T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/184 Esas KARAR NO: 2026/342 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/12/2024 NUMARASI: 2021/456 ESAS, 2024/1019 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26.04.2019 KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/184 Esas KARAR NO: 2026/342 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/12/2024 NUMARASI: 2021/456 ESAS, 2024/1019 KARAR DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 26.04.2019 KARAR TARİHİ: 27/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, bu hususta davalı ile dava dışı ...'in arasında bir ilişki bulunduğunu, dava dışı ...'in abisi olduğunu, kendisinin Beyoğlu'ndaki taşınmazın maliki olduğunu, müteahhit firma ile sözleşme imzaladığını, ancak daha sonra kardeşi ...'in müdahalesi ile müteahhit firma ile aralarında olan sözleşmeyi karşılıklı feshettiklerini, ancak bu noktada sözleşmenin başında müteahhit firmaya verdiği teminat senetlerini o gün kasa anahtarı olmadığı için teslim alamadığını, bu senetlerin daha sonra dava dışı kardeşi ...'e verildiğini, ...'in de bu senetleri davalıya verdiğini, davalının da icra takibi başlattığını, oysa ki delil olarak bildirilen 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyasında verilen dilekçe ile seneti üçüncü kişiden aldığını ve akrabası vasıtasıyla icraya konulduğunu, davacıya borcu olmadığının ikrar olunduğunu, tüm bu nedenlerle davalıya İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı dosyalarında borcu olmadığının tespitine ve davalıya ödenen 35.000,00 TL'nin istirdatını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalıya olan borcundan ötürü davaya konu bonoları davalıya verdiğini, vadesinde ödeme yapmadığını, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında borcu 2 taksit halinde ödeyeceğine dair ödeme taahhüdünde bulunduğunu, borcu ve imzayı kabul ederek 35.000,00-TL ödeme yaptığını, İstanbul Anadolu 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1012 Esas sayılı dosyasında da imzaları ikrar ettiğini, senetlerin teminat senedi olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2024 tarih ve 2021/456 Esas 2024/1019 Karar sayılı kararıyla; ''...Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı/borçlu, davalı/alacaklı ile arasındaki borç ilişkisini inkar etmekte, bonoları dava dışı ......şirketine kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verdiğini, davalı ile aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını iddia etmektedir. Her ne kadar davaya konu bonolar üzerinde teminat amaçlı olarak verildiğine dair bir ibare yok ise de; yemin için mahkememize gelen davalının beyanında, dava dışı ... AŞ. Firmasına, sahibi olduğu ... ... ... Ltd. Şti. olarak ... hizmeti verdiğini, ... hizmeti kaşılığında, dava dışı ......şirketinin, hak edişlerinin bir kısmını davaya konu senetlerle ödediğini, davaya konu senetlerin hak ediş ödemelerine ilişkin olduğunu, senetleri ... A.Ş. firmasından aldığını, senedin ... tarafından düzenlenip düzenlenmediğini önemsemediğini beyan ettiği, davacı ile .....A.Ş. Arasındaki ibraname içeriğine göre davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı olarak dava dışı şirkete borçlu olmadığı, bonolarda ... şirketinin cirosu olmaması karşısında, davacının davaya konu bonolardan kaynaklı olarak davalıya borçlu bulunmadığı anlaşılmakla; davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur: HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, -Davacının İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü'nün .. esas sayılı dosyalarına konu dava konusu senetler yönünden borçlu olmadığının tespiti ile icra takiplerinin davacı yönünden iptaline, 2-Davacının İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalıya ödediği 35.000,00-TL'nin ödeme tarihi olan 06/09/2018'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,...'' karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının, davalıya borcundan dolayı 10.08.2018 vade tarihli 10.000,00 USD, 01.08.2018 vade tarihli 10.000,00 USD ve 01.07.2018 Vade tarihli 70.000,00 TL bedelli senet verdiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyası kapsamında davacı- borçlu ...'in iki taksit halinde borcu ödeyeceği taahhüdünde bulunduğunu, borcun bir kısmının ödendiğini, yerel mahkemece eksik ve yanlış değerlendirme ile hatalı karar verdiğini, Davacı tarafından söz konusu senetlerin Teminat Senedi olduğunu, boş olan kısımların sonradan doldurulduğunu ileri sürülmüşse de bu husus tamamen asılsız olduğunu, davacı İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2018 / 1012 E. Sayılı dosyasına sunmuş olduğu dilekçede söz konusu senetlerin kendisi tarafından imzalandığını ikrar ettiğini, takiplere konu Kambiyo Senetlerinin Teminat senedi olabilmesi koşullarının bulunmadığını, senet üzerindeki imza ve yazıların ...' e ait olduğu senette herhangi bir tahrifat yapılmadığı çıplak gözle dahi tespit edildiğini, Bononun, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, illiyete bağlı olması gerekmediğini, kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Menfi Tespit ve ödenen bedelin istiradatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının uyap kayıtlarından; Alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhinde, 70.000,00 TL asıl alacak 172,50 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 70.172,50 TL üzerinden 12.07.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı 18.05.2018 düzenlenme tarihli 01.07.2018 vade tarihli 70.000,00 TL bedelli senedin ... tarafından ... lehine keşide edildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyasının uyap kayıtlarından; Keşidecinin ... ve lehtarı ... olan 25.06.2018 düzenlenme tarihli 10.08.2018 vade tarihli 10.000,00 USD bedelli ve 25.06.2018 düzenlenme tarihli 01.08.2018 vade tarihli 10.000,00 USD bedelli iki adet senede dayalı 20.000,00 USD asıl alacak ve faiz toplamı 20.116,71 USD üzerinden 17.08.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı görülmüştür.Davacı tarafından, maliki olduğu Beyoğlu ilçesindeki taşınmaza ilişkin dava dışı müteahhitle yapılan sözleşmenin teminatı olarak uyuşmazlığa konu senetlerin verildiği, sözleşmenin fesih edildiğini ve ancak senetlerin müteahhit tarafından davacının abisi olan dava dışı ...'e teslim edildiği, dava dışı ...'in ise senetleri davalıya verdiği ve aleyhinde icra takibi başlatıldığını ileri sürmüştür.Dava; teminat ve bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı tarafından senetlerin lehtar ve vade tarihi boş olarak dava dışı müteahhit firmaya verildiği ileri sürülmüştür. Bononun boş olarak düzenlenmesi mümkün olup, tedavüle sokulduğu sırada zorunlu unsurlarının tamamlanması yeterlidir. Lehtar kısmı boş olarak düzenlenen bonoyu alan kişi lehdar hanesine kendi ismini yazabileceği gibi kendisinin borçlu olduğu başkasının ismini yazarak da bonoyu fiilen devretmesi mümkündür. Bonodan doğan haklar bonoyu elinde bulundurana aittir. Davacı, davalı hamile karşı ancak TTK'nun 687. maddesinde yazılı koşullarla def'ilerini ileri sürebilecek olup, ispat külfeti davacı üzerinde olmasına karşın, davacının öncelikle bonoyu verdiği kişiye borçlu olmadığına davalı hamilin bildiğine ve ayrıca bonoyu iktisap ederken bile bile davacı borçlu zararına hareket ettiğine dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığından, bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalı tarafından eda edilen yeminin bölünerek aksi kabul ve gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değidir.Bu nedenle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, eksikliğin yeniden yargılamayı gerektirmediği dikkate alınarak HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince Dairemizce hüküm kurulmasına, ispatlanmayan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2024 Tarih 2021/456 Esas, 2024/1019 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Davanın Reddine, 4-İlk derece yargılaması yönünden; a)Alınması gereken 732,00 TL harcın, peşin alınan 3.372,98 TL harçtan mahsubu ile artan 2.640,98 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c)Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)Davalı vekilinin istinaf talebi kabul olunmakla, istinaf peşin harcının talebi halinde davalı tarafa iadesine, b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 290,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.973,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/02/2026