T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1408 KARAR NO : 2026/92 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI : 2023/65 E - 2024/737 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan incel…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1408 KARAR NO : 2026/92 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI : 2023/65 E - 2024/737 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 21/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkilinin "Mehmet Nezih Özmen mah Gülsever sk... İş Merkezi Güngören İstanbul " adresinde faaliyet gösterdiğini, bu işyerinde 2003 yılından bu yana ... nolu tesisat ... nolu trifaze sayaç ile davalı dağıtım firması nezdinde elektrik aboneliği bulunduğunu, 2020 yılında ... periyodik bakım ve kontrol işlemleri sırasında mevcut olan sayaç yerinden alınması gerekirken alınmayıp, ... nolu tesisat ... nolu sayaca aktarıl- dığını, ... nolu sayaç sistemden düşüldüğünü, ... nolu sayaç ... tarafından ihmalen yerinden alınmadığı ve sistemden düşüldüğü için 20.09.2022 tarihli 564041 tespit tutanağı ile müvekkili şirkete 20.09.2022 tarihli ... nolu 657.604,81 TL tutarlı farazi fatura düzenlendiğini, tespit tarihine kadar yapılan işlemlerin hiç birinden haberi olmayan müvekkili şirketin ... nolu tesisata gelen faturaları düzenli olarak ödediğini, bu faturaların müvekkili şirket adına düzenlenen ama iş merkezinde bulunan başka bir iş yerine ait tüketim olduğu tespitle öğrenildiğini, ayrıca ... siste- minde de ... nolu tesisat en baştan itibaren monafaze olarak kayıtlı olduğunu, Bu durumda ... nolu sayaç trifaze olduğu halde yine de resmi olarak ... ın sisteminde kayıtlı olduğunu, ... ın sisteminde monofaze olmasına rağmen yerine ... ekiplerince trifaze sayaç takıldığını, ... periyodik kontrollerinde sayacı değiştirirken, eski sayaç yerinden alınması gerekirken bunu yap- madığını,müvekkili şirketin de bundan haberdar olmasının mümkün olmadığını,Faturaya itiraz edilmesi akabinde defaatle davalı şirketin yetkiliyle görüşülerek kaçak elektrik kullanılmadığı, ... ihmalinden, teknik bir durumdan/arızadan kaynaklı kaçak kullanım var ise yapılan tespitin ve nihayetindeki hesaplamalarında hatalı olduğu deklare edilmesine rağmen faturaya itirazın reddedildiğini,... ile yapılan görüşmeler sonucunda kendileri tarafından "hatalı işlem yapıldığı, 20.09.2022 tarih ve ... nolu fatura tutarı olan 657.604,81 TL'nin 220.000,00 TL'sinin ihtirazı kayıtlı olarak ödenmesi halinde elektriğin kesilmeyeceği" bilgisinin verildiğini, Bu bilgi doğrultusunda 30.09.2022 tarihinde ihtirazı ödeme kaydı ile müvekkil şirketin ... Bankası hesabından ... ın banka hesabına 220.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca yeni sayaç bağlama işlemleri yapılana kadar elektriğin kesilmeyeceği ve ... nolu sayaç üzerinde oku- nan değerlerinde kaçaktan değil de, yapılacak inceleme sonucu, her ayın birim fiyatlarına ve işyeri şartlarına uygun, normal tüketim olarak yansıtılacağı söylendiğini, fakat 09.11.2022 tarihinde ... ekiplerinin elektriği keserek tüketimi kaçaktan yansıttıklarını,... yetkilileri (Kaçak Şube Müdürü ...) işlemlerin kurum hatası olduğunu sayaçları değiştirme ve yenileme işlemlerinde eksiklikler olduğunu hatta sayacımızda yapılan kont- roller sonucunda sayaçta en ufak bir oynama olmadığını ve kasıt olmadığını beyan ettiklerini,Şubat 2020 den tespit edilen tarihe kadar