10. Hukuk Dairesi 2023/7186 E. , 2023/12004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/793 E., 2023/910 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/101 E., 2022/609 K. Taraflar arasında meslek hastalığından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... Kablo ve Profil San
**10. Hukuk Dairesi 2023/7186 E. , 2023/12004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/793 E., 2023/910 K. KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/101 E., 2022/609 K. Taraflar arasında meslek hastalığından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... Kablo ve Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri ile ihbar olunan ... Kauçuk San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ihbar olunan istinaf başvurusunun reddine, davalı ... Kablo ve Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen redde dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalı ... Kablo ve Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan incelemede; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili davalı ... Kablo'da 1996-12.09.2003 tarihleri arasında, davalı ...'de ve şirket sahipleri aynı olan Körfez Ticaret'te 20.10.2003-28.02.2009 tarihleri arasında Silikon Hamur Makinesi Operatörü olarak çalıştığını, davacının son ücretinin net 650,00.-TL olduğunu, davacının ayrıca işyerinde sağlanan ve parayla ölçülebilen sair hakları bulunduğunu, davacının ... Kablo'da yanmaz kablo imalatından çalışırken, ... ve Körfez Ticaret’le ise kemer tokası kalıp imalatında çalışırken silika tozuna maruz kaldığını, davacının davalı şirketlerin iş sağlığı ve güvenliğine uygun olmayan çalışma koşulları nedeniyle Pnömokonyoz meslek hastalığına yakalandığını, bu durumun Sağlık Bakanlığı ... Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından 09.10.2009 tarihinde tespit edildiğini, davacının iş gücü kaybının 30.01.2012 tarihinde %20,20 olarak belirlendiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından aylık bağlandığını iddia ederek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili maddi tazminat istemini 252.528,85 TL'ye artırırken, ek dava mahiyetinde başvurma harcı yatırılarak 30.000,00 TL manevi tazminatın meslek hastalığının tespiti tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar Körfez Dahili Ticaret - ... ile .... vekilinin Mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı ... yanında çalışması bulunmadığını, davacının davalı ... Ticaret'e ait silikon atölyesinde 20.10.2003-31.03.2006 tarihleri arasında silikon ustası olarak çalıştığını, davacının 31.03.2006 tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini ancak davacının 03.07.2006 tarihinde davalı ... Ticaret yanında tekrar çalışmak istediğini belirterek bu sefer davalıya ait zamak metal alaşımının satıldığı farklı bir işyerinde şoför olarak işe başladığını, 28.02.2009'a kadar çalışmaya devam ettiğini, davacının davalı ... Ticaret yanında silikon ustası olarak çalışmasının 2 yıl 6 ay ile sınırlı olduğunu, davalının iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun hareket ettiğini, davacının davalı ... Ticaret yanında başlamadan önce Toklas isimli işyerinde SYU silikon ustası olarak çalıştığını, davacının bu çalışmasından önce de muhtelif işyerlerinde silikon ustası olarak çalıştığını, davacının teşhis edilen hastalığının silika adı verilen bir maddenin uzun süre solunması sonucu geliştiğini, davacının söz konusu hastalığa yakalanmasının nedeninin önceki çalışmaları olduğunu davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... Kablo Şirketi vekili 25.04.2013 tarihli cevap dilekçesi ile davacının davalı ... Kablo'da 1996-12.09.2003 tarihleri arasında çalıştığını, davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacının yakalandığı söz konusu hastalığın davalı ... Kablo tarafından kabul edilmesinin mümkün olmadığını, nitekim davacının 2003 yılında istifa etmesine karşılık hastalığın 09.10.2010 tarihinde teşhis edildiğini, davacının işten ayrılma tarihi olan 2003 yılından sonra 6 yıl daha 2 farklı işyerinde çalışmaya devam ettiğini, sonradan teşhis edilen hastalığın sorumluluğunun davalı ... Kablo'ya yüklenemeyeceğini, ayrıca davacının ... Kablo'da çalıştığı dönemde hamur yapımında değil ürünlerin sevkiyat için hazırlanması aşamasında ve dağıtımında şoför olarak çalıştığını, bu nedenle davacının yakalandığı hastalığa sebep olduğunu iddia ettiği gibi bir ortamda çalışmadığımı, davacının çalışmış olduğu tüm şirketleri kapsayacak genel ithamlarda bulunduğunu, davalı ... Kablo'da iddia edilen imalat görevinde birçok kişinin çalıştığını ve bugüne kadar herhangi bir sağlık problemiyle karşılaşılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; “Kusur yönünden yapılan inceleme sonucunda, 16.03.2016 tarihli bilirkişi kurulunun raporunda davacı ...'in kusurunun bulunmadığı, davalı işveren ...'ın %13,56 oranında, davalı ... Kablo ve Profil Sanayi ve Tic. Ltd. Şti unvanlı işverenin %38,94 oranında, davalı ... Ürünleri Şirketine kusur atfedilemeyeceği, dava dışı işverenlerin de toplam %47,50 oranında kusur oranlarının tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce davacı vekiline 22.02.2018 tarihli duruşmada dava dışı şirketlere yönelik beyanda bulunması için süre verilmiş olup davacı vekilinde dava dışı kusurları tespit edilen ... Kauçuk ve Empedans Kablo yönünden ihbar olunan olabilecekleri diğer davalıların davacının meslek hastalığına ilişkin müştereken ve mütelselsil sorumlu olduklarına yönelik dilekçe sunduğu anlaşılmıştır. 16.03.2016 tarihli kusur raporunda SGK'dan gelen yazı cevapları ve tanık beyanları doğrultusunda davalı işverenlerin ve dava dışı işverenlerin kusur oranları ayrıntılı olarak incelenmiş olup tüm dosya kapsamında davacının meslek hastalığına ilişkin maluliyetinde davalılar ve diğer işverenlerde çalıştığı meslek kolu ve yaptığı iş birlikte değerlendirildiğinde iş bu kusur raporunun dosyamız kapsamına uygun olduğu anlaşılmış olup mahkememizce itibar edilmiştir. Dosya aktüerya bilirkişisine tevdii edilerek yapılan inceleme sonunuda, davacının, ayrı ayrı davalılara ait işyerlerinde; 09.10.2009 tarihli meslek hastalığı sonucu uğradığı, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının, PMF 1931 yaşam tablosuna göre 117.246,93 TL olduğu tespit edilmiş taraf itirazları doğrultusunda yeniden başka bir aktüerya hesap uzmanından rapor aldırılmış, dosya farklı bir aktüerya bilirkişisine tevdii edilerek yapılan inceleme sonunuda, davacının, ayrı ayrı davalılara ve ihbar olunanlara ait işyerlerinde; 09.10.2009 tarihli meslek hastalığı sonucu uğradığı, sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının TRH 2010 tablosuna göre toplam 287.542,42-TL olduğu ancak, TBK‘nun 55 inci maddesi uyarınca SGK tarafından yapılan ödemelerin tenzili ile bakiye 252.528,85-TL. karşılanmamış gerçek zararının bulunduğu bu zarardan davacının çalıştığı işyerlerinin kusur raporundaki kusur derecelerine göre ayrı ayrı sorumlu olduğu düşünüldüğü takdirde ...'ın %13,56 kusur oranında 34.242,91 TL, ... Kablo'nun %38,94 kusur oranında 98.334,73 TL, dava harici ... Kauçuk'un %30,39 kusur oranında 76.743,52 TL ve dava harici Empendas Kablo %17,11 kusur oranında 43.207,69 TL maddi tazminattan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.(...)Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)Bu ilkeler gözetilerek, tarafların mali ve sosyal durumu, olayın meydana geliş şekli, ağırlığı kusur durumu, duyulan üzüntü dikkate alınarak, 30.000,00TL manevi tazminatın takdiri uygun görülerek, meslek hastalığının başlangıç tarihinin 09.10.2009 olduğunun tespitiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi uygun görülmüş, ancak manevi tazminat yönünden de davacı vekilinin ıslah dilekçesinde davalılar ve ihbar olunanlar yönünden müştereken müteselsil talep edildiği, davacının iş bu davalıların kusurları yönünden takdiren 15.750,00-TL manevi tazminat talebinin davalı ...'in ve ...'ın kusuru oranında kabulüne karar verilmiş olduğu, meslek hastalığına ilişkin maddi tazminat davalarında meslek hastalığına sebep olan davacının çalıştığı işyerlerinde yaptığı işe göre kusuru oranında sorumluluk mevcut olup müteselsil sorumluluk bulunmadığından, davacı tarafından davalılar ... ve ...'a yönelik açılmış usulüne uygun dava bulunduğu ancak kusuru tespit edilen dava dışı işverenler ... Kauçuk ve Empedasn karşı açılmış usulüne uygun dava bulunmadığı dosyaya davacı vekilince ihbar olunan olarak bildirildiği, bu nedenle iş bu ihbar olunanlar yönünden de davacı vekilince maddi ve manevi tazminat yönünden ıslah dilekçesi sunulduğu anlaşıldığından ihbar olunanlar yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı .... yönünden davacı işçinin iş bu davalı işyerinde çalışması tespit edilemediğinden iş bu davalı yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir." gerekçeleriyle "1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile a-)Davalı ... Ticaret-... yönünden kusuru oranında 34.242,91-TL maddi tazminatın meslek hastalığı başlangıç tarihi 09.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Ticaret-...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-)Davalı ... yönünden kusuru oranında 98.334,73-TL maddi tazminatın meslek hastalığı başlangıç tarihi 09.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Takdiren davalıların kusurlarına isabet eden 15.750,00-TL manevi tazminatın kusurlarına göre takdiren 4.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Ticaret-...'dan, 11.750,00-TL'nin manevi tazminat alacağının davalı ...'den alınarak meslek hastalığı başlangıç tarihi olan 09.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davalı ... Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden davanın reddine, 4-İhbar olunanlar yönünden usule uygun açılmış dava olmadığından onlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına (ihbar olunanlar yönünden dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla)" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... Kablo ve Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ihbar olunan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meslek hastalığının meydana gelmesinde kusuru bulunan tüm işverenler/taraflar hakkında kusurları oranında talepleri gibi karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin ... Kauçuk San. ve Tic. A.Ş. ve Empendas Kablo San. ve Tic. A.Ş. yönünden vermiş olduğu hükümlerin bozularak ortadan kaldırılması ve işbu taraflar bakımından da maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, manevi tazminat olarak 30.000,00 TL talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince çok düşük olarak karar verildiği, manevi tazminat taleplerinin ... Kauçuk San. ve Tic. A.Ş. ve Empendas Kablo San. ve Tic. A.Ş. yönünden reddedildiği, işbu taraflar bakımından da manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, ek dava mahiyetli ıslah dilekçeleri ile yatırmış oldukları başvurma harcı dikkate alınarak, 252.528,85 TL maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davacının meslek hastalığının tespiti tarihi olan 09.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte kusur bilirkişisince kusur atfedilmemiş olan davalı ... Ürünleri ve Kimyasal Maddeler San. ve Tic. A.Ş. hariç olmak üzere diğer taraflardan (Körfez Dahili Ticaret – ..., ..., ... Kauçuk San. ve Tic. A.Ş., Empendas Kablo San. ve Tic. A.Ş.) tahsiline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. 2.Davalı ... Kablo ve Profil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan eksik ve çelişkili bilirkişi raporları dikkate alınarak verilen hükmün hukuka aykırı olduğu bozulması gerektiği, bilirkişiler tarafından itirazlarının dikkate alınmadan ve yeni bir inceleme yapılarak eksiklikler giderilmeden 16.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda müvekkiline yüklenen kusur oranı dikkate alınarak rapor tanzim edildiği, hukuka aykırı raporlar esas alınarak verilen hükmün bozulması gerektiği, davacının yaşadığını iddia ettiği meslek hastalığı ile müvekkili şirkette çalıştığı dönemde yaptığı iş arasında illiyet bağı bulunmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin müvekkili yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür. 3.İhbar olunan ... Kauçuk Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirkette hiçbir inceleme yapılmadan davada taraf olmayan müvekkili şirkete kusur atfeden bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkili şirket açısından yükümlülük süresi sona ermiş olmasına rağmen ihbar olunanlar yönünden rücu hakkı olduğunun belirtilmesinin usule aykırı olduğu, müvekkili şirkette iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulduğu ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamında bilirkişiden alınan hesap raporunda davacının ayrı ayrı davalılara ve ihbar olunanlara ait işyerlerinde; 09.10.2009 tarihli meslek hastalığı sonucu uğradığı sürekli iş göremezlik nedeni ile oluşan maddi zararının TRH 2010 tablosuna göre toplam 287.542,42 TL olduğu anlaşılmıştır.(...) Mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarı dosya kapsamı, maluliyet oranı, paranın satın alma gücü ve kusur durumları dikkate alınarak düşük bulunmuş, miktar Dairemizce 25.000 TL'ye yükseltilmiştir. Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinden, zararlandırıcı sigorta olayında akde aykırılığın yanı sıra aynı zamanda haksız fiil niteliğinde kusuru bulunanlar da zararın tamamından müştereken ve müteselsil olarak sorumludur. Yapılan açıklamalar çerçevesinde; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile kamu düzeni dikkate alındığında davacı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan yönlerden kabulüne, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı ... Kablo ve Profil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından istinaf edilen kararda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belge ve delillere göre; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi isabetli olup, kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediğinden, yerinde bulunmayan istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 ve 355 inci maddeleri uyarınca esastan reddine ilişkin hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle "1-Davalı ... Kablo ve Profil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, 2-İhbar olunan ... Kauçuk Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin usule uygun fer'i müdahele talebi bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince bu hususta verilmiş bir hüküm de bulunmadığından ihbar olunan vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin reddine, 3-Davacı tarafın istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan yönlerden kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 4-Davanın kısmen kabulüne, toplam 252.528,85 TL maddi tazminatın davalılar Körfez Dahili Ticaret-... ile ...'nden müştereken ve müteselsil olarak meslek hastalığının başlangıç tarihi olan 09.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, takdiren davalıların kusurlarına isabet eden 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Körfez Dahili Ticaret-... ve davalı ...'nden müştereken ve müteselsilen meslek hastalığının başlangıç tarihi olan 09.10.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. yönünden davanın reddine, ihbar olunanlar yönünden usule uygun açılmış dava olmadığından onlar yönünden karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesiyle başvurma harcı yatırıldığından ihbar olunanlar hakkında da dava açıldığı kabul edilerek hüküm kurulmasını, manevi tazminatın tam kabulünü, maddi tazminat bakımından fazlaya ilişkin talep hakkının saklı tutulmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Kablo ve Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının şoför olduğunu, silikon ustası kabulünün hatalı olduğunu, tanıkların davacının şoför olarak çalıştığını doğruladığını, meslek hastalığı ile işyerindeki çalışması arasında illiyet bağı olmadığını, 02.01.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 117.246,93 TL maddi zararın olduğu, 10.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda 252.528,85 TL maddi zararın olduğu tespit edilmiş bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden karar verildiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında meslek hastalığı sebebiyle oluşan sürekli iş göremezlik oranına etkisi farklı olacağından işverenlerin kusurlarının ayrı ayrı belirlenmesi ve her işverenin sadece kendi kusuru oranındaki zarar miktarından sorumlu tutulması gerekirken müşterek ve müteselsilen sorumluluğa hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında istinaf itirazlarının karşılanmadığını, maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının meslek hastalığına uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, "Tazminattan sorumluluk ve maddi tazminatın belirlenmesi noktasında" zararlandırıcı meslek hastalığı olayının tespit edildiği tarihte geçerli (mülga) 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 332 ve 98 inci maddesi delaletiyle 41, 42, 43, 44, 45 ve 47 nci maddeleri ile teselsül yönünden 50 ve 51 inci maddeleri ile 141 ila 148 inci maddeleri aynı zamanda 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri gereğince somut olaya uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55 ve 420 nci maddesi hükümleri, "Olayın meslek hastalığı olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 14, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, "İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından" işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi ile 04.12.1973 tarih ve 7/7583 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlükte bulunan İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü maddeleri "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile "Manevi tazminatın miktar ve kapsamı" yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi ve 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davalı tarafın müteselsil sorumluluğa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Meslek hastalığının tespiti tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 141 ila 148 inci maddelerinde müteselsil borçlara ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. 2.Bilindiği üzere, müteselsil borçluluk, alacaklının, borcun tamamının ifasını birden çok borçludan ve dilediğinden isteyebildiği, borcun tamamı ifa edilinceye kadar borçluların hepsinin sorumlu olduğu bir borç ilişkisidir. 3.818 sayılı Türk Borçlar Kanunu dönemi için öğreti ve yargı kararlarında, borçların aynı sebepten doğması durumu 50 nci madde kapsamında “tam teselsül” borçların farklı nedenlerden (kanun, sözleşme, haksız eylem) doğması durumu ise 51 inci madde kapsamında “eksik teselsül” olarak kabul edilmekteydi. 50 nci maddede, aynı zarardan dolayı birden çok kişinin birlikte müteselsilen sorumlu tutulmaları, birden çok kişinin ortak kusurlarıyla zarara birlikte sebebiyet vermiş olmaları koşuluna bağlanmıştır. 51 inci maddede ise müteselsil sorumluluk, ortak kusur yerine farklı hukuksal nedenlere bağlanmıştır ve bunlar Kanun, sözleşme veya haksız eylemdir. Birden çok kişi, kanun, sözleşme veya haksız eylem nedeniyle aynı zarar için, zarara uğrayana karşı sorumlu iseler, bunlar arasında, bir zarara ortaklaşa sebep olanlar hakkındaki dönmeye (rücu) ilişkin kurallar uygulanmakta, kural olarak ilk önce, haksız eylemiyle zarara yol açan sorumlu tutulmakta, en son olarak da kusuru olmaksızın ve sözleşme gereği sorumluluğu olmadığı halde kanun hükmü gereğince sorumlu tutulan kişiye başvurulmaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2013 gün ve 2013/9-1559 Esas - 2013/1461 Karar, 15.05.2015 gün ve 2013/17-2267 Esas - 2015/1352 Karar, 19.06.2015 gün ve 2013/10-2281 Esas - 2015/1727 Karar, 24.06.2015 gün ve 2014/13-19 Esas - 2015/1743 Karar sayılı ilamlarında aynı görüşlere yer verilmiştir. 4.Bu açıklamalar ışığında somut olayda dosya kapsamındaki delil durumu itibariyle, davacı sigortalının davalılardan ... Kablo ve Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... - Körfez Dahili Ticaret işyerleri ile dava harici ... Kauçuk San. ve Tic. A.Ş., Empedans Kablo San. ve Tic. A.Ş. nezdinde çalışmalarının farklı zamanlarda gerçekleştiği anlaşılmakla her iş yerinde geçen çalışma süresi ve koşullarının meslek hastalığı nedeniyle oluşan sürekli iş göremezlik oranına etkisi farklı olacağından işverenlerin kusurlarının ayrı ayrı belirlenmesi ve bu tür sorumlulukta müteselsilen değil, ayrı ayrı her işverenin kendi kusurundan sorumlu olması gerektiği kabul edilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi kararında hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde tazminattan sorumlu olan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi anılan kabule aykırı olmuştur. B)Davalı tarafın Kusur oran ve aidiyetine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Hükme esas alınan 16.03.2016 tarihli kusur raporunda davalı ... Kablo şirketine ait işyerinde davalı vekili ve davalı tanık beyanlarına göre davacının şoför olarak çalıştığının iddia edilmekle beraber, tanıklardan birinin imalata da yardım ettiğini belirtmesi, davacının bu işyerindeki çalışmasından sonra silikon ustası olarak diğer davalı ...'a ait işyerinde çalışmaya başladığı, hatta giderken bir kısım mamul formüllerini de yanında götürmesi iddia edilmiş olmakla şoför olarak çalışan birinin mamul formulü bilgisine sahip olmayacağı gibi, gittiği işyerinde silikon ustası olarak iş başı yaptığı da gözetildiğinde davacının ... Kablo şirketine ait işyerinde de silikon hamur ustası olarak çalıştığı kabul olunarak kusur oranı belirlenmesine geçilmiş ise de davacının ... Kablo şirketine ait işyerinde çalışması esnasında yüklendiği görevle ilgili durumun yeterince açıklığa kavuşturulmadığı gibi tanık beyanlarında şoför olarak çalıştığına yönelik çelişkinin de giderilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. 