1. Ceza Dairesi 2025/6937 E. , 2026/1049 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1549 E., 2025/1678 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1…
1. Ceza Dairesi 2025/6937 E. , 2026/1049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/1549 E., 2025/1678 K. SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2025 tarihli ve 2025/66 Esas, 2025/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d-f, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.06.2025 tarihli ve 2025/1549 Esas, 2025/1678 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 86/1, 86/3-a-e, 87/1-c-d, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 16... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması ve lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; gönüllü vazgeçme koşullarının oluşmadığı ve sanığın nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması ile haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; suçun sübutuna, suç vasfına, olası kast hükümlerinin uygulanması gerektiğine, fazla ceza tayin edildiğine, haksız tahrikin derecesine, takdiri indirim ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adlî raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından doğrudan kastla gerçekleştirildiğinin saptandığı, suçta kullanılan aletlerin nitelik ve elverişliliği, hedef alınan vücut bölgeleri, darbe sayısı ve şiddeti nazara alındığında sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasında ve belirlenen indirim oranında isabetsizlik olmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği, sanık hakkında uygulanması mümkün başkaca lehe hüküm bulunmadığı anlaşıldığından ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Dosya içeriğine göre; evli olan katılan ... ve sanık ... arasında evlilik birliğinden kaynaklanan süregelen anlaşmazlıklar bulunduğu, olay öncesinde ve olay günü sanık ...'un katılanın sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve başka erkekler ile görüştüğünü iddia etmesi nedeniyle müşterek ikametlerinde tartışma yaşandığı, tartışma sırasında sanığın bıçak ile katılana hedef gözetip bir kaç kez vurduğu, darbeler nedeniyle bıçağın kırıldığı, sonrasında katılanın müşterek ikametlerinin bulunduğu binanın merdiven boşluğuna kaçtığı, sanığın ikametin mutfağından aldığı bıçakla katılanın peşinden gidip adli rapor içeriklerine göre, toplam 9 adet bıçak darbesi ile karaciğer hasarı, yüzde sabit iz, hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek kemik kırığı ve hayati tehlike oluşacak şekilde yaraladığı, tarafların komşusu tanık ...'nin bağırması ve diğer komşuların olay yerine geldiğini gören sanığın olay yerinden kaçarak olay yeri yakınında bulunan Karayolları Şube Müdürlüğüne ait güvenlik noktasına gittiği olayda; Her ne kadar sanık bulunduğu güvenlik noktasından saat 13:29'da 155'i aramış ise de, dosya kapsamında bulunan 1 55... arama kayıtlarından anlaşıldığı üzere sanığın ısrarlı bir şekilde bulunduğu konumu belirterek kolluk güçleri tarafından teslim alınmasını istediği, acil çağrı merkezi görevlisinin sorusu üzerine katılanın bulunduğu yeri tarif ettiği, yine acil çağrı merkezi görevlisinin ambulansın yola çıktığını belirtmesi üzerine "beni aldırınız ambulansı bırak'' dediği, aynı zamanda acil çağrı merkezi kayıtlarından anlaşıldığı üzere saat 13:29, 13:30, 13:31 ve sonrasında olay yerinde bulunan diğer kişiler tarafından olaya dair ihbarda bulunulduğu ve ambulans istenildiği, bu hususun da acil çağrı merkezi görüşme kayıtlarından açıkça anlaşıldığı dikkate alındığında sanığın 155 acil çağrı merkezini arama amacının katılana ilk yardım ulaştırılması ve neticenin engellenmesi olarak kabul edilemeyeceği, sanığın kolluk güçlerine teslim olmak amacıyla söz konusu aramaları yaptığının anlaşıldığı, bu nedenlerle somut olayda sanığın eyleminden pişmanlık duyarak neticenin gerçekleşmesini önlemeye yönelik eylemi bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 36. maddesi kapsamında gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı halde sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklandığı üzere gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini nedeniyle sanık müdafi, katılan kurum vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 25.06.2025 tarihli ve 2025/1549 Esas, 2025/1678 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma ilamının içeriği ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.