Başvuru, terör örgütü propagandası yapma suçundan başlatılan bir soruşturmada başvurucunun adli kontrole tabi tutulması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, terör örgütü propagandası yapma suçundan başlatılan bir soruşturmada başvurucunun adli kontrole tabi tutulması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 22/12/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Birinci Bölüm tarafından 7/7/2018 tarihinde yapılan toplantıda, niteliği itibarıyla başvurunun Genel Kurul tarafından karara bağlanması gerekli görülmüş ve Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurula sevkine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1953 doğumlu olup Emek Partisi Gaziantep İl Yönetim Kurulu üyesidir. Kendilerine Gaziantep Barış Platformu adını veren bir grup, Ankara Gar binası önünde meydana gelen patlama olayını protesto etmek amacıyla 10/10/2015 tarihinde saat 00 sıralarında yaklaşık beş yüz elli kişinin katıldığı bir toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemiştir. Gaziantep Kırkayak Parkından Yeşilsu Parkına kadar yürüyüş gerçekleştiren grup bazı sloganlar atmıştır. Başvurucunun da slogan atan grup içinde yer aldığı tespit edilmiş ve hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan soruşturma başlatılarak iddianame düzenlenmiştir. Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi 16/12/2015 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiştir. Başvurucu, hakkında adli kontrol koruma tedbiri uygulanmasına karar verilmesi istemiyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahkemeye sevk edilmiştir. Gaziantep Sulh Ceza Hâkimliği 25/11/2015 tarihinde başvurucunun adli kontrol tedbirine tabi tutulmasına karar vermiştir. Kararda; terör örgütü propagandası yapma suçundan başlatılan soruşturma kapsamında toplanan delillerin niteliği, kuvvetli suç şüphesine delalet eden somut delillerin mevcudiyeti ve atılı suçun kanunda öngörülen cezai yaptırım miktarı da dikkate alınarak başvurucunun yerleşim yerine en yakın kolluk birimi olan Şahinbey Polis Merkezine her pazartesi giderek imza atmasına karar verildiği belirtilmiştir. Başvurucu söz konusu karara itiraz etmiştir. İtiraz üzerine Gaziantep Sulh Ceza Hâkimliği 2/12/2015 tarihinde itirazın reddine ve adli kontrol tedbirinin devamına kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu 22/12/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"(1) (Değişik fıkra: 02/07/2012-6352 S.K./md.) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir.(2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:...b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak...." 5271 sayılı Kanun'un maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:"(1) Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adlî kontrol altına alınabilir.(2) Hâkim, Cumhuriyet savcısının istemiyle, adlî kontrol uygulamasında şüpheliyi bir veya birden çok yeni yükümlülük altına koyabilir; kontrolun içeriğini oluşturan yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir veya şüpheliyi bunlardan bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir. (3) 109 uncu Madde ile bu madde hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır."