Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1328 E. , 2024/4168 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1328 Karar No : 2024/4168 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Üniversitesi - ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. .... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi Mühendislik Fakül…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1328 E. , 2024/4168 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1328 Karar No : 2024/4168 TEMYİZ EDENLER: 1- (DAVALI) ... Üniversitesi - ... VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. .... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan davacının, görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:....; K:... sayılı kararıyla; davacının görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve .... sayılı işlemin, 08/07/2020 tarihinde dava dilekçesinde de belirtildiği üzere mail yoluyla bildirildiği, dolayısıyla davacı tarafından bu tarihte öğrenilmiş olduğu, davacı tarafından, söz konusu işlemin belirtildiği şekilde öğrenilmesi üzerine yani 08/07/2020 tarihinden itibaren 60 günlük yasal süre içerisinde 06/09/2020 gününün pazar gününe denk gelmesi nedeniyle en geç 07/09/2020 Pazartesi günü doğrudan dava açılması veya 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca idareye başvurulması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 08/10/2020 tarihinde idareye başvurulması üzerine 05/12/2020 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine, ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...; K:... sayılı kararıyla; davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrası uyarınca yapmış olduğu 08/10/2020 tarihli başvurusuyla davacının davalı idarece hakkında tesis edilen işlemden haberdar olduğunun kabulü ile anılan başvurunun reddi yolunda tesis edilen 09/11/2020 tarihli işlemin tebliğinden sonra 05/12/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu görüldüğü, süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen idare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilince yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu mahkeme kararının kaldırılmasına; yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:....; K:... sayılı kararıyla; yurt dışında bulunan davacıya Tebligat Kanunu hükmüne uygun şekilde tebligatta bulunulmadığı, e-posta yoluyla yapılan 15 Haziran 2020 tarihine kadar görev süresinin uzatıldığına dair bildirimin, tebligat mevzuatına göre hukuken usulüne uygun kabul edilemeyeceği, davacı ile davalı idare arasındaki yazışmaların davacının kurumsal adresi olan "..." ile birlikte şahsi adresi olan "..." adresine yapıldığı, davacının kurumsal adresinin çalışmadığını beyan ettiği, nitekim davacının sürenin 15 Haziran 2020 tarihine kadar uzatıldığına dair bildirimin de 15/05/2020 tarihinde davacının her iki adresine birlikte değil de sadece davacının hata olduğunu belirttiği "..." adresine yapıldığı, bu durumda söz konusu bildirimin her iki tarafın kabul ettiği e-posta yolu ile yapılmış olsa dahi davalı idarece e-posta adreslerinden sadece biri muhatap alınarak yapılan tebligatın bu yönü ile eksik bırakıldığı, usulüne uygun olarak yapılmayan görev süresi uzatım bildirimine istinaden davacının süre sonunda göreve başlamadığından bahisle tesis edilen 657 sayılı Kanunun 108. maddesinin (F) fıkrası uyarınca görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin, işlem ve eylemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu yolundaki kural gereğince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini de gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal hak talebinin kabülü ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf konusu olan İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup bozulmasını gerektirir başka bir sebep de bulunmadığı, davalı idarenin istinaf başvurusunun bu kısım yönünden reddi gerektiği, istinaf konusu olan İdare Mahkemesi kararının, parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin kısmı yönünden; davacının görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem öncesinde aylıksız izinli olduğu, bir