yapılan tüketimin kaçak elektrik kullanımını, yapılan hesaplamayı ve nihayetinde yaptığı ödemeleri kabul etmediğine ilişkin beyan, 22.09.2022 tarih ve 59216 nolu itiraz dilekçesi neticesinde 20.09.2022 tarihli ... nolu 657.604,81 TL tutarlı fatura, ... tarafından 08.11.2022 tarih 81586 sayılı yazı ile düzeltilmiş ve 08.11.2022 tarih ... nolu 438.403,28 TL'lik fatura düzenlenmiş olduğunu, bu faturaya da ayrıca itiraz edildiğini, fakat itirazın kabul edilmediğini, İlk yatırılan 220.000,00 TL ödeme sonrasında bu sefer yine ihtirazı kayıtlı olarak 16.11.2022 tarihinde 228.500,00 TL ödeme yapıldığını,En son ulaşan ve itiraz konusu yaptıkları işlemlere ve düzenlenen faturalara ek olarak fatura edilen, gerekçesini bilmedikleri 14.10.2022 tarih ... nolu 57.848,79 TL tutarlı, 25.10.2022 tarihli ... nolu 56,89 TL tutarlı ve 16.11.2022 tarihli ... nolu 10.093,87 TL tutarlı faturaların da ödendiğini,Öncelikle davalı kurum tarafından kaçak elektrik kullanıldığının tespitinin usule aykırı yapıldığını, tespite ilişkin tutanakta akım trafolarında hatalı ölçümlerin olduğu tespit edildiğini, ortada buna ilişkin ne bir delil ne de emare mevcut olmadığını, ayrıca ana akım trafolarındaki arızanın nedeninin ortaya konamadığını, tutanağı tanzim edenlerin davalı firmanın hizmet akdi ile çalışan görevlileri olduğunu, Kabul mahiyetinde algılanmamak üzere bir an için müvekkilin işletmesinde kaçak elektrik kullanıldığı düşünülse bile yapılan hesaplama hukuka aykırı olmakla aynı zamanda hak ve nesafet kural- larına aykırı olduğunu,12.09.2022 tarih ve ... nolu, 14.10.2022 tarihli ...- ... nolu, 25.10.2022 tarih ve ... nolu, 08.11.2022 tarih ve ... nolu, 16.11.2022 tarihli ... nolu faturalar düzenlenirken, tespit tarihinden itibaren geriye dönük kaçağa ilişkin ek tahakkuk olarak dikkate alındığını, halbuki hesaplama yapılırken önceki faturaların dikkate alınması ve dolayısıyla işletmenin ortalama elektrik tüketiminin kilowatt/saat cinsin- den belirlenmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin işletmesinin elektrik tüketimin yoğun kullanılmadığı ofis niteliğinde bir iş yeri olduğunu, dağıtım şirketinin ihtilafsız aynı dönemdeki tüketim miktarını veya ortalama tüketim miktarını belirlemeksizin maksimum verilen elektrik gücü ve işletmede kullanılan tüm elektrikli araç ve gereçlerinin maksimum kullanımını ve tadilat sonrası işletmeye dahil olan araç ve gereçleri de dikkate alarak ve nihayetinde mer'i düzenlemelere aykırı hesaplama yaparak fahiş bir fatura tanzim ettiğini beyanla;Fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile (kısmi dava); Müvekkilinin, 20.09.2022 tarih ve ... nolu, 14.10.2022 tarih ve ... nolu , 25.10.2022 tarih ve ... nolu, 08.11.2022 tarih ve ... nolu,16.11.2022 tarih ve ... nolu faturalar ile faturalara dayanak tüm işlemler yönünden şimdilik 50.000,00 TL itibariyle borcun olmadığının tespitine, Bu faturalara istinaden davadan önce ödenmiş ve dava aşamasında ödenmesi muhtemel haksız tüm bedellerin ferileriyle ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ; Müvekkili şirket çalışanlarınca 20.09.2022 tarihinde mahalde yapılan kontrolde tüketicinin sözleşmesiz durumdaki ... seri, ... marka sayaçtan tüketim yaptığı tespit 48.328 - 219.815 sayaç işaretleri farkı 171.487 kWh tüketim için H/... seri numaralı zabıt düzenlenmiş olup zabıt karşılığı ... seri fatura numarası ile 657.604,81b tutarlı kaçak fatura tahakkuk ettirildiğini,İtiraza konu olduğundan yapılan inceleme ve yeniden değerlendirme sonucunda, 02.12.2022 tarihli 12039 EBYS numaralı komisyon marifeti ile ... fatura numarası ile 657.604,81 TL tutarlı kaçak faturasının iptal edildiğini, iptal edilen fatura yerine, tüketicinin bu sayaçtan kullandığı 48.328 -219.815 sayaç işaretleri farkı 171.487 kWh tüketim ... seri fatura ile "normal tarifeden tahakkuk" ettirildiğini, ... seri faturada kaçak ceza katsayısı bulunmadığını,Yine 12.10.2022 tarihinde mahalde yapılan kontrolde tüketicinin sözleşmesiz durum- daki ... seri nolu ... marka sayaçtan tüketim yaptığı tespit edilmekle 219.815 - 226.485 sayaç işaretleri farkı 6.670 kWh tüketim için ... seri numaralı zabıt düzenlenmiş olup zabıt karşılığı ... seri numarası ile 57.848,79 tutarlı kaçak fatura tahakkuk ettiril- diğini, itiraza konu olduğundan yapılan inceleme ve yeniden değerlendirme sonucunda,02.12.2022 tarihli 12039 EBYS numaralı komisyon marifeti ile ... nolu 57.848,79 TL tutarlı kaçak faturası iptal edilmesi ve iptal edilecek ... faturanın yerine yukarıda açıklanan gerekçelere göre tüketicinin bu sayaçtan kullandığı 6.670 kWh üzerinden "normal tarifeden tahakkuk" olacak ceza katsayısı bulunmayacak şekilde yeni bir fatura karşılığı tahakkuk ettiril- mesine karar verildiğini, ancak ... nolu faturada ödeme girişi bulunduğu ve tahsil kodu ile kapandığından dilekçe sahibine 06.12.2022 tarihli ... sayılı yazının gönderildiğinin belir- lendiğini, işlemlerin tamamlanıp başvuranın mağduriyetinin giderilmesi için müvekkili şirket tarafından adrese çıkarılan 06.12.2022 tarihli ... sayılı yazıya henüz dönüş yapılmadığı EBYS sistem üzerinden belirlendiğini, tüketici ... sayılı yazı gereğini yerine getirdiğinde işlemlerin tamam- lanabileceğini,Davacı tarafından menfi tespit davası ile birlikte istirdat davası da açılmış olup işbu davada ispat yükünün, davacı konumundaki borçluya ait olduğunu,Yukarıda yapılan açıklamalar ve ekte sunulan belgelerde de görüleceği üzere davacı asil tarafından yapılan itirazların müvekkili şirket tarafından her zaman dikkate alındığını, itirazlar üzerine gerekli incelemelerin ve akabinde de gerekli düzenlemelerin yapıldığını, dava konusu edilen fatura ve kaçak tutanağı hukuka ve EPDK'nın ilgili yönetmeliklerine tamamen uygun olduğunu, davacının iddia- larının yasal dayanakları bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: "DAVANIN KABULÜNE, dava konusu 20.09.2022 tarih ... nolu, 14.10.2022 tarih ... nolu,25-10-2022 tarih ... nolu ,08.11.2022 tarih ... nolu, 16.11.2022 tarih ... nolu faturalar yönünden davacının talebi ile bağlı kalınarak 50.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine " karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde: dava dilekçesinde hem menfi tespit ,hem de istirdata ilişkin taleplerinin bulunduğunu, mahkemece 50.000,00 TL itibariyle menfi tespit hükmü kurulduğunu , dosya kapsamına göre tahakkuk eden elektrik fatura tutarı: 438.403,27 TL, müvekkili tarafından yapılan ödemenin 506.405,79 Tl olduğunu, buna göre müvekkilinin 68.002,52 TL tutarında fazla ödemesinin bulunduğunu, ancak istirdat talebi yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin harç ikmali yapması için süre verilmediğini beyanla kararın kaldırılmasını, müvekkilinin dava konusu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ,ayrıca faturalarına istinaden yapılan fazla ödemenin iadesine (istirdatına) karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından yapılan tahakkuk ve faturalama işlemlerinde her hangi bir hata bulunmadığını, davacının itirazlarının davadan önce ilgili komisyonlar tarafından değerlendirildiğini, davaya konu 657.604,81 TL 'lik faturanın komisyon kararı ile düzeltildiğini, bu fatura yerine 48.328- 219.815 sayaç içecekleri farkı olan 171487 kwh tüketim karşılığı normal tarifeden ... nolu faturanın düzenlendiğini,57.848.79 TL'lik kaçak kullanım faturasının da itiraz üzerine iptal edildiğini ve yerine yine normal tüketimden 6.670 kwh üzerinden yeni fatura düzenlendiğini, İptal üzerine düzenlenen yeni faturalarda ceza katsayısının bulunmadığını,Davacının menfi tespite ilişkin davayı kısmi dava olarak açamayacağını,Mahkemenin HMK'nun yargılama usulüne ilişkin emredici hükümleri uygulamadığını, sözlü yargılama yapılmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;1.Yargılama usulü ile ilgili olarak; 6100 sayılı Yasa’nın 184. maddesine göre, hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla top- lanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır bulunan taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verir. Mahkeme tarafların tahkikatın tümü hakkındaki açıklamalarından sonra, tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder. Tahkikatın bittiğinin tefhiminden sonra, sözlü yargılama aşamasına geçileceği konusunda şüphe yoktur.Sözlü yargılama 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'unun 186. maddesinde dü- zenlenmiştir. Bu madde,"Mahkeme, tahkikatın bitiminden sonra, sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki tarafı davet eder. Taraflara çıkartılacak olan davetiyede, belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilir. Sözlü yargılamada mahkeme, taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir." hükmünü amirdir. Bu maddede, taraflara davetiye çıkarılacağı belirtilmiş ise de, HMK'nın 184. Madde- sine uygun olarak, tarafların tamamının hazır olduğu yargılama sırasında, hâkim, tarafların iddia ve savun- malarıyla toplanan delilleri inceledikten sonra, taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmeleri için söz verip, tarafların bütün tahkikat hakkındaki açıklamalarını dinleyip, tahkikatı gerektiren bir hususun kalmadığını belirledikten sonra, yüzlerine karşı tahkikatın bittiğini tefhim etmişse, sözlü yargı- lama hakkında da görüşlerini sorması gerekir. Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, taraflardan bir kısmının hazır olma- ması veya hazır olan taraflardan biri ya da tamamının, mahkemeden sözlü yargılama için duruşma günü tayin edilmesini istemeleri halinde, sözlü yargılama için HMK'nın 186. maddesine uygun olarak duruşma günü belirlenmesi ve bu durumun duruşmada olmayan taraflara meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesi gerekir. Tahkikatın bittiğinin tefhim edildiği duruşmada, tarafların tamamının hazır ve sözlü yargılama için yeni duruşma günü verilmesini istemediklerini beyan etmeleri halinde, bu husus duruşma tutanağına yazıldıktan sonra, sözlü yargılamaya geçilir, taraflara HMK'nın 186/2. maddesine göre son sözleri sorulur, son sözleri dinlendikten sonra, mahkeme hükmünü verir. Somut uyuşmazlıkta bilirkişi raporları alınmış, en son rapor taraflara tebliğ edilmiş, beyan ve itirazlarını sunmak üzere süre verilmiş, hüküm fıkrasının açıklandığı 12.11.2024 tarihli duruşmada taraflardan yapılan tahkikata ve esasa ilişkin beyanları sorulmuş, mahkemece araştırıla- cak başkaca husus kalmadığı gerekçesi ile " tahkikatın bitirildiği " açıklanmıştır. Taraflar sözlü yargılama için ayrı bir duruşma günü belirlenmesini istemediğinden, bileşik olarak yapılan aynı duruşmada sözlü yargılamaya geçilerek taraflardan son sözü sorulmuş, bu şekilde yargılama bitirilerek kısa karar açıklanmıştır.2.) 6100 sayılı HMK'nun 109/2 maddesinde "talep konusunun miktarı ,taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz " şeklinde düzenleme mevcut iken bu düzenleme 1.4.2015 tarihli 6644 sayılı kanunun 4 md. İle iptal edilmiştir.Alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, alacağının şimdilik belli bir kısmını dava konusu yapabilir. Kısmi davanın açılması mümkün olan hallerde davacının, yargılama giderlerinden tasar- ruf etmek için, kısmi dava açmasında korunmaya değer (meşru) bir hukuki yararı vardır. Buna karşılık, bir alacağın (keyfen) küçük parçalara bölünerek, her parça için ayrı ayrı dava açılmasında, korunmaya değer bir hukuki yarar yoktur.Somut olayda, davacının borcu ve buna göre istirdatı gereken tutar bilirkişi incelemesi ile tespit edileceğinden talebin kısmi dava olarak ileri sürülmesinde yasal engel bulunmamaktadır.3.) Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının borçlu olduğu tutar 466.630,26 TL, yapılan 506.405,79 TLtutarındaki ödemeye göre fazlaya ilişkin ödeme tutarının 39.775,53 TL olduğu belirlenmiştir.Davacının dava dilekçesinde gösterdiği dava değeri (şimdilik) 50.000,00 TL'dir.Mahkemece bu rapor doğrultusunda davacının 50.000,00 TL itibariyle borçlu olmadığı yönünde karar verilmiş ise de , davacıya menfi tespit talebi yönünden talebini açıklaması ve harç ikmal etmesi hususunda süre ve imkan verilmesi gerekirken bu yükümlülüğe uyulmamıştır.4.) 6100 Sayılı HMK'nun 297/1.maddesinde hükmün, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsa- yacağı, 297/2.maddesinde de hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin talep- lerden herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bir davada birden fazla istek kalemlerini içeren talepte bulunulması halinde mahke- mece bu istek kalemlerinin her biri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi zorunludur. Yargılamaya hakim olan ilkelerden HMK 26. maddesi gereğince "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır" şeklindeki düzenleme mevcuttur.Buna göre ; davacıya hüküm altına alınmasını istediği dava değerini açıklaması/ ıslah dilekçesini sunması ve eksik harcı tamamlamak üzere süre verilmesi, yapılacak tahkikat sonunda da- vacının menfi tespit ve istirdata ilişkin iki ayrı talebi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz olarak ayrı ayrı karar tesisi gerekirken mahkemece bu prosedüre uyulmadan ve tahkikat tamamlanmadan, sadece menfi tespit talebi ile ilgili karar tesis edilmesi ve istirdat talebi ile ilgili olumlu /olumsuz bir hüküm kurul- madığı görülmekle karar HMK 26 ve HMK 297.maddelerine aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 355,HMK 26 ve 297 md. gereğince kaldırılmasına, tespit edilen eksik- likler yeniden yargılama gerektirdiğinden dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nun 355,HMK 26 ve 297 md. gereğince kaldırılmasına, Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 21/01/2026