T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1132 - 2025/1402 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1132 KARAR NO : 2025/1402 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2022/408 Esas 2024/385 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1132 - 2025/1402 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1132 KARAR NO : 2025/1402 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2022/408 Esas 2024/385 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 18/02/2022 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otobüs ile seyir halinde olduğu sırada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı ölümlü-yaralanmalı trafik kazasında, otobüs içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00-TL sürekli iş göremezlik, 50,00-TL geçici iş göremezlik ve 50,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile dava değerini 785.000,75-TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 730.008,00-TL maddi tazminatın 13/04/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza tarihinde ZMMS sakatlık ve tedavi giderleri poliçe limitinin her biri için ayrı ayrı 500.000,00-TL olduğunu, çift limit uygulaması gereği işbu dosya kapsamında uygulanması gereken limitlerin sakatlık teminatı yönünden 1.000.000,00-TL, tedavi gideri teminatı yönünden 1.000.000,00-TL olduğunu, davalı tarafça düzenlenen poliçenin kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik MADDE 28/A “(1) 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirler arası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitleri, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanır.” maddesi gereği kişi başına 1.000.000,00-TL sakatlık teminatı ve kişi başına 1.000.000,00-TL tedavi gideri teminatı sağladığını, buna rağmen, istinafa konu karar gerekçesinde ilk önce poliçe limitinin 430.000,00-TL olduğu, sonrasında 360.000,00-TL olduğu belirtilerek 360.000,00-TL üzerinden çift limit uygulaması yapıldığını, gerekçeli kararda, dava dilekçesinde ve değer artırım dilekçelerinde belirtmiş olmalarına rağmen geçici işgöremezlik zararı talebine ilişkin bir karara yer verilmediğini, kararda poliçe limitlerinin fahiş hatayla yanlış belirlenmiş olmasına rağmen aksinin kabulü halinde dahi, davacının geçici işgöremezlik zararı tedavi gideri teminatından alınacağından geçici işgöremezlik zararı talebinin de kabulüne hükmedilmesi gerektiğini, 21.03.2022 tarihinde ihtarı tebliğ alan davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde taraflarına ödeme yapmayarak 01.04.2022 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeniyle hatalı tarihten itibaren faize hükmedildiğini, bilirkişi raporunda maddi tazminat hesaplamasına ilişkin olarak kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, paylar, kusur oranları, gelire ilişkin veriler, maluliyet oranları ve süreleri ve diğer verilerin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taleplerin teminat kapsamı dışında olduğunu, sigortalı ... Petrol tarafından aracın ... Turizm’e uzun dönem kiralandığını, akabinde bu ikisi arasındaki sözleşmede “kiralayanın yazılı izni olmaksızın başkasına devredemez, kiraya veremez” ibaresi olmasına rağmen ... Turizm tarafından ... Turizm’e uzun dönem kiralama yapıldığını, ... Turizm tarafından ise İBB’ye uzun dönem kiralama yapıldığını, mahkemece İBB’nin kiralama sözleşmesine ilişkin bir değerlendirme de yapılmadığını, somut olayda uzun süreli kiralama mevcut olup davalının sigortalısının işleten sıfatı bulunmadığını, davalı sigorta şirketinin meydana gelen maddi zarardan sorumlu olmadığını, davacı tarafça davalıya eksik evrak ile başvuru yapıldığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusur itirazının değerlendirilmediğini, kaza tespit tutanağında belirleme olmasa dahi davacının yaralandığı bölgeler sebebiyle emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, hükme esas alınan raporda, tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, mevzuata ve poliçe genel şartlarına aykırı olarak hesaplama yapılarak karar verildiğini, tazminat hesaplamasında Poliçe Genel Şartlarının ve 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, mahkemece bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava öncesi maluliyet oranı belirli olmadığı gibi davalı şirkete eksik evrak ile başvuru yapılması nedeniyle davalı şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, mahkemece yargılama gideri, vekalet ücreti ve harç hesabında hata yapıldığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan taraf vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, HMK’nın 355. maddesi kapsamında, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 1-Davacı vekilinin, sigorta teminat limitine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde, davacı kaza tarihinde, davalı tarafından ZMM sigorta poliçesi ile sigortalanan araçta biletli yolcu olup, taşımacılık faaliyetinin Karayolu Taşıma Kanunu'ndan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmeliğe 22/05/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak eklenen 28/A maddesinde; "(1)4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında şehirlerarası ve uluslararası taşımacılık yapan araçlar için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçelerinin teminat limitleri, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan ilgili teminat limitlerinin iki katı olacak şekilde uygulanır." düzenlemesine yer verilerek, ZMMS limitinin Karayolu Taşımacılık Kanunu kapsamındaki zararlar açısından 2 katı uygulanacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle eldeki davada sigortanın sorumluluğunun belirlenmesi açısından söz konusu Yönetmelik hükmü ve davacı tarafın talebi nazara alınarak karar verilmelidir. Somut olayda, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinde sakatlanma ve ölüm halinde poliçe limitinin kaza tarihinde kişi başı 500.000,00 TL olduğu, davacının, davalı sigorta şirketinden tazminat talebini ıslah talebi doğrultusunda 785.000,75-TL ile sınırlamış olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda mahkemece poliçe limitinin (500.000,00 TL X2)1.000.000,00 TL olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kaza tarihinde poliçe limitinin 430.000,00 TL olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir. 2-Dava dilekçesinin incelenmesinde davacının talepleri arasında geçici iş göremezlik talebinin de bulunduğu, talep artırım dilekçesinde de bu kalem alacağın 44.016,57-TL olarak artırıldığı nazara alındığında mahkemece bu kalem alacağa ilişkin olumlu olumsuz bir karar verilmeden eksik gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. 3-Kabule göre de, Sigorta Şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin Genel Şartlar'da sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Alternatif çözüm yolu olan ara buluculuğa başvurunun dava şartı olduğu durumlarda, davacının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı ara buluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edildiğinden, dava açılmadan önce dava şartı ara buluculuk yoluna gidilmesi gereken durumlarda, başvuru tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekmektedir (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K.). Davalıyı davadan önce temerrüde düşürdüğünü ispat yükü davacıdadır. Somut olayda, hasar dosyası içeriğinde sigortaya başvuru evrakında maluliyet raporunun bulunmadığı, bu durumda ara buluculuk yoluna başvuru tarihi olan 18.03.2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından bu tarihten faize karar verilmesi gerekirken hatalı belirlenen temerrüt tarihinden faize karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin ayrı ayrı kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle kararın HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, mahkemece somut olayda, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçesinde sakatlanma ve ölüm halinde poliçe limitinin kaza tarihinde kişi başı 500.000,00 TL olduğunun gözetilmesi, davacının talepleri arasında geçici işgöremezlik talebinin de bulunduğu nazara alınarak kararda gerekçeleri açıklanarak bu hususta da olumlu olumsuz karar verilmesi, arabuluculuk yoluna başvuru tarihi olan 18.03.2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından bu tarihten faize hükmedilebileceğinin gözetilmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının AYRI AYRI KABULÜ İLE; Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 02/07/2024 tarihli, 2022/408 Esas - 2024/385 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraf vekillerince yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 8. Genel İcra Dairesi'nin 2024/57516 Esas sayılı dosyasına depo edilen 1.700.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.