2. O halde davacının davalı ... Kablo şirketine ait işyerinde çalıştığı dönem dikkate alınarak bu dönem için SGK Başkanlığı tarafından işyerinde yapılmış bir denetim olup olmadığı araştırılıp, varlığı halinde davacının çalışmasını ve yaptığı işi belgeleyen bir kayıt olup olmadığının araştırılması, öte yandan davacının olay anında yaptığı iddia edilen silikon hamur ustalığı işi için mesleki eğitim gerekip gerekmediği var ise bu mesleki eğitime ait kayıt ve belgenin ilgili meslek eğitimi biriminden getirtilmek, tanık beyanları arasındaki çelişkiler de giderilerek davacının davaı ... Kablo şirketine ait işyerinde yaptığı iş açıklığa kavuşturularak sonucuna göre kusur oran ve aidiyetinin belirlenmesi gerekmektedir. C) Davacı ve davalı tarafın maddi tazminatın hesabına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2021 tarih ve 2018/10(21)-94 E.- 2021/111 K. sayılı ilamında da açıkça belirtildiği gibi "Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır ve ikinci bilirkişi raporu birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, ... 2001, Cilt:3, s. 2753)" 2.6100 sayılı HMK'nun 266 ncı maddesine göre Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 03/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Aynı Kanun'un 281/1 inci maddesine göre "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını Mahkemeden talep edebilirler.(Ek cümle:22.07.2020-7251/24 md.) Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde Mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir." düzenlemesi yer almaktadır. 3. Bilindiği üzere HMK'nun 30 uncu maddesi kapsamında düzenleme altına alınmış olan Usul Ekonomisi İlkesine göre de Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. 4. Somut olayda maddi tazminat alacağının belirlenmesi için hesap bilirkişiden alınan 02.01.2018 tarihli raporun davacı tarafa tebliği üzerine davacı tarafın müvekkiline bağlanan gelirin tespit edilerek hesapta gözetilmesini talep ettiği davalı vekilinin ise anılan rapora kusur ve sürekli iş göremezlik oranı yönünden itiraz ettiği halde 10.01.2022 tarihli raporda bakiye ömür tablosu sebebiyle varsayılan yaşam süresinin uzatıldığı, ücret yönünden açık itiraz olmamasına karşın 1,37 kat üzerinden alınan ücretin asgari ücret seviyesine çekildiği, işlemiş devrenin ise 19.10.2018 tarihinden 31.12.2022 tarihine çekildiği mahkemece bu son rapora itibarla hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç hatalı olmuştur. 5. O halde Mahkemece yapılacak iş meslek hastalığından sorumluluğu bulunanlar arasında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanmayacağı gözetilmek, giderek davacının yaptığı işe göre maruziyet süreleri de gözetilerek her bir işverenin kusur oranını belirlemek, aynı zamanda maddi tazminatın hesabı noktasında 02.01.2018 tarihli hesap verileri yönünden taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı gözetip davalı kusur oranlarını bu rapora uygulayıp, TBK'nun 55 inci maddesi kapsamında rücuya kabil gelirleri de her bir tazminat sorumlusunun tazminat borcundan tenzil ederek netice maddi tazminatları belirleyerek sonucuna göre usuli kazanılmış hakları da dikkate alınarak davacının talepleri hakkında usul ve yasaya uygun hüküm kurmaktan ibarettir. 6. Bölge Adliye Mahkemesince bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın özellikle delillerin takdirinde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 7.O hâlde, davacı vekili ile temyiz eden davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, bozma sebebine göre bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR: 1. Davacı ve davalı vekillerinin bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 3. Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.