TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GÖRKEM ÇAKMAK VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/1499) Karar Tarihi: 22/11/2022 Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş Muhterem İNCE Raportör : Ali KOZAN Başvurucular : 1. Görkem ÇAKMAK 2. Halide ÇAKMAK 3. Süleyman ÇAKMAK 4. Güliz ÇAKMAK YILMAZ Başvurucular Vekili : Av. Evrim KAHYA I. BAŞVURUNUN KONUSU 1.
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GÖRKEM ÇAKMAK VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/1499) Karar Tarihi: 22/11/2022 Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş Muhterem İNCE Raportör : Ali KOZAN Başvurucular : 1. Görkem ÇAKMAK 2. Halide ÇAKMAK 3. Süleyman ÇAKMAK 4. Güliz ÇAKMAK YILMAZ Başvurucular Vekili : Av. Evrim KAHYA I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; t ıbbi ihmal sonucu zarara u ğran ılmas ı nedeniyle ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının, yarg ılaman ın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddialar ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvurular 20/1/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvurular, ba şvuru formlar ı ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. 2016/1500, 2016/1501 ve 2016/1504 ba şvuru numaral ı bireysel ba şvuru dosyalar ının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2016/1499 ba şvuru numaral ı bireysel başvuru dosyas ı ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yap ılmas ına karar verilmiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 3III. OLAY VE OLGULAR 7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 8. 1988 do ğumlu olan birinci ba şvurucu, ikinci ve üçüncü ba şvurucunun çocuklar ı, dördüncü ba şvurucunun ise karde şidir. Birinci ba şvurucu, yüksek tansiyon şikâyeti ile 2003 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Pediatrik Kardiyoloji Klini ğine başvurmuştur. Muayene sonras ında rekoarktasyon tan ısı konularak balon anjioplasti uygulanm ıştır. Ancak bu tedavinin ba şarılı olmamas ı nedeniyle an ılan hastanenin Kardiyoloji Kalp Cerrahisi Konseyi (Konsey) taraf ından ameliyat karar ı al ınm ış ve 10/7/2003 tarihinde yap ılan ameliyat esnas ında oluşan kanama nedeniyle birinci ba şvurucu bitkisel hayata girmi ştir. 9. Başvurucular, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar ının giderimi istemiyle İzmir 2. İdare Mahkemesinde (Mahkeme) 29/3/2004 tarihinde tam yarg ı davas ı açm ıştır. Yarg ılama sürecinde idarenin hizmet kusuruna ili şkin Hacettepe Üniversitesi T ıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dal ı öğretim üyelerinden olu şan heyet taraf ından 20/10/2005 tarihli bilirki şi raporu haz ırlanm ıştır. An ılan raporda; birinci ba şvurucunun daha önce aort koarktasyonu nedeniyle ameliyat oldu ğu, 5/3/2003 tarihinde yap ılan ameliyat ın ise mevcut yap ışıklıklar, birinci ba şvurucunun ya şının ilerlemesinden dolay ı aort damar ındaki yap ısal değişiklikler gibi nedenlerle kanama riski olan zor bir ameliyat oldu ğu belirtilmi ştir. Bu ameliyat ın aort koarktasyonu uzmanl ığı olan her kalp cerrah ı taraf ından gerçekleştirebileceği ancak her hekimin ba şına gelebilecek riskleri bar ındırdığı vurgulanarak ameliyata giren doktorlar ın ameliyat ın yöntemi dâhil ciddi a ğır ihmallerinin ve hizmet kusurlar ının bulunmad ığı ifade edilmi ştir. 10. Başvurucular ın bilirkişi raporuna itirazlar ını da dikkate alan Mahkeme, raporun hükme esas al ınacak nitelikte olmad ığı gerekçesiyle Adalet Bakanl ığı Adli T ıp Kurumundan (ATK) rapor al ınmas ına karar vermi ştir. Adli T ıp Kurumu 3. Adli T ıp İhtisas Kurul (Kurul), ameliyata kat ılan doktorlar ın beyanlar ı ile tetkik ve tedavi belgelerini incelemi ş ve birinci başvurucuyu muayene ederek 23/6/2006 tarihli raporu haz ırlam ıştır. An ılan raporda; bu tip ameliyatlarda kanama meydana gelmesinin bir komplikasyon olarak ortaya ç ıkabileceği, buna bağlı olarak beyne az oksijen gitmesi nedeniyle beyin dokusu hasar ı gelişebileceği vurgulanm ıştır. Ameliyata kat ılan hekimin kanama meydana gelmemesi için gerekli tedbiri