a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu hakkari ili çukurca ilçesi uzundere beldesinde ikamet etmekte iken terör ve terörle mücadele kapsamında güvenlik güçleri tarafından köy halkının van iline nakledildiğini bu nedenle köyünü terk etmek zorunda kaldığını iddia etmiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucu tarihinde tarihli ve sayılı terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında kanun kapsamına giren zararlar
a olaylar başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir başvurucu hakkari ili çukurca ilçesi uzundere beldesinde ikamet etmekte iken terör ve terörle mücadele kapsamında güvenlik güçleri tarafından köy halkının van iline nakledildiğini bu nedenle köyünü terk etmek zorunda kaldığını iddia etmiştir başvuru numarası karar tarihi başvurucu tarihinde tarihli ve sayılı terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkında kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle hakkari valiliği zarar tespit komisyonuna komisyon başvurmuştur komisyon tarihli ve sayılı kararında mal varlığına ulaşamama nedeniyle başvurucuya ev ahır ve ağaçları için toplam tl tazminat ödenmesine karar vermiş başvurucu ile sulhname imzalanmış ve belirlenen tazminat miktarı tarihinde başvurucu vekilinin hesabına aktarılmıştır başvurucu tarihinde yerleşim yerini terk etmeye mecbur kalması nedeniyle uğramış olduğu manevi zararların giderilmesi talebini içeren bir dilekçe ile bakanlığı genel müdürlüğüne genel müdürlük başvuruda bulunmuştur genel müdürlük tarihli ve sayılı kararında sayılı kanun da manevi tazminat ödenmesi hakkında hüküm olmadığından veya bu konuda yargı kararı bulunmadığından işlem yapılmaksızın başvuru evrakının iadesine karar vermiştir başvurucu tarafından belirtilen ret işlemi aleyhine iptal davası ve manevi tazminat istemli tam yargı davası açılmıştır van mahkemesinin tarihli ve sayılı kararı ile davanın reddine hükmedilmiştir gerekçe şöyledir kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen tazminle yükümlü olup idari eylem işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kurallan çerçevesinde hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir buna karşın bilimsel ve yargısal içtihatlarla geliştirilen sosyal risk ilkesi ile toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan salt toplumun bireyi nedeniyle uğranılan özel ve olağandışı da topluma pay edilerek giderilmesi amaçlanmıştır durum yukarıda anlatıldığı gibi olmakla birlikte terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarara uğrayan kişilerin bu karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla sayılı terör ve terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkındaki kanun tarihinde yürürlüğe girmiştir sorumluluğuna ilişkin genel idare hukuku ilkeleri ile yukanda yer alan açıklamaların birlikte değerlendirilmesinden şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır türk hukukunda idarenin sorumluluğu hizmet kusuru nedeniyle sorumluk ve kusursuz sorumluluk olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır kusursuz sorumluluğunun dayanağını oluşturan ilkeler bakımından bir birlik bulunmamakla birlikte kusursuz sorumluluk ilkesi risk sorumluluğu ve kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi olarak iki ana kategoride incelenmekte olup sosyal risk ilkesi genel olarak risk ilkesi başlığı altında irdelenmektedir sayılı yasa çeşitlerini de saydığımız sorumluluk ilkelerinden sosyal risk ilkesine yönelik olarak yapılan ayrıntılı bir düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır zira sosyal risk ilkesinin kapsamı ile sayılı yasanın genel gerekçesinde öngörülen amaçların birbiriyle örtüştüğü görülmektedir hatta genel gerekçede doğrudan sosyal risk ilkesinden bahsedildiğinden tasarının bu ilkenin yasalaşmasına yönelik olduğu daha da netlik kazanmaktadır bu cümleden bahisle sosyal risk ilkesi yargı içtihatlarıyla ortaya çıkan bir ilke olarak karşımıza çıkmakta ve sorumluluk hukukunun bir kısmına yönelik olan bir yasal boşluğu doldurmakta iken artık o boşluk sosyal risk ilkesiyle değil sayılı yasa ile doldurulmuş bulunmaktadır dosyanın incelenmesinden davacının söz konusu köyde ikamet etmekte iken yaşanan terör olayları ve terörle mücadele faaliyetleri nedeniyle yılında köyünü terk ettiğinde başvuru numarası karar tarihi ve köyün güvenlik nedeniyle halen yerleşime kapalı olduğundan bahisle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararların karşılanması istemiyle genel hükümlere göre bakanlığı na yaptığı başvurunun reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır sosyal risk ilkesiyle idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan zararların topluma pay edilerek giderilmesi amaçlanmaktadır dava konusu olaya yani davacının güvenlik gerekçesiyle köyünden göç etmesi olayına baktığımızda uyuşmazlığın sosyal risk ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinde şüphe bulunmamaktadır zira davacının köyünün güvenlik nedeniyle boşaltılmasına sebep olan husus yoğunlaşan terör eylemlerinin varlığıdır bu eylemlere bakıldığında ise