10. Hukuk Dairesi 2025/19137 E. , 2026/2167 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/173 E., 2025/119 K. Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı …
10. Hukuk Dairesi 2025/19137 E. , 2026/2167 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/173 E., 2025/119 K. Taraflar arasında görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı kurumun ... sicil numaralı sigortalısı olduğunu, davacının ... Ticaret Sicil memurluğunun ... sicil numaralı üyesi ve ... Vergi Dairesinin ... vergi numaralı mükellefi olan ... Ltd. Şti. 'de bulunan tüm hissesini ... . Noterliğinin 08.04.2011 tarih ve 2250 yevmiye numaralı işlemi ile ... isimli şahsa devrettiğini, bu şirketle davacının hiçbir ilişkisinin kalmadığını, bunun yanısıra adı geçen şirketle bir süre sonra ticari faaliyetlerine son verdiğini, 09.09.2011 tarihinde vergi dairesi tarafından şirketin resen terkinin gerçekleştiğini, ancak davalı Kurum tarafından şirket ortaklığı sona ermesine rağmen davacının emekli aylığından Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisi yapılmaya devam ettiğini, davacının 26.12.2014 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, 09.01.2015 tarihinde Kuruma tebliğ edildiğini ancak bugüne kadar herhangi bir cevap verilmediğini ve kesinti yapılmaya devam edildiğini, bu nedenle davacının maaşından yapılan Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisinin sona erdirilmesine ve hisse devir tarihi olan 08.04.2011 tarihinden itibaren yapılan haksız kesintilerin hesaplanarak kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine ekleme yapıldığını buna göre dava açılmadan önce Kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, müracaat edilmeden dava açılamayacağını, davacının dava açılmadan önce kuruma başvurup başvurmadığının belli olmadığını, davanın esas yönden de haksız olduğunu, kurumdan emekli aylığı almakta iken çalışma hayatından varlıklarını sürdüren sigortalıların Sosyal Güvenlik Destek Primi adı altında kesinti yapılmasında zorunluluk bulunduğunun, her ne kadar davacı ortaklık hisselerinin devri ile çalışmasına son verdiğini iddia ettiysede hisse devri çalışma olgusunun sona erdiğine karine olmadığı gibi sonrasında hizmet sözleşmesine bağlı çalışmalarda olabildiğini, dolayısıyla bu hususun açıklığa kavuşması gerektiğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairece özetle; "...Mahkemece yapılacak iş; Sosyal Güvenlik Destek Primi sorumluluğu bakımından, Geçici 14. madde kapsamında 5434 sayılı Kanundan dolayı emeklilik aylığı alan davacının, ortağı olduğu limited şirketin vergi mükellefiyetinin sona erdiği tarih esas alınarak ve 01.09.20 09... .09.2011 arası tahakkuk dönemi gözetilmek suretiyle, bu dönem içerisinde davacının 4/1-a ve 4/1-b kapsamındaki sigortalılık süreleri yönünden çakışan sigortalılık dönemlerinin varlığı halinde 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak, bunun sonucuna göre esas alınması gereken sigortalılığın 4/a olması halinde 506 sayılı Kanun'un 3. maddesinin II/ c hükmü ve aynı Kanunun 63. maddesi gözetilerek; çalışmanın 4/b kapsamında olduğunun belirlenmesi halinde ise 1479 sayılı Kanun'un Ek 20. maddesine 28.01.2004 tarih ve 5073 sayılı Kanunla eklenen 3. fıkrası gözetilerek sorumlu olunacak Sosyal Güvenlik Destek Primi miktarını belirleyerek sonucuna göre karar vermektir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinde alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.