ald ığı, komplikasyon olu şunca da gerekli müdahaleyi yapt ığı, ilaç ve dozlar ının t ıp kurallar ına uygun oldu ğu, ameliyat ın ağırlığı gözönünde bulundurularak anestezi için yeterli ekibin ameliyata kat ıldığı, gerekli tedbirler al ınm ış olmas ına rağmen mevcut tablonun ortaya çıktığı belirtilerek yap ılan tedavinin t ıp kurallar ına uygun oldu ğu yönünde de ğerlendirmeye yer verilmi ştir. 11. Başvurucular vekili, an ılan rapora itiraz ında; ameliyat ın Konsey karar ında belirtilen uzman doktor taraf ından yap ılmad ığını, ameliyat ekibinin bu doktor taraf ından oluşturulmad ığını iddia ederek bu durumun hizmet kusuru olu şturup olu şturmayaca ğı konusunda raporda bir de ğerlendirme yap ılmad ığını belirtmiştir. Ayr ıca ameliyat raporuna göre pompan ın ameliyat öncesinde haz ır edilmedi ğini, kanama ba şlay ınca temin edildi ğinin belirtildiğini, başvurucunun karaci ğer ve kalp makinesine geç ba ğland ığının perfüzyon raporunda görüldü ğünü ancak ATK raporunda bu durumlar ın değerlendirilmedi ğini vurgulayarak Yüksek Sa ğlık Şuras ından rapor al ınmas ını talep etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 412. Mahkeme, an ılan bilirki şi raporundaki tespitlere dayanarak 28/9/2006 tarihinde davan ın reddine ve 10.900 TL vekâlet ücretinin ba şvuruculardan tahsiline karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde; Konsey karar ında sorumlu hekim belirlenmi şse de bu hekimin ameliyat ı yapacağına ilişkin bir karar mevcut olmad ığı, özel belirlemeler d ışında sağlık hizmetinin farkl ı kişiler taraf ından yürütülebilece ği, önemli olan sa ğlık personelinin yeterliliği olduğu belirtilmi ştir. Bu ba ğlamda ATK'n ın raporunda ameliyata kat ılan sağlık personelinin yeterli mesleki yeterlili ğe sahip oldu ğunun tespit edildi ği vurguland ıktan sonra anılan raporun hükme esas al ınabilecek nitelikte oldu ğu ve bu ba ğlamda birinci başvurucunun ameliyat s ıras ında bitkisel hayata girmesinde idarenin hizmet kusurunun olmad ığının anlaşıldığı belirtilmi ştir. 13. Başvurucular vekili bu karar ı temyiz etmi ştir. Temyiz dilekçesinde; Konse y karar ında ameliyat ın hangi hekimin sorumlulu ğunda yap ılacağının belirlenmesine ra ğmen bu hekimin ameliyat organizasyonuna ve ameliyata kat ılmad ığı vurgulanm ıştır. Konsey karar ında sorumlu hekim olarak belirtilen hekimin ameliyata kat ılma zorunlulu ğu olmad ığı kabul edilse bile ameliyat ekibi olu şturma ve ameliyat ın seyrini denetleme sorumlulu ğu olduğu, bu sorumlulu ğun yerine getirilmemesinin hizmet kusuru say ılmas ı gerektiği belirtilmiştir. Ayr ıca ameliyat ın hangi hekim taraf ından yap ılacağı ve tedavinin yöntemi, başarı şans ı ve muhtemel riskleri konusunda birinci ba şvurucu ve ebeveynlerinin bilgilendirilmedikleri ileri sürülmü ştür. 14. Dan ıştay Onuncu Dairesi 31/3/2009 tarihinde karar ın bozulmas ına karar vermiştir. Karar ın gerekçesinde; idarenin yürütmekle yükümlü oldu ğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenleni şinde veya i şleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksakl ık veya boşluk olarak tan ımlanabilen hizmet kusurunun; hizmetin kötü i şlemesi, geç i şlemesi vey a hiç işlememesi hâllerinde gerçekle ştiği ve idarenin tazmin yükümlülü ğünün doğmas ına yol açt ığı vurgulanm ıştır. Başvurucular ın kanama ba şlad ıktan yakla şık bir saat sonra karaci ğer ve kalp makinesine ba ğland ığını daha sonra da kan dola şımı klemlerle kesilerek makinede n çıkan temiz kan ın vücuda girmesi engellendi ği için birinci ba şvurucunun bitkisel hayata girdiği iddialar ının mevcut oldu ğu hat ırlat ılm ıştır. 15. Ayr ıca Anestezi Protokolünde kanaman ın saat 10.00'da ba şlad ığı, Perfüzyon Kayıt Formunda ise saat 10.51'de makineye ba ğland ığının belirtiği anlaşılmakla bu geç müdahalenin sonuca etkisinin ortaya konulmas ı gerektiği vurgulanm ıştır. Bu bağlamda AT K raporunun hastan ın makineye geç ba ğlan ıp bağlanmad ığı, makineye daha erken ba ğlanmas ı hâlinde olu şan sonucun meydana gelip gelmeyece ği, makineye ba ğland ıktan hemen sonra kan dolaşımının klemlerle kesilmesinin sonuca etkili olup olmad ığı hususlar ını karşılamad ığı, bu hususlar ı aç ığa kavuşturmak için Adli T ıp Genel Kurulundan rapor al ınmas ı gerektiği belirtilmiştir. 