1. Hukuk Dairesi 2025/2666 E. , 2025/3046 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, dahili davalı ... ..., davalılar ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleşti…
**1. Hukuk Dairesi 2025/2666 E. , 2025/3046 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, dahili davalı ... ..., davalılar ..., ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar; dava konusu 82 ada 1 (yeni 82 ada 132, 133 ve 134) ve 34 parsel sayılı taşınmazlarda paydaş olduklarını, ... Satış Müdürlüğünün 1995/91 sayılı dosyası ile taşınmazların satıldığını, bilahare Çorum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1997/331 Esas, 1998/69 Karar sayılı kararı ile ihalenin feshine karar verildiği ve kesinleştiğini, dava sonucu beklenmeden ihale kesinleştirilerek taşınmazların alıcı davalılar... ve ... adına tescil edildiğini, davalıların tescilin yolsuzluğunu bildiğinden taşınmazları muvazaalı olarak devrettiklerini, taşınmazların ipotekli olarak devredildiğini, kayıt maliklerinin durumu bilen kişiler olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptaline, taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin fekkine, ipotekten ari olarak eski hale getirilmesi ile adlarına tescile, olmazsa tazminata, davalı ... Bakanlığının ihaleyi yapan satış memurunun kusurlu olduğu iddia ve şikayetine rağmen Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 1996/4898 hazırlık ve 1996/2459 takipsizlik kararı ile satış müdürü hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, yapılan yasaya aykırı işlemden zarar gördüklerini, yolsuz ihale nedeniyle uğradığı zararın tespit edilerek tazminatın Adalet Bakanlığından tahsiline karar verilmesini istemişler, davacı ...’in 13.11.2015 tarihinde ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiş, yargılama sırasında dava konusu 82 ada 134 parsel sayılı taşınmazın devri nedeniyle HMK'nın 125. maddesi gereğince taşınmazı devralan ...’ın davaya dahil edilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalılar; taşınmazların bedeli ödenerek satın alındığını, iyi niyetli olduklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.07.2012 tarih, 2000/613 Esas, 2012/319 Karar sayılı kararı ile; davalı ..., Hazine ve Tapu Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın idari yargının görev alanına girmesinden dolayı mahkemenin görevsizliğine, kötü niyetli oldukları kanıtlanamadığından diğer davalılar yönünden asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının süresi içinde davacılar ve davalı ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalılar ... ve... adına oluşan tescilin dayanağı olan ihale iptal edildiğine göre tescilin yolsuz duruma düştüğü ve taşınmazları ... ve...'den edinen kişilerin kötü niyetli olmaları halinde tapunun iptal edileceğinin açık olduğu, son kayıt maliklerinin iyi niyetli olup olmadıkları konusunda hükme yeterli bir araştırma yapılmadığı, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından ve dava konusu edilen her bir parsel bakımından dava sebebi farklı olduğundan davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilen davalılar yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi hükmünün gözetilmemesinin, birleştirilen davaların ayrı dava olma özelliklerini korudukları dikkate alınmadan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davalılar ... Bankası, Hazine ve Tapu Müdürlüğü hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davanın idari yargının görev alanına girmesinden dolayı mahkemenin görevsizliğine, diğer davalılar yönünden iyi niyetli oldukları gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararının süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, asıl davada dahili davalı ... ve birleştirilen davada davalı ... yönünden kötüniyetli oldukları ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı ancak davalı...’nin ... Bankasından kredi alarak adına kayıtlı taşınmazlara ipotek koydurduğu, dava konusu 82 ada 34 parsel sayılı taşınmazın ipotekli olarak önce doktor olduğu ve tanışıklığı olduğu belirtilen dava dışı ...’na, onun da kısa zaman sonra yine ipotekli olarak davalı ...’ya devrettiği, nüfus kayıtlarından davalı ...’nın kardeşi ile davalı...’nin kızının evli olduğu, akrabalıkları bulunduğu, dava konusu 82 ada 132 parselin ise yine... adına üzerinde ipotek varken vekil olarak oğlu ... tarafından emniyet araştırmasında ...’un arkadaşı olduğu belirtilen davalı ...’a devredildiği, taşınmazların... tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, davalıların edinimlerinde TMK'nın 1024. maddesi anlamında ayni hakkın yolsuz olarak tescil edilmiş olduğunu bilmesi gereken üçüncü kişi konumunda oldukları, bu nedenle TMK'nın 1023. maddesinde sözü edilen iyiniyet kuralından yararlanamayacakları, davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, Adalet Bakanlığına yönelik tazminat isteği yönünden işin esasının incelenerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararındaki gerekçe benimsenerek davalılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne; diğer davalılar yönünden reddine; Devletin zararının meydana gelmesinden sorumlu olanlar hakkında ancak İdare aleyhine dava açılabileceği, davalılar , ... Bankası, ... aleyhine açılan davanın tescil işleminde davalı olan kişilerle ilgili bir soruşturma, ispat edilen bir suç-kusur bulunmadığı ve ayni hakkın hak sahiplerine aynen iadesi yönünde hüküm kurulmuş olduğu gerekçesi ile anılan davalılar yönünden de davanın reddine karar verilmiş, kararın dahili davalı ..., davalı ... ve davalı ... vekilleri tarafından temyizi üzerine 10.07.2023 tarihli ek kararı ile davalı ... yönünden verilen süre içerisinde eksik harcın ikmal edilmediği gerekçesi ile temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçesinde özetle; ek kararın hatalı olduğunu, davalının 82 ada 32 parseli 22.05.1997 tarihinde... ...'den yatırım amaçlı satın aldığını, devir tarihinde taşınmazda herhangi bir kısıtlayıcı şerh bulunmadığını, taşınmazı ihale alıcısı olan kişiden satın aldığını, illiyet bağı dikkate alınmaksızın karar verildiğini, ihale alıcısının ihalenin feshi davasından haberdar olup olmadığının araştırılmadığını, Tarım İl Müdürlüğü kayıtlarından anlaşılacağı üzere taşınmazın yıllar içinde ... ya da... ... tarafından fiili veya başka şekilde kullanılmadığını, keşif yapılması halinde hobi bahçesinin davalı tarafından kurulduğunun ve kullanıldığının tespit edilebileceğini, bir kısmının ise dava dışı bir kişiye kiralandığını, davalının iyi niyetli olduğunu ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirterek asıl ve 10.07.2023 tarihli ek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının kardeşi ile davalı...'nin kızının evli olduğundan bahisle aleyhe hüküm kurulurken taraflar arasındaki bu denli uzak bir akrabalık derecesinin ticaret hayatında olağan karşılanabilir bir durum olabileceği hususunun değerlendirilmediğini, tarımla uğraşan kişinin bu işle ilgilenecek akrabasını desteklemesinin genel örf ve adete de uygun olduğunu, ... ...'ün ... şuyu davasının tarafı olmayıp ihale ilanını dikkate alarak dışarıdan ihaleye katıldığını ve ihalede en yüksek peyi sürerek ilgili taşınmazı satın aldığını, davalıya ait çiftçi kayıt sistemi verilerinin getirtilerek dava konusu taşınmazı ve diğer taşınmazları kullandığının tespitini talep etmelerine rağmen bu yönde bir araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, davalının iyi niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Dahili davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ile ...'ın arkadaş olduklarına dair kolluk tutanağından başka somut delil dosyada bulunmadığını, bu arkadaşlığın hangi yılda başladığından da bahsedilmediğini, ... ...'