Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirket ortağı olduğunu, aynı zamanda bir dönem yönetim kurulu üyeliği de yaptığını, 07.06.2016 tarihli genel kurulda davacının darp edildiğini ve toplantıdan çıkarıldığını, bu sebeple toplantının usulüne uygun bir şekilde gerçekleşmediğini, genel kurula katılım gerçekleşse idi itiraz edeceği hususlara itiraz edememiş ve bu sebeple hak kayına uğramış olduğunu, muhalefet şerhini de tutanağa işletme imkanı olmadığını, gündemin 2. maddesinde g
DAVACI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... ...DAVALI : ... - ... ...VEKİLİ : Av. ... - ...DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)DAVA TARİHİ : 21/06/2021KARAR TARİHİ : 14/10/2021KARAR YAZIM TARİHİ : 18/10/2021Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı şirketin kurulduğu tarihten bu yana %25 ortağı olduğunu, şirketin %64 hissesinin aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanı olan ...’ye, %10 hissesinin aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan kardeşi ...’ye, %1 hissesinin ise Yönetim Kurulu Başkanı ...'nün eşine ait bulunduğunu, davalı şirketin 20.03.2014 tarihli Genel Kurul toplantısında, sermayenin 100.000,00 TL'den 2.500.000,00 TL'ye arttırılmasına karar verildiğini, ancak gerek TTK'ya gerekse de alınan Genel Kurul kararına aykırı şekilde; 508.573,72 TL tutarındaki 1/4 peşin ödeme tutarının ortaklar tarafından değil, şirketin banka hesaplarından ödendiğini, bu durumun davalı şirketin Yönetim Kurulu Başkanı tarafından müvekkil aleyhine açılmış olan Ankara .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/623 Esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, emredici bir düzenleme olan TTK. 481. maddesinde, payların bedellerinin pay sahiplerinden ilan yoluyla isteneceğinin düzenlendiğini, sermaye koyma borcunun şirket tarafından karşılanmasının mümkün olmadığını, oysa bilirkişi raporunda açıkça tespit edildiği üzere sermaye arttırımı gereği ortaklar tarafından ödenmesi gereken 508.573,72 TL blokenin ortaklar tarafından değil, şirketin banka hesaplarından yatırıldığının sabit olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında devam eden bir çok davada, hakim ortak olan Yönetim Kurulu Başkanının, kendi hakimiyetindeki başka şirketlere para aktardığının, kanuna ve yasaya aykırı Yönetim Kurulu Kararları aldığının, şirket mali defterlerine eksik ve hatalı kayıtlar yapıldığının, şirket mali defter ve kayıtlarının Genel Kurullarda gizlendiğinın, geriye dönük muhasebe işlemleri ile müvekkil aleyhine kar payının azaltıldığının ve müvekkilin şirketten alacaklarını azalttığının da tespit edildiğini belirterek davalı şirketin, sermayesinin 100.000,00 TL'den 2.500.000,00 TL'ye arttırılmasına dair sermaye arttırımı işleminin batıl olduğunun tespitini, bunun mümkün olmaması halinde iptalini talep ve dava etmiştir.