16. Bozma karar ına uyularak yap ılan yarg ılamada Mahkeme, bozma karar ında belirtilen hususlar ı karşılar nitelikte rapor haz ırlanmas ı için dosyay ı ATK'ya göndermi ştir. ATK 3. Adli T ıp İhtisas Kurulu, Dan ıştay ın karar ında belirtilen hususlara ili şkin 14/7/2010 tarihli mütalaay ı sunmuştur. Kurul; koarktasyon ameliyatlar ında kanama riskinin mevcut olduğunu, somut olayda kanama gerçekle ştiğinde cerrahi ekibin ilk etapta standart yöntemlerle kanamay ı durdurmaya çal ıştığını, başarılı olamay ınca kardiovasküler by-pass yapt ığını vurgulam ıştır. Perfüzyon Kay ıt Formu incelendi ğinde kardiovasküler by-pass a zaman ında girildi ğinin anla şıldığını, bu nedenle görevli tabiplerin uygulamalar ının t ıp kurallar ına uygun oldu ğunu ifade etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 517. Adli T ıp Kurumu Genel Kurulu, İhtisas Kurulunun an ılan görüşüne de yer verdiği 17/3/2011 tarihli raporunda; bu tip ameliyatlarda kanama meydana gelmesinin bir komplikasyon olarak ortaya ç ıkabileceği, buna ba ğlı olarak beyne az oksijen gitmesi nedeniyle beyin dokusu hasar ı gelişebileceği vurgulanm ıştır. Ameliyata kat ılan hekimin anılan komplikasyonu öngörerek sol femoral arteri i şlemini ba şından haz ırlam ış olduğu, kanama meydana gelince de gerekli tedaviyi yapt ığı, müdahalenin t ıp kurallar ına uygun olduğu belirtilmi ştir. Ayr ıca ilaç ve dozlar ının t ıp kurallar ına uygun oldu ğu, ameliyat ın ağırlığı gözönünde bulundurularak anestezi için yeterli ekibin ameliyata kat ıldığı, kanamay a bağlı dolaşım durmas ı ortaya ç ıktığında gerekli tedbirler al ınm ış olmas ına rağmen mevcut tablonun ortaya ç ıktığı belirtilerek yap ılan tedavinin t ıp kurallar ına uygun oldu ğu yönünde değerlendirmeye yer verilmi ştir. 18. Başvurucular vekili Genel Kurul raporuna itiraz ında; Dan ıştay ın bozma karar ında belirtilen hususlarla ilgili bir de ğerlendirme yap ılmad ığını, Adli T ıp 3. İhtisas Kurulunun Dan ıştay taraf ından yetersiz görülen raporunun aynen tekrar edildi ğini belirtmiştir. Mahkeme ATK Genel Kurul raporunu esas alarak 21/12/2011 tarihinde davan ın reddine, idare lehine 14.830 TL vekâlet ücretine karar vermi ştir. Karar ın gerekçesinde bilirkişi raporunun bilimsel ve ayr ıntılı aç ıklamalar içerdi ğinden ba şvurucular ın rapora itirazlar ının yerinde olmad ığı, an ılan rapordaki tespitlere göre idarenin hizmet kusurunun olmad ığının anlaşıldığı vurgulanm ıştır. 19. Başvurucular ın temyiz talebi üzerine, Dan ıştay Onbe şinci Dairesi 25/12/2013 tarihinde derece mahkemesi karar ının tazminat talebinin reddine ili şkin k ısm ının onanmas ına, hükmedilen vekâlet ücreti yönünden bozulmas ına karar vermi ştir. Başvurucular ın ve idarenin karar düzeltme talebi de an ılan Dairenin 12/11/2015 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. 20. Nihai karar 25/12/2015 tarihinde ba şvurucular vekiline tebli ğ edilmiştir. 21. Öte yandan UYAP kay ıtlar ının incelenmesinden birinci ba şvurucunun, ba şvuru yapt ıktan sonra vefat etti ği ancak di ğer başvurucular ın 11/10/2022 tarihli dilekçe ile birinci başvurucunun mirasç ılar ı olarak da ba şvuruya devam etmek istediklerini bildirdikleri görülmüştür. IV.İLGİLİ HUKUK 22.İlgili hukuk için bkz. Fındık K ılıçaslan , B. No: 2015/97, 11/10/2018, 19-27; Cihan Beyribey , B. No: 2014/19450, 26/12/2018, 23-28; Fesih Aydar , B. No: 2015/4259, 10/1/2019, 24-30. Ayr ıca Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlar ında hasta haklar ı ve ayd ınlat ılma yükümlülü ğüne ilişkin mevzuata yer vermi ştir (Ahmet Acartürk, B. No: 2013/2084, 15/10/2015 , 19-25; Emrah Egeç , B. No: 2015/9714, 11/12/2018, 16-19; Ü.B.K., B. No: 2015/2536, 4/7/2019, 22-25; Sultan Bulut ve di ğerleri, B. No 2017/37430, 20/10/2021, 21-27). V.İNCELEME VE GEREKÇE 23. Anayasa Mahkemesinin 22/11/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 6A. Makul Sürede Yarg ılanma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 24. Başvurucular vekili, yarg ılaman ın 11 y ıl 7 ay sürmesi nedeniyle makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. 2. Değerlendirme 25. 9/1/2013 tarihli ve 6384 say ılı Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine Yap ılm ış Baz ı Başvurular ın Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun'a eklenen geçici 2. maddeye göre Anayasa Mahkemesine yap ılan ve münhas ıran bu maddenin yürürlü ğe girdiği 31/7/2018 tarihi itibar ıyla Anayasa Mahkemesinde derdest olan yarg ılamalar ın makul sürede sonuçland ırılmad ığı iddias ıyla ilgili bireysel ba şvurular ın Adalet Bakanl ığı İnsan Haklar ı Tazminat Komisyonu (Tazminat Komisyonu) taraf ından incelenerek karara bağlanmas ı öngörülmü ştür. Anayasa Mahkemesi Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018, 27-36) karar ında Tazminat Komisyonuna ba şvuru imkân ının getirilmesine ili şkin yolu ula şılabilir olma, başarı şans ı sunma ve yeterli giderim sa ğlama kapasitesinin bulunup bulunmad ığı yönünden inceleyerek Tazminat Komisyonuna ba şvuru yolu tüketilmeden yap ılan başvurunun incelenmesinin bireysel ba şvurunun ikincil niteli ği ile bağdaşmayacağı sonucuna varm ış; başvuru yollar ının tüketilmemi ş olmas ı nedeniyle ba şvurunun kabul edilemezli ğine karar vermi ştir. 26. Mevcut ba şvuruda da söz konusu karardan ayr ılmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır. 27. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. B. Kişinin Maddi ve Manevi Varl ığını Koruma Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucular ın İddialar ı 28. Başvurucular vekili, i. Dan ıştay Onuncu Dairesinin derece mahkemesinin hükme esas ald ığı ATK 3. İhtisas Dairesinin raporunun yeterli olmad ığını belirterek tespit etti ği eksiklerin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu taraf ından giderilecek bir rapor ald ırılmas ı gerektiği gerekçesiyle bozma karar ı verdiğini vurgulam ıştır. Ancak bozma sonras ı al ınan ATK Genel Kurulunun bozma karar ında belirtilen eksikleri gideren bir inceleme ya da değerlendirme içermeyen, Dan ıştay ın hükme esas al ınamayaca ğını tespit etti ği raporu aynen tekrarlayan bir rapor haz ırlad ığını belirtmiştir. Bu nedenle birinci başvurucunun bitkisel hayata girmesinde hastan ın kalp ve akci ğer makinesine geç bağlan ıp bağlanmad ığı, erken ba ğlanmas ı durumunda mevcut sonucun olu şup oluşmayacağı ve kan ak ışının klemlerle kesilmesinin sonuca etkili olup olmad ığının anılan raporlarda tart ışılmayarak hem Dan ıştay karar ının gerekçelerinin giderilmedi ğini hem de dava konusunun esas ına etki edecek esasl ı meselelerin ve itirazlar ının ayd ınlat ılmad ığını ifade etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 7ii. Ayr ıca birinci ba şvurucunun ameliyat ının muhtemel riskleri ve Konsey karar ında sorumlu hekim d ışında başka hekimin ameliyata girece ği hususlar ında tıbbı müdahale öncesi ba şvurucular ın ayd ınlat ılmad ıklar ını ve r ızalar ının alınmad ığını; bu durumun da Mahkeme taraf ından tart ışılmad ığını belirtmiştir. Ayr ıca birinci ba şvurucunun anne, babas ı ve karde şi olan di ğer başvurucular ın, birinci ba şvurucunun küçük ya şta bitkisel hayata girmesi ve bak ıma muhtaç hâle gelmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak y ıprand ıklar ını, ruhsal durumlar ının bozulduğunu vurgulayarak ki şinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı ile adil yarg ılanma haklar ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 2. Değerlendirme 29. Anayasa n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak " Kişinin dokunulmazl ığı, maddi ve manevi varl ığı" kenar ba şlıklı 17. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, ya şama, maddî ve manevî varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahiptir. " 30. Anayasa'n ın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunmas ı" kenar ba şlıklı 56. maddesinin üçüncü f ıkras ı şöyledir: "Devlet, herkesin hayat ını, beden ve ruh sa ğlığı içinde sürdürmesini sa ğlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi art ırarak, işbirliğini gerçekle ştirme k amac ıyla sağlık kuruluşlar ını tek elden planlay ıp hizmet vermesini düzenler. " 31. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). 32. Anayasa n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında, herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahip oldu ğu belirtilmekte olup söz konusu düzenleme, Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin 8. maddesi çerçevesinde özel hayata sayg ı hakk ı kapsam ında güvence alt ına al ınan fiziksel ve zihinsel bütünlü ğün korunmas ı hakk ına karşılık gelmektedir. 33. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlar ında, kas ıt söz konusu olmaks ızın hekim kusuru nedeniyle vücut bütünlü ğünün zarar gördü ğü şeklindeki t ıbbi ihmale dai r şikâyetleri Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında düzenlenen ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında incelemi ştir (Melahat Sönmez, B. No: 2013/7528, 9/9/2015; Ahmet Sevim, B. No: 2013/474, 9/9/2015; Hilmi Düzgüner, B. No: 2014/9690, 11/5/2017). 34. Öte yandan 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un " Bireysel ba şvuru hakk ına sahip olanlar " kena r başlıklı 46. maddesinin (1) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Bireysel ba şvuru ancak ihlale yol açt ığı ileri sürülen i şlem, eylem ya da ihm a nedeniyle güncel ve ki şisel bir hakk ı doğrudan etkilenenler taraf ından yap ılabilir. " 35. 6216 say ılı Kanun'un " Bireysel ba şvuru hakk ına sahip olanlar " kenar başlıklı 46. maddesinde kimlerin bireysel ba şvuru yapabilece ği say ılm ış olup an ılan maddenin (1) Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 8numaral ı fıkras ına göre bir ki şinin Anayasa Mahkemesine bireysel ba şvuruda bulunabilmesi için üç temel ön ko şulun birlikte bulunmas ı gerekmektedir. Bu ön ko şullar, başvuruya konu edilen ve ihlale yol açt ığı ileri sürülen kamu gücü eylem veya i şleminden ya da ihmalinden dolay ı başvurucunun güncel bir hakk ının ihlal edilmesi , bu ihlalden dolay ı kişinin kişisel olarak ve doğrudan etkilenmi ş olmas ı ve bunlar ın sonucunda ba şvurucunun kendisinin mağdur olduğunu ileri sürmesidir ( Onur Doğanay , B. No: 2013/1977, 9/1/2014, 42). 36. Somut olayda, ba şvurucular birinci ba şvurunun annesi, babas ı ve karde şidir. Birinci ba şvurucu t ıbbi müdahaleden do ğrudan etkilenen ki şi ise de t ıbbi müdahale sonras ı birinci ba şvurucuda geli şen sağlık sorunlar ının ağırlığı, an ılan sonuç ile bak ım sürecinin aile bireyleri ba şvurucular ın doğrudan etkilenmelerinin hayat ın olağan ak ışına uygun oldu ğu hususlar ı ile kişisel mağduriyetlerine ili şkin yeterli aç ıklama yapt ıklar ı da gözetildi ğinde başvurucular ın Anayasa'n ın 17. maddesi kapsam ında mağdur s ıfatlar ının mevcut oldu ğu anlaşılmaktad ır. 37. An ılan kararlar do ğrultusunda somut olayda ba şvurucular ın t ıbbi ihmale dayal ı tüm şikâyetlerinin Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında düzenlenen ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında incelenmesi gerekmektedir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 38. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 39. Anayasa'n ın 17. maddesinin birinci f ıkras ında herkesin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına sahip oldu ğu belirtilmektedir. Bu kapsamda an ılan Anayasa hükmü ile ki şinin maddi ve manevi varl ığının bütünlü ğü gerek kamusal yetkilerle donat ılm ış kişilerin gerekse özel ki şilerin müdahalelerine kar şı güvence alt ına al ınm ıştır (Özkan Şen, B. No: 2012/791, 7/11/2013, 40). 40. Anayasa n ın 17. maddesinin amac ı, esas olarak bireylerin maddi ve manevi varl ığına karşı devlet taraf ından yap ılabilecek keyfî müdahalelerin önlenmesidir. Bunun yan ı sıra devletin t ıbbi müdahaleler nedeniyle ki şilerin maddi ve manevi varl ığını etkili olarak koruma, maddi ve manevi varl ığına sayg ı gösterme şeklinde pozitif yükümlülü ğü de bulunmaktad ır (Ahmet Acartürk , 49). Nitekim Anayasa n ın 56. maddesinde de belirtildi ği üzere pozitif yükümlülük, sa ğlık alan ında yürütülen faaliyetleri de kapsamaktad ır (İlker Başer ve diğerleri , B. No: 2013/1943, 9/9/2015, 44). 