TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SEDAT HASPOLAT BA ŞVURUSU (2) (Başvuru Numaras ı: 2020/22495) Karar Tarihi: 15/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 10/8/2021-31564 Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Sedat HASPOLAT I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine i
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR SEDAT HASPOLAT BA ŞVURUSU (2) (Başvuru Numaras ı: 2020/22495) Karar Tarihi: 15/6/2021 R.G. Tarih ve Say ı: 10/8/2021-31564 Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Sedat HASPOLAT I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; Anayasa Mahkemesinin mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin karar ı üzerine yap ılan yeniden yarg ılamada ihlal karar ına uygun karar verilmemesi nedeniyle mülkiyet hakk ının, istinaf incelemesinin duru şmas ız olarak yap ılmas ı, istinaf mahkemesi karar ının kesin olarak verilmesi ve yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle de adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 27/7/2020 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Anayasa Mahkemesinin Sedat Haspolat (B. No: 2014/12849, 20/7/2017) karar ına göre ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 3A. Olay ın Arka Plan ı 9. Başvurucu 1946 do ğumlu olup İstanbul'da ikamet etmektedir. Ba şvurucu, Millî Eğitim Bakanl ığına bağlı kurumlarda ö ğretmen olarak görev yapm ıştır. Başvurucu ayn ı zamanda ö ğretmenlik görevinden arta kalan zamanlar ında serbest avukatl ık faaliyetinde bulunmuştur. 10. Başvurucu, Emekli Sand ığı yan ında 17/7/1964 tarihli ve 506 say ılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 86. maddesinde düzenlenen topluluk sigortas ına tabi olmu ş ve 1/1/1980 ile 29/5/2001 tarihleri aras ında avukatl ık hizmetlerinden dolay ı topluluk sigortas ına toplam 7.608 i ş günü kar şılığı prim ödemi ştir. Başvurucu, ö ğretmenlikten 15/9/1994 tarihinde emekli olmu ş ve bu tarihten itibaren Emekli Sand ığı taraf ından başvurucuya emeklilik ayl ığı bağlanm ıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) taraf ından başvurucuya 506 say ılı Kanun un 86. maddesi uyar ınca 1/8/2002 tarihinden itibaren topluluk sigortas ı kapsam ında yaşlılık ayl ığı ödenmeye ba şlanm ıştır. 11. Emekli Sand ığı ile yap ılan yaz ışmalar sonucunda ba şvurucunun 1/1/1967-1/7/1967 ve 1/1/1970-15/9/1994 tarihleri aras ında Emekli Sand ığına tabi hizmetlerinin oldu ğu, 15/9/1994 tarihinden itibaren de Emekli Sand ığı taraf ından kendisine emeklilik ayl ığı bağland ığı anlaşılm ıştır. 12. SGK İstanbul İl Müdürlü ğünün (İl Müdürlü ğü) 31/3/2008 tarihli i şlemiyle 19/3/1969 tarihli ve 1136 say ılı Avukatl ık Kanunu'nun 188. maddesine at ıfta bulunularak başvurucunun ayn ı zamanda Emekli Sand ığından da yararland ığı gerekçesiyle topluluk sigortas ı kapsam ındaki yaşlılık ayl ığı ödemeleri durdurulmu ştur. Ayn ı işlemde 1/8/2002 ile 21/4/2008 tarihleri aras ında ödenen toplam 33.096,12 TL'lik ya şlılık ayl ığının 1/1/1980 ile 29/5/2001 tarihleri aras ında ödenen primler mahsup edildikten sonra kalan k ısm ının tahsilinin sağlanmas ı için gereken i şlemlerin yap ılmas ı istenmiştir. İl Müdürlü ğünün 31/3/2008 tarihli başka bir yaz ısıyla başvurucudan -33.096,12 TL borcu ödemek üzere- en k ısa zamanda İl Müdürlüğüne müracaat ı istenmiştir. B. Yaşlılık Ayl ığının Kesilmesi ile Geçmi şe Yönelik Borç Ç ıkar ılmas ına İlişkin İşleme Kar şı Aç ılan Davalar 13. Yaşlılık ayl ığının kesilmesi ve geçmi şe yönelik olarak 33.096,12 TL borç çıkar ılmas ına ilişkin 31/3/2008 tarihli i şlemin iptali ve yürütmesinin durdurulmas ı istemiyle başvurucu taraf ından İstanbul 8. İdare Mahkemesinde iptal davas ı aç ılm ıştır. An ılan Mahkemenin 14/7/2008 tarihli karar ıyla davan ın görev yönünden reddine karar verilmi ştir. Bu karara kar şı yap ılan temyiz istemi, Dan ıştay Onbirinci Dairesinin 22/4/2009 tarihli karar ıyla reddedilerek karar onanm ıştır. 14. Başvurucu 12/8/2008 tarihinde ayn ı işleme karşı İstanbul 7. İş Mahkemesinde de dava açm ıştır. Başvurucu, dava dilekçesinde emekli ayl ıklar ının ödenen primlerin nemas ı niteliğinde oldu ğunu ve kesilemeyece ğini ileri sürülmü ştür. An ılan Mahkemece 16/12/2009 tarihinde dava reddedilmi ştir. Kararda, 1136 say ılı Kanun'un 188. maddesi uyar ınca Emekli Sand ığına tabi olarak çal ışıldığı sürelerde yat ırılan topluluk sigortas ı primlerinin geçerli olmad ığı ve ayr ıca Emekli Sand ığına tabi olarak emekli olunduktan sonra topluluk sigortas ına tabi olunmas ının mümkün olmad ığı gerekçelerine dayan ılm ıştır. Değinilen karar, Yarg ıtay 10. Hukuk Dairesinin (Daire) 13/5/2010 tarihli karar ıyla onanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 4C. Başvurucu Aleyhine Ba şlat ılan İcra Takibi ve Aç ılan İtiraz İptali Davas ı 15. İl Müdürlü ğü taraf ından 1/6/2009 tarihinde Şişli 2. İcra Müdürlü ğünde başvurucu aleyhine 33.096,12 TL anapara, 1.060,85 TL de faiz olmak üzere toplam 34.157,01 TL'nin tahsili amac ıyla icra takibi ba şlatılm ıştır. Başvurucunun itiraz ıyla takibin durmas ı üzerine İl Müdürlü ğü 29/7/2009 tarihinde İstanbul 8. İş Mahkemesinde ( İş Mahkemesi) itiraz ın iptali davas ı açm ıştır. Başvurucu, kar şı dava açarak emeklilik için ödediği primlerin en yüksek banka mevduat faizi uygulanmak suretiyle iadesi isteminde bulunmuştur. 16.İş Mahkemesince bilirki şi incelemesi yapt ırılm ıştır. Bilirkişi raporuna, ya şlılık ayl ığının kesilmesine ve geçmi şe yönelik borç ç ıkar ılmas ına ilişkin işleme kar şı aç ılan davada davan ın reddine ili şkin olarak İş Mahkemesince verilen karar ın Dairenin 13/5/2010 tarihli karar ıyla onanarak kesinle ştiği işlenmiştir. Raporda ayr ıca 31/5/2006 tarihli ve 5510 say ılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sa ğlık Sigortas ı Kanunu'nun 96. ve devam ı maddelerinin olayda uygulanaca ğının Yarg ıtay taraf ından da kabul edildi ği ve bu nedenle somut olaya ilişkin değerlendirmenin bu mevzuata göre yap ılmas ı gerektiği ifade edilmi ştir. Raporda, başvurucunun çifte sigortal ılık durumunu bilmesi nedeniyle an ılan 96. maddenin birinci fıkras ının (a) bendi uyar ınca geriye yönelik on y ıllık ödemelerin tahsilinin mümkün oldu ğu ve dolay ısıyla 6/11/1998 tarihinden sonra yap ılan tüm ödemelerin iadesinin istenebilece ği görüşü aç ıklanm ıştır. Bilirki şi raporunda, idarenin 6/11/2008 tarihli yaz ıyla durumda n haberdar oldu ğu kabul edilerek 1/6/2009 tarihinde ba şlatılan icra takibinin bir y ıllık zamanaşımı süresi içinde oldu ğu savunulmu ştur. Raporda son olarak ba şvurucu taraf ından yat ırılan primler 28,04 TL, bunlara i şleyen faiz ise 144,75 TL olarak hesaplanm ıştır. 17.İş Mahkemesince 22/5/2013 tarihli kararla İl Müdürlü ğü taraf ından aç ılan dav a kabul edilerek itiraz ın iptaline ve takibin devam ına karar verilmi ş, başvurucunun kar şı davas ı da k ısmen kabul edilmi ştir. Karar ın gerekçesinde idari i şleme karşı aç ılan davan ın İstanbul 7. İş Mahkemesinin 16/12/2009 tarihli karar ıyla reddedildi ği ve bu karar ın Daire taraf ından onanarak kesinle ştiği belirtilmi ştir. Gerekçede ayr ıca idarenin 6/11/2008 tarihinde çifte sigortal ılık durumundan haberdar olmas ı üzerine bir y ıl içinde takibat ba şlatt ığı ifade edilmiştir. Gerekçenin devam ında 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendi uyar ınca geriye dönük on y ıllık yersiz ödemelerin iadesi yoluna gidilmesinin mümkü n olduğu aç ıklanm ıştır. İş Mahkemesi karar ında, başvurucu taraf ından ödenen topluluk sigortas ı primlerinin Emekli Sand ığı ile çak ışan döneme isabet eden bölümünün iadesi gerektiği belirtilerek bilirki şi taraf ından hesaplanan 28,04 TL anapara ve 144,75 TL faiz olmak üzere toplam 172,79 TL'nin ba şvurucuya ödenmesi gerekti ği ifade edilmi ştir. 18. Başvurucu 22/8/2013 tarihli dilekçe ile bu karar ı temyiz etmi ştir. Temyi z dilekçesinde, i şlemin tesis edildi ği tarihte yürürlükte bulunun 506 say ılı Kanun'un 84. maddesinin son f ıkras ı hükmünün uygulanmas ı gerektiğini savunmu ştur. Dilekçede başvurucu, an ılan hüküm uyar ınca yersiz ödenen ya şlılık ayl ıklar ının iadesinin istenmesini n mümkün olmad ığını ifade etmi ş; davac ı idarenin bu hüküm yerine i şlemin tesis edildi ği tarihten sonra 1/10/2008 tarihinde yürürlü ğe giren 5510 say ılı Kanun hükümlerini uygulad ığını belirtmiştir. Temyiz dilekçesinde ayr ıca 9/6/1932 tarihli ve 2004 say ılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinin yedinci f ıkras ı gereğince icra takibinin alaca ğın öğrenilmesinden itibaren bir y ıl içinde ba şlatılmas ı gerekirken 1/6/2009 tarihinde ba şlatılm ış olmas ı nedeniyle hak düşürücü sürenin geçti ğini ileri sürmü ştür. Başvurucu son olarak ödenen primleri n güncellenerek iadesi gerekti ğini vurgulam ıştır. Dairenin 26/5/2014 tarihli karar ıyla karar onanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 5D. Anayasa Mahkemesine Yap ılan Bireysel Ba şvuru 19. Başvurucu 1/8/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunmuştur. Bireysel ba şvuru formunda; topluluk sigortas ı kapsam ında ödenen ya şlılık ayl ığının kesilmesi ve önceden ödenenlerin de iadesi yolunda i şlem tesis edilmesi, bu i şlem üzerine topluluk sigortas ına ödenen primlerin iadesi istemiyle aç ılan davada iadesine hükmedilen primlerin güncellenmemesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddialar ileri sürmü ştür. Başvuru dilekçesinde ayr ıca 63.334 TL'ye ula şan iade borcu nedeniyle ta şınmaz ının ve arac ının haczedildi ğini belirtmi ştir. 20. Anayasa Mahkemesi 20/7/2017 tarihinde ba şvuruyu karara ba ğlam ıştır. An ılan kararda, ba şvurucunun ya şlılık ayl ığının geleceğe yönelik olarak iptal edilmesi şikâyeti zaman bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmu ştur. Başvurucunun avukatl ık faaliyeti kapsam ında topluluk sigortas ına ödediği 7.608 iş günü kar şılığı primin güncellenmemesine yönelik şikâyetinin ise bu iddian ın ilk kez temyiz a şamas ında ileri sürülmesi sebebiyle ba şvuru yollar ının tüketilmemi ş olmas ı nedeniyle kabul edilemez oldu ğu sonucuna ula şılm ıştır. Araç ve ev haczine yönelik şikâyet de temellendirilemedi ği gerekçesiyle kabul edilemez bulunmu ştur. 21. Anayasa Mahkemesi son olarak, ödenen ya şlılık ayl ıklar ının iadesi istemiyle ilgili şikâyeti incelemi ştir. An ılan kararda ya şlılık ayl ıklar ının başvurucuya ödenmekle mevcut mal varl ığı hâline geldi ği ve bunlar ın iadesi yolunda i şlem tesis edilmesinin mülkiye t hakk ına müdahale te şkil ettiği sonucuna ula şmış (Sedat Haspolat, 64-65), müdahalenin mülkiyetin kullan ılmas ının düzenlenmesi şeklindeki üçüncü kural çerçevesinde incelenmesi gerektiğini değerlendirmi ştir (Sedat Haspolat, 66-70). Anayasa Mahkemesi bundan sonraki a şamada müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığını incelemi ştir. Derece mahkemelerinin geçmi ş dönemde yap ılan ödemelerin iadesine ili şkin 31/3/2008 tarihli işlemin yasal dayana ğı olarak 1/10/2008 tarihinde yürürlü ğe giren 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendini gösterdiklerini gözeten Anayasa Mahkemesi, müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmad ığı sonucuna ula şmıştır (Seda t Haspolat, 74-78). 22. Anayasa Mahkemesi, müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığı hususunda inceleme yap ılırken Anayasa'n ın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin ve bu ba ğlamda kanunlar ın geriye yürümezli ği ilkesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerektiğine dikkat çekmi ştir (Sedat Haspolat, 75). Anayasa Mahkemesi kişilere yükümlülük yükleyen bir kanun hükmünün yürürlü ğe girdiği tarihten önceki dönemde tesis edilen idari i şlemlere uygulanmas ının geriye yürüme mahiyeti ta şıdığına vurgu yapm ış, kanunlar ın hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olan geriye yürümezlik ilkesini zedeleyecek biçimde uygulanmas ı suretiyle mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulmas ının kanunilik güvencesinin ihlali sonucunu do ğurabileceğine işaret etmi ştir (Sedat Haspolat, 77). 23.İdari işlemin tesis edildi ği tarihte 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin birinci fıkras ının (a) bendinin yürürlükte olmad ığını hat ırlatan Anayasa Mahkemesi 1/10/2008 tarihinde yürürlü ğe giren söz konusu hükmün 31/3/2008 tarihinde tesis edilen idari i şlemin yasal dayana ğını teşkil etmesinin mümkün olmad ığını belirtmi ş, idare veya derece mahkemelerince ba şkaca bir yasal dayana ğın da gösterilmedi ğinin alt ını çizerek başvurucuy a ödenen ya şlılık ayl ıklar ının iadesinin istenmesi suretiyle mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayanaktan yoksun oldu ğu sonucuna ula şmıştır (Sedat Haspolat, 78). Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 6Müdahalenin kanunilik unsurunu ta şımad ığını tespit eden Anayasa Mahkemesi, ölçülülük ilkesi yönünden ayr ıca bir denetim yapmam ıştır (Sedat Haspolat, 80). E.İhlal Karar ından Sonraki Süreç 24.İhlal karar ı sonras ında İş Mahkemesince yeniden yarg ılama yap ılm ıştır. İş Mahkemesi 6/12/2017 tarihli karar ıyla başvurucunun itiraz ının iptali ve takibin devam ı şeklindeki önceki hükmü onam ıştır. 25. Karar ın gerekçesinde 506 say ılı Kanun'un 121. maddesi metnine yer verildikten sonra 5510 say ılı Kanun'la an ılan hükmün yürürlükten kald ırıldığı ve yersiz ödemelerin iadesi konusunun 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinde düzenlendi ği hat ırlat ılm ıştır. Karard a Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/6/2011 tarihli ve E.2011/21-362, K.2011/409 say ılı karar ına at ıfla kanunlar ın geriye yürümesi konusunda mevzuatta genel bir düzenleme bulunmad ığı, ilke olarak her kanunun yürürlü ğe girdiği andan itibaren derhâl hukuksal sonuçlar do ğurmaya ba şlayacağı, sosyal güvenlik hukukunun kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle bu alandaki kanunlar ın yürürlü ğe girdiği andan itibaren derhâl hukuki sonuçlar doğuracağı belirtilmi ştir. Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulu karar ına yollama yapan İş Mahkemesine göre 506 say ılı Kanun'un 121. maddesi yersiz ödemelerin kay ıtsız şarts ız iadesini öngördü ğü hâlde 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesi hak sahibinin iyi niyetli olmas ı ile kötü niyetli olmas ına göre ayr ım yapm ıştır. Dolay ısıyla 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesi 506 say ılı Kanun'un 121. maddesine nazaran lehe bir düzenleme niteli ğindedir. Sosyal güvenlik hukukunun kamu düzenini ilgilendiren niteli ği karşısında 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesi hükmünün devam etmekte olan uyu şmazl ıklara da uygulanmas ı gerekir. 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesi sebepsiz zenginle şme konusuna ili şkin özel bir düzenleme niteliğindedir, bu nedenle 22/4/1926 tarihli ve 818 say ılı Borçlar Kanunu'nun 63. maddesi hükmüne nazaran uygulama önceli ği vard ır. 26.İş Mahkemesi, avukat olan ba şvurucunun topluluk sigortas ı primi ödedi ğini ve bunun çifte sigortal ılık durumuna girebilece ğini bilebilecek durumda oldu ğunu kabul etmi ş ve 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendine göre geriye do ğru on yıllık süre ile s ınırlı olarak yersiz ödemeleri iade sorumlulu ğunun bulundu ğunu ifade etmi ştir. İş Mahkemesi ayr ıca 5510 say ılı Kanun'un uygulanamayaca ğı kabul edilse dahi idari i şlem tarihinde yürürlükte bulunan 506 say ılı Kanun'un 121. maddesi kapsam ında daval ıdan yaşlılık ayl ıklar ının iadesinin istenmesinin mümkün oldu ğunu belirtmi ştir. 27. Başvurucu bu karara kar şı temyiz yoluna ba şvurmuştur. Temyiz dilekçesinde önceki aşamalarda ileri sürülen iddialar ı tekrarlamakla birlikte Anayasa Mahkemesi karar ının yok say ıldığını ifade etmi ştir. Yarg ıtay 10. Hukuk Dairesi, karar ın temyiz de ğil istinaf kanun yoluna tabi oldu ğu gerekçesiyle ba şvurunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 13/12/2018 tarihinde karar vermi ştir. 28.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) 25/12/2019 tarihli karar ıyla istinaf istemini esastan kesin olarak reddetmi ştir. Bununla birlikte Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesininkinden farkl ı bir gerekçeye yer vermi ştir. Bölge Adliye Mahkemesi karar ının ilgili k ısm ında özetle şunlar ifade edilmi ştir: i. Değerlendirilmesi gereken öncelikli mesele mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığıdır. Nitekim Anayasa Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 7Mahkemesi karar ında da müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmad ığı gerekçesiyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. ii. Davan ın yasal dayana ğını oluşturan 506 say ılı Kanun'un 121. maddesinin ikinci f ıkras ında; yanl ış ve yersiz ödendi ği anlaşılan her türlü gelir, ayl ık ve sigorta yard ımlar ının 84. maddenin son f ıkras ı sakl ı kalmak kayd ıyla ilgililerin sonraki her çeşit istihkaklar ından kesilmek suretiyle geri al ınacağı, 84. maddesinde ise yanl ış ve yersiz olarak al ınm ış olduğu anlaşılan primlerin al ındıklar ı tarihlerden on y ıl geçmemiş ise hisseleri oran ında işverenlere ve sigortal ılara geri verilece ği, primleri geri verilenlere hastal ık, anal ık, malullük, ya şlılık ve ölüm sigortalar ından yap ılmakta olan yard ımlar ile verilmekte olan ödenek ve ayl ıklar ın -ilgililer bu sebeple gerekli yard ım tahsis ve ödeme şartlar ını yitirmiş olurlarsa- durdurulaca ğı, şu kadar ki daha önce sa ğlanan yard ımlara ait giderlerin ilgililerden geri alınmayacağı hükme ba ğlanm ıştır. iii. 1136 say ılı Kanun'un 188. maddesi gere ğince topluluk sigortas ından yararlanmas ı ve ayr ıca 506 say ılı Kanun kapsam ında sigortal ı olmas ı yasal olarak mümkün bulunmayan davac ının sigortal ılığının ve yaşlılık ayl ığının iptaline yönelik kurum işlemi kanuna uygun bulundu ğundan kurum taraf ından davac ıya yap ılan yaşlılık ayl ığına ilişkin ödemelerin yasal dayana ğı kalmam ış, ödemeler yersiz ödeme niteliği kazanm ıştır. Yersiz ödemelerin geri al ınmas ı ise 506 say ılı Kanun'un 121. maddesinde düzenlenmi ş olup ba şvurucudan geri ödenmesinin talep edilmesinde hukuka ayk ırılık bulunmamaktad ır. iv. Ayn ı Kanun'un 84. maddesindeki "Şu kadar ki, daha önce sa ğlanan yard ımlara ait giderler ilgililerden geri al ınmaz." düzenlemesi ise yaln ızca iyi niyetli sigortal ılar ı kapsamaktad ır. Buna göre sigortal ı; sahte belgeler sunarak, sigortal ı olamayaca ğını bilebilecek durumda oldu ğu hâlde kurumu yan ıltmak veya gerçek durumunu gizleyerek buna ili şkin bilgi ve belgeleri saklamak suretiyle sigortal ı niteliği kazanm ış ve sigorta yard ımlar ından yararlanm ışsa yersi z ödemelerin iadesi mümkündür. An ılan hüküm yersiz ödemenin kurumun hatal ı işlem ve eylemlerinden kaynakland ığı, diğer bir deyi şle yersiz ödemeye sigortal ının nede n olmad ığı durumlarda uygulanabilir. Bu düzenlemenin 818 say ılı Kanun'daki kar şılığı 63. maddedir. Dolay ısıyla iyi niyetli sigortal ının iade yükümlülü ğünün bulunmad ığının kabulü gerekir. v. Avukatl ık mesleğinin icra eden ba şvurucu 1136 say ılı Kanun'un 188. maddesindeki düzenlemeyi ve çifte sigortal ılığın hukuken mümkün bulunmad ığını bilebilecek durumda oldu ğu gibi topluluk sigortas ına girişte ve ayl ık talebi s ıras ında 5434 say ılı Kanun kapsam ında sigortal ı olduğuna ve ya şlılık ayl ığı ald ığına dair bilgi vermedi ğinden başvurucunun iyi niyetli olarak kabulü mümkün de ğildir. Bir kimsenin kendi kusurundan yararlanmas ı evrensel hukuk ilkelerine de ayk ırıdır. Bu nedenle de ba şvurucunun 506 say ılı Kanun'un 84. maddesinin son cümlesinden ve 818 say ılı Kanun'un 63. maddesinden yararland ırılmas ı mümkün de ğildir. Hâl böyle olunca Anayasa Mahkemesi karar ında belirtilen mülkiyet hakk ına müdahalenin kanunilik unsurundaki yoksunluk, yarg ılaman ın iadesi talebinin konusu karar ın onanmas ına dair ilk derece mahkemesi karar ı ile giderilmi ştir. 29. Nihai karar 13/7/2020 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. Başvurucu 27/7/2020 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 8IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk 30. 506 say ılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 84. maddesi şöyledir: "Yanl ış ve yersiz olarak al ınm ış olduğu anlaşılan primler, al ındıklar ı tarihlerden on y ıl geçmemiş ise, hisseleri oran ında işverenlere ve sigortal ılara geri verilir. İşverenlere geri verilecek primler için Kurumca kanuni faiz de ödenir. Bu faiz, primin Kuruma yat ırıldığı tarihi takibeden ayba şından iadenin yap ıldığı ay ın başına kadar geçen süre için hesaplan ır. Primleri geri verilenlere, primleri iptal edilen çal ışmalar ı dolay ısiyle, Kurumca i ş kazalariyle meslek hastal ıklar ı sigortas ından yap ılmakta olan yard ım ve ödemeler durdurulur. Hastal ık, Anal ık, Malullük, Ya şlılık ve Ölüm Sigortalar ından yap ılmakta olan yard ımlar ile verilmekte olan ödenek ve ayl ıklar ise, ilgililer bu sebeple gerekli yard ım, tahsis ve ödeme şartlar ını yitirmiş olurlarsa durdurulur. Şu kadar ki, daha önce sağlanan yard ımlara ait giderler ilgililerden geri al ınmaz." 31. 506 say ılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin ikinci fıkras ı şöyledir: "Ancak, yanl ış ve yersiz ödendi ği anlaşılan her türlü gelir, ayl ık ve sigorta yard ımlar ı 84 üncü maddenin son f ıkras ı sakl ı kalmak kayd ıyla, ilgililerin sonraki her çe şit istihkaklar ından kesilmek suretiyle geri al ınır. Kurumun genel hükümlere göre takip hakk ı sakl ıdır." 32. 1136 say ılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 186. maddesi şöyledir: "188 inci maddede yaz ılı olanlar d ışında kalan avukatlar ın 506 say ılı Sosyal Sigortalar Kanununun 86 nc ı maddesinde gösterilen 'Topluluk Sigortas ına' girmeleri zorunludur. Ancak, bu zorunluluk (Malullük, ya şlılık ve ölüm sigortas ı) bak ımından olup, ( İş kazalar ı ve meslek hastal ıklar ı), (Hastal ık) ve (Anal ık) sigortalar ına girmek avukat ın isteğine bağlıdır. Topluluk Sigortas ına tabi olan avukatlar hakk ında bu kanundaki özel hükümlere ayk ırı olmamak kayd ı ile, 506 say ılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 05/01/1961 gün ve 228 sayılı Kanun ve bu kanunlar ın ek ve tadilleri hükümleri uygulan ır." 33. 1136 say ılı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 188. maddesi şöyledir: "Emeklili ğe tabi bir görevde çal ışmakta olanlar, 506 say ılı Sosyal Sigortalar Kanun u kapsam ına girenler (Ayn ı kanunun 85 inci maddesindeki iste ğe bağlı sigortadan faydalananlar dahil), geçici 2 nci maddedeki borçlanmak hakk ından faydalananlar ile T.C. Emekli Sand ığından emeklilik veya malullük ayl ığı almakta olan yahut 506 say ılı Sosyal Sigortalar Kanununa göre ya şlılık veya malullük sigortas ından faydalanm ış bulunanlar ve ayn ı kanunun geçici 20 nci maddesindeki şartlara uygun olarak faaliyette buluna n sand ıklara tabi bulunan veya bu sand ıklardan faydalanm ış olanlar 186 nc ı madde uyar ınca topluluk sigortas ına giremezler. Avukat ın yukar ıki f ıkraya göre topluluk sigortas ına girememesi, avukatl ık meslekinin icras ına engel te şkil etmez." Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 934. 5510 say ılı Kanun'un 1/10/2008 tarihinde yürürlü ğe giren 96. maddesinin ilgili kısm ı şöyledir: "Kurumca i şverenlere, sigortal ılara, isteğe bağlı sigortal ılara gelir veya ayl ık almakt a olanlara ve bunlar ın hak sahiplerine, genel sa ğlık sigortal ılar ına ve bunlar ın bakmakla yükümlü oldu ğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yap ıldığı tespit edilen bu Kanun kapsam ındaki her türlü ödemeler; a) Kas ıtlı veya kusurlu davran ışlar ından doğmuşsa, hatal ı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on y ıllık sürede yap ılan ödemeler, bu ödemelerin yap ıldığı tarihlerden, ...itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alaca ğı varsa bu alacaklar ından mahsup edilir, alacaklar ı yoksa genel hükümlere göre geri al ınır.". B. Uluslararas ı Hukuk 35. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM) Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi kapsam ındaki davalara genel olarak uygulanan ilkelerin ve özellikle an ılan maddenin mülk edinme hakk ını korumad ığı biçimindeki ilkenin sosyal güvenlik ödemeleri ve sosyal yard ımlar yönünden de geçerli oldu ğunu belirtmektedir. AİHM, bu hükmün Sözle şmeci devletlerin herhangi bir sosyal güvenlik plan ını uygulay ıp uygulamayaca ğının ya da bu planlar çerçevesinde ki şilere ne tür menfaatlerin sa ğlanacağının ve bunlar ın miktar ının ne kadar olaca ğının belirlenmesi hususundaki serbestisine s ınırlama getirmedi ğini vurgulamaktad ır. Ancak A İHM'e göre Sözle şmeci devletlerin -ister önceden kişilerin katk ı yapma şart ına bağlı olsun ister olmas ın- sosyal yard ım ödemesi yap ılmas ını öngören yasal bir düzenlemenin bulunmas ı durumunda bu düzenlemenin ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi kapsam ına giren mülkiyete ili şkin bir menfaat do ğurduğu kabul edilmelidir ( Moskal/Polonya, B. No: 10373/05, 15/9/2009, 38). 36. AİHM, modern demokratik devletlerde birçok bireyin ya şam ını sürdürebilmek için hayatlar ının tamam ında ya da bir bölümünde sosyal güvenlik ve sosyal yard ım ödemelerine ba ğıml ı olduğunu belirtmektedir. A İHM, birçok hukuk sisteminin bu bireylerin belli bir derecede belirlilik ve güvenli ğe ihtiyaç duyduklar ını kabul ederek onlara birtak ım imkânlar sa ğlad ığını ve bu çerçevede -öngörülen baz ı koşullar ın yerine getirilmesi şart ıyla- bu bireylere çe şitli ödemeler yap ılmas ı yolunda düzenlemelere yer verdi ğini hat ırlatmaktad ır. AİHM'e göre bireylerin iç hukuka göre sosyal yard ım alma hakk ının bulundu ğu durumlarda bu ekonomik menfaatler ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi kapsam ına girer (Moskal/Polonya , 39). 37. AİHM'e göre bir ekonomik menfaatin sonradan ortadan kald ırılmas ı, olay ın somut ko şullar ı çerçevesinde tek ba şına o ekonomik menfaatin en az ından ortadan kald ırıldığı ana kadar ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi kapsam ında mülk olarak görülmesini engellemez. Öte yandan tart ışma konusu ekonomik menfaate hak kazanman ın şarta bağland ığı durumlarda ko şulun yerine getirilmemesi sonucu kaybedilen hakk ın ek 1 No.lu Protokol'ün 1. maddesi anlam ında mülk olarak de ğerlendirilmesi mümkün de ğildir (Moskal/Polonya , 40). 38. AİHM, sosyal adaletin önemine dikkat çekmekle birlikte bunun kural olarak kamu otoritelerinin -ihmallerinden kaynaklananlar da dâhil olmak üzere- hatal ı işlemlerini Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 10geri almas ına engel te şkil etmeyece ğinin alt ını çizmektedir. A İHM'e göre aksi karara var ılmas ı, haks ız zenginle şme yasağına ayk ırılık oluşturur. Bu durum ayn ı zamanda sosyal güvenlik sistemine katk ı pay ı ödeyen ve özellikle katk ı pay ı ödedikleri hâlde kanuni ko şullar ı taşımamalar ı nedeniyle bundan yararlanamayan di ğer bireylere haks ızlık oluşturur. So n olarak bu, s ınırlı kamu kaynaklar ının kamu yarar ına uygun olmayan alanlara harcanmas ı sonucunu do ğurur ( Moskal/Polonya , 73). V.İNCELEME VE GEREKÇE 39. Mahkemenin 15/6/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Mülkiyet Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 40. Başvurucu; i. Yaşlılık ayl ığı ödemelerinin 7.608 i ş günü prim kar şılığında yap ıldığını ve dolay ısıyla yersiz olmad ığını ifade etmektedir. Hakk ın geçmişe ilişkin boyutuna dokunulamayaca ğının Dan ıştay ın yerleşik içtihad ı gereği olduğunu belirtmektedir. Kısmi zamanl ı olarak avukatl ık işini yaparak ve prim ödeyerek ya şlılık ayl ığı alma hakk ı elde etti ği hâlde bunlar ın geri istenmesinin hukuka ve Anayasa'ya ayk ırı olduğunu savunmakta, mülkiyet hakk ını ihlal etti ğini belirtmektedir. Derece mahkemeleri Anayasa Mahkemesi karar ına uymad ıklar ından Anayasa'n ın 138. ve 153. maddelerinin ihlal edildi ğini ifade etmektedir. ii. Yaşlılık ayl ığının kesilmesinin haks ız olduğunu ileri sürmektedir. Emekli ayl ığı iptal edildi ği hâlde ödedi ği primlerin güncellenmeden iade edildi ğinden ve bu sebeple kurumun sebepsiz zenginle ştiğinden yak ınmaktad ır. 41. Bakanl ık görüşünde; i.İş Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin yeniden yarg ılama üzerine verdikleri kararlarda i şlemin kanuni dayana ğını irdeledikleri belirtilmi ştir. ii.İlgili mevzuat hükümleri gözetildi ğinde başvurucunun 5434 say ılı Kanun'a tabi Emekli Sand ığı iştirakçisi oldu ğu dönemde avukatl ık faaliyeti nedeniyle 506 say ılı Kanun'un 86. maddesi uyar ınca topluluk sigortas ına tabi olmas ına ve Emekli Sand ığı emeklisi oldu ğu dönemde de avukatl ık faaliyetine ait hizmetlerinin uzun vadeli sigorta kollar ı bak ımından hizmet olarak de ğerlendirilmesine imkân bulunmad ığı ifade edilmi ştir. Başvurucuya yersiz ödenen ayl ıklar ın borç ç ıkar ıldığı tarihte 506 say ılı Kanun hükümlerinin yürürlükte oldu ğu, dolay ısıyla kurumca yap ılan yersiz ödemelerin iadesine esas maddenin 506 say ılı Kanun'un 121. maddesi olduğu vurgulanm ıştır. iii. Başvurucunun somut uyu şmazl ığa 506 say ılı Kanun'un 84. maddesinin so n fıkras ının uygulanmas ına ilişkin talebiyle ilgili olarak ise maddenin son f ıkras ının ikinci cümlesinde " hastal ık, anal ık, malullük, ya şlılık ve ölüm sigortalar ından yap ılmakta olan yard ımlar" ile "v erilmekte olan ödenek ve ayl ıklar" şeklinde ayr ım Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 11yap ıldığına dikkat çekilmi ş, bunlardan sadece yard ımlara ait giderlerin geri alınmayacağının belirtildi ği görüşü aç ıklanm ıştır. Bu durumda ayl ıklar ın geri alınmayacağına ilişkin bir düzenlemenin yer almad ığı gözönünde bulunduruldu ğunda başvurucuya yersiz ödenen emekli ayl ığının iadesine ili şkin işlemin kanuni dayana ğının bulundu ğu ve yeniden yarg ılama sürecinde derece mahkemeleri taraf ından bu hususun etrafl ıca değerlendirildi ği kaydedilmi ştir. iv. Yarg ıtay ın yerleşik kararlar ında sosyal güvenlik sisteminde çifte sigortal ılığın mümkün olmad ığının ve zorunlu sigortal ılıklar ın çak ışmas ı hâlinde önceden ba şlay ıp devam eden sigortal ılığın as ıl ve geçerli sigortal ılık olduğunun kabul edildi ği hat ırlat ılm ıştır. Başvurucuya yersiz ödenen emekli ayl ığının iadesine ilişkin işlemin s ınırlı kamu kaynaklar ının kamu yarar ına uygun kullan ılmas ı gerekliliği karşısında meşru amaç ta şıdığının kabul edilmesi gerekti ği ifade edilmiştir. v. Başvurucunun topluluk sigortas ı kapsam ında ödemi ş olduğu primlerin yersiz ödeme nedeniyle iadesi istenen tutardan mahsup edildi ği ve Emekli Sand ığından ayl ık almaya devam etti ği vurgulanarak topluluk sigortas ı kapsam ında başvurucuy a yersiz ödenen emekli ayl ığının iadesine ili şkin işlemin başvurucuya a şırı ve orant ısız bir külfet yükleyip yüklemedi ği değerlendirilirken bunun gözönünde bulundurulmas ı önerilmiştir. 42. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında başvuru formundaki iddialar ını tekrarlam ıştır. 2. Değerlendirme 43. Anayasa'n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 44. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetinin özü, topluluk sigortas ı kapsam ında yap ılan ödemelerin geri istenmesine yönelik oldu ğundan bu şikâyetin mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. 45. Başvurucu ya şlılık ayl ığının kesilmesinin haks ız olduğundan ve primleri n güncellenmeden iade edildi ğinden da yak ınmakta ise de Sedat Haspolat karar ında bu şikâyetler incelenip kabul edilemez bulundu ğundan ( Sedat Haspolat, 41-52) bunlara yönelik ayr ıca bir inceleme yap ılmayacakt ır. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 46. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 12b. Esas Yönünden i. Mülkün Varl ığı 47.Sedat Haspolat karar ında yaşlılık ayl ıklar ının başvurucuya ödenmekle mevcut mal varl ığı hâline geldi ği kabul edilmi ştir (Sedat Haspolat, 64). ii. Müdahalenin Varl ığı ve Türü 48. Başvurucuya ödenmek suretiyle ba şvurucunun mevcut mal varl ığına dâhil olan yaşlılık ayl ıklar ının iadesi yolunda i şlem tesis edilmesi mülkiyet hakk ına müdahale te şkil etmektedir ( Sedat Haspolat, 65). Ya şlılık ayl ıklar ının iadesinin istenmesi suretiyle başvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin mülkiyetin kullan ılmas ının düzenlenmesi şeklindeki üçüncü kural çerçevesinde incelenmesi gerekti ği sonucuna ulaşılm ıştır (Sedat Haspolat, 70). iii. Müdahalenin İhlal Oluşturup Olu şturmad ığı 49. Anayasa n ın 35. maddesinde mülkiyet hakk ı s ınırsız bir hak olarak düzenlenmemi ş, bu hakk ın kamu yarar ı amac ıyla ve kanunla s ınırland ırılabileceği öngörülmü ştür. Mülkiyet hakk ına müdahalede bulunulurken temel hak ve özgürlüklerin sınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesinin de gözönünde bulundurulmas ı gerekmektedir. 50. Anayasa'n ın 13. maddesi şöyledir: "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaks ızın yaln ızca Anayasan ın ilgil i maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasan ın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olamaz." 51. An ılan madde uyar ınca temel hak ve özgürlükler, demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine ayk ırı olmaks ızın Anayasa'n ın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere ba ğlı olarak ve ancak kanunla s ınırlanabilir. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin Anayasa'ya uygun dü şebilmesi için müdahalenin kanuna dayanmas ı, kamu yarar ı amac ı taşımas ı ve ayr ıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yap ılmas ı gerekmektedir ( Recep Tarhan ve Afife Tarhan , B. No: 2014/1546, 2/2/2017, 62). (1) Kanunilik 52. Anayasa'n ın 35. maddesinin ikinci f ıkras ında, mülkiyet hakk ının ancak kamu yarar ı amac ıyla kanunla s ınırlanabilece ği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakk ına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerekti ği ifade edilmi ştir. Öte yandan temel hak ve özgürlüklerin s ınırland ırılmas ına ilişkin genel ilkeleri düzenleyen Anayasa'n ın 13. maddesi de hak ve özgürlüklerin ancak kanunla s ınırlanabilece ğini temel bir ilke olarak benimsemi ştir. Buna göre mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalelerde dikkate al ınacak öncelikli ölçüt, müdahalenin kanuna dayal ı olmas ıdır (Ford Motor Company , B. No: 2014/13518, 26/10/2017, 49). Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 1353. Anayasa Mahkemesi 20/7/2017 tarihli karar ıyla derece mahkemelerinin geçmi ş dönemde yap ılan ödemelerin iadesine ili şkin 31/3/2008 tarihli i şlemin yasal dayana ğı olarak 1/10/2008 tarihinde yürürlü ğe giren 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendini gösterdiklerini gözeterek müdahalenin kanuni dayana ğının bulunmad ığı sonucuna ulaşmıştır. İdari işlemin tesis edildi ği tarihte 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin birinci fıkras ının (a) bendinin yürürlükte olmad ığını hat ırlatan Anayasa Mahkemesi 1/10/2008 tarihinde yürürlü ğe giren söz konusu hükmün 31/3/2008 tarihinde tesis edilen idari i şlemin yasal dayana ğını teşkil etmesinin mümkün olmad ığını belirtmi ş, idare veya derece mahkemelerince ba şkaca bir yasal dayana ğın da gösterilmedi ğinin alt ını çizerek başvurucuy a ödenen ya şlılık ayl ıklar ının iadesinin istenmesi suretiyle mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayanaktan yoksun oldu ğu sonucuna ula şmıştır (Sedat Haspolat, 78). 54. Anayasa Mahkemesi taraf ından verilen bir ihlal karar ının gereklerinin yerine getirilmemesi daha önce verilen ihlalin devam etti ği anlam ına gelir. Bu bak ımdan Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ının gereklerinin yerine getirilmedi ğine ilişkin iddialar ı incelemek de bireysel ba şvurular ı incelemeye yetkili olan Anayasa Mahkemesinin görev alan ına girer (Şahin Alpay (3) , B. No: 2018/10327, 3/12/2020, 39; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2), B. No: 2016/12506, 7/11/2019), 52). Bu sebeple eldeki ba şvuruda Anayasa Mahkemesince kanunilik unsuru yönünden yap ılacak inceleme, daha önce verilen ihlal karar ının gereklerinin yerine getirilip getirilmedi ğinin ve bu kapsamda ba şvurucunun anayasal haklar ının ihlal edilip edilmedi ğinin tespitiyle s ınırlı olacakt ır (Sıddıka Dülek ve di ğerleri, B. No: 2013/2750, 17/2/2016, 70; Mehmet Ali Ayhan (2) , B. No: 2016/7967, 22/7/2020, 54; Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , 52). 55.İş Mahkemesi yeniden yarg ılama sonucu verdi ği 6/12/2017 tarihli karar ıyla önceki karar ındaki -ba şvurucunun itiraz ının iptali ve takibin devam ı şeklindeki- hükmü onam ıştır. İş Mahkemesi Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulunun bir karar ına da at ıfta bulunarak 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin yersiz olarak ba şvurucuya yap ılan ödemelerin iadesinin yasal dayana ğını oluşturabilece ğini belirtmi ştir. İş Mahkemesi sosyal güvenlik hukukunun kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle bu alandaki kanunlar ın yürürlü ğe girdiği andan itibaren uygulanaca ğını ifade etmi ştir. İş Mahkemesi avukat olan ba şvurucunun topluluk sigortas ı pirimi ödedi ğini ve bunun çifte sigortal ılık durumuna girebilece ğini bilebilece k durumda oldu ğunu kabul etmi ş, 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin birinci f ıkras ının (a) bendine göre geriye do ğru on y ıllık süre ile s ınırlı olarak yersiz ödemeleri iade sorumlulu ğunun bulundu ğunu ifade etmi ştir. İş Mahkemesi ayr ıca 5510 say ılı Kanun'un uygulanamayaca ğı kabul edilse dahi idari i şlem tarihinde yürürlükte bulunan 506 say ılı Kanun'un 121. maddesi kapsam ında daval ıdan yaşlılık ayl ıklar ının iadesinin istenmesinin mümkün oldu ğunu belirtmi ştir. 56. Anayasa Mahkemesinin 20/7/2017 tarihli ihlal karar ının derece mahkemelerinde görülen davan ın başvurucu lehine sonuçland ırılmas ı gerektiği anlam ına gelmedi ği not edilmelidir. Anayasa Mahkemesi derece mahkemelerince uyu şmazl ığın çözümlenmesinde esas al ınan hükmün i şlem tarihinden sonra yürürlü ğe girdiğine işaret etmi ş ve bireyleri n durumunu a ğırlaştıran yükümlülük do ğurucu hükümlerin geçmi şe yürütülmesinin hukuk devleti ilkesine ayk ırı olacağını tespit ederek 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin ba şvurucu aleyhine tesis edilen idari i şlemin kanuni dayana ğı olarak kabul edilmesinin müdahaleyi kanuni dayanaktan yoksun b ırakacağını ifade etmi ştir. Dolay ısıyla 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin ba şvuruya konu müdahalenin kanuni dayana ğını oluşturamayaca ğı Anayasa Mahkemesi karar ıyla tespit edilmi ş ve kesinli ğe kavuşturulmuştur. Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 1457.İlk derece mahkemesinin 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesinin i şlemin kanuni dayanağını oluşturduğu sonucuna ula şmas ının Anayasa Mahkemesinin yapt ığı tespit ve kurduğu hükümle aç ık bir çeli şki oluşturduğu belirtilmelidir. Ku şkusuz derece mahkemelerinin yeniden yap ılacak yarg ılamada i şlemin do ğru kanuni dayana ğını tespit etmelerinin önünde bir engel bulunmamaktad ır. Nitekim ihlal karar ında başvuruya konu kararlarda gösterilen hükümlerle s ınırlı bir değerlendirme yap ılm ıştır. Ancak somut olayda İş Mahkemesi Yarg ıtay Hukuk Genel Kurulu karar ına da at ıfla bilinçli bir biçimde Anayasa Mahkemesinden farkl ı bir sonuca varm ıştır. 58. Derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ını yerine getirme hususunda takdir yetkilerinin bulunmad ığı bilinmelidir. Bu ba ğlamda derece mahkemelerinin Anayasa Mahkemesince verilen ihlal karar ını etkisiz k ılacak ve ihlal karar ı verilmesini anlams ız hâle getirecek şekilde bir karar veremeyece ği hat ırda tutulmal ıdır. Anayasa hükümlerini yorumlama tekeli Anayasa Mahkemesinde olmamakla birlikte bu konuda nihai ve bağlay ıcı karar verme yetkisi Anayasa Mahkemesine aittir. Anayasa Mahkemesinin somut bir başvuruda Anayasa hükümleri çerçevesinde de ğerlendirme yaparak ihlal sonucuna ulaşmas ı hâlinde ihlal karar ının gereğini yerine getirmekle yükümlü olan derece mahkemeleri, Anayasa Mahkemesi karar ının bağlay ıcılığını sorgulayamayaca ğı gibi bununla çelişecek bir karar da veremez. 59. Somut olayda Anayasa Mahkemesi mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin kanuni dayana ğının bulunup bulunmad ığını anayasal bir ilke olan hukuk devleti ışığında değerlendirmi ş ve işlem tarihinden sonra yürürlü ğe giren yükümlülük yükleyici kanunun olaya uygulanmas ının müdahaleyi kanuni temelden yoksun b ırakt ığı sonucuna ula şmıştır. Görevi söz konusu müdahalenin ba şkaca bir kanuni temelinin bulunup bulunmad ığını irdelemekten ibaret olan İş Mahkemesinin Yarg ıtay kararlar ına at ıfla Anayasa Mahkemesinin ulaştığı sonucu çürütmeye çal ışmas ı oldukça şaşırtıcı bulunmu ştur. İş Mahkemesinin bu çabas ının Anayasa Mahkemesi kararlar ının bağlay ıcılığı ilkesiyle ba ğdaşmad ığı aç ıktır (bu konudaki detayl ı aç ıklamalar için bkz. Kadri Enis Berbero ğlu (3) , B. No: 2020/32949, 21/1/2021, 82-100). 60. Gelgelelim Anayasa Mahkemesi karar ına uyulup uyulmad ığının tespiti için yarg ılaman ın bütününe bak ılmas ı gerekir. İş Mahkemesi kanuni dayanak olarak esas itibar ıyla 5510 say ılı Kanun'un 96. maddesini göstermi ş ise de karar ında 5510 say ılı Kanun'un uygulanamayaca ğının kabul edilmesi hâlinde dahi idari i şlem tarihinde yürürlükte bulunan 506 say ılı Kanun'un 121. maddesi kapsam ında daval ıdan yaşlılık ayl ıklar ının iadesinin istenmesinin mümkün oldu ğunu belirtmi ştir. Öte yandan Bölge Adliye Mahkemesi karar ında yaşlılık ayl ığının iadesinin istenmesinin yasal dayana ğının 506 say ılı Kanun'un 121. maddesi oldu ğu aç ıkça ifade edilmi ştir. Bölge Adliye Mahkemesine göre yersiz ödemelerin geri al ınmas ı 506 say ılı Kanun'un 121. maddesinde düzenlenmi ş olup başvurucudan bu hükme dayan ılarak yaşlılık ayl ıklar ını geri ödenmesinin talep edilmesinde hukuka ayk ırılık bulunmamaktad ır. Ayn ı Kanun'un 84. maddesindeki "Şu kadar ki, daha önce sağlanan yard ımlara ait giderler ilgililerden geri al ınmaz." düzenlemesi ise yaln ızca iyi niyetli sigortal ılar ı kapsamaktad ır. Avukatl ık mesleğinin icra eden ve çifte sigortal ılığın hukuken mümkün bulunmad ığını bilebilecek durumda olan ba şvurucunun iyi niyetli olarak kabulü mümkün de ğildir. Bu nedenle de ba şvurucunun 506 say ılı Kanun'un 84. maddesinin son cümlesinden yararlanmas ı olanaks ızdır. 61. 506 say ılı Kanun'un idari i şlemin tesis edildi ği tarihte yürürlükte bulunan 121. maddesinin ikinci f ıkras ında; yanl ış ve yersiz ödendi ği anlaşılan her türlü gelir, ayl ık ve Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 15sigorta yard ımlar ının 84. maddenin son f ıkras ı sakl ı kalmak kayd ıyla geri al ınacağı hükme bağlanm ıştır. Ayn ı Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 84. maddesinin birinci fıkras ında yanl ış ve yersiz olarak al ınm ış olduğu anlaşılan primlerin geri verilece ği, so n fıkras ında ise primleri geri verilenlere hastal ık, anal ık, malullük, ya şlılık ve ölüm sigortalar ından yap ılmakta olan yard ımlar ile verilmekte olan ödenek ve ayl ıklar ın -ilgilileri n bu sebeple gerekli yard ım, tahsis ve ödeme şartlar ını yitirmiş olmalar ı hâlinde- durdurulaca ğı belirtilmiştir. An ılan f ıkran ın son cümlesinde ise daha önce sa ğlanan yard ımlara ait giderleri n ilgililerden geri al ınmayacağı kurala ba ğlanm ıştır. 62. Başvurucu 506 say ılı Kanun'un mülga 84. maddesinin son f ıkras ının son cümlesinin ödenmi ş bulunan ya şlılık ayl ıklar ının iadesine engel te şkil ettiği görüşündedir. Belirtilen f ıkrada geri al ınmas ı yasaklanan ödemenin yard ımlardan ibaret oldu ğu, ödenek ve ayl ıklar ın burada say ılmad ığı görülmektedir. An ılan cümlenin lafz ına bak ıldığında geri alınamayaca ğı ifade edilen ödemeler aras ında ayl ıklar ın bulunmad ığı göze çarpmaktad ır. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesinin hukuk kurallar ını ilk elden yorumlama görevinin bulunmad ığı bir kez daha hat ırlanmal ıdır. Anayasa Mahkemesinin görevi derece mahkemelerince yap ılan yorumlar ın keyfî olup olmad ığını denetlemekten ibarettir. Bölge Adliye Mahkemesi 506 say ılı Kanun'un mülga 84. maddesinin son f ıkras ının son cümlesinin sadece iyi niyetli sigortal ılar ı kapsad ığı görüşündedir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu yorumunun keyfîlik veya bariz takdir hatas ı içermediği değerlendirilmi ştir. 63. Dolay ısıyla başvurucudan ya şlılık ayl ıklar ını geri ödemesinin istenmesinin yasal dayanağının bulundu ğunun Bölge Adliye Mahkemesince gösterilebildi ği ve Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ına uyulmamas ının söz konusu olmad ığı sonucuna ula şılm ıştır. (2) Meşru Amaç 64. Anayasa'n ın 13. ve 35. maddeleri uyar ınca mülkiyet hakk ı ancak kamu yarar ı amac ıyla s ınırland ırılabilmektedir. Kamu yarar ı kavram ı, mülkiyet hakk ının kamu yarar ının gerektirdi ği durumlarda s ınırland ırılmas ı imkân ı vermekle bir s ınırland ırma amac ı olmas ının yan ı sıra mülkiyet hakk ının kamu yarar ı amac ı dışında s ınırlanamayaca ğını öngörerek ve bu anlamda bir s ınırlama s ınırı oluşturarak mülkiyet hakk ını etkin bir şekilde korumaktad ır. Kamu yarar ı kavram ı, devlet organlar ının takdir yetkisini de beraberinde getiren bir kavra m olup objektif bir tan ıma elveri şli olmayan bu ölçütün her somut olay temelinde ayr ıca değerlendirilmesi gerekir ( Nusrat Külah , B. No: 2013/6151, 21/4/2016, 53, 56; Yunis Ağlar, B. No: 2013/1239, 20/3/2014, 28, 29). 65. Sosyal güvenlik sisteminin korunmas ı ve devaml ılığının sağlanmas ına yönelik olarak fazladan yap ılan ödemelerin borç ç ıkar ılarak ödenmesi iste ğinin s ınırlı kamusal kaynaklar ın doğru şekilde harcanmas ını gözeten me şru bir amac ının bulundu ğu aç ıktır (Musa Baylan [GK], B. No: 2016/4384, 12/12/2019, 63). (3) Ölçülülük(a) Genel İlkeler 66. Ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orant ılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktad ır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ula şılmak istenen amac ı gerçekle ştirmeye elverişli olmas ını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bak ımından müdahalenin zorunlu olmas ını yani ayn ı amaca daha hafif bir müdahale ile ula şılmas ının mümkün olmamas ını, Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 16orant ılılık ise bireyin hakk ına yap ılan müdahale ile ula şılmak istenen amaç aras ında makul bir dengenin gözetilmesi gereklili ğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2012/102, K.2012/207, 27/12/2012; E.2012/149, K.2013/63, 22/5/2013; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2015/43, K.2016/37, 5/5/2016; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016; Mehmet Akdo ğan ve diğerleri, B. No: 2013/817, 19/12/2013, 38). 67. Hukuka ayk ırı ödemelerin tahsiline ili şkin uyuşmazl ıklarda mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin ölçülülü ğünün değerlendirilebilmesi için ba şvurucuya kanuna ayk ırı olarak ödeme yap ılmas ı biçiminde ortaya ç ıkan sonuca taraflar ın katk ı derecelerine de bak ılmas ı gerekmektedir. Bu ba ğlamda taraflar ın yasal yükümlülüklerinin neler oldu ğu, bunlar ın yerine getirilmesinde ihmal gösterilip gösterilmedi ği ve ihmalin varl ığının tespiti hâlinde bunun hukuka ayk ırı sonucun do ğmas ında bir etkisinin bulunup bulunmad ığı da gözönünde tutulmal ıdır (Uğur Ziyaretli , B. No: 2014/5724, 15/2/2017, 65). 68. Öte yandan idarenin iyi yöneti şim ilkesine uygun hareket etme yükümlülü ğü bulunmaktad ır. İyi yönetişim ilkesi, kamu yarar ı kapsam ında bir konu söz konusu oldu ğunda kamu otoritelerinin uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarl ı olarak hareket etmelerini gerektirir ( Kenan Y ıldırım ve Turan Y ıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, 68). 69.İdarenin hatal ı işleminden kaynaklanan mülkiyet hakk ına yönelik müdahalenin ölçülü olup olmad ığının tespitinde idarenin hatal ı işlemi karşısındaki tutumunun yan ında işlemin fark edilmesinde geçen süre, hatal ı işlem nedeniyle ödenen paran ın tahsil edilmesindeki yöntem, alaca ğa kanuni faiz uygulanmas ı gibi yapt ırımlar ın öngörülüp görülmedi ği önem arz etmektedir ( Tevfik Baltac ı, B. No: 2013/8074, 9/3/2016, 71). 