10. Hukuk Dairesi 2023/9858 E. , 2023/10632 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/541 E., 2023/215 K. KARAR : Asıl davanın kabul, birleşen davanın usulden ret Taraflar arasında Mahkemede görülen asıl ve birleşen, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;
**10. Hukuk Dairesi 2023/9858 E. , 2023/10632 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/541 E., 2023/215 K. KARAR : Asıl davanın kabul, birleşen davanın usulden ret Taraflar arasında Mahkemede görülen asıl ve birleşen, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın usulden reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydına göre 01.04.1989 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada ise davacı mirasçılar; müteveffa ...'nın sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydı başlangıcı tarihi olan 01.04.1989 tarihi olarak tespitini talep ve dava etmişlerdir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; öncelikle açılan davaya yetki yönünden itiraz ettiklerini, yetkili mahkemelerin Pendik SGM'nin bağlı bulunduğu ... İş Mahkemeleri olduğunu belirterek, ayrıca açılan davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddini talep ettiği görülmüştür. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.12.2015 tarihli ve 2015/544 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararı ile davacının geçici 18 inci madde kapsamında yasal süre içinde vergi mükellefiyetinin bulunduğu dönem için Kuruma başvuru talebinin ve Kurumda herhangi bir kaydının olmadığı, 15.05.2015 tarihli Kurum yazı cevabının incelenmesinde 5510 sayılı Kanun'un geçici 8 inci maddesi gereğince Bağ-Kur tescilinin mümkün olmadığı belirtilerek davacı başvurusunun Kurumca kabul edilmediği davacının 03.05.2014 tarihli dilekçe ile kuruma başvuruda bulunduğu anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 01.12.2016 tarihli 2016/16793 Esas, 2016/14396 Karar sayılı ilamı ile; "Mahkemece yapılması gereken iş; uyuşmazlığa konu 14.09.1989-04.10.2000 döneminde 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü ve 25 inci maddelerinde belirtilen zorunlu sigortalılık koşullarının davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp irdelenmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.01.2020 tarihli 2017/41 Esas, 2020/15 Karar sayılı kararı ile asıl davada davanın kısmen kabülü ile davacının zorunlu Bağ-Kur tescil tarihinin 14.09.1989 tarihi olarak tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleşen davada davanın kabulü ile davacının 14.09.1989-03.10.2000 döneminde 1479 sayılı 24 ve 25 mad. gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortası olarak 4/1b kapsamında Bağ-Kur hizmet sürelerinin tespitine karar verilmiştir. C.Bozma Kararı: 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 12.09.2022 tarihli 2022/2773 Esas, 2022/10294 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece uyulan bozma ilamı dikkate alındığında davacı muris ... açtığı dava ile 14.09.1989-03.10.2000 tarihleri arası 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur siğortalı olduğunun tespitini talep ettiği, mirasçıların açtığı ve birleşen davada murisleri ...’nın 14.09.1989-03.10.2000 tarihleri arası Bağ-Kur siğortalılığının tespitini talep ettiği, davaların konusunun (müddeabihlerinin) ve dava sebeplerinin aynı olduğu anlaşılmakta olup Mahkemece, asıl ve birleşen dava yönünden derdestlik açısından incelenip karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çakışan başka hizmetinin bulunmadığı, davacının zorunlu Bağ-Kur tesciline esas giriş bildirgesinin 16.11.2000 tarihinde kuruma ibraz edilmiş olması karşısında anılan tarih itibarıyla 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4956 sayılı Kanun ile değiştirilen 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi yürürlükte değilse de; davacının talebine konu sigortalılık durumunun 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü ve 25 inci maddeleri esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi sonucu ve uyuşmazlığa konu 14.09.1989-04.10.2000 döneminde 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü ve 25 inci maddelerinde belirtilen zorunlu sigortalılık koşullarının davacı yönünden gerçekleştiği anlaşılmakla, asıl davanın kabulü ile davacı muris ...'nın 14.09.1989-03.10.2000 döneminde 1479 sayılı Kanun'un 24 üncü ve 25 inci maddeleri gereğince zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak 4/1-b kapsamında Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine,birleşen davanın HMK.'nın 114/1-I maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; her iki dava yönünden ileri sürülen talepler birbirinden farklı olup derdestlik bulunması mümkün değildir. Asıl davada başlangıç tarihinin tespiti talep edilmiş iken birleşen dava ise belirli bir tarih aralığı olan 14.09.1989 ile 03.10.2000 tarihleri arasında geçen sürenin tespiti talep edildiğini belirterek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili; bozma sonrası alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 1479 sayılı Kanun hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Kurum kayıtları, tanık anlatımlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.