41. Maddi ve manevi varl ığı koruma hakk ı kapsam ında hukuki sorumlulu ğu ortaya koymak ad ına adli ve idari yarg ıda aç ılacak tazminat davalar ının makul derecede dikkatli ve özenli inceleme şart ını yerine getirmesi gerekmektedir. Derece mahkemelerinin bu tür olaylara ili şkin yürüttükleri yarg ılamalarda Anayasa n ın 17. maddesinin gerektirdi ği seviyede derinlik ve özenle bir inceleme yap ıp yapmad ıklar ının ya da ne ölçüde yapt ıklar ının da Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira derece mahkemeleri Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 9taraf ından bu konuda gösterilecek hassasiyet, yürürlükteki yarg ı sisteminin daha sonra ortaya çıkabilecek benzer hak ihlallerinin önlenmesinde sahip oldu ğu önemli rolün zarar görmesine engel olacakt ır (Yasin Ç ıldır, B. No: 2013/8147, 14/4/2016, 57; Tevfik Gayretli, B. No: 2014/18266, 25/1/2018, 32). 42. Diğer taraftan belirtmek gerekir ki olaylar ın oluşumuna ili şkin delillerin değerlendirilmesi öncelikle idari ve yarg ısal makamlar ın ödevidir. Ayn ı şekilde ba şvuru dosyas ında bulunan t ıbbi bilgi ve belgelerden hareketle bilirki şilerin vard ığı sonuçlar ın doğruluğu hakk ında fikir yürütmek Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir ( Mehme t Çolakoğlu, B. No: 2014/15355, 21/2/2018, 47). Ancak ki şinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı kapsam ında yerine getirmek zorunda oldu ğu usul yükümlülüklerinin somut olayda yerine getirilip getirilmedi ğinin nesnel bir şekilde de ğerlendirilmesi için ilgili anayasal kurallar ba ğlam ında derece mahkemelerinin kendilerine tan ınm ış takdir yetkileri çerçevesinde hareket edip etmediklerinin denetlenmesi gerekir. Bu ba ğlamda müdahaleyi hakl ı göstermek için öne sürülen gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmad ığı incelenmelidir (Murat At ılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015 44). 43. Bu ba ğlamda derece mahkemelerinin gerekçeleri, taraflar ın kanun yolun a başvuru imkân ını etkili şekilde kullanabilmesini sa ğlayacak surette ayr ıntılı olarak ortaya konulmal ı; ulaşılan sonuçlar yeterli aç ıklıktaki bilimsel görü ş ve raporlar gibi somut, nesnel verilere dayand ırılmal ıdır (Murat At ılgan, 45). 44. Ayr ıca ilgili mevzuatta belirtildi ği üzere t ıbbi müdahalelerde hastan ın r ızas ı gerekir. Hasta küçük veya mahcur ise bu ki şilerin veli veya vasilerinin yap ılacak t ıbbi müdahaleye izin verme yetkileri bulunmaktad ır. R ızan ın geçerlili ği bak ımından kişinin öncelikle neye r ıza gösterdi ğini bilmesi gerekir ki bu da ancak hastan ın somut olaya uygun yeterli bilgilendirme ile di ğer bir ifadeyle ayd ınlat ılmas ı ile mümkün olabilir. Buradan hareketle doktor ile hastas ı aras ındaki ili şkinin güvene dayal ı bir ilişki olduğu da gözetildiğinde doktorun hastaya bilgi sunma, bilgiyi anla şılır k ılma ve birlikte en do ğru karara varacak şekilde süreci yönetme yükümlülü ğü olduğu vurgulanmal ıdır. Bu bağlamda hasta veya temsilcisinin (veli-vasi) somut olaya uygun şekilde bilgilendirilerek r ızalar ının alındığını ispat yükümlülü ğünün de hastane ve doktorda oldu ğu söylenebilir ( Sultan Bulut v e diğerleri, 55). 45. Bununla birlikte t ıbbi müdahale öncesi yap ılacak bilgilendirmenin hastan ın kendi hakk ında -veya küçük hakk ında- doğru karar verebilmesini sa ğlayacak yeterlilikte olmas ı gerektiği ancak her somut olayda ve hastal ıkta bilgilendirmenin içeri ğinin farkl ı olmas ının işin doğası gereği olduğu vurgulanmal ıdır. Diğer yandan hastan ın veya veli ya da vasinin yeterli bir şekilde ayd ınlat ıldığından söz edilebilmesi için bilgilendirmenin en azından uygulanacak t ıbbi işlemleri, bunlar ın faydalar ı ve muhtemel sak ıncalar ını, alternati f tıbbi müdahale usullerini, tedavinin kabul edilmemesi hâlinde ortaya ç ıkabilecek muhtemel sonuçlar ı ile hastal ığın seyri ve neticelerini içermesi gerekti ği söylenebilir. Bunun yan ı sıra yap ılan bilgilendirme ile t ıbbi uygulama aras ında hastan ın sağlıklı bir kanaate varmas ını sağlayacak kadar uygun bir zaman aral ığı bırak ılm ış olmal ıdır (Sultan Bulut ve di ğerleri, 56; benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Fındık K ılıçaslan, 50). 46. T ıbbi müdahaleden önce ki şinin gerekti ği şekilde bilgilendirilerek r ızas ının alınmamas ı, kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlaline sebep olabilir. İstisnai hâller d ışında t ıbbi müdahale ancak ilgili ki şi bilgilendirilip r ızas ı al ındıktan sonra yap ılabilir. Hastalar ın durumun fark ında olarak karar verebilmelerini sa ğlamak için Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 10uygulanmas ı düşünülen tedavi ve bununla ba ğlant ılı riskler hakk ında kendilerine bilgi verilmiş olmal ıdır. Bunun yan ı sıra yap ılan bilgilendirme ile t ıbbi müdahale aras ında hastan ın sağlıklı bir kanaate varmas ını sağlayacak kadar uygun bir zaman aral ığı bırak ılm ış olmal ıdır (Ahmet Acartürk , 56). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 47. Anayasa Mahkemesi Anayasa'n ın yukar ıda değinilen 17. maddesi kapsam ında devlete dü şen pozitif yükümlülüklerin somut olay ba ğlam ında yerine getirilip getirilmedi ğini denetlemek durumundad ır (Tevfik Gayretli, 36). Bu sebeple ba şvuruya konu olay, devleti n kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma ve geli ştirme hakk ına ilişkin pozitif yükümlülü ğü kapsam ında incelenmi ştir. 48. Başvurucular ın iddialar ının hatal ı t ıbbi müdahaleler sonucu birinci başvurucunun bitkisel hayat girmesinde idarenin hizmet kusurunun olmas ına rağmen tam yarg ı davas ının hatal ı bir değerlendirmeyle reddedilerek zararlar ının giderilmemesine yönelik olduğu anlaşılmaktad ır. 49. Yarg ılama süreci bir bütün hâlinde de ğerlendirildi ğinde başvurucular, davan ın her aşamas ında kanamaya yakla şık bir saat geç müdahale edilmesi ile kalp ve akci ğer makinesine ba ğland ıktan sonra klemlerle kan ın durdurulmas ının sonuca etkili oldu ğunu iddia etmiştir. Dan ıştay Onuncu Dairesi de kanama ba şlad ıktan 51 dakika sonra kanamay ı durdurmak için kullan ılan kalp ve akci ğer makinesine hastan ın bağland ığını tıbbi belgelerden tespit etmi ştir. Bu tespiti de gözeterek birinci ba şvurucunun makineye geç ba ğlan ıp bağlanmad ığı, makineye daha erken ba ğlanmas ı hâlinde olu şan sonucun meydana gelip gelmeyece ği, makineye ba ğland ıktan hemen sonra kan dola şımının klemlerle kesilmesini n sonuca etkili olup olmad ığı hususlar ının aç ıklığa kavuşturulmas ı gerektiğini vurgulayarak bu hususlar ı karşılar nitelikte Adli T ıp Kurumu Genel Kurulundan rapor al ınmas ı gerektiğini belirtmiştir. 50. Bozma karar ı sonras ı yap ılan yarg ılamada Mahkemenin hükme esas ald ığı ATK Genel Kurul raporu incelendi ğinde Dan ıştay ın tespit etti ği hususlara yönelik bir ara ştırma yap ılarak bir kanaat bildirilmedi ği, sadece 3. İhtisas Kurulunun bir detay içermeyen mütalaas ına yer verilerek İhtisas Kurulunun Dan ıştay taraf ından yeterli görülmeyen raporunun sonucunun büyük oranda tekrarland ığı görülmü ştür. Bu durumda başvurucular ın somut olayda idarenin hizmet kusurunun olup olmad ığının tespiti ba ğlam ında davan ın esas ını etkileyecek ve Dan ıştay taraf ından da kabul gören itiraz ve iddialar ının ATK Genel Kurul raporunda, dolay ısıyla bu raporu hükme esas alan Mahkeme karar ında tart ışılıp karşıland ığı söylenemez. 51. Bu durumla birlikte hukukumuzda hasta haklar ı, tıbbi işlemlerden önce ki şilerin bu işlemler ve sonuçlar ı hakk ında ayd ınlat ılmas ı yükümlülü ğü ve Sağlık Bakanl ığının t ıbbi hizmetler sunan kurumlar üzerindeki denetim görevi konusunda oldukça ayr ıntılı ve yeterli düzenlemelerin mevcut oldu ğu anlaşılmaktad ır (Ahmet Acartürk , 66). Ancak bu düzenlemelerin teorik olarak mevcut olmas ı yeterli olmay ıp Anayasa'n ın 17. maddesindeki güvencelerin sa ğlanabilmesi için pratikte de etkin bir şekilde uygulanmas ı gerekmektedir (Mehmet Çolako ğlu, 49). 52. Somut olayda ba şvurucular, söz konusu t ıbbi müdahaleden önce olas ı riskler hakk ında bilgilendirilmediklerini ve gerekti ği şekilde r ızalar ının al ınmad ığını ileri sürmü ştür. Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 11 Birinci ba şvurucunun vücut bütünlü ğüne yönelik t ıbbi müdahale öncesinde hasta haklar ına uygun şekilde ba şvurucular ın ayd ınlat ılmad ığı ve r ızan ın al ınmad ığı iddias ı yarg ılaman ın sonucuna do ğrudan etki edebilecek mahiyettedir. Ba şvurucular ın söz konusu iddialar ını yarg ılama sürecinde ileri sürdü ğü ancak ilgili kararlarda bu konuyla ilgili hiçbir gerekçeye yer verilmedi ği gözetildi ğinde an ılan iddian ın yarg ılama makamlar ı taraf ından karşılanmad ığı anlaşılmaktad ır. 53. Sonuç olarak ameliyat sonucu olu şabilecek komplikasyon riski yönünden başvurucular ın t ıbbi müdahale yap ılmadan önce bilgilendirilmesinin gerekip gerekmedi ğine, bilgilendirme yap ıldıysa yeterlili ğine ilişkin olarak yarg ılama sürecinde bir ara ştırma yap ılmam ış ve bu konu aç ıklığa kavuşturularak somut olayda idarenin hizmet kusurunun olup olmad ığı tart ışılmam ıştır. 54. Bu aç ıklamalarla birlikte yarg ılama süreci bir bütün hâlinde değerlendirildi ğinde başvurucular ın bilirkişi raporlar ına yönelik dayanaktan yoksun olmayan itirazlar ının ve taleplerinin kar şılanmad ığı, t ıbbi müdahale öncesi muhtemel riskle r konusunda bilgilendirilmedikleri iddias ının tart ışılmad ığı hususlar ı gözetildi ğinde uyuşmazl ığın çözümü için esasl ı olan iddialar ın derece mahkemelerince Anayasa'n ın 17. maddesinin gerektirdi ği özen ve derinlikte incelenmedi ği, uyuşmazl ığa özgü yeterli ve ilgili gerekçe sunulmad ığı anlaşılmaktad ır. Somut olay bak ımından kamu makamlar ının poziti f yükümlülüklerinin yerine getirdi ği söylenemeyece ğinden kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildi ği sonucuna var ılm ıştır. 55. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan kişinin maddi ve manevi varl ığının korunmas ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. C. Giderim Yönünden56. Başvurucular, yarg ılaman ın yenilenmesi ile maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. 57. Tespit edilen ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına ilişkin usul ve esaslar 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinde yer almaktad ır. 58. Başvuruda tespit edilen hak ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Bu kapsamda karar ın gönderildi ği yarg ı mercilerince yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama işlemlerini başlatmak ve Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar vermektir (6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında düzenlenen bireysel ba şvuruya özgü yeniden yarg ılama kurumunun özelliklerine ili şkin kapsaml ı aç ıklamalar için bkz. Mehmet Do ğan [GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018, 54-60; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019, 53-60, 66; Kadri Enis Berbero ğlu (3) [GK], B. No: 2020/32949, 21/1/2021, 93-100). 59.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılaman ın yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekti ği sonucuna ula şılm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2016/1499 Karar Tarihi : 22/11/2022 1260. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 958 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.858 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara mü ştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Makul sürede yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL ED İLEMEZ OLDU ĞUNA, 2. Kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 17. maddesinde güvence alt ına al ınan kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere İzmir 2. İdare Mahkemesine (E.2010/292, K.2011/2138) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucular ın tazminat talebinin REDD İNE, E. 958 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.858 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, F. Ödemenin karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Dan ıştay Onbe şinci Dairesi (E.2013/3262) ile Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 22/11/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.