(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/20271 E. , 2013/19143 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, idari para cezası getiren raporun iptaline ve idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/20271 E. , 2013/19143 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, idari para cezası getiren raporun iptaline ve idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, ... iş müfettişlerinin tanzim ettiği raporuna göre, dava dışı Tigem Karacabey Tarım İşletme Müdürlüğü ile aralarındaki hukuki ilişkinin muvazaaya dayandığına ilişkin tespitin hukuka aykırı olduğunu belirterek, bu tespit ile buna dayanılarak kesilen idari para cezasının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin muvaazaya dayandığı gerekçesiyle davnanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 108. maddesine göre, bu kanunda öngörülen idari para cezaları, 101. ve 106. maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle ... Bölge Müdürünce verilir. 101. ve 106. maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. Yine 4857 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 2. fıkrasında “Bu Kanunun 2. maddesinin altıncı fıkrasına göre iş alan alt işveren; kendi işyerinin tescili için asıl işverenden aldığı yazılı alt işverenlik sözleşmesi ve gerekli belgelerle birlikte, birinci fıkra hükmüne göre bildirim yapmakla yükümlüdür. Bölge müdürlüğünce tescili yapılan bu işyerine ait belgeler gerektiğinde iş müfettişlerince incelenir. İnceleme sonucunda muvazaalı işlemin tespiti halinde, bu tespite ilişkin gerekçeli müfettiş raporu işverenlere tebliğ edilir. Bu rapora karşı tebliğ tarihinden itibaren altı işgünü içinde işverenlerce yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.” ifadesine yer verilmiştir. Dairemizce, tarafları farklı ancak konusu aynı olan 2012/869 esas sayılı dosyada, iş müfettişinin raporuna itiraz üzerine mahkemece verilen kararın kesin olduğuna ilişkin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 3. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "itiraz üzerine verilen karar kesindir" hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine başvurulmuştur. Anayasa Mahkemesinin 18.10.2012 tarih ve 2012/40-158 sayılı kararı ile sözkonusu hükmün Anayasa'ya aykırı olmadığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir.