7. Ceza Dairesi 2008/17651 E. , 2011/21318 K. "İçtihat Metni" 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aykırılık suçundan sanık Mesut Işık`ın, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 5194 sayılı Kanunun 16.maddesi ile değişik 61/A-c, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59/2.maddeleri gereğince 22.500 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 10 ay süre ile işyerinin kapatılmasına ve aynı süre ile ticaretten men edilmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 23
**7. Ceza Dairesi 2008/17651 E. , 2011/21318 K.** **"İçtihat Metni"** 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye aykırılık suçundan sanık Mesut Işık`ın, anılan Kanun Hükmünde Kararnamenin 5194 sayılı Kanunun 16.maddesi ile değişik 61/A-c, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 59/2.maddeleri gereğince 22.500 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 10 ay süre ile işyerinin kapatılmasına ve aynı süre ile ticaretten men edilmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, anılan kanunun 231/8.maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaksızın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 tarihli ve 2006/1528 esas, 2008/253 sayılı kararına yapılan itirazın kabulüne, İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 13.03.2008 tarihli ve 2006/1528 Esas, 2008/253 sayılı kararının kaldırılmasına dair İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2008 tarihli ve 2008/335 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 28.10.2008 gün ve 54043 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 27.11.2008 gün ve KYB. 2008-238275 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece, geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra olağan kanun yollarına tabi olacağı, bu aşamada yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden inceleme yapılabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Marka suçlarında zararın müsadere edilen malın değeri olduğu ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından değerin bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi yönündeki kararı karşısında, bu fiillerde maddi zarar koşulunun aranıp aranmayacağı konusunda kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Kanun yararına bozma talebinde taleple bağlı kalınması gerekir. Ayrı bir konuda Adalet Bakanlığından kanun yararına bozma talebinde bulunması isteminin İHSAS-I REY olacağı düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. Muhalif Üye