70. Sosyal adaletin gere ği olarak idarenin tesis etti ği hatal ı işlemi somut olay ın koşullar ına göre geri alabilece ği veya belli durumlarda kald ırabileceği hususunda ku şku yoktur. Bu tespit hatal ı idari işlemden kaynaklanan sosyal güvenlik ödemeleri için de geçerlidir. Aksi durum, ki şilerin sebepsiz zenginle şmesine yol açabilece ği gibi sosyal güvenlik fonlar ına katk ıda bulunduklar ı hâlde kanunlardaki ko şullar ı sağlamad ıklar ı gerekçesiyle ödemelerden mahrum kalan kimseler yönünden adil olmayan sonuçlar doğurabilir. Bu durum, s ınırlı kamu kaynaklar ının uygun olmayan yöntemlerle da ğıtımına cevaz verilmesi anlam ına gelebilece ğinden kamu yarar ı ile örtüşmez ( Tevfik Baltac ı, 74). (b)İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 71. Anayasa Mahkemesinin ba şvurucuya ödenen ayl ıklar ın iadesinin kanuni dayanağının ortaya konulamad ığı gerekçesiyle Sedat Haspolat karar ında verdi ği ihlali n yeniden yarg ılama sürecinde Bölge Adliye Mahkemesince eri şilebilir, belirli ve öngörülebilir bir kanuni dayanak gösterilmek suretiyle giderildi ği yukar ıda saptanm ıştır (bkz. 53-63). Dolay ısıyla bu ba şlıkta müdahalenin ölçülü olup olmad ığıyla s ınırlı olarak inceleme yap ılacakt ır. 72. Somut olayda elveri şlilik ve gereklilik ilkeleri yönünden tart ışılmay ı gerektirecek bir yön bulunmamaktad ır. As ıl üzerinde durulmas ı gereken, müdahalenin orant ılı olup olmad ığıdır. Bu itibarla, uygulanan tedbirle ba şvuruculara a şırı ve orant ısız bir yük yüklenip yüklenmedi ğinin tespiti gerekmektedir. Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 1773. Başvurucu, Emekli Sand ığı yan ında topluluk sigortas ına tabi olmu ş ve 1/1/1980 ile 29/5/2001 tarihleri aras ında avukatl ık hizmetlerinden dolay ı topluluk sigortas ına toplam 7.608 iş günü kar şılığı prim ödemi ştir. Başvurucu, ö ğretmenlikten 15/9/1994 tarihinde emekli olmuş ve bu tarihten itibaren Emekli Sand ığı taraf ından başvurucuya emeklilik ayl ığı bağlanm ıştır. SGK taraf ından başvurucuya 506 say ılı Kanun un 86. maddesi uyar ınca 1/8/2002 tarihinden itibaren topluluk sigortas ı kapsam ında yaşlılık ayl ığı ödenmeye başlanm ıştır. Emekli Sand ığı ile yap ılan yaz ışmalar sonucunda ba şvurucunun 1/1/1967-1/7/1967 ve 1/1/1970-15/9/1994 tarihleri aras ında Emekli Sand ığına tabi hizmetlerinin oldu ğu, 15/9/1994 tarihinden itibaren de kendisine Emekli Sand ığı taraf ından emeklilik ayl ığı bağland ığı anlaşılm ıştır. İl Müdürlü ğü taraf ından 31/3/2008 tarihli i şlemle başvurucunun ayn ı zamanda Emekli Sand ığından da yararland ığı gerekçesiyle topluluk sigortas ı kapsam ındaki yaşlılık ayl ığı ödemeleri durdurulmu ştur. Ayn ı işlemde 1/8/2002 ile 21/4/2008 tarihleri aras ında ödenen toplam 33.096,12 TL ya şlılık ayl ığının 1/1/1980 ile 29/5/2001 tarihleri aras ında ödenen primler mahsup edildikten sonra kalan k ısm ının tahsilinin sağlanmas ı için gereken i şlemlerin yap ılmas ı talep edilmi ştir. İl Müdürlü ğünün 31/3/2008 tarihli başka bir yaz ısıyla başvurucudan -33.096,12 TL borcu ödemek üzere- en k ısa zamanda İl Müdürlü ğüne müracaat ı istenmiştir. 74. 1136 say ılı Kanun'un mülga 188. maddesinin birinci f ıkras ında emeklili ğe tabi bir görevde çal ışmakta olanlar ın, Emekli Sand ığından emeklilik veya malullük ayl ığı almakta olanlar ın 186. madde uyar ınca topluluk sigortas ına giremeyecekleri hükme ba ğlanm ıştır. Buna göre ba şvurucunun Emekli Sand ığına tabi olmas ı sebebiyle topluluk sigortas ına giremeyece ği aç ıktır. Kanunu bilmemek mazeret say ılamayaca ğından başvurucudan Emekli Sand ığının yan ında topluluk sigortas ına da tabi olmas ının kanuna ayk ırı olduğunu bilmesi beklenmektedir. Üstelik derece mahkemelerince de i şaret edildi ği üzere ba şvurucunun profesyonel bir hukukçu olmas ı sebebiyle daha bilinçli hareket etmesi gerekir. Söz konusu düzenlemeye kar şın başvurucunun topluluk sigortas ına girmesi ve hiçbir uyar ıda bulunmaks ızın yaşlılık ayl ığı ödemelerini kabul etmesi iyi niyetli bireyden beklenecek bir davran ış değildir. Dolay ısıyla başvurucunun kusurlu oldu ğu hususunda derece mahkemelerince ula şılan kanaatin keyfî ve temelsiz olmad ığı değerlendirilmi ştir. 75. Bununla birlikte ba şvurucunun herhangi bir hilesinin bulundu ğu ileri sürülmemi ştir. Başvurucunun fiili, ya şlılık ayl ığı bağlanmas ı şeklinde mevzuata göre uygun görülmesi hukuken mümkün olmayan ve bu nedenle de idarece reddedilmesi gereken bir talepte bulunmaktan ibarettir. Kamu makamlar ından hukuka uygun olmayan talepte bulunmas ı bu talebin kar şılanmas ı sebebiyle do ğan zararl ı sonucun tüm sorumlulu ğunun -hilesi veya yan ıltmas ı söz konusu olmad ıkça- tek ba şına başvurucuya yükletilmesini hakl ı kılmamaktad ır. Zira ba şvurucunun talepte bulunmas ı kendiliğinden sonuç do ğurmamakta, talebin hüküm ifade edebilmesi için idarenin bunu uygun bularak talep do ğrultusunda idari işlem tesis etmesi gerekmektedir. Kar şılanmas ı hukuken mümkün olmayan talepleri reddetmek idarenin kanuni yükümlülü ğüdür. Bu tür talepleri kabul eden idarenin kusursuz olduğu söylenemeyecektir. Bu ba ğlamda başvurucunun iki sigorta sistemine ayn ı anda prim ödediği kamu otoritelerinin bilgisi dâhilindedir. Kamu otoritelerinin iyi yöneti şim ilkesi uyar ınca başvurucunun iki sigortaya ayn ı anda kat ılmas ını engellemek için gereken tedbirleri alma yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Ancak kamu otoritelerinin bu yükümlülü ğ ünün ifas ı hususunda gerekli özeni göstermedi ği görülmü ştür. 76. Görüldü ğü üzere ba şvurucunun kusurlu davran ışının yan ında idarenin de gerek işleyişindeki aksakl ıklardan gerekse ihmalkâr tutumundan kaynaklanan kusurunun oldu ğu anlaşılm ıştır. Dolay ısıyla mülkiyet hakk ına müdahale te şkil eden sonucun ortaya ç ıkmas ında Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 18idarenin hatal ı davran ışının etkisi bulundu ğu söylenebilir. Derece mahkemelerinin idarenin kusurunu yeterince hesaba katmad ığı görülmüştür. 77. Başvurucuya ödenen ya şlılık ayl ığının yersiz oldu ğunun tespit edilmesinde geçen 5 y ıl 8 ayl ık süre oldukça uzundur. Bu süre boyunca ba şvurucuya ödenmesine devam edilen yaşlılık ayl ığının kesilmesini sa ğlamak amac ıyla ilgili kurumlar aras ında herhangi bir iletişimin kurulamad ığı gözlemlenmi ştir. Ayr ıca başvurucunun durumunu tespit etmek için derin bir ara ştırmaya ihtiyaç duyulmayaca ğı aç ıktır. Bu durum, idari i şlev gören ayr ı hukuksal statülere ba ğlı değişik kurum ve kurulu şlar ın bir bütün olu şturduğunu ifade eden idarenin bütünlü ğü ilkesi ile ba ğdaşmamaktad ır. 78.İdarece hatal ı olarak ödendi ği tespit edilen anapara tutar ının iadesinin talep edilebilece ği hususunda ku şku bulunmamaktad ır. Aksi durumun yukar ıda belirtildi ği üzere (bkz. 70) ba şvurucunun sebepsiz zenginle şmesine yol açabilece ği ve sosyal adaletle bağdaşmayacağı aç ıktır. Buna kar şın alacağın başvurucudan tahsilindeki yöntem önem arz etmektedir. Anayasa Mahkemesi daha önce ayn ı konuda verdi ği Tevfik Baltac ı ve Uğur Ziyaretli kararlar ında, başvurucular ın anaparan ın yan ında faiz ödemekle de yükümlü k ılınm ış olmalar ının kusurlu davran ışıyla orant ısız bir külfet yüklenmeleri sonucunu do ğurduğunu belirterek müdahalenin ölçülü olmad ığı kanaatine ula şmıştır (Tevfik Baltac ı, 79; Uğur Ziyaretli , 76). 79.Fatma Ülker Akkaya (B. No: 2014/18979, 22/2/2018) karar ında ise başvurucudan iadesi istenen tutar faiz içermedi ği hâlde tahsil yöntemi dikkate al ınarak mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmi ştir. Söz konusu karara konu olayda iadesi istenen anaparan ın üç ay içinde ödenmesi istenmi ş ve üç ay içinde ödeme yap ılmamas ı hâlinde üçüncü ay ın dolduğu tarihten itibaren hesaplanacak kanuni faizle birlikte emekli ayl ığından her ay 1/4 oran ında kesinti yap ılmak suretiyle borcun tahsil edilmeye ba şlanacağı başvurucuya ihtar edilmi ştir. Anayasa Mahkemesi idarenin hatal ı intibak i şlemi sebebiyle sekiz y ıllık sürede ve ayl ık olarak ba şvurucuya yersiz ödenen tutarlar ın toplu bir şekilde üç ay içinde iadesinin istenmesinin -hiçbir kusurunun bulunmad ığı da gözetildi ğinde- başvurucuya a şırı bir külfet yükledi ği sonucuna ula şmıştır. Kararda, emekli ayl ığının sosyal bir ödeme oldu ğu hususu da dikkate al ındığında yersiz yap ılan ödemelerin iade edilebilmesi için başvurucunun ekonomik anlamda dara dü şmesini önleyecek şekilde bir takvime bağlanmas ının kamu yarar ı ile bireysel yarar aras ında denge kurulmas ı bak ımından gerekli olduğu vurgulanm ıştır. An ılan olayda idare taraf ından emekli ayl ığından her ay 1/4 oran ında kesinti yap ılmak suretiyle tahsil seçene ği de başvurucuya sunulmas ına rağmen üç ay içinde toptan ödemenin alternatifi olarak sunulan bu seçene ğin tercih edilmesi durumunda ayr ıca faiz de tahsil edilmesinin öngörülmesinin ba şvurucunun menfaatleri ile kamu yarar ı aras ındaki dengeyi bozdu ğu kararda belirtilmi ştir (Fatma Ülker Akkaya , 58, 59). 80. Somut olayda ba şvurucudan iadesi istenen tutar 33.096,12 TL olarak tespit edilmiştir. Aleyhine ba şlatılan icra takibinde ba şvurucudan 1.060,85 TL faiz de talep edilmiştir. Başvurucu faiz tutar ının sonradan artt ığını iddia etmektedir. Bu faizin borcun tahakkuk tarihinden önceki dönemdeki gecikmeye mi yoksa tahakkuk tarihinden sonraki gecikmeye mi ili şkin olduğu dosyadan anla şılamamakla birlikte iade sürecinin ba şvurucunun sosyal ve ekonomik durumuna uygun bir ödeme plan ı dâhilinde yap ıland ırıldığı gösterilebilmi ş değildir. İdarenin de kusurlu oldu ğu gözetildi ğinde 1946 do ğumlu olan ve ödeme gücüyle ilgili bir de ğerlendirme yap ıldığı gösterilemeyen ba şvurucunun an ılan tutar ı bir kerede ödemekle yükümlü k ılınmas ı veya taksitler hâlinde ödenmesi seçece ğinin sunulmas ı hâlinde faiz tahakkuk ettirilmesi ba şvurucunun mülkiyet hakk ına yap ılan Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 19müdahaleyi orant ısız k ılacakt ır. Olayda idarenin faiz tahakkuk ettirmi ş olmas ı ve haciz işlemlerine ba şlanmas ı borcun tahsilinin ba şvurucunun durumuna uygun ve ekonomik manada dara dü şmesini önleyecek bir ödeme plan ına bağlanmad ığını göstermektedir. 81. Sonuç olarak mülkiyet hakk ına yap ılan müdahaleyle hedeflenen kamu yarar ı ile başvurucunun mülkiyet hakk ından yararlanmas ı aras ında adil dengenin kurulamad ığı ve borcun tahsil yönteminin ba şvurucuya a şırı bir külfet yüklendi ği, bu nedenle mülkiyet hakk ına yap ılan müdahalenin ölçülü olmad ığı kanaatine var ılm ıştır. 82. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. B. Diğer İhlal İddialar ı 83. Başvurucu, İstinaf Mahkemesinin kesin olarak karar vermesi nedeniyle temyize erişim hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ş; ayr ıca istinaf kanun yolunda duru şma yap ılmamas ı nedeniyle savunma hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. Başvurucu son olarak davas ının sürüncemede b ırak ılmas ı nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildiğini belirtmi ştir. 84. Anayasa Mahkemesi ancak temellendirilebilmi ş bir bireysel ba şvuruyu inceler. Başvurucunun şikâyetlerini hem maddi hem hukuki olarak temellendirme zorunlulu ğu bulunmaktad ır. Maddi dayanaklar yönünden ba şvurucunun yükümlülü ğü şikâyetlerine konu temel olay ve olgular ı aç ıklamak, bunlara ili şkin delilleri Anayasa Mahkemesine sunmak, hukuki dayanak yönünden yükümlülü ğü ise bireysel ba şvuruya konu temel hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi nedenle ihlal edildi ğini özü itibar ıyla aç ıklamakt ır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yay ın İletişim Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727, 25/5/2017, 19). 85. Bireysel ba şvuru incelemesinde Anayasa Mahkemesi, kamu gücü eylem ve işlemleri ile mahkeme kararlar ının Anayasa'ya uygunlu ğunun ve müdahale gerekçelerini n denetimini kendiliğinden yapmaz. Bu sebeple ba şvurucunun ba şvurusunun esas ını ve bu kapsamda kamu makamlar ı taraf ından ortaya konulan gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmad ığını Anayasa Mahkemesine inceletebilmesi için öncelikle kendisinin ihlal iddialar ını gerekçelendirmesi , buna ilişkin olay ve olgular ı aç ıklamas ı ve delillerini sunmas ı zorunludur (Cemal Günsel [GK], B. No: 2016/12900, 12/1/2021, 24). 86. Başvurucu, salt İstinaf Mahkemesinin kesin olarak karar vermesinin temyize erişim hakk ını ihlal ettiğini belirtmekle yetinmi ş; İstinaf Mahkemesi karar ının neden temyize tabi oldu ğu görüşüyle ilgili olarak hiçbir aç ıklama yapmam ış, bu görü şünün yasal dayanaklar ını göstermemi ştir. Öte yandan ba şvurucu, istinaf kanun yolunda duru şma talep ettiğine dair bir bilgi ve belgeyi Anayasa Mahkemesine ibraz etmemi ştir. Makul sürede yarg ılanma hakk ına ilişkin şikâyet yönünden ise ba şvurucunun ihlal karar ı ile sonuçlanan bireysel ba şvurudan önceki sürecin mi yoksa bireysel ba şvuru sonras ı sürecin mi uzamas ından yak ındığı anlaşılamamaktad ır. Bu nedenle ba şvurucunun bu şikâyetlerini temellendiremedi ği sonucuna ula şılm ıştır. 87. Aç ıklanan gerekçelerle di ğer ihlal iddialar ının diğer kabul edilebilirlik ko şullar ı yönünden incelenmeksizin aç ıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 20C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 88. 30/11/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 89. Başvurucu ihlalin tespit edilmesini, arac ına ve taşınmaz ına haciz uygulanm ış olmas ı sebebiyle u ğrad ığını ileri sürdü ğü zarar kar şılığında 100.000 TL manevi, 200.000 TL manevi olmak üzere toplam 300.000 TL tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmu ştur. Başvurucu, arac ına haciz uygulanmas ı sebebiyle avukatl ık işlerini yürütmek için bir y ıl boyunca araç kiralad ığını ileri sürmü ştür. Başvurucu ayr ıca taşınmaz ına uygulanan haciz sebebiyle ta şınmaz ı kiraya veremedi ğini ve satamad ığını, bu durumun maddi ve manevi zarara yol açt ığını belirtmiştir. 90. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) ). 91. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 92.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örne ğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 21varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar ın kendisine ula ştığı mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlalin sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 93.İncelenen ba şvuruda, borcun tahsilinin ba şvurucunun durumuna uygun bir ödeme plan ına bağlanmamas ı nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ulaşılm ıştır. Bu durumda ihlalin idarenin i şleminden kaynakland ığı anlaşılm ıştır. Bununl a birlikte derece mahkemeleri de ihlali giderememi ştir. 94. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 8. İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 95. Anayasa Mahkemesinin maddi tazminata hükmedebilmesi için ba şvurucunun uğrad ığını iddia etti ği maddi zarar ile tespit edilen ihlal aras ında illiyet ba ğı bulunmal ıdır. Başvurucu, ta şınmaz ına haciz uygulanmas ı sebebiyle araç kiralamak zorunda oldu ğunu ileri sürmüş ise de buna dair belge ibraz etmemi ştir. Öte yandan ba şvurucunun ta şınmaz ına haciz uygulamas ı sebebiyle ta şınmaz ını kiraya veremedi ği ve satamad ığı iddialar ı da oldukça soyut nitelikte bulunmu ştur. Bu sebeple ba şvurucunun maddi zarar ını ispatlayamad ığı sonucuna ulaşılm ıştır. İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmi ştir. 96. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 446,90 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Diğer ihlal iddialar ının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDU ĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İstanbul 8. İş Mahkemesine (E.2017/410, K.2017/659) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucunun tazminat talebinin REDDİNE, Başvuru Numaras ı: 2020/22495 Karar Tarihi : 15/6/2021 22E. 446,90 TL harçtan olu şan yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 15/6/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Muammer TOPAL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN