İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :20/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2025 tarihli ve 2025/20 Esas- 2025/170 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf davacı vekili ile davalılar vekili tarafından başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalardan ... şirketi arasındaki ticari ilişki kapsamında d…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/3243 - 2026/924 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/3243 KARAR NO : 2026/924 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2025 NUMARASI : 2025/20 Esas - 2025/170 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :20/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2025 tarihli ve 2025/20 Esas- 2025/170 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf davacı vekili ile davalılar vekili tarafından başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalardan ... şirketi arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının hazır beton verdiği, ancak adı geçen davalının 2018 yılı içesinde ikinci bir şirket kuracaklarını söyleyerek bundan sonra faturalarının yeni kurulacak şirkete kesilmesini talep ettiğini, müvekkilinin yıllardır verdiği güven dayanarak faturaları yeni kurulan diğer davalı şirkete düzenlediğini belirterek tüzel kişilik perdesi kaldırılarak alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı tarafın davalı şirketler arasında organik bağ olduğu, birinin diğerinin devamı mahiyetinde olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu, ticaret sicil kayıtlarından görüleceği üzere davalılardan ... Ltd. Şti’nin 25.01.2013 tarihinde kurulmuş olduğunu, kurucu ortağın ... ve ... olduğunu, şirketin kuruluş adresinin “... Mahallesi .... Sokak ... Sitesi 1/A Blok Zemin Kat. ...” adresi olduğunu, Şirket ortakları 11.03.2016 tarihinde ... Ltd. Şti.’deki hisselerini ... isimli kişiye devrettiklerini, 30.05.2018 tarihinde de ...’un temsil yetkisinin sonlandırıldığını, tek yetkili olarak ...’un şirket idaresini aldığını, SGK kayıtlarına göre ...’un 2018 yılı Haziran ayına kadar ... Ltd. Şti.’nde sigortalı olarak çalıştığını, Müvekkili şirket ... Ltd. Şti ise; iddia edildiği gibi ... tarafından kurulmadığını, dava dışı ... tarafından 15.10.2018 tarihinde kurulduğunu, müvekkili ... Ltd. Şti’nin kurucusu ve temsile yetkili kişinin ... olduğunu, görüldüğü üzere tamamen bağımsız bir şirket olduğunu, müvekkili ... Ltd. Şti.’nin kurucusu olduğu söylenilen ...’un iş deneyimi ve tecrübesi nedeni ile müvekkili ... Ltd. Şti bünyesinde 2019 yılı Nisan ayına kadar çalıştırıldığını ve daha sonra şirket temsilcisinin talimatlarına uymadığından işten çıkartıldığını, Yine her iki şirkete kesilen faturaların değişik ve farklı tarihlerde imza karşılığında teslim alan şirket çalışanı ... tarafından alınmış olduğunun iddia edildiğini, ...’ün eski çalıştığı ... Ltd. Şti.’nden ayrıldıktan yaklaşık 2 ay sonra iş deneyimi ve eski tecrübesinden yararlanmak için müvekkili ... Ltd. Şti tarafından işe başlatıldığını, İşe alınma sebebinin tecrübe ve deneyimleri ile diğer sekretere faydalı olabileceğinin düşünülerek işe alındığını, bir müddet çalıştırılıp yeni sekreter işi öğrendikten sonra adı geçen ...’ün işine son verildiğini, Davalı tarafın iddialarının soyut iddialar olduğunu, müvekkili şirket bu işlerden tecrübeli olan kişiler ile çalışmayı tercih ettiğini ve bu konuda da çalıştırdığı kişilerden fayda sağlandığını, Son günlerde inşaat sektöründe birçok şirketin iflas ettiğini, müvekkili şirketin tecrübeli insanlar çalıştırmak sureti ile herkesin işini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işinde başarılı olduğunu, bu bağlamda diğer davalı ... Ltd. Şti ile hukuki veya organik bir bağı olmadığını, Davacının iddia ettiği gibi piyasaya borçlandıklarının müvekkili şirket aleyhine birçok takip yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, davalı taraf sadece diğer davalı ... Ltd. Şti.’nin kurucusu olan ...’un müvekkili şirkette bir süre çalışmış olması nedeni ile iki şirketi ilişkilendirmeye çalıştığını, müvekkili şirkete ihtarname ile gönderilen ve taraflarınca iade edilen ... Ltd. Şti. adına kesilen faturaların içerisine bir adet ... Ltd. Şti adına kesilen fatura eklenerek müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti arasında bağ oluşturulmasına çalıştırıldığını, bu iddiaların geçerli iddialar olmadığını, ayrıca davacı şirketin iddialar aksine, müvekkili şirketin davacı şirketten 89.104,56-TL alacağının olduğunu, davacının müvekkili şirketten alacağı olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "...Bölge Adliye Mahkemesi'nce "(...)ilk derece mahkemesinin davacı tarafın tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu tutulmalarına yönelik taleplerinin reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verildiğinden ve bu yönden hüküm kesinleştiğinden, uyuşmazlığın tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu tutulmaları konuları tekrardan tartışma konusu yapılmamış ve bozma yapılan nokta irdelenmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen asıl rapor ile itiraz üzerine tanzim edilen ek rapor ve talep edilen alacak miktarı nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu olmalarına yönelik talebin reddine, Davalı ... İnşaat...Ltd Şti'ye yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile, 86.578,56 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... Davalı ... İnşaat...Ltd Şti'ye yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile 29.825,73 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ... " şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALILAR TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, soyut ve yetersiz gerekçelerle organik bağ bulunmadığını, adresin yönetim ve diğer kriterlerin örtüşmediğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılamayacağını, soyut ve yetersiz gerekçelerle organik bağın kabul edildiğini, aynı sektörde olmak veya bir çalışanın iki şirkette görünmesinin organik bir bağı ispatlayamadığını, davanın değil davacı şirkete borçlu olan tarafın karşı şirket olduğunu, SGK faturalar ve ticari ilişkilerin organik bağı desteklemediğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu (aynı adres faaliyet faaliyet çalışan müşteri ve fiil yönetim) bu nedenle tüzel kişilik perdesi kaldırılması gerektiğini, şirketler müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, alacak miktarının eksik tespit edildiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davacının tüzelkişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu tutulmalarına yönelik talebinin reddine, davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti.'ye yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile 86.578,56 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti.'ye yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile 29.825,73 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece önceki yargılaması neticesinde 22.06.2021 Tarih ve 2019/622 Esas- 2021/519 Karar sayılı kararla davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, tüzelkişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu olmalarına yönelik taleplerin reddine, davalı ... İnşaat Taahhüt Mühendislik Turizm Nakliyecilik Plastik Doğalgaz Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile, 86.578,56 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Taahhüt Mühendislik Turizm Nakliyecilik Plastik Doğalgaz Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, bu davalı yönünden fazlaya dair taleplerin reddine, davalı ... İnşaat Dekorasyon Yapı Malzemeleri Hırdavat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketine yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile, 62.368,23 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... İnşaat Dekorasyon Yapı Malzemeleri Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, bu davalı yönünden fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili ile davalılar vekilinin başvurusu üzerine Dairemizin 15.11.2024 Tarih ve 2021/1789 Esas-2024/1927 Karar sayılı istinaf kararıyla; "....Temel hukuk kurallarının en önemlilerinden bir tanesi alacak haklarının nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Kural olarak borç ilişkinin dışında bir başka gerçek ya da tüzel kişiye karşı borç ilişkisinden doğan alacak hakkı ileri sürülemez. Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunu yaratmaktadır. Tüzel kişi ile ortakları arasında malvarlığı ile sorumluluk ayrılmaktadır. Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için Kıta Avrupası ve Anglo-Sakson hukuk sistemlerinde “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınarak durumu kötüye kullanan ortakları veya kardeş şirketleri sorumlu tutma imkanı getirilmiştir. Teorinin amacı, hakkaniyet gerektirdiği zaman tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılmasının önlenmesidir. Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen TMK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir (Yargıtay 11 HD'nin 2017/2384 Esas-2019/2653 Karar sayılı ve 23.HD'nin 2017/150 Esas-2020/1582 Karar sayılı ilamları). Tüzel kişiliğin varlığı asıl olup borcun yükümlüsü olan bir tüzel kişilik bulunmakta iken şirketin ortaklarına ya da başka bir şirkete karşı bu borçtan dolayı yönelinemeyecektir. Ancak tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilecektir. Uygulamada ve doktrinde tüzel kişi ile ortaklarının alanlarının ve malvarlığının birbirine karışması halinde, yetersiz sermaye durumunda, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan kardeş şirketler arasında koşulların varlığı halinde ve çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir. “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” ana kuralın istisnası olarak ancak belirli ve sınırlı durumlarda “sakınılarak” uygulanması gereken bir yoldur.(Yargıtay 11.HD'nin 04/04/2019 Tarih ve 2017/2384 Esas-2019/2653 Karar sayılı ve Yargıtay 3.HD'nin 03/12/2019 Tarih ve 2019/593 Esas-2019/9655 Karar sayılı ilamları). Somut olayda, davacı tarafından, davalı şirketlerin faaliyet alanları, adresleri, ortakları ve çalışanlarının aynı olduğu belirtilerek aralarında organik bağ bulunduğu iddiasıyla davalı şirketlerden alacaklı olduğu toplam 116.404,29 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de, mahkemece dosya arasına getirtilen kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporlarından davalı şirketlerden ... İnşaat ... Ltd.Şti.'nin kuruluş adresinin diğer davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'nin eski adresi olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte ... İnşaat ... Ltd.Şti.'nin kuruluş adresinde faaliyet göstermeden 3 gün sonra adresten taşındığı, bu şekilde davalı şirketlerin aynı tarihlerde aynı adreste faaliyet göstermediği, SGK kayıtlarına göre dava dışı ...'ün 2014 yılı Ekim ayından 2018 yılı Eylül ayı sonuna kadar davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. nezdinde ve 2018 yılı Kasım ayından itibaren de giriş ve çıkışlar şeklinde davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. nezdinde çalıştığının görüldüğü, ancak adıgeçen dava dışı çalışanın davacı şirket tarafından davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'ne düzenlenen 1 adet faturayı teslim alması dışında dosyaya yansıyan başkaca eylemi bulunmadığından farklı adreslerde faaliyet gösteren davalı şirketlerin ortak çalışanı olduğunu kabule imkan bulunmadığı, alım ve satım yaptıkları bir kısım müşterileri de aynı ise de davalı şirketlerin ortaklık yapısının farklı olduğu gibi yetkililerinin de aynı kişiler olmadığı, ...'un ... İnşaat ... Ltd.Şti.'ni temsil yetkisinin diğer davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.nin tescil edildiği 08.10.2018 tarihinden önce olmak üzere 23.05.2018 tarihinde sona erdiği, kaldı ki davacının davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. yetkilisinin talebi üzerine bile bile diğer davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'ne fatura düzenlediğini iddia etmesi karşısında davalı şirketlerin tüzelkişilik perdesinin arkasına sığınarak hareket ettiğinden söz edilemeyeceği, yukarıda ifade edildiği üzere “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi”nin belirli ve sınırlı durumlarda sakınılarak kullanılması gereken bir yol olduğu, somut uyuşmalık bakımından perdenin aralanması koşullarının oluşmadığı nazara alınarak ilk derece mahkemesinin davacı tarafın tüzelkişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu tutulmalarına yönelik taleplerinin reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalıların istinaf sebepleri arasında, mahkemece talepten fazlasına hükmedildiği iddia edilmektedir. Dosya arasında getirtilen takip dosyalarına göre, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/10534 Esas sayılı takibinde davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'den tahsili istenilen asıl alacağın 90.208,56 TL, ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/10536 Esas sayılı takibinde davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti.'den tahsili istenilen asıl alacağın 26.195,73 TL olduğu görülmüştür. Dava dilekçesinde ise, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenilen alacağın, her iki takip dosyasındaki asıl alacaklar toplamına karşılık gelen (90.208,56 TL + 26.195,73 TL=) 116.404,29 TL olduğu, davanın da bu tutar üzerinden harçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafın, davalıların dava konusu 116.404,29 TL alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları talebinin reddine karar verilerek, davalıların her birinin davacıya karşı kendi borcundan müstakilen sorumlu olduğu kabul edilmiştir. O halde, davalılar aleyhine ayrı ayrı hükmedilebilecek alacak tutarları toplamı en fazla 116.404,29 TL olabilir. 6100 sayılı HMK'nın 26.maddesi uyarınca talepten fazlasına karar verilemez. Bu sebeple, davacı tarafın davaya konu talebini aşacak şekilde davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. aleyhine 86.578,56 TL ve davalı ... İnşaat ... Ltd.Şti. aleyhine 62.368,23 TL olmak üzere toplam 148.946,79 TL alacağa hükmedilmesi doğru olmamış, davalılar vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüş, kararın niteliği gereği davalılar vekilinin diğer istinaf sebepleri bu aşamada incelenmemiştir.." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Davacı tarafından, davalı şirketlerin faaliyet alanları, adresleri, ortakları ve çalışanlarının aynı olduğu belirtilerek aralarında organik bağ bulunduğu iddiasıyla davalı şirketlerden alacaklı olduğu toplam 116.404,29 TL alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de, Dairemizin yukarıda özetlenen 15.11.2024 Tarih ve 2021/1789 Esas-2024/1927 Karar sayılı istinaf kararında belirtildiği üzere, somut uyuşmalık bakımından perdenin aralanması koşullarının oluşmadığı nazara alınarak ilk derece mahkemesinin davacı tarafın tüzelkişilik perdesinin kaldırılmasına ve davalıların borçtan müteselsilen sorumlu tutulmalarına yönelik taleplerinin reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Davalılar vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinde, müvekkillerinin davacıya borçlu olmayıp, bilakis davacının davalılardan ... İnşaat ... Ltd. Şti.'ye 89.104.56 TL borçlu olduğu ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemecesince mali müşavir bilirkişiden tarafların ticari defterlerindeki kayıtları ile davalı şirketlerin çalışanlarının listesi ve bu çalışanlara ait hizmet dökümleri ve işe giriş ve çıkış ile yeniden işe giriş giriş tarihleri mukayese edilmek suretiyle incelenmesi konusunda rapor alındığı, bilirkişinin kök ve ek raporunda davacının davalılara düzenlediği faturalar ve davalıların kayda aldığı faturalar ile davacı tarafından düzenlenmiş olup da davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti.'nin çalışanı ... imzasına teslim edilen faturaların her birinin değerlendirildiği ve davalıların ödemeleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti.'nin davacıya takip tarihi itibariyle 62.368,23 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, mali müşavir bilirkişinin kök ve ek raporlarının gerekçeli ve denetime açık düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınmaya elverişli olduğu, eldeki davanın alacak davası niteliğinde olduğu ve mahkemece davacı tarafın talebi gözetilerek davalı ... İnşaat ... Ltd. Şti.'ye yönelik açılan alacak davasının kısmen kabulü ile 29.825,73 TL'nin dava tarihi olan 17/09/2019 gününden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği, bu haliyle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalılar vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından adıgeçen tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-.... Asliye ticaret mahkemesi'nin 18/02/2025 tarihli ve 2025/20 Esas- 2025/170 Karar sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-a)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 615,40.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.914,18.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.1987,89.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 3.926,29.TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 20/04/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır