Ceza Genel Kurulu 2019/172 E. , 2020/294 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 885-822 Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...’un TCK’nın 103/1-birinci cümle, 103/3-e, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.02.2017 tarihli ve 266-30 sayılı hükmün sanık müdafisi ve katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmet…
**Ceza Genel Kurulu 2019/172 E. , 2020/294 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 14. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ceza Dairesi Sayısı : 885-822 Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...’un TCK’nın 103/1-birinci cümle, 103/3-e, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.02.2017 tarihli ve 266-30 sayılı hükmün sanık müdafisi ve katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince 19.04.2017 tarih ve 885-822 sayı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kararın da sanık müdafisi ve katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 27.09.2018 tarih ve 4586-5528 sayı ile onanmasına oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Başkanı B. Şahin ve Daire Üyesi B. Aköz; "Katılan mağdurenin, kat hizmetleri müdür yardımcısı olan sanığın bulunduğu birimde staj yaptığı, ilk olay gününde, katılan mağdurenin havlu kabininin içinde bulunduğu sırada sanığın gelerek katılan mağdureye sarıldığı, bilahare başka bir günde de katılan mağdurenin depoda bulunduğu sırada sanığın onu yüzünden tutarak dudağından öptüğü ve aynı anda göğsüne dokunduğu, bunun dışında farklı zamanlar da dokunmalarının bulunduğu beyan ve kabul edilmiştir. Sanığın eylemlerinin birden fazla olmasına rağmen istismar sayılamayacak kadar kısa, ani ve devam ettirilmeyen eylemler olduğu ortadadır. Yasa koyucu, çok uzun süren nitelikli boyuta ulaşmayan ancak ağır eylemleri, somut olaydaki kısa süreli ve basit eylemlerden ayırmak ve ceza adaletini sağlamak için sarkıntılık suçunu yasaya eklemiştir. Örneğin mağdureyi tamamen soyarak cinsel organını mağdura sürten sanığın eylemiyle, kısa bir süre devam eden sarılma, öpme, elleme gibi eylemleri aynı suç olarak kabul etmek ve buna göre cezalandırmak TCK'nın 3. maddesinde belirtilen 'suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur' ilkesine ters düşmektedir. Bu sebeple sanığın eyleminin TCK'nın 103. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında belirtilen sarkıntılık suçunu oluşturduğu," görüşüyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 13.11.2018 tarih ve 24868 sayı ile;