eylemlerin devlete yönelik olduğu devletin anayasal düzenini yıkmayı amaçladığı bu tür olayların zarar gören kişi ve kurumlara karşı kişisel husumetten ileri gelmediği açıktır bu hale göre özünde sosyal risk ilkesi bulunan dava konusu uyuşmazlığa sebep olan hususun yoğunlaşan terör eylemlerinin varlığı olması sebebiyle iş bu davanın sayılı yasa kapsamında irdelenerek karar verilmesi gerekmektedir zira sayılı yasa sosyal risk ilkesinin yasalaşmış halidir bu bakımdan sayılı yasanın kapsamı ve bu yasaya göre karşılanacak zararların neler olduğu hususu önem kazanmaktadır yasının kapsamına ilişkin maddeler ise aşağıda tek tek sayılmıştır yukarıda bahsi geçen maddelerden de açıkça anlaşılacağı üzere sosyal risk ilkesinin yasalaşmış hali olan sayılı kanun terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle sadece maddi zarara uğrayan kişilerin bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemek amacıyla düzenlenmiş dolayısıyla sosyal risk ilkesinin kapsamı sayılı yasa ile daraltılarak maddi zararlara münhasır hale getirilmiş olup manevi zararlar bu kanun kapsamında bulunmamaktadır bu nedenle davacının yılında köyünden göç etmesi sebebiyle uğradığını ileri sürdüğü manevi zararlarının karşılanmasına hukuken olanak bulunmamaktadır başvurucunun temyizi üzerine danış tay dairesinin tarihli ve sayılı ilamı ile kararın usul ve hukuka uygun olduğu dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek kararın onanmasına hükmedilmiştir başvurucunun karar düzeltme istemi danıştay dairesinin tarihli ve sayılı ilamı ile reddedilmiştir ret kararı başvurucuya tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur b hukuk sayılı kanunun maddesi şöyledir bu kanunun amacı terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir sayılı kanunun maddesi şöyledir bu kanun sayılı terörle mücadele kanununun inci üncü ve üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar sayılı kanunun maddesi şöyledir komisyon doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra inci başvuru numarası karar tarihi maddeye göre belirlenen zararı uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma engelli hale gelme ve ölüm hallerindeki nakdi ödeme tutarını uncu maddeye göre ifa tarzını ve inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler komisyonca bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği aksi takdirde sulhname tasarısın kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemi sayılması hallerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır tarihli ve sayılı yargılama usulü kanununun maddesinin numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir dava türleri şunlardır b eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları sayılı kanununun maddesinin numaralı fıkrası şöyledir eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir danıştay dava daireleri kurulunun tarihli ve sayılı ilamının ilgili kısmı şöyledir sayılı yasa idarenin terör olaylarına dayalı kusursuz sorumluluk alanını genişleten oluşan zararların yargı yoluna başvurmadan sulh yoluyla öngören bu yönüyle uyuşmazlığın sadece maddi zararlara ilişkin kısmının yargı dışı alternatif bir yöntemle giderilmesini sağlayan ancak manevi zararların karşılanmasını da engellemeyen nitelikte bir yasadır nitekim avrupa hakları mahkemesi nolu başvuruya konu günlü aydın türkiye kararının paragrafında sayılı terör ve terörle mücadeleden kaynaklanan zararların karşılanması hakkında kanunla ilgili olarak tazminat kanun unda yalnız maddi zararlar için tazminat talep etme olanağının bulunduğu doğru olsa da kanun un maddesinin idari mahkemelerde manevi zarar için tazminat talep etme olanağı verdiği görülmektedir ifadesine yer verilmiştir bu durumda terör olayları nedeniyle meydana gelen ve sosyal risk ilkesi kapsamında bulunup sayılı yasa uyarınca karşılanmayan ilgililerin ileri sürdükleri manevi zarara bağlı tazminat taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda idare hukukunun tazminata ilişkin ilke ve kuralları çerçevesinde sayılı yasanın öngördüğü usullere başvuru numarası karar tarihi tabi olarak manevi tazminat ödenip ödenmeyeceğine ilişkin yargısal incelemesinin yapılması gerekmektedir danıştay dairesinin tarihli ve sayılı kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir terör eylemeleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler sonucunda salt toplumun bir bireyi olmaları nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerin bu zararlarının sosyal risk ilkesi gereğince karşılanması amacıyla çıkarılan sayılı kanun kapsamında bulunan maddi zararların karşılanması için sayılı kanun un maddesinden ayrı özel bir usul öngörmektedir ayrıca sayılı kanun un geçici maddesiyle kanun un uygulamasını geriye yürüterek tarihleri arasında meydana gelen olaylar nedeniyle zarara uğrayanların kanun un yürürlüğe girmesinden itibaren yıl içinde ilgili mercilere başvurması halinde bu zararlarının tazmin olacağını getirmekte böylece sayılı kanun un maddesinde öngörülen sürelerde dava açma hakkını kullanamayan kişilerin zararlarının da karşılanmasını amaçlamaktadır iv