T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/223 - 2025/1448 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/223 KARAR NO : 2025/1448 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2021/507 Esas 2023/905 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/223 - 2025/1448 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/223 KARAR NO : 2025/1448 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 NUMARASI : 2021/507 Esas 2023/905 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 21.11.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 17.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Asıl davada davacı vekili, 14.10.2014 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacının yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25,00 TL geçici iş göremezlik, 25,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 100.00 TL maddi tazminatın müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 13.07.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 891,03 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 74.999,23TL, bakıcı gideri talebini 1.134,00 TL olarak ıslah etmiştir. Asıl davada davalı vekili, dava konusu trafik kazası ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağının tespit edilmesi, kusur oranın tespiti bakımından da dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesap edilmesini, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 09.02.2016 tarihinde 25.249,00 TL ödeme yapıldığını ve davacının bütün haklarından gayri kabili rücu olmak üzere davalı sigorta şirketini ibra ettiğini, sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamında sorumluluğunun kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili, 14.10.2014 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, dava dışı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacının yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek, daha önce Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/157 Esas sayılı dosyası ile geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı talepli dava açtıklarını, bahse konu davada dava değerini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 77.024,26 TL'ye yükselttiklerini ve mahkemece ıslah miktarı üzerinden karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.HD'nin 17.06.2021 tarihli, 2019/626 Esas - 2021/1183 Karar sayılı dosyası ile mahkeme kararının kaldırılması üzerine Ankara 10. Asliye ticaret Mahkemesinin 2021/507E.sayılı dosyası ile yeniden yapılan yargılama esnasında ıslah yapamadıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 165.731,00 TL bakiye maddi tazminatın ilk müracaat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, dosya kapsamında 22.02.2016 tarihli dava dilekçesi ile kısmi dava açıldığını ve 12.07.2023 tarihinde dava değerinin 77.024,26 TL olarak ıslah edildiğini, BAM kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye tazminat alacağı için 14.09.2023 tarihinde kısmi dava niteliğinde ikinci dava açılmış ise de, kaza tarihinin 14.10.2014 olduğu nazara alındığında, 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu trafik kazası ile davacının maluliyeti arasında illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranın tespiti bakımından da dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının gelirinin asgari ücret üzerinden teknik faiz uygulanarak hesap edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, birleşen dava açılmadan önce 11.01.2019 tarihinde 77.024,26 TL asıl alacak üzerinden toplam 120.215,51 TL ödediklerini, davalı sigorta şirketinin bakiye tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, müracaat tarihinden itibaren avans faizi talebinin de kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.HD'nin 17.06.2021 tarihli, 2019/626E.- 2021/1183K.sayılı dosyası verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacının meydana gelen trafik kazası neticesinde, Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kayıp Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen 14.06.2017 tarihli rapora göre davacının vücut genel çalışma gücünü %18,2 oranında kaybettiği, 1 ay süresince iş göremezlik hâlinde kaldığı, 1 ay bakıcıya ihtiyaç duyacağının belirtildiği, sigortalı araç sürücüsü ...’nın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun, davacı ...'in kusursuz olduğunun tespit edildiği, davacının ... Elektrik Malzeme Limited Şirketinin yöneticisi olup olmadığının araştırıldığı, yapılan araştırma neticesinde, davacının adı geçen şirketin yöneticisi olmadığı, ortağı olduğunun tespit edildiği, davacının gelirine ilişkin davacının dayandığı deliller doğrultusunda aktüer bilirkişiden rapor alındığı, rapor tarihine göre hesaplamada, 888.009,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, rapor tarihine kadar yasal faiz oranı ile güncellenmesi sonucu bulunan 42.064,66TL'nin mahsubu sonucu, davacı lehine 845.944,66 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığı, 14.10.2014 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin, sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 268.000,00TL olduğu, poliçeden 25.249,00 TL ödeme yapıldığından, poliçede 242.751,00 TL bakiye limit bulunduğundan davacının, davalı sigorta şirketinden, sakatlanma ve ölüm teminatı yönünden toplam 242.751,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi (Sağlık) giderleri teminatı yönünden 1.134,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile geçici ve daimi iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı olan 77.024,26 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/610 Esas sayılı davanın kabulü ile, 165.731,00 TL maddi tazminatın 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında 22.02.2016 tarihli dava dilekçesi ile kısmi dava açıldığını ve 12.07.2023 tarihinde dava değerinin 77.024,26 TL olarak ıslah edildiğini, BAM kaldırma kararından sonra düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye tazminat alacağı için 14.09.2023 tarihinde kısmi dava niteliğinde ikinci dava açılmış ise de, kaza tarihinin 14.10.2014 olduğu nazara alındığında, 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı sigorta şirketinin bakiye tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davacıya 09.02.2016 tarihinde 25.249,00 TL, 11.01.2019 tarihinde 77.024,26 TL asıl alacak üzerinden toplam 120.215,51 TL ödeme yapıldığını, hesaplamanın Genel Şartlarda belirlenen usûl ve esaslara göre teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, her iki davanın da kısmi dava olarak açıldığını ve talep gibi ilk müracaat tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, faiz türünün de yasal faiz olması gerektiğini, asıl dava dosyasında 22.11.2018 tarihli hüküm aynen tekrar edilmesine rağmen davalı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin güncel tarifeye göre belirlenmesinin de hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin asıl dava dosyasında davalı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin güncel tarifeye göre takdir edilmesine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Mahkemece verilen 22.11.2018 tarihli, 2016/157 Esas - 2018/942 Karar sayılı ilk kararın Ankara 26.HD'nin 17.06.2021 tarihli ve 2019/626 Esas - 2021/1183 Karar sayılı ilâmı ile kaldırılması üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde 30.11.2023 tarihli karar ile, asıl davanın kabulüne karar verildiğinden ve davacı vekil temsil edildiğinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin vekâlet ücretine ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin birleşen davanın zamanaşıma uğradığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; 2918 sayılı KTK'nun 109 maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar, Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 154/1. maddesi "borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse zamanaşımının kesileceği"; 156/1 maddesi "zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlar", 155/1. maddesi de, "zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur" hükümlerini içermektedir. Anılan bu düzenlemelerle herhangi bir ayrım yapılmaksızın, tüm borç ilişkileri bakımından geçerli olan zamanaşımının kesilmesi nedenleri ve kesilmeden sonra işleyecek sürenin ne olduğu tespit edilmiş bulunmaktadır. Somut olayda, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının 14.10.2014 tarihinde gerçekleştiği, zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu, asıl dava dosyasında davacı vekilinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak davasını kısmi dava olarak açtığı, bakiye maddi tazminat talebiyle açılan birleşen davanın ise 15.09.2023 tarihinde açıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tarihi olan 11.01.2019 tarihinde zamanaşımı süresinin kesildiği, birleştirilen davanın 15.09.2023 tarihinde açıldığı, birleştirilen dava dosyasında davalı vekili tarafından 26.10.2023 tarihli dilekçe ile süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu gözetildiğinde birleştirilen davanın açıldığı tarihte zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda asıl ve birleşen davada davalı vekilinin birleşen davanın zamanaşımına uğradığı iddiasına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davanın kabulü ile geçici ve daimi iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı olan 77.024,26 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 14.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 5.261,53 TL nispi karar ve ilam harcından, 29,20 TL peşin ve 263,00 TL tamamlama harcı toplamı 292,20 TL'nin mahsubu ile noksan olan 4.969,33 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL nispi vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 29,20 TL başvurma, 29,20 TL peşin ve 263,00 TL tamamlama harç toplamı 321,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 214,10 TL tebligat/müzekkere masrafı, 900,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.114,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, B-BİRLEŞEN ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/610 ESAS - 2023/554 KARAR SAYILI DAVA YÖNÜNDEN; 1-Davanın zamanaşı süresinin dolması nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, davacıdan peşin alınan 720,05 TL harçtan mahsubu ile bakiye 104,65 TL’nin talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2025 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde dosyada kalan gider avansından davacıya iadesine, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek hâlinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 200,00 TL yargılama gideri ile 2.338.80 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 3-Başvuran taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.