2. Hukuk Dairesi 2024/10041 E. , 2025/11217 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1016 E., 2024/1034 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2022/64 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli ol…
2. Hukuk Dairesi 2024/10041 E. , 2025/11217 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1016 E., 2024/1034 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2022/64 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli olarak kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tedbir/yoksulluk nafakası ve tazminatlar ile reddedilen manevî tazminat talebi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,15.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraf davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı - karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Bölge Adliye Mahkmesince davalı karşı davacı erkeğin dilekçeler aşamasında dayandığı vakıalar nazara alınarak İlk Derece Mahkemesince sadakatsiz olarak belirlenen kadının eyleminin ancak güven sarsıcı davranış olarak nitelendirilebileceği belirtilmiş ise de; davalı -karşı davacı erkeğin dilekçeler aşamasında açıkça kadının sadakatsiz olduğu vakıasına dayandığı, mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve özellikle tanık ...'ın beyanlarından, kadının eyleminin sadakatsizlik boyutuna ulaştığı sabittir. Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kadının diğer kusurlu davranışları ile erkeğe yüklenen ve istinaf edilmeden kesinleşen kusurlu davranışlar hep birlikte değerlendirildiğinde, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davacı- karşı davalı kadın, davalı- karşı davacı erkeğe nazaran daha ağır kusurludur. Bu husus gözetilmeden yanılgılı kusur belirlemesi ve değerlendirme sonucu davalı- karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Ağır kusurlu kadın yararına yoksulluk nafakası takdir edilemez. O halde, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru bulunmamıştır. 4. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı- karşı davalı kadın, davalı- karşı davacı erkeğe nazaran ağır kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata karar verilemez. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde, davacı-karşı davalı kadının maddî ve manevî tazminat isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. 5.4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı karşı davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, kadının kusurlu eylemlerinin erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı- karşı davacı erkek yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı- karşı davacı erkek yararına kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, aleyhine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile yoksulluk nafakası yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı- karşı davacı erkek vekilinin sair temyiz itrazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Duruşma için takdir olunan 40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-karşı davalı ...'tan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı-karşı davacı ...'e verilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.