başka anlatımla, kendisine ücret/aylık ödenmediği dolayısıyla dava konusu görevinden çekilmiş sayılma işleminin sebep olduğu bir parasal kaybın bulunmadığı, davanın bu kısmının reddi gerekirken, kabulü yönünde verilen İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddine; kısmen kabulüne, başvuruya konu Mahkeme kararının davacının parasal hak talebinin kabülü ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının kaldırılmasına; bu istem yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, başvuruya konu Mahkeme kararının davacının parasal hak talebinin kabülü ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük ve parasal hakların her hak ediş (ödenmesi gereken aylardan) tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; davacının kendisine verilen izin süresi sonunda görevine dönmediği, hakkında tutulan tutanaklar uyarınca görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, temyize konu kararın işlemin iptaline ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Taraflarca savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı idarenin duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: NCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan davacının, 01/01/2017-01/01/2018 tarihleri arasında yurt dışında görevlendirildiği, eşinin gebeliği nedeniyle verilen rapor neticesinde 01/06/2018 tarihine kadar görevlendirmesinin uzatıldığı, eşinin doğum yapması üzerine 01/06/2018-16/04/2020 tarihleri arasında 2 yıllık ücretsiz izin hakkını kullandığı, Covid19 salgını nedeniyle ABD-Türkiye arasındaki uçuşların kapatılması nedeniyle izninin 16/04/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı, ücretsiz izin bitim tarihinde göreve başlamadığı gerekçesiyle ise davacının görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin... tarih ve .... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine söz konusu işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun" Yurt içinde ve yurt dışında görevlendirme" başlıklı 39. maddesinde; "(Değişik madde: 09.04.1990 - 418 S.KHK/Madde 25) (İptal: Anayasa Mahkemesi 05/02/1992 tarih ve E.1990/22, K.1992/6)(Yeniden düzenlenen madde: 18.05.1994 - 527 S.KHK/Madde 17) Öğretim elemanlarının kurumlarından yolluk almaksızın yurt içinde ve dışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmalarına, araştırma ve inceleme gezileri yapmalarına, araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmalarına, bir haftaya kadar dekan, enstitü ve yüksek okul müdürleri, onbeş güne kadar rektörler izin verebilirler. Bu şekilde onbeş günü aşan veya yolluk verilmesini gerektiren veya araştırma ve incelemenin gerektirdiği masrafların üniversite ile buna bağlı birimlerin bütçesinden veya döner sermaye gelirlerinden ödenmesi icabeden durumlarda, ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı gereklidir. Öğretim elemanları birinci fıkrada ve bu Kanunun 33 üncü maddesinde sayılan yurt dışına gönderilme halleri dışında mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak için Cumhurbaşkanınca üniversiteler itibariyle bir yılı geçmeyecek şekilde her yıl belirlenecek kontenjan ve süreler dahilinde yurt dışına gönderilebilecekleri gibi aynı amaçlarla dış burslara dayanılarak da gönderilebilirler. Belirlenen kontenjanların üniversiteye bağlı birimler arasında dağıtımı üniversite yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı, gönderilme ise ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile olur. Zorunlu hallerde yurt dışında kalma süresi ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile yarısına kadar uzatılabilir. Bunlar hak ve yükümlülükleri bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre aynı amaçla yurt dışına gönderilenlerin tabi oldukları hükümlere tabi olurlar. Ancak, bunlara yapılacak ödemenin miktarı Devlet memurlarına yapılacak ödemeyi geçmemek üzere üniversite yönetim kurulunca daha düşük olarak tespit edilebilir. Öğretim elemanlarından kendilerine yurt dışı kuruluşlarınca burs veya ücret sağlananlar, görev yapacakları sürece Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği esaslara göre üniversite yönetim kurulunun kararı ile aylıklı veya aylıksız izinli de sayılabilirler. "(...)" hükmü yer almaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Bilgilerini artırmak üzere dış memleketlere gönderilme" başlıklı 78. maddesinde; "Mesleklerine ait öğrenimini bitirerek Devlet memurluğuna alınmış ve asli memur olarak atanmış olanlardan mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere dış memleketlere: a) Kurumlarınca açılacak seçme veya yarışma sınavlarında başarı gösterenlere, b) Dış burslara dayanılarak gönderilenlere, iki yıla kadar ayrılma müsaadesi verilebilir. Gerekirse bu süre en çok bir kat uzatılabilir."; "Bilgilerini artırmak için yabancı memlekete gönderilenlerin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 79. maddesinde; "(Değişik madde: 28.07.1971 - 1449 S.Kanun/Madde 1) (Değişik 1. fıkra: 18.05.1994 - 527 S.KHK/Madde 6) 78 inci maddede yazılı olanlar kadrolarında bırakılırlar. Kadro karşılığı sözleşme ile istihdam edilenlerin sözleşmeleri devam eder ve (Şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenler hariç) aylık ve diğer her türlü ödemeleri ile sözleşme ücretlerinin Kanuni kesintilerinden sonra kalan net tutarının %60’ını Kurumlarından alırlar. Bunların kademe ilerlemesi; emeklilik ve diğer bütün hakları ve yükümlülükleri devam eder. İzin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönerler. Bunlardan kurumlarınca kendilerine maaşsız izin verilmesi uygun görülenlerin bu süreleri keseneklerinin ve karşılıklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartıyla emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir. (Değişik 2. fıkra: 22.08.1989 - 378 S.KHK/Madde 2)(Değişik cümle: 23.07.2010 - 6009 S.K/Madde 60) Kurumlarınca gönderilenlerden, uluslararası kuruluşlarda staj yapan ve çalışma esas ve usulleri ile misyon şeflikleriyle ilişkileri Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Dışişleri Bakanlığınca belirlenen memurlara, gittikleri ülkelerde sürekli görevle bulunan ve dokuzuncu derecenin birinci kademesinden aylık alan meslek memurlarına ödenmekte olan yurtdışı aylığı tutarı, diğerlerine bu tutarın 2/3'ü ödenir. (Değişik 2. cümle: 17.09.2004 - 5234 S.K/Madde 1) Şahsen özel burs sağlayan ve bu burstan istifade etmesi için kendilerine maaşsız izin verilenler ile Cumhurbaşkanınca kurumlar itibarıyla belirlenen kontenjan dışında gönderilenler hariç olmak üzere, burslu gidenlerin aldıkları burs miktarları bu miktarın altında ise aradaki fark kurumlarınca kendilerine ayrıca ödenir. (Değişik 3. fıkra: 12.02.1982 - 2595 S.Kanun/Madde 6) Bu suretle yapılacak fark ödeme, her türlü vergiden müstesnadır. Sürelerinin bitiminde görevlerine başlamıyanlar çekilmiş sayılırlar. Bu suretle çekilmiş sayılanlar aylık ve yol giderleri de dahil olmak üzere kendilerine kurumlarca yapılmış bulunan bütün masrafları iki kat olarak ödemeye mecburdurlar. Görevlerine başlayıp da yükümlü bulundukları mecburi hizmetini bitirmeden ayrılanlar veya bir ceza sebebi ile memurluktan çıkarılmış olanlar mecburi hizmetlerinin eksik kalan kısmı ile orantılı miktarı iki kat olarak ödemek zorundadırlar." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının parasal hak talebine ilişkin kısmı yönünden yapılan değerlendirme: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın ilgili kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının göreninden çekilmiş sayılmasına dair ... tarih ve .... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve ... sayılı işleme ilişkin kısmı yönünden yapılan değerlendirme: Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; öğretim elemanlarına, kurumlarından yolluk almaksızın yurt içinde ve dışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmak, araştırma ve inceleme gezileri yapmak, araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmak için izin kurumlarınca verilebilir. Ayrıca; sözü edilenler ve bu Kanunun 33 üncü maddesinde sayılan yurt dışına gönderilme halleri dışında, öğretim elemanları, mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak için Cumhurbaşkanınca üniversiteler itibariyle bir yılı geçmeyecek şekilde her yıl belirlenecek kontenjan ve süreler dahilinde yurt dışına kurumlarınca gönderilebilir. Uyuşmazlığa konu olayda; ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta olan davacı, 01/01/2017-01/01/2018 tarihleri arasında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca yurt dışında görevlendirilmiş olup; eşinin gebeliği nedeniyle verilen rapor neticesinde 01/06/2018 tarihine kadar görevlendirmesinin uzatıldığı, eşinin doğum yapması üzerine 01/06/2018-16/04/2020 tarihleri arasında 2 yıllık ücretsiz izin hakkını kullandığı, Covid19 salgını nedeniyle ABD-Türkiye arasındaki uçuşların kapatılması nedeniyle izninin 16/04/2020 tarihinden 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığı, anılan sürenin sonunda görevine dönmediği gerekçesiyle görevinden çekilmiş sayılmasına karar verildiği görülmektedir. Dava konusu işlem; 657 sayılı Kanunun 108. maddesi uyarınca tesis edildiğinden, bu hükmün yüksek öğretim kurumunda araştırma görevlisi olarak görev yapan ve aynı Kanun'un 39. maddesi uyarınca yurt dışına gönderilen davacı hakkında uygulanıp uygulanmayacağının irdelenmesi uyuşmazlığın çözümünde önem arz etmektedir. Dairemizin yerleşik içtihadı; 2547 sayılı Kanuna tabi öğretim üyesi olarak görev yapanlar hakkında durumun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 2547 sayılı Kanunun disiplin hükümleri uyarınca yapılacak bir soruşturma ile tespit edilerek, bunun sonucuna göre işlem tesis edilmesi gerektiği, görevinden çekilmiş sayılması yönünde 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı yönündedir. Ancak; 2547 sayılı Kanun'un 39. maddesinde yer alan; "Zorunlu hallerde yurt dışında kalma süresi ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile yarısına kadar uzatılabilir. Bunlar hak ve yükümlülükleri bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre aynı amaçla yurt dışına gönderilenlerin tabi oldukları hükümlere tabi olurlar." kuralı uyarınca, uyuşmazlığa konu somut olayın bu bağlamda incelemesi gerekmektedir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Bilgilerini artırmak üzere dış memleketlere gönderilme" başlıklı 78. maddesi uyarınca, mesleklerine ait öğrenimini bitirerek Devlet memurluğuna alınmış ve asli memur olarak atanmış olanlardan mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak üzere dış memleketlere gönderilenler, yine aynı Kanun'un "Bilgilerini artırmak için yabancı memlekete gönderilenlerin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 79. maddesinde belirtildiği üzere; izin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönmek zorundadırlar. Sürelerinin bitiminde görevlerine başlamayanlar çekilmiş sayılırlar, bu suretle çekilmiş sayılanların aylık ve yol giderleri de dahil olmak üzere kendilerine kurumlarca yapılmış bulunan bütün masrafları iki kat olarak ödemeye mecburdurlar. Burada; ifade edilen; "izin bitiminde yol süresi hariç 15 gün içinde görevlerine dönmek" Kanun kapsamında bulunan ilgililer yönünden bir yükümlülük niteliğindedir. Zira; maddenin devamında anılan yükümlülüğü yerine getirmeyen ilgililer hakkında tesis edilecek işlem kurala bağlanmıştır. Bu bağlamda; 2547 sayılı Kanun'da yapılan atıf ile, mesleklerine ait hizmetlerde yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak veya staj yapmak amacıyla yurt dışına gönderilen öğretim elemanlarının, hak ve yükümlülükleri bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre aynı amaçla yurt dışına gönderilenlerin tabi oldukları hükümlere tabi oldukları anlaşılmaktadır. Olayda; davacının görevinden çekilmiş sayılması yolunda tesis edilen işlemden önce, 21/05/2018 tarihli dilekçe ile ailevi sebeplerden ötürü 01/06/2018-16/04/2020 tarihleri arasında ücretsiz izin talebinde bulunması üzerine ... Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlem ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 108. maddesinin (B) bendi uyarınca 01/06/2018 tarihinden 16/04/2020 tarihine kadar aylıksız izinli sayılmasına karar verilmiş olup; davacı tarafından 14/04/2020 tarihli başvuru ile yaşanan pandemi koşulları nedeniyle Türkiye- ABD arası uçuşların durdurulmasından ötürü Türkiye'ye dönüş yapamadığı, ülkeler arası uçuşlar tekrar başlayana kadar tarafına makul bir süre verilmesinin talep edildiği, davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulu kararı ile davacının Türkiye'ye dönüşünün mümkün olmadığı, mevcut durumun göz önünde bulundurularak iş başı durumunun tarifeli uçak seferlerinin başlayacağı tarihe kadar ertelenmesine ve bu süreçte aylıksız izinli sayılmasına karar verildiği, akabinde ... tarih ve .... sayılı ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulu kararı ile de davacının ücretsiz izni ile ilgili alınan ... tarih ve ... sayılı ... Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yönetim Kurulu kararın 15/06/2020 tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; 2547 sayılı Kanun'un 39. maddesinde yapılan atıf uyarınca; davacının yurt dışı görevlendirmesi ile ilgili yükümlülükleri açısından 657 sayılı Kanun'un 79. maddesine tabi olduğu, ancak; davacının öncesinde 657 sayılı Kanun'un 108. maddesi kapsamında ücretsiz izinli olduğu dikkate alındığında; davacı hakkında 108. madde hükümleri kapsamında işlem tesis edilebileceği değerlendirilmektedir. Bu itibarla; 657 sayılı Kanun'un 108. maddesinin (F) bendi uyarınca 26/06/2020 tarihinden itibaren görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin, davacının tarafına verilen ücretsiz izin süresi sonunda görevinde dönmediği gerekçesiyle tesis edildiği görüldüğünden, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erip ermediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Davacının yurt dışı görevlendirmesinin yapılması ve devamında yapılan yazışmaların davacı ile idare arasında mail yoluyla gerçekleştirdiği, süreç içerisindeki çeşitli yazışmaların davacının kurumsal mail adresi olan "..." ile birlikte şahsi mail adresi olan "..." adresi üzerinden gerçekleştirildiği, nitekim; davacının 21/05/2018 tarihli başvurusunda iletişim adresi olarak kurumsal mail adresinin gösterildiği, davacının 01/06/2018-16/04/2020 tarihleri arasında 2 yıllık ücretsiz izinli sayılmasına ilişkin işlemin bu adrese teslim edildiği, 14/04/2020 tarihli başvurusunda işletişim adresi olarak şahsi mail hesabının gösterildiği, son olarak; dava konusu işlemin her iki mail adresine iletildiği görüldüğünden; sürecin bir bütün olarak irdelenmesi neticesinde, davacının her iki mail hesabını kullandığı, yapılan yazışmaların iki iki mail adresine gönderildiği ve davacının izin süresinin 15/06/2020 tarihine kadar uzatıldığından haberdar olduğu açık olup; davacının 15/06/2020 tarihi itibariyle 10 gün süreyle görevine dönmediği sabit olan davacı hakkında tesis edilen görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin işlem ile işleme karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan; davacı tarafından kurumsal mail hesabı olan; "..." adresinin hatalı olduğu ve idarece süre uzatım talebinin değerlendirilmesine ilişkin işlemin anılan adrese iletildiği, kendisinin bu durumdan haberdar olmadığı ileri sürülmekte ise de; anılan adresin yaşanan teknik bir sorun nedeniyle kullanamadığına ilişkin davacının davalı idareye herhangi bir bildirimde bulunmadığı, davalı idarece bu durumun bilinmesinin beklenemeyeceği, zira; bahse konu adresin kurumsal mail adresi olduğu görüldüğünden, davacının bu konuya yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Kaldı ki; ücretsiz izinde olup kendisine verilen süresi dolan davacının14/04/2020 tarihli başvurusu ile tarafına makul bir süre verilmesinin talep etmesi üzerine, davalı idarenin talebini kabul edip etmediğine ilişkin sonucu takip ederek olumsuz cevap verilmesi halinde ülkeye dönerek görevine başlama sorumluluğunun davacıya ait olduğu tartışmasızdır. Bu durumda; davacının görevinden çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve .... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık; anılan işlemlerin iptali yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Davacının temyiz isteminin reddine; davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; a) ... tarih ve ... sayılı işlem ile bu işleme yapılan itirazın reddine dair ... tarih ve .... sayılı işleme ilişkin kısmının BOZULMASINA, b) Davacının parasal hak talebine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/07/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.