ün ihaleye katılarak taşınmaz satın aldığını, bu süreç içerisinde açılmış davalardan da haberdar olmadığını, bu nedenle taşınmazları kötüniyetli olarak temlik etmesini gerektirir bir durum da bulunmadığını, hangi tanığa ve hangi delile dayanılarak karar verildiğinin açıklanmadığı, kararın davalının adil yargılanma hakkını da ihlal ettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, ipoteğin fekki ile tazminat isteklerine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 82 ada 34 parsel ile 82 ada 1 parsel (ifrazla 82 ada 132, 133, 134 parsel) sayılı taşınmazların davacılar ve bir kısım davalıların murisi ... adına kayıtlı iken, ortaklığın giderilmesi davası sonucu ... Satış Müdürlüğünün 1995/91 sayılı dosyası ile 15.01.1996 tarihinde yapılan ihalede davalılar ... ve ...'e ihale edildiği, 22.01.1996 tarihinde ihalenin feshi için Çorum 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 1996/63 Esas sayılı davanın reddedildiği, kararın bozulması üzerine yapılan yargılamada aynı Mahkemenin 1997/331 Esas, 1998/69 Karar sayılı kararı ile ihalenin feshine karar verildiği, kararın onanarak 08.04.1999 tarihinde kesinleştiği, ihalenin feshi davasının sonucu beklenmeden ihale kesinleştirilerek taşınmazların ihale alıcıları adlarına tescili için 06.02.1996 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğüne yazı yazıldığı, alıcıların da taşınmazları adlarına tescil ettirdikleri, davalı...’nin ... Bankasından kredi alarak adına kayıtlı taşınmazlara ipotek koydurduğu, dava konusu 82 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 16.10.1997 tarihinde dava dışı ...’na, bu kişi tarafından da 14.11.1997 tarihinde ipotekli olarak davalı ...’ya temlik edildiği, dava konusu 82 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da 07.02.1996 tarihinde ihale alıcıları davalılar ... ve ...’e ihale edildiği, taşınmazın ifraz sonucu 82 ada 132, 133 ve 134 parsellere gittiği, davalılar ... ve ... tarafından 82 ada 133 parselin 22.11.1999 tarihinde davalı ...’a, 82 ada 132 parselin davalı... adına üzerinde ipotek varken vekil olarak oğlu ... tarafından davalı ...’a, 82 ada 134 parselin de 04.04.1996 tarihinde taksim sonucu davalı ... adına tescil edildikten sonra anılan davalı tarafından 25.01.2001 tarihinde dahili davalı ...’a devredildiği anlaşılmaktadır. 10.07.2023 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; davalı ... vekiline 24.06.2023 tarihinde 939,00 tl nispi istinaf harcını yatırması için yasal ihtaratlı muhtıra tebliğ edildiği ancak davalı vekilinin 21.02.2023 tarihinde yatırdığı maktu temyiz harcı olan 179,90 TL düşülmediği gibi muhtırada harcın da hatalı yazıldığı gözetildiğinde anılan muhtıranın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından 10.07.2023 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekir. Asıl ve birleştirilen davada temyiz eden davalıların esasa yönelik temyiz itirazlarına gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. Ne var ki, HMK'nın 297. maddesine uygun olarak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde murisin veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle davacıların miras payı oranında tapu iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken, veraset ilamına atıf yapılmaksızın veya davacıların miras payları belirtilmeksizin hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, davanın kabulüne karar verilen dava konusu 82 ada 132 parsel yerine hatalı olarak hükümde 82 ada 32 parsel yazılması da doğru değil ise de belirtilen hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkemenin 10.07.2023 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Asıl ve birleştirilen davada davalılar ... ve ... ile dahili davalı ... ... vekillerinin esasa yönelik temyiz itirazlarının reddine, 3. Mahkeme hükmünün 2 nolu bendinin hüküm yerinden tamamen çıkarılmasına, yerine 2 nolu bent olarak; "Dava konusu Çorum ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi ...mevkiinde kain 82 ada 34 parsel sayılı davalı ... adına kayıtlı taşınmaz ile Çorum ili, Merkez ilçesi, ... mah., ... mevkiinde kain 82 ada 132 parsel sayılı davalı ... adına kayıtlı taşınmazın tapu kayıtlarının asıl ve birleştirilen davada davacı ... ve davacı ...mirasçıları dahili davacılar ..., ... ve ...’in Çorum 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/450 Esas, 2025/441 Karar sayılı kararındaki miras payları oranında iptali ile anılan davacı ve dahili davacılar adlarına aynı oranda tesciline, bakiye payların 82 ada 34 parsel yönünden davalı ... ve 82 ada 132 parsel yönünden davalı ... uhdesinde bırakılmasına" cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.