Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündek
Davacı ve Davalı İstinafı ) 27/03/2020 ( Ek Karar/ Davacı İstinafı ) DOSYA NUMARASI: 2017/259 Esas - 2020/121 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 24/11/2022 İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı şirketle 2014 yılından beri devam eden ticarî ilişkisi olduğunu, alım-satım ilişkisi USD üzerinden olup, kesilen faturaların karalığının davalı tarafından nakit havale veya çek ile ödendiğini, fatura tarihleri ile fiili ödeme günündeki döviz kurlarının farklı olması halinde kur farklarının toplamı için müvekkili şirketin davalıya kur farkı faturası tanzim edildiğini, bu nedenle 2014 cari hesap yılı için 31.12.2014 tarihli 463.78 TL kur farkı faturası tanzim edildiğini, kur farkı faturasının da içinde olduğu 467.75 TL cari hesap bakiyesinin davalı tarafından onaylandığını, 2015 cari hesap yılı içinde, 31.03.2015 tarihli 59.70 TL ve 31,10.2015 tarihli 58.92 TL bedelli iki adet kur farkı faturası tanzim edildiğini, söz konusu kur farkı faturalarının da içinde olduğu 44.220,98 TL cari hesap bakiyesinin 11.03.2016 tarihli mutabakat mektubunun davalı tarafından onaylandığını, 2016 hesap yılı sonunda, tüm fatura bedelleri ile fiili ödeme 16.880.71 TL bedelli 1 adet kur farkı faturası tanzim edildiğini, ancak davalının bu faturayı iade ettiğini belirterek, 254.92 TL 2016 yılı cari hesap bakiye alacağı, 16.880.71 TL kur farkı alacağı olmak üzere toplam 17.135,63 TL alacağın, 31.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki her ne kadar USD üzerinden olsa da davalı şirketin ödemeleri TL üzerinden yaptığını, davacının da bu ödemeleri kabul ettiğini, bu konuda yanlar arasında ticari teammül oluştuğunu, yanlar arasındaki ticari ilişkinin 2014-2016 yılları arasında gerçekleştiğini, dava konusu kur farkı faturasının hangi aya ilişkin ve hangi döviz kuru baz alınarak düzenlendiğinin belli olmadığını, yanlar arasında kur farkı faturası kesileceğine ilişkin bir anlaşmanın olmadığı gibi bir teammülün de bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.