.” Disiplin cezalarının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 1602 sayılı Kanun’un maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:“Cumhurbaşkanının, Yüksek Askeri Şüranın tasarrufları ve Sıkıyönetim Komutanlarının 1402 sayılı Kanunda yazılı tasarrufları ile disiplin suç ve t(e)cavüzlerinden ötürü disiplin amirlerince verilen cezalar yargı denet(i)mi dışındadır.” Başvurucunun ilişiğinin kesildiği 31/1/2012 tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 3269 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Ayrıca;…d) Disiplin mahkemeleri veya en az iki disiplin amirinden disiplin cezası aldığı tarihten geriye doğru son bir yıl içerisinde toplam otuz günden daha fazla hürriyeti bağlayıcı disiplin cezası alanların,…Sözleşmeleri feshedilmek suretiyle Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir.”